Enistem ve ablamin sikisini izlerken ensest olmusu

uzun zamandir yazip yazmama konusunda kararsizdim cunku yasadiklarim inanin suan bile bana cok garip geliyor. ablama ensest duygum yoktu ve cok yanlis oldugunu dusunurdum, bir insan kendi bacisina nasil kotu gozle bakabilir. taaki ablamlar o 9 gunluk bayram tatilinde bize kalmaya gelene kadar. hersey cok guzeldi yani siradan di yegenlerle oynamalar yemekler misafirler vs. babamlar koye bayramlasmaya gideceklerini soylediler yegenlerde dede bizide gotur diyince onlarida aldilar. bende evde durup ne yapayim arakdaslarin yanina gideyim dedim. evde eniste ve ablami birakiyorduk. iki evli insan oynassalar sikisseler kime neydi.

annemler evden cikti arkalarindan 10dk sonra bende hazirlanip ciktim. asagi indim 2-3 dk yurudum arkadaslari arayim derken bi baktim ki telefonu unutmusum, hemen geri dondum eve ciktim. kapiyi hep sessiz acarim yine oyle yaptim. eve girdim koridordayken salondan inleme sesleri geliyordu ve sak sak sesleri, salona dogru ilerledim. o gunden sonra ensest oldum iste. eniste ablami salon kapisinin karsisindaki kanepeye yatirmis acmis bacaklarini arasinada girmis, tek ayagini kivirmis kanepede diger ayagi yerde, ablamin gotude biraz enisteye yakin yani belini havaya kaldirmis. amina cakarken got deligi naklen gorunuyordu. enistem oyle bir girip cikiyor ki yarragini saonuna kadar cikarip tekrar sokuyor. bacagini baldirini oksuyor, opuyordu. ben ne yapacagimi sasirdim elim ayagim dolasti. izlesem mi kacsam mi bilemedim. ama got deligi biraz genislemis mi ne? vaay demek gotden de yapiyolar ami hafif killi guzell tam sevdigim gibi diye dusuncelere dalip yarragim hareketlenirken nasil oldu bilmem ama salon kapisina dokundum sanirim oda gicirdadi. babam defalarca demisti suna iki yag damlat diye keske yapsaymisim.

kapinin gicirdamasina enistem kapiya antakya escort dogru dondu beni gordu tabi ben o sirada hemen geri cekildim yani bunlar saniyelik olaylar. ama isin garibi eniste beni gordu suratinda korku cekinme degil siritma belirdi gibi geldi bana. ve ben dis apiya dogru yaklastigimda sak sak sesleri hizlandi ablama abanarak cakmaya basladi. ablam enisteme “yavas oll hayvan herif ororspumu sikiyorsun bu azginlik ne” diye seslendi o da “benim orospum degil misin” diye karsilik verdi ve saksak sesleri esliginde ablamin inelemeleri yukseldi ve siklasti “askim biraz yavas ol evimizde degiliz lutfen bi duyan olacak” derken ben artik kapiyi yine sessizce acip disardan anahtarla sessizce kapatarak cikiyordum. tabi telefonu falan alamadim.

kafam salonda dusuncelerim enistenin çanakkale escort gulusunde tum sapikligimda ablamin aminda ve got deliginde kalmisti. eniste beni gorduyse aksam eve gelince ne olacakti diye dusunurken bizim cocuklarla bulustum. o gun surekli yarragim yari kalkik dalgin dalgin gezdim. Arkadaslar surekli sordular neyin var diye, diyemedim ki tesetturlu, turbanli ablam sanirim gotden sikisiyor ve gercekten cok tatli bi got deligi varmis ayrica etegini siyirip herzaman oturup televizyon izledigim koltukta yarrak yedi.

