En güzel zevk alacağınız güzeller

Sizin neşelenmek istemeniz durumunda, huzur istemeniz durumunda bu site sizlere yardımcı olacağı konusunda asla bir şüpheye düşmemeniz gerekmektedir. Çünkü sizin isteklerinizi yapacak olan, sizlerin mutlu olmanızı da sağlayacak olan güzeller ve en seksi olan Bursa escort kızlarından oluşan bu internet sitesinde yer alan her özel bayan görüyor olduğunuz üzere burada. Sizlerin dileklerinizin olması için bu site kurulduğundan ve sizler tarafından neşelenecek olduğunuz her zaman size huzur içerecek olan görüşmeler tattırma konusunda çok başarılı olacak görükle escort bayan ile huzur yaşayacak ve mutlu olacaksınız. Sizlerin de tabi ki her zaman hayal ettiklerinizi burada yer alan özel bayanlar tattıracak olduğundan neler düşlemeniz çok önemlidir. Ve ayrıca sizler bu düşlediklerinizi de her zaman için yerine getirecek olan özel bayan ararsanız burada ki güzellerle zaman geçirmeniz gerekmektedir. Sizlerin öncelikle bu bayanlardan ilanlarına bakmanız gerekiyor. İlişki tatmak istemeniz halinde bu siteye bağlandığınızda sizin istekleriniz için bu kızlar var. Ve sizler tarafından neşelenecek olan, sizler tarafından süper zaman yaşattıracak ve mutluluk verecek bu kızlar ile arzu ve tutku bir arada yaşayabilirsiniz. Çünkü isteklerinizin her birini yapma konusunda bursa sınırsız escort ile yapmanız gerekiyor. Zaten burada yer alan bayanlardan başkası sizlere asla ilişki yaşattıramayacağı gibi sizi mutlu da edemeyecektir. Mutlu olmaksa sizlerin istediğiniz o zaman burada ki güzeller ve seksi olan bayanları tercih edin

Lisa

Ben 24 yaşında istanbulda yaşayan bir gencim… Kendimi bildim bileli bayanların ayaklarına duyduğum ilgi diğer uzuvlarından daha fazladır. İstem dışı olarak etrafımdaki bayanların o güzel ayaklarına bakıyorum ve bazen kendimi onları hayal ederek tatmin ediyorum.. E tabi insan ayaklara odaklanınca hele birde türkiyedeyse kesinlikle sapık olarak adlandırılıyor . Fakat benim gibilerin değerini bilen bayanlarda var tabii. Komşumuz madam liza gibi… Kendisi israilden Türkiyeye eşinin işi geregı gelmiş ancak eşi vefat edince bu Türkiye aşığı bayan burada kalmaya karar vermiş. Bu uzunca bahsettıgım bayanın en önemli özelliği ayaklarına ve ona gösterilen ilgiye düşkün olması.. Bunu belli etmekte çok başarılı. Yaşı 50 nin üzerindeki bu tatlı bayanın bana yaşattığı harika deneyimi sizinle paylaşmak istedim. Üst katımıza taşındıktan bir gün sonra benden televizyonunu ayarlamamı zira kendisinin bu konuda başarısız olduğundan bahsettiğinde benim ilk dikkatimi çeken siyah çorapları ve şık terliklerinin ucundan görünen kırmızı ojeli narin ayak parmaklarıydı. Çok bakımlı ve güzel görünüyorlardı. Evine çıkmak ıcın merdivenlere yöneldik. Ben arkasından yürüyordum topukları ve bileklerini seyrederek yukarı çıktım. Eve girip TV ayarı olayına girdikten bir iki dakika sonra bana kahve içermısın diye sordu.. Ben onun yanında bir dakika fazladan kalmak ıcın zehir bile içmeye razıydım…Kahvelerimizi yudumlarken bana buralarda kimseyi tanımadığını ve ilk arkadaşının ben olduğunu söylerken sanırım zaten onun güzel ayaklarına ve incecik çorabının sardığı bacaklarına kedinin ciğere baktığı gibi baktığımı fark etmişti… Kız arkadaşım olup olmadığını sordu, ben hayır deyince bunun imkansız olduğunu söyledi senin gibi genç ve tatlı bir gencin mutlaka bir kız arkadaşı olmalı… Yoksa senin bazı ihtiyaçların yokmu dedi ve gülmeye başladı.. Bu sırada bacak bacak üstüne atmıştı ve tavırları kesinlikle çok davetkardı. Bunu belli etmek için elinden geleni yapıyordu ve ayaklarına baktığımı çoktan fark etmişti. Ne oldu neden yüzüme bakmıyorsun? diye sordu birden. Daha ben cevap veremeden ayaklarıma bakmaktan yüzüme bakmıyorsun dedi ve kahkahayı patlattı..

Çok utanmıştım ama heyecanım utancımdan daha fazlaydı. Sanırım fetişimi anlamış olması ve tepki göstermemesi beni biraz daha cesaretlendirmişti. Ayaklarının çok güzel olduğundan ve ilk gördüğümden beri gözlerimi alamadığımdan, ayakların benim için takıntı olduğundan bahsettim. Benimde takıntım ayak sever erkeklerdir dedi.. Adeta rüya gibiydi hayatım boyunca hıc bu adar tahrik olmamıştım. Ayaklarına kapanıp onları öpmek yalamak emmek istiyordum. Seninle iyi anlaşacağız dedi bozuk aksanlı turkcesıyle. Ben lafı daha fazla uzatmaya niyetli değildim ve yerimden kalkıp önünde diz çoktum bacak bacak üstüne atmış adeta beni bekliyordu. Önce ayak bileklerine dokundum ve terliğini çıkararak ayağının üzerinde küçük buseler kondurmaya başladım. Çok güzel kokuyorlardı ve ince çorabın dokusu teninin sıcaklığıyla dayanılmaz bı hal alıyordu. O ise arkasına yaslanmış yüzünde bir tebessümle beni seyrediyordu. Parmaklarını yalamaya başlamıştım o sırada ellerimle topuklarına ve tabanlarına masaj yapıyordum. Nefes nefese kalmıştım kalbim sanki yerinden çıkacaktı.. Bunu fark eden liza bana bu ilk galiba dedi. Ayaklarla ilk dedim o yine güldü ve devam etmemi, söz dinlersem bana daha güzel şeyler yaşatacağını söyledi.Bacaklarından yukarı yöneldim ve çorabını dişlerimle yakalayıp aşağı doğru çekmeye başladım. Çorabını dişlerimle aşağıya doğru cektıkce oda bana yardım ediyor bir yandan da saçlarımı okşuyordu. Siyah çorabın altından bembeyaz bacakları ve ayakları çıktığında bende artık dilimi kullanmaya ve onu inletmeye başlamıştım. Pantolonum artık dar geliyordu ama onunu açmaya yeltendıgımde sana bunu yapmanı söylemedim diyerek çıkıştı. Onu kızdırmaya niyetim yoktu ayaklarını birleştirip dilimi deliler gibi üzerinde dolaştırıyor, öpüyor ve okşuyordum ter içindeydim ve organım kot pantolonun üstünden iyice ortaya çıkmıştı. Sol ayağını elimden kurtarıp anı bir hareketle tam aletimin üzerine bastırmaya başladı. Sıcaklığını hissetmek bile artık kendimi tutmakta zorlanmama neden oluyordu. Ayağıyla dairesel hareketler yapıyordu. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı ki fermuarını aç komutu geldi yukarıdan. Ben bir yandan bir elimle tuttuğum ayağını yalıyor, diğer diğer yandanda fermuarımı acıyordum. aletim özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz mükafatı lizanın tabanlarından geldi:) yaşına rağmen yumuşacık tabanları vardı. Tabii dakikalardır yalamamında etkisi vardı sanırım. O tabanıyla bana bastırdıkça bende onun tabanına doğru abanıyordum. Arada iyice ezilen aletime tırnaklarını batırmaya başlamıştı. Eteğini sıyırıp kendini uyarmaya başlamıştı. Ben ise bütün parmaklarını tek tek emiyor dilimi tabanında adeta dans ettiriyordum. Gıdıklandıkça ayağını geri cekıp tekrar tokat atar gibi yüzüme dayıyordu. Gittikçe havaya giriyor, havaya gırdıkce sertleşiyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve parmaklarının arasından boşalmaya başladım. Nefes nefeseydım ve inliyordum. Kendimi bayağı tutmuştum, bu yüzden oldukça güçlü bir fışkırma olmuştu. Bileğine kadar sperm bulaşan ayağını bir sure daha aletimden ayırmadı ve bu sefer spermlerime bulanmış ayağını ağzıma dayadı. Normalde kendi spermimi asla tatmayı düşünmemiştim ama o an pencereden atla dese atlayacak durumdaydım.. Yüzüm gözüm tükürük ter ve sperm olmuştu. Ayaklarıyla iyice bulaştırdı yüzüme. Ayaklarını yalayarak iyice temizlemiştim. İşim bittiğinde ojelerinin büyük bir bölümünü galiba yutmuş olduğumu fark ettim. Ayakları eme eme pembeleşmişti ve çok güzel görünüyordu ıslaktı parlıyordu ve yumuşacıktı. Ben devam etmek istiyordum ama o şimdilik bana avans verdiğini, daha ilginç tecrübelerinden faydalanmamı sağlayacağını söyleyip toparlanmamı istedi. Kendiside ter içindeydi eteği sıyrılmış ve darmadağın bir halde bana gülümsüyordu. Artık her yerde kadın ayaklarına bakan onları hayal eden onarı arzulayan bir adam olmuştum.. Ve benimde bir prensesim vardı artık..