Aksam eve mumkun oldugunca gec gittim. cekindim acaba eniste birsey der mi bi laf soz olur mu diye.düzce escort
sonra durumun cokda abartilacak bi hali olmadigini onlarin utanmasi gerektigini sonucda yakalananin onlar oldugunu evin benim ve azgin azgin ortalik yerde sikisenlerin onlar oldugu dusuncesiye eve geldim. Eniste beni gorunce yine ayni siritisla karsiladi “ooo kayinco nerdesin sen yaa bi gittin tam gittin” diye. ablamda hosgeldin dedi ve yanimdan mutfaga gecti. bende salondakilere selam verip bi ustumu degistireyim diyerek odama gecerken mutfagin yanindan gecerken kapidan ablama baktim. kalcalari, basenleri, boyu, kollari kilosu tam yerinde at gibi bi kadin gordum 35 yaslarinda 3 cocuk dogurmus ama kendini salmamis diri vucutlu zayif degil ama tamda balik etli degil tam sikilmelik bi hatun duruyordu. saclari evde yabanci olmadigindan acik boynu yanaklari purussuz. etegi uzun. offff ama o etegin altinda deligi genislemis bir got ve killi bir am off ki ne offf.

odama gectim ustumu degistirdim salona geldim annem babam yatmaya odalarina gitmis. salonda ablam ve enistem kalmisti. cay iciyorlar televizyona bakiyrlardi.
eniste siritarak “kayinco neyin var bi durgun gibisin” dedi
bende “yoo birseyim yok “dedim
ablama dondu “bizde mi yatsak” dedi
ablamda “erken degil mi?” dedi
eniste yine piskin siritmasini takindi “yaaa gelde bana bi masaj yap oyle yatariz” dedi
ablamda siritti “yine mi dedi”
olay anlasilmisti oglenki sikis gece devam edecekti ama odada 3 cocuk uyuyordu nasil yapacaklardi anlamamistim. odalarina gittikten sonra bi farklilik olmadi kaldiklari son 3 gunde ben surekli ablamin gotune bakip bacaklarina bakip dikizliyordum. bir gelisme daha olmadan evlerine donduler.

aradan 2 ay gecmisti ben bir is basvurusu icin mulakata istanbula gidecektim cuma gunu sinav sayet sinavi gecersem pazartesi veya sali mulakat yapacaklardi bu yuzden mecburen ablamlarda kalacaktim aradim ablami boyle boyle dedim musait misiniz. oda sacmalama tabiki dedi. telefonu kapattiktan sonra eniste aradi. “kayincom bize geliyormussun. otobus biletini aksama al isden cikista seni ben alirim otogardan” dedi. “sen rahatsiz olma eniste ben hallederim.” dedim….

devam edecek 🙂

Tutku Dolu Anlarda En Hoş Dakikalar

Seks yapmak isteyen sekse doyamaya yakışıklı erkekler artık bakırköy escort kadınları ile her anlamda en anlamlı saniyeleri yaşamak mümkün olabilmektedir. Seksi en haz duygularınızla hissedebilmek ve şehvetli gecelere sahip olabilmek için yalnızca yapılması gereken eşsiz geceleri yaşamak olacaktır. Umutsuzluk ya da herhangi bir sorun yaşanması kesinlikle düşünülmemeli ve her anlamda mutluluk için savaşılmalıdır. Bu platform üzerinden en tutkulu ve en heyecanlı anları yaşamak adına sadece kalitesinden ödün vermeyen kadınlar ile irtibat kurulmalıdır.
Seks ve cinsel arzular her an her saniye aklımızda olup enleri yaşamamızı sağlamaktadır. Fakat seks herkesle yapılamamaktadır. Seks yapmak ya da sıcak sohbetler etmek isteyen yakışıklı beyefendiler ataköy escort kadınları ile mümkün olmaktadır. Her an her saniye eşsiz tutku dolu anlara sahip olabilmek için site içerisinde en anlamlı seksi kadınları bulmak mümkün olmaktadır. En eşsiz anları yaşayabilmek için sadece site içerisindeki seksi kadınlar ile irtibata geçmek ve her anlamda sıcak sohbetler etmek mümkün olmaktadır.

Swinger 2 (ALINTI)

Merhaba arkadaşlar ben Murat. Özel bir şirkette muhasebe işi ile uğraşan 38 yaşında biriyim. Benim eşim Sinem ise 35 yaşında ortalama boylarda bir kadındır. O da özel bir şirkette yönetici asistanı olarak çalışıyor. Anlatacağım hikaye kesinlikle gerçek bir hikayedir. Neyse geçtiğimiz günlerde bizim şirkette çalışan bir arkadaş evlenmeye karar verdi ve düğüne davet edildik. Elbette düğüne eşimle katılmam gerekiyordu. O kadar lüks bir otele gitmiştik ki biz sadece damadı tanıyorduk. Düğün başlamadan önce karımla konuşurken nasıl olursa sıkılır ve erkenden kalkarız diye düşünüyorduk. Bizi kalabalık yuvarlak bir masaya aldılar. Eşim fiziğine işi gereği çok dikkat eder. O gün de çok seksi bir kıyafet seçmişti. Neyse düğün başladı. Yemekler içecekler gelmeye başladı. Sinemin alkolle arası yoktur. Çabuk sarhoş olur. Kendime rakı Sinem’e de votka kola söyledim. Yavaş yavaş birer kadehi içtik. Dansa kalktık , “istediğin zaman gidebiliriz aşkım” dediğim de halinden memnun hiç sıkılmışa benzemiyordu. Masamıza döndük birer kadeh daha içki istedim. Sinem’in hemen sol tarafındaki masada genç bir çocuk oturuyordu, bir iki kez Sinem’i keserken yakaladım ama pek önemsemedim. Yanında da kız arkadaşı vardı. Sinem lavaboya kalktı, bende sigara içmeye terasa çıktım. Az sonra o çocuk ateş istemek için yanıma geldi, sigarasını yaktı, teşekkür edip kenarda kız arkadaşıyla sigarasını içti. Bende sigaramı içip masaya döndüm. Bu arada saat 11’ i geçmişti. Masamız yavaş yavaş dağılmaya başlamıştı. Sinem’e tekrar sordum o da “hayatım gayet güzel ortam, hem daha erken ve gece uzun acele etme, sonra gezdirirsin beni” dedi gülerek. Bende “peki bebeğim” dedim gülerek. Genç arkadaş ara ara bakışlar atmaya devam ediyordu. Benim gördüğümü fark etmedi. Kafam hafiften çakırkeyf olmuştu. Örtünün altından Sinem’in bacaklarını okşamaya başladım, okşarken bilerek eteğini az daha sıyırdım. Arkadaş göz banyosunu daha rahat yapsın diye. Sikim kazık gibi oldu. İçkimi aldım tekrar terasa çıktım. Yağmur yağıyordu, bütün şemsiyelerin altı doluydu, köşede bir tanesinde Mert ( ismini az sonra tanışınca öğrendim ) vardı. Selam verip şemsiyenin altına girdim ve sigaramı yaktım. Tanışıp konuşmaya başladık. Mert sessiz efendi birine benziyordu. Kız arkadaşı geç oldu diye gitmiş, damat samimi arkadaşıymış falan filan derken iki sigara içimlik sohbet ettik. Müsade isteyip içeri geçecektim ki “eşiniz geliyor” dedi Mert. Sinem “aşkım kimse kalmadı masada, nerede kaldın” deyince “yağmurda sigara güzel gitti, ha bu arada Mert sigara arkadaşım oldu” deyip tanıştırdım. Birer sigara daha içtik, içeri geçip damat ve gelini tebrik edip ayrıldık. Bu arada felaket bir yağmur vardı dışarıda, arabaya binene kadar sırılsıklam olduk. Caddeye indik, yollar bomboşdu. Sinem yolda bekleyen birini göstererek “hayatım az önceki çocuk değil mi” dedi. Mert yol kenarında duruyordu. Hemen durdum ve Mert’i arabaya aldım. Bizden daha beter ıslanmıştı, Sinem peçete falan verdi. Arabaya biner binmez “sizde durmasanız Eryaman’a kadar yürürdüm galiba bu yağmurda” dedi gülerek. Bende “aslında gece bizim için bitmemişti, biz daha takılacaktık ama hava