Yalamama Izin Verdi

Ben istanbuldan 30 yaşında kariyer sahibi bir iş adamıyım. anlatacağım olay yaklaşık 2 ay önce başımdan geçti.iş yerimin yan dairesinde bir aile kalıyordu, ve çok güzel sarışın 23 yaşlarında bir kızları vardı. Üniversitede okuyordu .Tatil için İstanbul gelmişti. Aramız iyiydi arada bir gelirdi ve sohbet ederdik .tabiki o sohbet eder ama ben onun ayaklarıyla ilgili fanteziler kurar dururdum.. 39 numara çok bakımlı ayakları vardı.. Hele birde uzun topuklu terlikleriyle geldiği an dünyalar benim olurdu.. Bir gün işe girerken baktım ki terlikleri kapının önünde.gizlice eğildim ve terliklerinin içlerine tükürdüm bayağı bir tükürdüm.. ve hemen iş yerime girdim. Telefon açıp onu kahve içmeye davet ettim. Gelecekti ve çıkar çıkmaz terliklerini giyecekti bunu bildiğim için hemen kapıya çıktım. Kapıda karşıladım onu ve o an geldi terliklerini giydi. Ayakları vıcık vıcık olmuştu ama bana hiç hissettirmeden o şekilde içeri geldi. ama rahatsız olduğu belliydi

-Neyin var

-Ya sanki terliğimin içine bişey dökülmüş

aaaa bakayım dedim ve önüne eğildim. Terliğin birini aldım .gerek yok lütfen falan desede. Dur şimdi sileriz dedim ve ayağından aldım daha sonra terliklerini temizledim ve o terlikleri beklerken ayaklarını yere koymuştu. Şimdi bu temiz terliklere ayağın kirlendi olurmu hiç dedim ve ayaklarını da silmeyi teklif ettim. İtiraz etsede ikna ettim.. ve özenle ayaklarını temizlemeye başladım ve sonunda o laf geldi. Ayaklarım güzelmi dedi. Harikalar dedim. Peki o zaman neden tükürdün terliklerime dedi.. Şok oldum ve ona her şeyi anlattım. benle hiç böle şeyler düşünmediğini fakat ilginç olabileceğini söyleyip bana ne yapmak istiyorsan yap dedi. Ayaklarını uzun uzun yaladım pespembe olmuşlardı. Daha sonrada kapa gözlerini dedim ve benim ufaklığı çıkardım. Ayaklarının tabanına sürte sürte boşaldım ayaklarına ve o şekilde terliğini giymesini söyledim. Dediğimi yaptı ayakları salya ve dölden vıcık vıcık olmuştu.. Bende yerde yığıldım kaldım… Aslında onun bana hakim olmasını isterdim ama olaylara hakim taraf bendim keşke bana yala diye emretseydi…

Kelepçeyle Ceza

Herkese selamlar… Hikayeme başlıyorum hemen Üff uyanamıyorum gene. Yorganın altından kafamı yarım çıkarıp pencereye bakıyorum. Hava berbat, yağmur yağıyor. Hemen dönüp Metine sarılmak başımı onun göğsündeki kendi yerime bir güzel yerleştirip burnumu gögüs tüylerinin arasına sokarak mırıldanmak , onun da kolları ile beni sararak canım kızım demesini istiyorum. Döndüm işte, ama Metin yatakta yok. Uyku uyanıklık arasında paniğe kapılıyorum ve avaz avaza seslenmeye başlıyorum Metin Metin diye. Salondan sesi geliyor “Buradayım” Oh, burada. Ama bir dakika, neden salonda? Saate bakıyorum daha erken. Öff başım çatlıyor. Çok içtim herhalde dün gece. Gözlerim de biber sürülmüş gibi yanıyor. Allah kahretsin iyiye işaret değil bunlar. Ağlamış olmalıyım dün akşam. Eyvahlar olsun. Ben durduk yerde ağlamam ki. Mutlaka kavga ettik. Kimbilir yine ne yaptım? Kafayı çekip çekip Metini üzecek birşeyler yapmış ve havaya girip zırlamış olmalıyım. Üff şu başımın zonklaması olmasa. Zonk zonk zonk insan kafasının içinde böyle sesler vınlarken nasıl düşünür? Kalkmam lâzım. Metini bulayım. Deli gibi ona sarılma ihtiyacındayım. Ne zaman bir yaramazlık yapsam, ne kadar kızarsa kızsın, daima önce bana sarılır, yatıştırır sonra da o muhteşem sabrı ve anlayışı ile yanlışlarımı anlatır bana. Çabuk kalk dilruba, Metinin seni kucaklaması lâzım. Metin olmadan sıcacık yatakta bile üşüyorum. Yağmurda kedi yavrusu gibi, muhteşem bir kimsesizlik hissi. Ellerini yüzümde hissetmem lâzım. Yüzümü iki elinin arasına alıp beni alnımdan, gözlerimden öpmesini istiyorum. “Çocukların gözlerinden öpülür” der bana hep. Ay şimdiden kendimi daha iyi hissetmeye başladım bile. Hemen kalktım, koşarak salona gittim. Biraz ürkek, biraz çekingen gülümsüyorum. “A güzel bi şi geldi” demesini bekliyorum. Ama o oturduğu yerde sigarasını içmeye devam ediyor. Tamamen giyimli. Normal şartlarda yataktan kalkınca robdöşambırını giyer. Kımıldamadı bile, tek kelime de söylemeden buz gibi bir ifade ile suratıma bakıyor. Kalbim sıkışıyor, boğazım tıkandığı için konuşamıyorum da. Bana çok kızmış olmalı. Korkuyorum. Yanına gidiyor, yere diz çoküp başımı dizlerinin üzerine koyuyorum. Saçlarımı okşamasını ya da en azından elini başıma koymasını istiyorum. Beni affetmesini istiyorum. O ise sigarasını içmeye devam ediyor. Kafamı kaldırmaya cesaret edemiyorum. Az önceki korku şimdi bir azman oldu. Korkudan üşüyorum. Hiç konuşmadan sigarasını bitirdi. Saçlarımdan tutup yüzümü yukarı kaldırıp ona bakmaya zorladı beni. Saçım acıyor, çıplağım, üşüyorum. Ama en beteri çok korkuyorum. O soğuk bakışlara ve asık surata rağmen yumuşak bir sesle konuşmaya başladı. Of saçlarım dibinden kopacak herhalde.