şartları izin vermedi, mecburen dönüyoruz. sana da uzak değilmişiz şanslısın” dedim. Sohbet ederek gittik. Evinin önüne geldiğimizde “size borcumu kahve ile ödemek isterim, hayır demezseniz sevinirim, gerçekten çok minnetarım size” dedi. Sinem’e baktım kafası çok iyi olmuştu, sen bilirsin anlamında kafa salladı. Bende “peki” deyip arabadan birlikte çıktık. Çıkarken Sinem sallanmaya başladı, eve girdik zar zor. Mert’in evi bekar eviydi ama temiz ve düzenli görünüyordu. Sinem bacak bacak üstüne atarak tam Mert’in karşısına bir yere oturdu. Mert de tam karşımızda bacak şov izliyor. Karımın bacaklarına bakılması beni de azdırmıştı içten içe. Kısa bir sohbet sonrası kahveleri yapıp geldi. Sigara, kahve, sohbet derken birbirimize iyice ısındık . Sohbetin ortasında “evin içerisi çok sıcak oldu” dedim, Mert’te soğuk bira var deyip kalktı hemen 3 birayla döndü .1-2 bira içtik, Sinem’in kafası artık iyice güzel olmuştu. Bizde öyleyiz tabi, Sinem’den aşağı kalır yanımız yoktu yani.. Sohbet, fıkralar, gülüşmeler falan iyice coşmuştuk. Ben bir ara yere oturdum, reklamsız porno izle elimde boş bira şişesiyle ooynayıp duruyordum. Bir sağa bir sola çevirerek sohbet ediyor ve reklamsız sikiş izle arada Mer’in karımın bacaklarına nasıl baktığını izliyordum. Sinem bir ara elimdeki şişeye kilitlendi ve “ne napıyorsun aşkım” diye sordu. O ara Mert’i izliyordum, tekrar Sinem’e dönerek “hiç öyle şişe çevirmece oynuyorum kendi kendime” dedim ve güldüm. Sinem “nasıl bir oyun ki bu şişe çevirme” deyince “şişeyi çeviriyorsun, kimde durursa ceza alıyor” diyerek kısaca oyunu anlattım. Sinem yanıma gelerek “oturun o zaman oynayalım hadi” dedi ve yere çöktük hepimiz. Sinem yere otururken Mert dikkatle bacaklarını, külotunu ve göğüslerini izleyerek yerini alıyordu. Sonunda ufak bir çember oluşturarak oyuna başladık. Oyun gayet güzel ilerliyordu, çok eğlenceliydi ve birbirimize cezalar veriyorduk. Tabi bunlar masum cezalar. İşte birbirimize şarkılar söyletiyorduk, taklitler yaptırıyorduk falan.. Tabi oyun sürerken bir taraftan da içmeye devam ediyorduk. Sonunda kısa bir süre sonra hepimiz zil zurna sarhoş olmuştuk. Oyundan tamamen kopmuştuk ve ben artık Sinem’in bacaklarını izleyen Mert’e konsantre olmuştum. Sinem’in ve Mert’in yakınlaşması için neler yapabilirim diye düşünürken “oyuna heyecan katmaya ne dersiniz” diye sordum. Hem Mert hemde Sinem “nasıl olacak o” diye sordular. Ayağa kalktım ve ışığı söndürdüm, tv açıktı o yüzden loş bir ortam olmuştu. Sinem’e ve Mert’e bakarak “oyuna şöyle devam edeceğiz, şişeyi sırayla çevirmeye devam edeceğiz ama bu defa şişe kimde durursa o bir parça kıyafetini çıkaracak” dedim. Mert hemen karıma bakarak “ooooooo, çok güzel olur bu” dedi. Sinem ise “aşkım delimisin sen” diyerek şaşkın şaşkın ve yüzünde gülümseme ile başlarda kabul etmek istemedi. Biraz ikna ederek Sinem’i de oyuna dahil ettim. Soyunmalı şişe çevirme oyununda ilk Sinem çevirdi, şişenin ucu bana geldi, gömleğimi çıkartarak şişeyi çevirdim. Her çevirme sonrası içimizden birisinden kıyafetler çıkıyordu, kısa sürede üzerimizde pek birşeyler kalmamıştı. Ben tamamen çırılçıplak kaldığımda oyundan çıktım, o an Sinem’in üzerinde