Bu sefer haddini aştın dedi. Titriyorum. Ne çıplak olmamdan ne de sabah erken saatte evin serin olmasından bu titreme. O buz gibi bakışlar titretiyor beni. Yine aynı yumuşak sesle “Artık adam gibi ceza görmenin zamanı geldi” diye devam etti. Saçlarıma doladığı elleri dışarıdan bakışta okşuyor gibi görünebilirdi, o kadar sakin duruyor ki. Ama acısı gözümden çıkmaya başlayınca gözümden de yaşlar süzülmeye başladı. Acıyor diyebildim cılız bir sesle. “E biraz acıyacak tabii” dedi “Sen bundan çok daha fazlasını hakettin”.Yine saçlarımdan çekerek beni ayağa kaldırdı. Büzülmüş duruyorum. Durum o kadar gayrı tabii ki çıplaklığımdan utanıyorum. Metinin karşısında çıplaklığımdan utanacağım hiç aklıma gelmezdi. Bir eli saçlarımda diğer elini sertçe bacaklarımın arasına sokuyor. Acıyla inliyorum. Her zamanki sevecen parmakları hoyratca giriyor içime. Ve beni kafamdan ve pussy’mden sertçe iterek “Bugün işe gitmek yok” diyor. “Şimdi git bana kahvaltı hazırla”. İşe gitmemek mi? Eyvahlar olsun bugün birsürü önemli toplantı var, dünden yetiştiremediğim ve bugün teslim etmek zorunda olduğum işler var. Ama ona itiraz edemem ki. Yandım ben. Titreyerek dün gece kanapenin üzerinde unutmuş olduğum şalıma uzanıyorum. Bir şeye sarılma ihtiyacındayım. Şalı elimden çekip “sana giyin demedim, git ve kahvaltı hazırla” diyor. Hiç bu kadar utanmamıştım. Dört sene birliktelikten sonra ilk defa bacaklarımın arasını ellerimle örtme arzusu içindeyim Ama yapmıyorum, yapamıyorum ve ellerim iki yanımda bütün vücudum onun eleştirici bakışları altında ezik çırılçıplak mutfağa gidiyorum.“Şuraya diz çok ve sen de ye” diyor bana “Daha sonra ihtiyacın olacak” Kafam deli gibi çalışıyor. Neden ihtiyacım olacak? Ne yapacak bana? Lokmalar boğazımda düğümleniyor ama öyle bir bakıyor ki boğulma pahasına yutuyorum. “Şimdi topla ortalığı” diyor. O ezici bakıştan bir kaç dakikalığına da olsa kurtulduğuma sevinerek, hemen topluyorum, bulaşıkları yıkarken başıma neler geleceğini tahayyül etmeye çalışıp başaramıyorum. Salona döndüğümde elinde birşeyle oynadığını görüyorum. Aman Allahım geçen gün aldığı kelepçe bu. Bir arkadaşı ile oyuncak almaya gittiklerinde almıştı. Birlikte keyifle nasıl işlediğine bakmıştık. Tam bir polis kelepçesi. “Metincim” diyorum “Gel buraya” diyor, “Uzat ellerini”. Buz gibi demir parçaları bileklerime geçiyor. Klik, klik kilitlendiler. Yüzünde ilk defa bir gülümseme beliriyor anahtarı cebine koyarken. Sonra kelepçenin zincirinden hızla çekip beni kucağına düşürüyor. Ellerim kelepçeli önde uzanmış, başım kanapenin üzerinde çıplak kıçım tam ellerinin altında kucağında yatıyorum. Şrraakkkk. O güne kadar hiç vurmadığı kadar hızlı bir şamar iniyor kaba etlerime. O şaşkınlık ve acı ile bağırıyorum. “Bağırma” diyor. “Yoksa ağzını tıkamak zorunda kalırım”. İkinci şaplak yaş getiriyor gözümden. Tanrım buna dayanabilecekmiyim? Şaplakların ardı arkası kesilmiyor. Acıdan kıvranıyorum.Halbuki bu oyunu ne kadar severdim. Metin beni kucağına yatırır, bir yandan benimle oynarken bir yandan acısı katlanılır şaplaklar indirir, ben artık keyfe dayanamaz hale gelip sırılsıklam olduğumda beni sikmesi için yalvarırdım. O da ya oyuna devam edip beni zevkten çıldırtır, ya da keyif keyif sikerdi. Şimdi öyle mi ya. Kaba etlerim biber gibi yanıyor. Birden kıçımda feci bir sızı hissediyorum. Birşey soktu ama ne. İçimden sessizce yalvarıyorum “N’olur Metin daha fazla vurma”. Bunu duymuş gibi şaplaklar kesiliyor. Saatine bakıyor “Benim gitmem lazım, kalk bakalım” diyor. Yine kelepçenin zincirinden çekerek beni yatak odasına doğru çekiyor. Kıçımdaki o şeyle zor yürüyorum. Yatağın yanında diz çöktürüyor. Kelepçelerin birini açıyor ve “Seni kalorifer borusuna bağlamak lazım derdim de inanmazdın değil mi” diyor. Aman allahım sahiden bağlayacak. Açık olan kelepçeyi kalorifer borusuna takıyor. Klik! “kıçındakini sakın çıkartma, gelince kontrol edeceğim” diyor. Bir an yüzümü okşuyor, sonra o okşayan eli ile allahtan çok hızlı olmayan ama aşağılayıcı bir tokat vuruyor ve gidiyor. Sahiden gitti, sokak kapısının kapandığını duydum. Şaka değil gitti…

Oturduğum yerde daha rahat edebilmek için kımıldıyorum. Serbest sol elimle kıçımdakinin ne olduğunu hissetmeye çalışıyorum. Kalın ve uzun birşey, üzerine rahat oturulmuyor. Zaten kaba etlerim kabarmış ve son derece hassas, halı yer fırçası gibi batıyor. Galiba uyumuşum. Dün gece çok geç yatıldı, çok içildi, sabah erkenden kalktım, sonraki rûhî ve bedenî hırpalanma derken sızmış olmalıyım. Her tarafım tutulmuş olarak uyandım Karnım da acıktı. Ama en korkuncu fena halde çişim var. Bacaklarımı sıkıca birleştirip başka şeyler düşünmeye çalışıyorum. Metini düşünüyorum. Hem gelince daha ne yapacak diye düşünüp ürküyor, hem de bir an önce gelip bana sarılmasını istiyorum. O burada olsa isterse sabaha kadar dövsün umurumda değil artık. Var olması kafi. Onsuz olmak istemiyorum. Sapıkça bir his belki ama gelip beni cezalandırmaya devam etmesini istiyorum. Beynimdeki sislerin arasından bunu hakettiğimi biliyorum. Metin bey gelin artık gelin ve size dokunmama izin verin.Çiş çok fena sıkıştırmaya başladı. Devamlı sağa sola kıvranıyorum. Tanrım tutamayacağım artık. Yere yaparsam Metin kızar mı acaba? Hadi tut biraz daha. Kıvranırken kıçımdaki alet biraz yerinden oynadı hemen yerine tıktım. Bu galiba yaptığı dildoların en büyüğü. Zorlamasından belli. Zaten anüsümün kenarı biraz kanamış, elime bulaştı. Bu görüntü ile birden heyecanlanıyorum. Gözümün önüne Metiniın onu bana zorla sokuşu geliyor. Beynim doğru çalışmıyor herhalde, nedir bu bacaklarımın arasındaki ıslaklık. Tanrım Metinı seviyorum, evet daha fazlasını yapmasını istiyorum. Bacaklarımı sıkıştırışım artık çişimi tutma çabasından değil, birbirine sürtüp daha fazla heyecanlanıyorum. Sonunda olan oldu yaptım çişimi halıya Metin bey gelin artık ne olur.Doğru mu duydum, kapı açıldı. Aman o ne, konuşmalar geliyor içerden. Koridorda ayak sesleri. Oh çok şükür Metin yalnız. Odaya girip kapıyı kapatıyor. “Filanca içerde” diyor “Sen nasılsın bakayım? “OOO maşallah pislik içindesin bakıyorum” Eğilip kelepçeyi çözüyor. Beni banyoya götürüyor. Bir elimden kelepçe sarkarak, çırılçıplak ve kıçımdaki dildo yüzünden paytak paytak koridorda banyoya yürürken içeriden görecekler diye yerin dibine geçiyorum. Beni duşa sokuyor, elleri tenime değdiği anda heyecandan ölüyorum. Sırtımdan iterek yatak odasına geri götürürken “sana bu keyfi vermezdim ama benim de canım çekti çabuk yat ve kendinle oynamaya başla, seni seyretmek istiyorum” diyor. Hemen bacaklarımı sonuna kadar iki yana açıp ellerimle klitorisimle oynamaya başlıyorum. Tek elimdeki kelepçe arada sırada soğuk soğuk değdikçe beni delirtiyor. Artık ne yaptığımı bilemez haldeyim. Kelepçeleri pussy’me sürtüp, kıçımdakini deli gibi sokup çıkarıyorum. O ise yatağın kenarında ayakta durmuş beni seyrediyor. Tam geleceğim anda da elini ağzıma kapatıp “gık çıkartmak yok” diyor. Zangır zangır titreyerek geliyorum. Elini ağzımdan çekiyor. Bu sefer iki kolumu yatağın başuçlarındaki hazır halkalara bacaklarımı da alt bölümdekilere bağlıyor. Eli ile kabarmış ve pıt pıt atan pussy’mi sıkıca yakalayıp bir sıkıyor ve kapıyı açık bırakıp çıkıyor. Yattığım yerden içeriden gelen konuşma ve gülüşmeleri duyuyorum. Dolaptan buz çıkartma, bardak sesleri. Eyvah bunlar uzun oturacaklar besbelli. Ya tuvalete gitmek isterlerse. Kapı açık. Elim kolum bağlı vücudumun en ince ayrıntısına kadar açık, öyle yatıyorum. Yine dalmışım herhalde. Bu sefer ellerim arkada bağlı olduğu için saate bakamıyorum ne kadar zaman geçti acaba? İçerden hala sesler geliyor ama bunlar gitme sesleri. Allahım inşallah gitmeden tuvalete girmek istemezler. Sonra birden panikliyorum, ya ben uyurken farketmedimse, ya zaten o halde beni gördülerse? Ya hatta Metin bizzat gösterdiyse? Utancımdan yerin dibine geçiyorum. Kapı kapandı. Bir sessizlik. Gittiler herhalde. Heyecanla Metini bekliyorum. İçeride dolaştığını duyuyorum. Küçük odaya giriyor, seslerden bazı kutu kapaklarını açıp kapattığını tahmin ediyorum. Şimdi ne düşünüyor acaba?

Elinde oyuncak çantası ile içeri giriyor. Yattığım yerden çantayı açışını içinden çeşitli floggerlar ve ne olduklarını pek anlayamadığım şakırtılı birşeyler çıkarıyor. Üzerime eğiliyor. Elindeki nipple clampleri meme uçlarıma takıyor. Ama her zamanki heyecanlandırıcı his değil bu sefer duyduğum. Öyle sıkı takıyor ve daha da sıkıştırıyor ki acıyla inliyorum. Cebinden bir kumaş parçası çıkarıyor, eski bir kravat olabilir bu. Sırıtarak gözlerimi bağlıyor. Başımı iki yana deli gibi sallıyorum. Ne olacağını görmeden tamamen boşlukta kalmaktan korkuyorum. Bacaklarımın arasına hızlı bir şaplak iniyor ve kımıldamamam emrediliyor. Offf öyle acıdı ki. Boynuma soğuk birşey değiyor ve sıkılıyor. Bir an boğulacak gibi oluyorum. Kalın metal bir tasma bu. Nasıl bi şey olduğunu hayal etmeye çalışıyorum. Çıkan şakırtılardan tasmanın ucuna birşeyler takıldığını tahmin ediyorum. Birden meme uçlarımda müthiş bir acı hissediyorum. Tasmaya zincir geçirip uçlarını nipple clamplere bağlamış ve bir ucunu da çekmek için bırakmış herhalde. Çünkü zincir biraz gerilse memelerim kopuyor. Ellerimi ve ayaklarımı çözüyor ve boynumdan sertçe çekerek “Kalk bakalım” diyor. Sendeleyerek kalkıyorum. Bileklerimi yakalayıp tekrar sabahki kelepçeyi takıyor. Tasmamın zincirinden çekerek içeri sürüklüyor. Çok hızlı yürümeye çalışıyorum. Zincir gerilirse çok canım yanıyor çünkü. Ama önümü göremediğim için sağa sola çarpıyorum ve acıya mani olamıyorum. Sanırım salona geldik. Ayakta duruyorum. Zincirin ucunu biryerlere bağladı galiba emin değilim. Ama clamplerin acısı dışında ilâve gerilme acısı durdu. Kulağımın dibinde nefesini hissediyorum. Birden göbeğimin üzerinde yakıcı bir acı duyuyorum. Hangisi olduğunu bilemediğim bir flogger bu. “Sinirim ne zaman geçer bilmiyorum. Ama sana çok kızgınım ve yaramazlık yapan çocuklar dayak yerler ben de seni eşek sudan gelene kadar döveceğim” diyor. Evet sopayı hakettim. Gıkımı çıkarmamaya çalışıp onu memnun edeceğim. “Sevdin mi seni çırılçıplak herkesin önüne bırakmamı? Bir daha edepsizlik yaparsan bununla yetinmem keyifle herkese siktiririm seni. Anladın mı? Sen benim malımsın” “Evet efendim” diyorum. Yalan da değil onun malıyım zaten. Flogger sırtımda, göğüslerimde göbeğimde bacaklarımda dolaşıyor. Ayakta zor duruyorum. “Pekalâ domal bakalım” diyor. Kelepçeler ve zincir izin verdiği kadar dört ayak üzerine inmeye çalışıyorum. “Kaldır kıçını yukarı, kafanı yere koy” . Dediğini yapıyorum. Kıçıma birkaç tane sıkı darbe iniyor. Sonra kıçımın yanaklarının hoyratça kavranıp iki yana açıldığını ve içime girdiğini hissediyorum. Bunu hiç beklemiyordum, çok acıyor. O ise hiç aldırmadan şiddetle sikiyor beni. Bu bîçarelik, bu hiç birşey yapamama, önünü görmeme ve en vahşi biçimde sikilme birden heyecanladırıyor beni. Beni siktiği için Metine minnet duyuyorum. Ben bu adama aşığım. Bütün acıyan yerlerim bir zevk noktası oluyor. Ellerimi pussyme götürmek istiyorum, cesaret edemiyorum. Ah Tanrım bu bitmesin. N’olur Metin kıçımı hep böyle tutun. O sizin. Beni siktiğiniz için benim de sizin olduğumu bilmek çok güzel. Metin artık kıçımı değil memelerimi sıkıyor. Bu acı ne kadar güzel. Bitmesin, bitmesin. Birden omuzuma dişlerini geçiriyor, memelerimdeki clampleri söküyor ve öyle şiddetli geliyor ki, ben de hayatımda tatmadığım bir orgazmın içinde buluyorum kendimi. Oh teşekkür ederim Metin, çok teşekkür ederim.Zincirin bağlandığı yerden açıldığını ve yavaşça yukarı çekildiğini hissediyorum. Ayağa kalkmaya çalışıyorum. O gözümdeki bandı açıyor. Tasmanın ucundaki zinciri çıkarıyor ve beni kucağına alıp kanapeye yatırıyor. Zaten o yatırmasa adım atacak halim yok. Her tarafım biber gibi yanıyor ve ağrıyor. Sehpanın üzerinden aldığı bir kremle meme uçlarımı ve flogger izlerini yavaşça ovalıyor. Aşktan ölebilirim. Ellerinin şefkatli teması bana bütün acılarımı unutturuyor. Ağlamaya başlıyorum. O ise ellerimdeki kelepçeleri çözüp gözlerimin kenarlarını hafifçe öpüyor. “yaramaz çocuk” diyor. “Çocuklar da gözlerinden öpülür”. Artık biliyorum. Ben onun malıyım. Aşkı da, sevgiyi de, hakettiğimi düşündüğünde ne kadar ürkütücü de olsa cezayı da başka biryerde tatmayacağım. O benim Efendim ve sahibim.