sadece tanga külotu kalmıştı, Mert ise üzerinde boxer ile kalakalmıştı. Mert ve Sinem oyuna devam ettikleri sırada Mert şişeyi çevirdiğinde şişenin ucu Sinem’de durdu. Üzerinde kalan son kıyafetini çıkartmak üzere ayağa kalktığında Mert’in önündeki kabarıklığı ilk olarak Sinem fark etti ve gülümseyerek tangasını çıkarttı. Karım sonunda benim gibi çırılçıplak kalmıştı ve ortamda sadece Mert’in üzerinde kıyafet vardı, oda sadece boxer ile duruyordu yani, pek bir kıyafet denilemez :). Karım ortada çırılçıplak beklerken memelerinden gözlerimi alamıyordum. Her ne kadar istediğim zaman sikebilsemde yanımızda Mert varken karımın çekiciliği benim gözümde kat kat artmıştı resmen. Karım üzerindekini çıkarttıktan sonra bir süre odada sessizlik hakim oldu. Bir birimizi izliyor ve gülümsüyorduk. Sonunda ben “evet Mert, galip gelen sensin bu yüzden cezalarımızı ver bakalım” dedim. Düşündü düşündü ve “bir şey gelmiyor aklıma” dedi. Mert bir ceza bulamayınca “o zaman müzik aç bakalım” dedim. Odanın içerisinde bulunan laptop’tan slow bir müzik açtı. Sinem’in elini tuttum ve müzik eşliğinde dansa kaldırdım. Çırılçıplak dans etmeye başladığımızda taş gibi olan yarağım Sinem’in amının tam üstünde zonkluyordu. Yarrağım sertleşince Mert gülümseyerek bizi izlemeye devam etti. Karımın göğüsleri vücuduma yapışmıştı. Mert’i çağırdım yanımıza, “galip olarak sen devam et bakalım” diyerek karımı Mert’in kollarına teslim ettim.. Heyecandan titriyordu, kocasının hemen karşısında çırılçıplak bir kadınla dans ediyordu. Ayağa kalktığında Mert’in yarrağı dahada belirgin bir hal almıştı. Karım gözlerini bir an olsun Mert’in kocaman yarrağından ayıramıyor ve dans etmek için sarıldığında gözlerini kapatarak Mert’in yarrağının vücuduna dokunmasından büyük bir haz alıyordu. Ben bunu fark edince “ama böyle adil değil, sende çıkar boxırını artık hepimiz eşit olalım” dedim. Mert bir çırpıda boxırını çıkarttı ve işte tam o anda sertleşmiş yarrağı meydana çıkıverdi. Sinem’in gözü önünde kalkmış iki tane yarrak duruyordu, haliyle karım bu durumdan oldukça etkilenmişti, bunu gözlerinden anlayabiliyordum. Ben kenarda bunları izlerken karım ve Mert dans etmeye, oyun havası açarak çırılçıplak oyun oynamaya başladılar. Sinem bir anda müziğe kendini kaptırıvermişti. Karım keyiften uçarken Mert ve ben tekrar yere oturduk ve karımın sarhoşluktan kendinden geçişini izlemeye başladık. Bir ara Sinem gözlerini Mert’in ve benim sertleşmiş yarraklarımıza çevirdi. Karşısında sertleşmiş bir halde oturmamız onun ilgisini çekmiş olacak ki oyununa ara vererek yanımıza gelip tıpkı bir dansöz gibi figürlerle kıvırmaya başladı. Hani dansözlere para takılırya, o şekil eğildi, tam o sırada dudağından bir öpücük aldım. Sinem “olmazz aşkım getir bakalım paracıkları” dedi kahkayla. Aynını Mert’e de yaparken dengesini kaybetti ve tam düşerken Mert karımı belinden yakaldı. İkisi yavaşça yere düştüklerinde karım Mert’in yarrağına dokunmaya başlamıştı. Sinem altta Mert üstte bir 5-10 saniye öyle kaldılar. Artık daha fazla ayakta durmasını istemediğim için “aşkım otur artık, ayakta duramıyorsun” diyerek gülümsedim ve kolundan tuttuğum gibi kanepede oturttum.