Köpeğim Olmak Istedi

Bütün okurlara selamlar ben emretmeyi seven ön sevişmeleri ve fantezileri çok fazla olan seksten hoşlanan bir aktifim. Size geçen hafta yaşadığım muhteşem ilişkimi anlatmak istiyorum. Geçen cumartesi tanıştığım (netten ) Bülent kafede bir çay içtikten sonra beni evine davet etti yaşı 28 idi. Tüysüz muhteşem bir vücudu vardı içeri girdik bana rahatıma bakmamı ve birazdan geleceğini söyleyerek yatak odasına gitti birazdan üstünde sadece tango külot ve boynunda pantolonunun kemerini köpek tasması gibi takılı dört ayak üzerinde ayaklarımın dibine geldi ve kayışın ucunu elime vererek hadi beni köpeğin yap emrindeyim dedi nette anlattıklarını yaşat bana dedi. Kemeri sıkıca çekip ağzını ağzıma getirdim ve dudaklarına sıcak bir öpücük kondurup ona önce ayaklarımın altını öp bana itaat et köpeğim dedim. Emrimi yerine getirdikten sonra beni soymasını emrettim ve taşaklarımdan yalamaya başla köpeğim dedim 17 cm lik sikimi taş gibi yapana dek emdirip yalattım ona ve ağzından çıkarıp yüzünün her yerinde gezdirdim . Sonra onu dört ayak üzerinde elimde tasmasıyla yatak odasına götürüp tasmasını çıkardım ve ona köpeğim benim şimdi yüzükoyun yatağa uzan dedim ve bende çıplak hale geldim sırtı çok güzel poposu çıkıtı teni muhteşemdi elerini ve ayaklarını yanlara doğru açtım sonrada sırtını boynundan başlayarak yalamaya çok hafif sinek ısırıklarıyla tatlı tatlı dişledim gıdıklarcasına kalçalarına indim ve poposunu kaldırdım altını yastıkla besledim o muhteşem poposu bütün ihtişamıyla yalamamı bekliyordu. Deliğini ve tüm kıvrımlarını yaladım zevkten minnacık deliği kalp gibi atıyor kapanıp açılıyordu bacaklarına da gereken önemi gösterdikten sonra onu sırt üstü çevirdim ve göğsüne oturdum sikimi dudaklarının üstüne koydum resmen suratına yatırdım aletimi ama benim uslu köpeğim işini biliyordu ve onu yalayıp boğazının derinliklerine kadar aldı ağzını göt siker gibi siktim ve suratına boşaldım dudaklarından ağzına akanı yutmuştu köpeğim. Sonra tekrar ağzında kaldırıp aleti hazırladı ve artık kedi gibi bana teslim olmuş kulaklarını kollarıma sürtüyor ben senininim diyordu adeta onu tekrar domaltıp deliğini iyice yaladıktan sonra aletimi alıştıra alıştıra soktum o muhteşem götüne ve vakit geldiğinde arkasında şaha kalkarken saçlarından tutup şehvetle bana çevirdim yüzünü ve sikim içerde gidip gelirken onunla uzun uzun öpüştüm çat onun dili benim ağzımda kah benim dilim onun ağzında yolculuğa çıka dursun büyük bir şiddetle içine boşaldım ve duş alıp birer sigara yaktık Bana hayatında hiç benim kadar nazik ve iyi sevişen bir efendisi olmadığını ve ölene kadar köpeğim olmak istediğini söyledi şimdiye dek hiç kimse ağzıma boşaldıktan sonra benle öpüşmedi bi daha ama sen hiç iğrenmedin dedi anlaşılan şimdiye dek herkes onu hayvan gibi düzüp çekip gitmişti kimse ona değer vermemişti sokak köpeği muamelesi yapmıştı oysa o kadar güzel bir insandı ki sokak köpeği muamelesini kesinlikle hak etmiyordu ona dedim ki Bülentçim senden tiksinenler aşağılık insanlar senin kıymetini bilememişler bundan sonra sen benim evcil köpeğimsin ismin değerlim olacak emrettiğim an bana hizmet edeceksin ama sen benim hep değerlim olacaksın ve hak ettiğin değeri göreceksin dedim. Dizlerime kafasını koyup derin bir nefes aldı ve çoktan sikim ağzındaydı onunla tam 7 saat seviştik sikiştik kan ter içinde defalarca kendimizden geçtik ve oradan o gün ayrıldım.

Aradan bir kaç gün geçti yine ondaydım canım çekti gece 3 te emrettim arabasıyla beni evden alıp evine götürdü ona hayatına benim kölem ve köpeğim olarak devam etmeye gerçekten hazır olup olmadığını sordum bana ölünceye yada sen azad edinceye kadar dedi eve girdiğimizde ondan dört tane külotlu çorap getirip soyunmasını istedim ve ona emrettim soyun değerli soyundu sırt üstü yere yattı halıda çırılçıplak uzanmış olan kölemin ellerini ve ayakların çarmığa germiş gibi yatağın ayaklarına ve kalorifer borularına bağladım ve ayaklarımla yüzüne basıp ona ayak parmaklarımı emdirdim sonra o aşağıdan üstündeki aleti dikizlerken hiç ummadık bir sürpriz yaptım ağzımdaki tükürüğü yerçekimine bırakıp ve tam istediğim gibi gözüne geldi şaşırmıştı ve sonra öbür gözüne sonra ağzına burnuna derken tüm suratını tükürüğe buladım ve ona bu gece çok yorulacak ve çok üzüleceksin çok seni sokak köpeği seni aç ağzını köpek aç sonuna kadar aç az açarsan ağzına sıçarım senin dedim ağzını açtı gözlerini tükürükten tam açamıyordu ama kısık bakışlarındaki korkuyu görmemek imkansızdı o kadar tükürmekten ağzımda tükürük kalmamıştı ve genzimi zorlayarak okkalı bir balgam çıkardım tam ağzının içine bıraktım ve yut onu köpek yut o senin ilk yemek taksidin dedim ve sikimi azına verip taşlaşana kadar emdirdim sonra kazık olmuş aletimle tükürük kaplı suratı dövmeye başladım sikimin her darbesi şaklıyor hamamdaki ıslak tenin verdiği sesi andırıyordu yüzü kıpkırmızı olmuştu ve ağzına girip ağzını göt gibi sikmeye başladım ve gırtlağının derinliklerine boşaldım ayağa kalkıp suratına işeyerek yüzünü parlattım ona ağzını açmasını ve her dolduğunda kapatarak dışarı atmasını emrederek ağzına işedim yerdeki halı batmıştı ama çok hoşuma gitmişti umurumda değildi ve onun ellerini ayaklarını çözdüm dudağına bir öpücük kondurup peşimden salona gel köpeğim diye emrettim ben koltuğa oturup bir keyif sigarası yaktım ve ona bana doğru domalıp dizlerinin üstünde yüzünü yere koyup yani yere yumup götünü olabildiğince yukarı bakar vaziyette kalmasını istedim ve ona baktım muhteşem bir deliği vardı poposu kadından güzeldi o sikeceğimi zannediyordu aynı sizin gibi ama ben o popoyu ayak sehpam olarak kullanmamayı tercih ettim o an ve bana neler hissettiğini anlat köpek emrediyorum sana anlat çabuk hemde tüm ayrıntılarıyla korkularını zevklerini hepsini bir an ona işkenceler yapacağımı ve dayaktan öldüreceğimi o yüzden bağladığımı sapık bir katil olduğumu onu iyice tanımadan nasıl bağlatacak kadar salak olabildiğini falan düşünmüş…. Amacıma ulaşmışım amacım ona zarar vermek değil korkutmaktı zaten şimdilik hoşçakalın

Ayak Fetişi

Ben cuma günleri çetin emeç blv beklerim, genellikle saat onbirde, önüme gelenin ayağını öpüp yalamam Bir kere,öpeceğim ayağın çok bakımlı olmasını isterim. Çok olmuştur,ayaklarına bakım yapmasın isteyerek geri çevirdiğim hanım sayısı ..Başta da söylediğim gibi, lakabım wwano 30 yasındayım, dalgalı saçlı, yakışıklı bir delikanlıyım. Beni tanıyanlar “W” derler bana… Mekânım, simdi çetin emeç. Cuma günleri saat onbirde orada beklerim, çünkü telefonum yok.almakta istemiyorum Çok ünlü kişi tanır beni… Mesela, bunlardan biri, 60 yasında olmasına rağmen yılların eskitemediği bir kanto sanatçısı… Ayaklarının yalanmasından büyük zevk aldığı gibi, ayakkabılarından içki ikram eder bana… Kimi zaman, ayacıklarına çikolata döküp yalatır ve iyi para verir… Gerçi, ben bu işi para için yapmıyorum ama, verdiklerinde de almamazlık etmiyorum .. Kimi zaman para yerine hediye veriyorlar, hayır demiyorum… Her ay iki defa ayaklarını yalatır bu sanatçımız,., Sahnede yorulan ayaklarının tüm yorgunluğunu alıyormuş yalamam… Çevresi de çok geniş olduğu için, onun sayesinde çok sanatcının ayağını öpüp yaladım…Bir başkası memeleriyle tanınır sanat dünyasında…Ayakları sisman ve pörsümeye başlamış ama, en büyük zevki, parmaklarıyla erkekliğimi okşamak…Bir diğeri de, bu iri memelini en yakın arkadaşı… Dönmelere benzediği için adı çıkmıştı, ayakları da iridir. Çok sadist olduğu için emretmeyi sever. “Uyurken ayaklarımı yala, ben uyuyunca git” derdi bana. Bunun için evinin anahtarını bile vermişti, sabah o uyanmadan geleyim ve ayaklarını yalayarak uyandırayım diye…Ben artık bunların hepsinden bıktım… Bu sanatçı kesimi kendilerini bir şey sanıyor ve hep hükmetmek istiyorlar. Bu yüzden hepsiyle alakamı kestim. Şimdi, zengin hanımların ayaklarıyla meşgulüm. Ama, sadece cuma günlerimi ayırabiliyorum bu işe… Diğer günler çalışıyorum… Bir yerde çok meraklı olunca, oradan kaçarım. Şimdilik bazı kadınlar geliyor ve ayaklarını sevmemi istiyorlar. Ve bu is, kadınlar arasında gittikçe yayılıyor. Bence bir kaç kadın ayaklarına haddinden fazla bakım yaptırıp açık ayakkabılar giyiyorsa kesin istiyordur … Ben ilk başladığm zaman, “Ayaklara masaj yapılır” diye gazete ilanı vermistim. Fakat tutmadı ben de bir yerde beklemeye başladım..O sıralar Jale Hanımla tanışmıştım… Delicesine tutkundur bu ayak sevdirme olayına Birçok kez ayaklarını yalattı bana.. Ayak bileğine bir altın zincir takar ve İyi seversen senin olur der Bu hanım, İyi bir semtte bir butik işletiyor. Bazen dükkânına gider ve masasının altına girerek yalarım ayaklarını ., Allah İçin ayakları çok güzeldi ama suratının bakılacak yanı yoktur…isterseniz size başımdan gecen bir olayı anlatayım…

Bir gün Kızılayda bekliyordum. . Bir saat kadar bekledim, kimse çıkmadı. Tam gidiyordum ki, 45 yaşlarında bir hanım yaklaştı yanıma… Kısa süre önce bakışmıştık birbirimize ama, galiba emin olamamıştı benim “W” olduğumdan,.. İlk kez görüyordum onu, üzerinde ince bir gömlek ve mini bir etek vardı. Ayakkabıları yüksek topuklu ve kaliteliydi Yani varlıklı biri olduğu belliydi. Yanıma gelince Biraz yürüyelim mi?” dedi. Biraz ilerleyip bir banka oturduk. Adının Aysel olduğunu ve hiç evlenmediğini anlattı. Ayağını ayakkabısından çıkararak gösterdi ve beğenip beğenmediğimi sordu. Çok beğendiğimi belirtince beni evine davet etti. Kalktık ve Çay yolundaki evine gittik, içeride dört hanım daha vardı. Beş dakika geçmeden kapı çaldı ve iki hanım daha geldi. Tam olarak yedi kişi olmuşlardı ve hepsinin ayağıda güzeldi. Aysel Hanım, bana dönerek odanın birinde soyunabileceğimi ve kadınların oyun oynadığı masanın altına girerek ayaklarıyla ilgilenmeye başlayabileceğimi söyledi. Dediğini yaptım, soyunduktan sonra masanın altına girdim ve her tarafıma dokunan çeşit çeşit ayağı öpüp sevmeye başladım. Hangisi karsıma gelirse onu yalıyordum…Bir süre böyle gittikten sonra kalktılar masadan… Salona geçerken beni de çağırdılar. Bu kez. onlar otururken sırayla Önlerine çömelip ayaklarını yalamamı istiyorlardı. Tamam dedim ve hepsinden çoraplarını çıkarmalarını istedim. Top gibi olmuştum ortada… Etrafımda, birbirinden güzel 14 tane ayak dolaşıyordu, birini bırakıp diğerini alıyordum elime… Sonunda, bir tanesi ayağa kalkarak yanıma yaklaştı ve bir ayağının parmağını ağzıma soktu. Ondan sonra kendimi kaybetmişim zaten tutamadım kendimi… Biraz dinlendikten sonra tekrar başladık. Her İki ayağı en az 15 dakika yalıyordum. Ben onlarla meşgulken, kendi aralarında konusuyorlardı… Neden sonra misafirler gittiler. Ayşe Hanım benim kalmamı rica etti ben de kırmadım… Bir seans da onunla yaptıktan sonra çok iyi bir para verdi bana… “Topuklarımı yala, parmaklarımı yala” diye bağırıyordu onunla İlgilenirken… Telefonunu vermişti o gün ama, hâlâ aramadım…bunları müsteri bulmak için değil benim gibi fetişlerin zevklenmeleri için yazdım darısı başınıza.

Arkadaşımın Oğlu

Bu satırları, günün moda konusu ayak ve çorap fetişizmine bağımlı olanlara armağan ediyorum…Ellisine merdiven dayamış olmama rağmen, güzel sayılabilecek vücuda sahip bir ev kadınıyım… Uzun süredir dul olduğum için yalnız ve şehvet yüklüyüm… Biri evli iki çocuğum var ama, uzun ve yalnız gecelerimde şehvetle dolu bu vücuda hâkim olamıyorum… Fantezilerim de olmasa çıldıracağım sanki…Uzun boylu, balık etinde bir kadınım… Bayan arkadaşlarımı bile imrendiren uzun ve biçimli bacaklarım ve iri kemikli ve sürekli bakımlı tuttuğum ayaklarım var. Evlerde yapılan toplantılara dizlerimin üzerinde etekler giyerek gider ve güzel, dolgun bacaklarımı göstermekten hoşlanırım… Kısa kesilmiş saclarım, iri kemerli burnum, çıkık elmacık kemiklerim, şehvetten kıvrılmış etli dudaklarımla, Yeşilçamda ikinci sınıf rollere çıkan vamp kadınlara benzetiliyorum. Ten rengi naylon çoraplar ve yüksek topuklu rugan terlikler, güzel bacaklarımı ve ayaklarımı daha da seksi gösteriyor… Aslına bakarsanız, bu güzelliklerimi göstermekten de çok zevk alıyorum…Basımdan geçen olayın kahramanı, sık sık oturmalara gittiğim evin oğlu … 16-17 yaşlarında olmasına rağmen, vücudu yetişkin bir erkek gibi… Bana karşı olan tavırlarından şüphelenmiş ve bana ilgi duyduğunu sezinlemiştim. Onlara ne zaman gitsem, kapının aralığından bacaklarımı seyrediyor, gözleriyle adeta yiyip bitiriyordu beni… içimdeki ateş de, bu çocuğun davranışlarıyla yangın yerine dönmüştü. Toplum bu tür ilişkilere hiç iyi bakmıyordu ama, ben her şeyi göze almaya hazırdım… Elimin altındaki bu tatlı yaramazı kaçırmak istemiyordum…