KAYINCONUN KARISI(ALINTI)

Selam, ben Almanyadan Erol. 31 yaşında, 1.70 boyunda, yeşil gözlü, erotik bakışlı biriyim. Evliyim. Karımla birbirimizi severek evlendik. Mutlu bir evliliğimiz ve iyi bir seks hayatımız var. Karımın bir de erkek kardeşi var, yani kayınçom. Kayınçom 24 yaşında ve biraz saf birisi. Kayınçom geçen sene evlendi. Evlendiği kızı da bir görseniz, cillop gibi! Kız daha 18 yaşında ve okadar da sexy ki, olamaz! Kayınçomun karısını, daha ilk gördüğümde içim gitmişti. Armudun iyisini ayılar yer lafı nekadar da isabetli. Kayınçomun karısı benden yaşça çok küçük olmasına rağmen kendisine yenge diye hitap ederim, kendisi de bana enişte der. Aileden gelen bir alışkanlık işte. Burada da kendisinden bahsederken yenge diye bahsedecem.

Yengemi nezaman görsem, aklımdan hep munzur munzur şeyler geçiyordu: Acaba kayınçom yengemi iyi sikebiliyor mu, yengemi tatmin edebiliyor mu, hangi pozisyonda sikişiyorlar, haftada kaç kere sikişiyorlar, yengemin amını yalıyor mu, yengemin amı kıllı mı traşlı mi, yengem kayınçonun sikini yalıyor mu, sikişirken fantazileri neler, kayınço yengemi götten sikiyor mu?, şeklinde şeyler işte. Sonra da kendi kendime: Yok yaa, kayınço safın teki, sikemiyordur. Sikse bile iyi sikemiyordur. Kayınçoda am yalayacak tip de yok. Kayınçoda fantazi falan da yoktur kesin, bildiğin düz sikişten başka bir şeye kafası çalışmaz, şeklinde cevaplar veriyordum.

Bazen de, aklımdan: Ulan benim elime bi geçecek ki öyle cillop gibi bir kız, nasıl sikerim valla, her yerini yalarım yutarım, yerim bitiririm, amını götünü bir ederim, yarrağa doyururum, gibi düşünceler geçirirdim. Hatta ve hatta bazen kendi karımla sikişirken, sanki yengemi sikiyormuşum gibi sikiyordum karımı. Zamanla bu bende saplantı haline geldi, yengemi sikme düşüncesinden bir türlü kurtulamıyordum. Günler haftalar bu şekilde geçerken, karşıma hiç uygun bir fırsat çıkmadı. Yengemle bir an olsun yalnız kalamıyordum ki sikmek için girişimde bulunayım. Ya onlar karı koca bize geliyorlardı, yada biz onlara karı koca gidiyorduk. Baktım olmuyor, fırsat çıkmasına kendim yardım etmeliyim diye düşündüm. Yengemi bizim evde sikmeye karar verdim.

Kayınçom ayda dört gece Nachtdienst’e gidiyordu ve yengem evde yalnız kalıyordu. Fakat ben karım yüzünden geceleri dışarı çıkamıyordum, hele hele sabaha kadar dışarda kalmam mümkün değildi. Evet yengemi siksem siksem anca bizim evde sikebilirdim. Kayınçomun yine Nachtdienst’i olduğu gün onları bize davet edecektim, ve kayınçom gece Nachtdienst’e gidince yengemin bizde yatmasını sağlayacaktım. Bunu sağladıktan sonra da Plan B’yi uygulayacaktım! En uygun çözüm buydu, yengemi sikebilmenin başka alternatifi yoktu. Kayınçoya telefon açtım ve planladığım gibi, birdahaki Nachtdienst’inin olacağı akşama ikisini bize yemeğe davet ettim, yengemin de bizde kalabileceğini söyledim. Kayınçom hemen kabul etti, “Ben yokken eşimin sizde kalması çok iyi olur, evde yalnız kalması beni zaten huzursuz ediyordu. Sağol enişte.” dedi ve çok sevindi.