Yine onlarda olduğum bir gün, yüksek topuklu ayakkabılarımı giyerken, içilerine yapışkan bir madde bulaştığını fark ettim ama, hiç bozuntuya vermeden giydim ayakkabılarımı… Çocuğun, benim naylon çoraplı ayaklarıma ilgi duyduğunu hemen anlamıştım… Eve zor atmıştım kendimi, yatak odamda defalarca mastürbasyon yaptım bütün gece .. Kesin kararımı vermiştim, ona sunacaktım bu güzelliklerimi…Ertesi günü, banyo yapıp hazırlanmaya başladım. Sarısın olduğum için siyah çok yakışıyordu. Siyah dantel iççamasırlarımı ve arkadan derin yırtmaçlı siyah eteğimi giydim ve aynada şöyle bir kendime baktıktan sonra sokağa çıktım. Yine onlara oturmaya gidiyordum . Onların evine varıp, bir koltuğa yerleşmemden itibaren oğlanın gözleri bacaklarıma dikildi.. Ben de, derin frikikler vererek bacak bacak üstüne atmış oturuyordum, ikide birde sokak kapısı tarafına gidip geliyordu .. Bunu fark edince, “Yine gitti ayakkabının namusu” diye düşündüm içimden…Çene çalmakla epey zaman tükettiğimiz için, gece olduğunun farkına varamamıştık.. Yalnız başıma karanlıkta dönmekten korktuğumu ileri sürerek, annesinden oğlanın bana eşlik etmesine izin vermesini istedim… Annesi bir şeyden şüphelenmeden evden ayrıldık ve yola koyulduk Apartmana geldiğimizde, dördüncü kattaki daireme çıkana kadar, ben önde o arkada yürüyorduk… Eteğimin yırtmacından gördükleri şimdiden etkilemişti delikanlıyı.. Pantolonunun önündeki kabarıklığı gizlemek için şekilden şekille giriyordu…Ben tamamen yoldan çıkmıştım artık gözüm hiçbir şey görmüyordu sevişmekten başka . Onu salona davet ettim, tam karşısına bacak bacak üstüne atarak oturdum… Heyecandan yüzü kıpkırmızı, soluk soluğaydı. Benim hakkımda neler düşündüğünü sormakla başladım konuşmaya… Anlattıklan hem beni şaşırtmış, hem de çok tahrik etmişti…

Ayakkabılarımı öpüp kokladığını onların içine mastürbasyon yaptığını tek hayalinin, benim önümde diz çöküp çoraplı ve seksi ayaklarımı öpüp yalamak olduğunu itiraf etmişti…Kalçamı kaldırıp, külotlu çorabımı sı yırarak dizlerimin üstüne kadar indirdim… Bacaklarımı ona doğru uzatırken arzulu bir sesle çorabımı çıkarmasını istedim… Titreyen ellerle dizlerime yapıştı, ben de ayağımın birini önündeki kabarıklığa sürtmeye başladım. Hem çorabımı sıyırıyor, hem de açtığı kısımları öperek iniyordu aşağıya doğru… Ayağımın birini çoraptan kurtarınca ağzına götürdü ve ojeli parmaklarımı emmeye başladı, uzun uzun sevişti onunla… Ondan, ayaklarıma boşalmasını istedim Sanki bunu bekliyordu, hemen pantolonunu sıyırdı ve bıraktı kendini…Yatak odasına gitmek İçin ayağa1 kalkmıştım ama, genç adam arkamdan hızla sarılarak yere yıktı beni, sımsıkı tuttu, kıpırdayamadım… Elinden gelse hemen oracıkta sahip olacaktı bana…Ve de istediğini gerçekleştirdi, engel olamadım… Yatak odasına kadar gitmeyi arzu ederdim ama, oracıkta başladık sevişmeye… Elleriyle beni bir süre okşadıktan sonra hazır olduğumu gördü ve kalçalarımdan tutarak aniden kendine çekti… İste o zaman dayanamayıp çığlığı bastım… Yıllardır hasretiyle yanıp tutuştuğum o zevke kavuşmuştum.Bu ilişkimiz hâlâ devam ediyor… Benim yaşımda ve konumumdaki biri için bu olay bir ikramiye mi, yoksa püsküllü bir belamı bilemiyorum. Ama bir şeye eminim; bu ilişkide uzun zamandır tatmadığım zevkleri tadıyorum ve kendimi genç bir kız gibi hissediyorum. Naylon çoraplı ayaklarıma çılgıncasına tutkun bu gence ben de bağlanıyorum, ayaklarımı öptürüp sevdirmekten galiba çok hoşlanıyorum…

Verilen Ceza

Ben 26 yaşında fetisist ve mazoşist bir erkeğim. Son 5 senedir ABDde yaşıyorum. Türkiyeden ayrılmadan önce uzun sure birlikte olduğum fakat ayrılmak zorunda kaldığım eski kız arkadaşımla ilgili bir olayı anlatmak istiyorum. Asli ile üniversite 2nci sınıfta tanıştık ve çıkmaya başladık. Uzun boylu, kumral, oldukça güzel bir bayan kendisi. 38 Numara çok güzel ayaklara sahip. İlişkimiz çok iyi olmasına rağmen, ayaklarına karşı olan ilgimi anlaması ve de bunu kabullenmesi neredeyse bir seneyi bulmuştu. Fakat isin iyi yani, buna alıştıkça dominant yönü daha da ortaya çıkıyor, bana giderek sert davranmaya başlıyordu. Size anlatacağım olay ise bizim aramızda geçmedi, asli ve yurtta beraber kaldığı oda arkadaşlarından birisi olan özlem ile aralarında bir gece gecen olayı asli bana sonra kendisi anlattı. Ayni odada dört kişi kalıyorlar, gayet de iyi anlaşıyorlardı. İki-üç haftada bir dışarı çıkar, odaya gizlice 3-4 sise şarap sokar, sonra da iyice kafayı buluncaya kadar içerlerdi. Yine böyle bir gecede, benim asli ile çıkmamın 18inci ayı idi. O gece iyice sarhoş olmuşlardı. Sonra doğal olarak erkeklerden ve de seksten bahsetmeye başlamışlar, ve asli da benim ayaklarına olan düşkünlüğümden bahsetmiş. Oda arkadaşlarından özlem (çok da güzel sayılamayacak, oldukça çekingen bir kız), aslıya buna şaşırmadığını, ayaklarının gerçekten güzel olduğunu söylemiş. Konu burada kapanmış, başka şeylerden konuşup içmeye devam etmişler. Daha sonra, herkesin kafayı iyice bulduğu bir sırada bir tartışma başlamış, ne olduğunu bile simdi hatırlamıyorlar ama, özlem ile asli birbirlerine girmişler, sonra özlem diğer iki oda arkadaşına da oldukça sert davranmaya başlamış. Bunun üzerine bizim üç kız çok sinirlenip odadan çıkmak üzere iken, akıllarına bir fikir gelmiş ve özlemi iki ranzanın ayaklarına sırtüstü yatar şekilde bantlamışlar, ağzını da bir güzel bağlayıp bu sana ders olsun, sabaha kadar burada kal da aklin başına gelsin diyerek onu orada bırakıp kantine inmişler ve de kağıt oynamaya dalmışlar.

Aslıya sonra onu ne zaman çözdüklerini sorduğumda bana su anlattıkları beni son kertede heyecanlandırdı kafası iyi ve de son derece kızgın olan asli, bir sure sonra tek başına odaya cıkmış ve kendine yalvaran gözlerle bakan özlemi görünce iyice delirmiş. Sonra özlemin dedikleri aklına gelince ona “bu güzel ayakların ne kadar korkunç olabileceğini gör bakalım” diyerek ojesiz çıplak ayaklarındaki gün boyu giydiği terlikleri çıkarıp özlemin karnına cıkmış ve tepinmeye başlamış. Ağzı bantlı olduğu için bağıramayan özlemin karnini ve de göğüslerini çıplak ayaklarıyla iyice çiğnedikten sonra yatağa oturup çıplak ayaklarıyla özlemin suratını iyice kızarana dek dakikalarca tekmelemiş. Kotu bir şey yaptığını, ama bunun o an çok hoşuna gittiğini söylediğinde kendimi tutamayarak boşaldığımı hatırlıyorum. Daha sonra özlemin agzinadaki banti çıkartıp ayaklarını koklatmış, fakat özlem ayaklarını yalamasını istediğinde direnince, ranzaya tutunarak iki ayağıyla birden özlemin suratını çiğnemeye başlamış. Suratından indiğinde özlem dakikalarca ağlamış ve istemeyerek de olsa bu sefer suratında dinlenen ayakları neredeyse yarim saat yalamış. İyice yorulan özlemi çözüp ayaklarına pedikür yaptırtmış ve hatta ojeyi üfleyerek kurulamasını izledikten sonra hiç direnci kalmayan kızı dakikalarca, ayaklarını öpene kadar tokatlamış. Sabah herkes kendine geldiğinde, içkinin de etkisiyle özlem çok fazla bir şey hatırlamasa da oldukça kotu durumdaymış. Daha sonra barıştılar, ama asli zaman zaman böyle sarhoş aksamlarda özleme ayaklarını öptürmeye devam etti, fakat kesinlikle haşin davranmadı bir daha.

Kapalı Hatundu

Benim başımdan gecen olay gecen sene gerçekleşti. Ben 20 yaşında bir gencim imam hatipli bir kız arkadaşım vardı. Parduseli, eşarplı, tam kapalı güzel bir hatundu. Hep pardusenin altına ayağının üstünü gösteren ayakkabı ve en incelerinden bir parizyen çorap giyerdi. Bende tabi ondan sonra öyle ayaklara ilgi duymaya basladim. Günlerden pazar buluşup sinemaya gideriz. Bununla buluştuk bindik bir taksiye ve Kadıköy sinemalara doğru gidiyoruz bu bizimki başladı ya hayatim ayakkabı ayağıma vuruyor napicaz bende dedim çıkar gidene kadar biraz rahatlarsın aman allahim bir çıkardı ayakkabıları o ne güzel ayaklar öyle bide çorapla bam başka bir seksi şekilde gozukuyo ben dayanamayıp eyildim ve ayağını öptüm ne yapıyorsun dedi bende dedim güzel ayağı öpmek suç mu… hayır sadece sordum dedi. Ondan sonra istersen gel sinemeye gitmekten vaz gecelim dedi çünkü ben bu ayakla rahat edemicem dedi tam aradığım fırsatı bulmuştum tamam hadi o zaman bize gidelim dedim evdekilerde bursaya teyzemlere gitmişlerdi.

Taksiye söyledik sinemaya gitmekten vaz geçtik bizi eve bırak neyse evimize geldik dedim sen istersen çoraplarını çıkar rahatla biraz cikaramamki dedi niye dedim çünkü külotlu çorap dedi bunlar bende şakasına ne olucakki çıkar dedim oda ciddimisin dedi evet dedim tamam o zaman dedi çıkarmaya başladı. Aman allahim o ne……. bizimki külotlu çorabın altına Hic birsey giymemiş ben biraz çekiniyordum kapalı bir şey der diye ama nerde ben çok güzel vücudun ve ayakların var dedikten sonra dudaklarına atladım bizimkinin deliler gibi öpüştükten sonra ayaklarını opebilirmiyim dedim neden olmasın dedi ve bu oturdu koltuğa ben basladim ayaklarını yalamaya öpmeye deliler gibi yalıyordum ayaklarını birazda çoraplarını tekrar giydirdim ve basladim çoraplar üzerinden yalamaya çünkü çorabın tadı ve görüntüsü daha bir başka oluyordu.

Biz daha fazla dayanamadık ve hayatim içime gir dedi ben şaşırdım bu kadarına çünkü dedim ya kapalı olduğu için bunu beklemiyordum ya kızlığın dedim bisey olmaz olan oldu dedi zaten nasıl yani dedim lise 1 giderken kızlığını bozdurmuş başka bir erkek arkadaşına Hic beklemiyordum senmisin bunu yapan vay kapalı orospu buna bir girmişim ama o çığlığı kimse duymasın yani o bicim bağırış ben bu lafida duyduktan sonra kopek gibiyim gir cık gir çık 2/3 dakika sonra içine bir boşalmışım sormayın ikimizde endişelendik tabi ama battı balık yan gider hesabi bunu bide gotten bir köklemişim obicim ama oraya ilk ben girdim daha önce kimseye nasip olmamış. Daha sonra duşumuzu aldık ve bunu evine götürdüm daha sonraki isimiz tabi kürtaj yaptırmak oldu bende bundan sonra haftada en az bir kere sikiyordum. Gerçekten sevmiştim ama o olaydan sonra içimdeki sevgi bitti.

Hizmetçinin Ayakları

Annemin belini sakatlaması eve bir hizmetçi alimini gündeme getirmişti ve bu is en çok bana yarayacaktı. Hizmetçinin ilk geleceği gün evde yalnızdım. Açıkçası yabancı asilli olduğunu biliyordum ama güzellik olarak pek bir beklentim yoktu. Yataktan kalktığımda boynumun tutulduğunu fark ettim. Ben boynuma kendimce masaj yapmaya çalışırken kapı çaldı, hizmetçi olmalıydı. İsmini annemden öğrenmiştim (nasıl yazıldığını bilmesem de) “fafi”. Kapıyı açtığımda karşımda duran afet az kalsın ona saldırmama neden olacak türdendi. Ağzımdan zar zor bir “hosgeldiniz” cıktı. Şükürler olsunki Türkçe biliyordu. Kendini tanıttıktan sonra benden ona evi dolaştırmamı istedi. Evi kendi dolaşabileceğini, benimse boynum sakat olduğundan biraz uzanacağımı söyledim. Bunu duyduğunda beni kolumdan çekiştirip yarim yamalak Türkçesiyle yere yatmamı söyledi. Nedenini sorduğumda boynuma iyi geleceğini söyledi. Kanepenin yanına uzandim. Fafi ayakkabılarını çıkardı ve ayakları çıplaktı Ayakları da vücudu gibi kusursuzdu. Kanepenin yanına çoktu, ayaklarının ağzıma değmesine çok az kalmıştı. Elleriyle başımı bir sağa bir sola oynatıyordu. Bense daha da çok acımasına rağmen ses çıkarmıyordum. Bir süre sonra durdu ve yüzüstü yatmamı söyledi. Kanepeye oturup boynuma ayaklarıyla masaj yapmaya başlamıştı

Ben birden ters dondum ve bir ayağı tam ağzımın üstünde durdu. “Çok affedersiniz” dedi ve tam ayağını çekerken ben bir öpücük kondurdum. Bunun üzerine ayağını yüzümde gerdi ve biraz daha bastırdı. “Ayakların çok güzel” dedim ve bundan cesaret alıp bir ayağıyla çenemi açıp diğerini ağzıma soktu. Hemen yalamaya basladim. Çırılçıplak soyundu ve ben ayağını yalarken amini parmaklamaya başladı. Pijamamın içinde bir ayağı gezinmeye başlamıştı. Anlayamadığım bir şeyler mırıldanıyor, bu sırada ayakları bir kasılıp bir gevşiyordu ve ben bunların birini sikimin üstünde hissediyordum. Daha fazla dayanamayıp amini yalamaya basladim. Boynumun acısını tamamen unutmuştum. Bir sure yaladıktan sonra artik morarmış olan sikimi amina yerleştirdim. Bir yandan da fusinin ayaklarını sikiyordum elimle. 5-10 dk. sonra ikimiz de boşaldık. Artik onun kölesiyim ve istediği zaman ayaklarını yalıyorum istediği zaman sikiyorum tabi annemler olmadığı zamanlarda.