Şimdi sıra Plan B’ye geldi. Bize gelecekleri gün erkenden gittim uyku hapı ile azdırıcı damla aldım mutfağa sakladım. Kayınçomla yengem akşam yemek vakti geldiler. Hep birlikte akşam yemeği yedik. Yemekten sonra, saat 10 gibi kayınçom Nachtdienst’e gitti. Karımla yengem işlerini bitirdiler, çay demlediler, oturduk biraz televizyon seyrettik. TV’de pek seyredilecek birşey yoktu, isterlerse bir DVD koyup seyredebileceğimizi önerdim. Kabul ettiler. Evde birkaç tane komedi ve romantik filim vardı, hepsini yengeme verdim, “Sen misafirsin, seç birini de koyayım.” dedim. Yengem romantik filimlerden birini seçti ve “Bunu seyredelim mi?” dedi. O filmi karımla birlikte iki kez izlemiştik, yine de “Olur seyredelim.” dedik. Koydum filmi ve seyretmeye başladık. Karım yengeme “Sen yabancı değilsin, ben pijamalarımı giyecem. İstersen sen de giy, rahat olur.” dedi. Yengem “Ben yanımda sadece gecelik getirmiştim.” dedi. Karım da “Giy giy, aramızda yabancı yok, eniştenden çekinmene gerek yok.” dedi.

Karımla yengem üzerlerini değiştirmeye gittiler. Birkaç dakika sonra karım pijamasını giyinip geldi, yanıma oturdu. Ardından yengem üzerini değiştirip geldiğnde gözlerime inanamadım. Olamaz yaaa! Yengemin üzerinde şarap renkli ipek bir gecelik, boyu dizlerinin üstünde, ip gibi ince askılı, yakası oldukça açık, içinde sütyen yok, nerdeyse o süt gibi beyaz memeleri dışarı fırlayacak. Sol göğsünde, pençesini kaldırmış bir kaplan dövmesi! Gözüm bir an kalçalarına kaydı, geceliğin altında tanga külot olduğu hemen belli oluyordu. Karım huylanmasın diye bakışlarımı hemen oynayan filme çevirdim. Az önce gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Kimin aklına gelirdi bizim saf kayınçonun öyle her tarafından seks fışkıran bir kızla evleneceği. Kızın heryerinden seks akıyor be. İlik gibi bir kız. Nebiçim sikilir valla.

O sırada yengem “Olmadı ama enişte, sende rahat birşeyler giymezssen reklamsız sikiş izle ben rahat edemiyecem.” dedi. Karım “Hadi sende değiştir üzerini, kız haklı.” reklamsız porno izle deyince “Peki.” deyip gittim tişörtle şort giydim geldim. Oturmadan “Ben bira içecem, sizler ne içmek istersiniz?” diye sordum. Karım sıcak süt, yengem de şekersiz nescafe istedi. Mutfakta, karımın sütüne uyku hapı, yengemin nescafesine de azdırıcı damla koydum ve getirdim. İçeceklerimizi içtikten on onbeş dakika sonra karımın uykusu geldi, esnemeye başladı, “Ay uykum geldi resmen, ben yatmaya gidiyorum, siz seyredin.” dedi ve gitti. Kaldık yengemle başbaşa! Azdırıcı ilaç etkisini nezaman gösterecek diye bekliyordum. Çok geçmeden yengemi sanki ateş basmaya başladı. Koltukta oturuşu falan değişti, dizlerini karnına doğru çekince geceliği toplandı ve tanga külodu göründü. Bir kısmı amının yarığına girmişti.

Bakışlarımın yengemin amına kaydığını yengem de farkediyor, fakat toparlanmıyordu. Manzarayı görünce benim yarrak durur mu? Yarrağım şortumun içinde kol gibi oldu! Şortum kasmaya başladı, ister istemez şortumun üzerinden yarrağımı düzelttim ortaya yatırdım, değilse şortun paçasından dışarı çıkacaktı. Yengem de bu hareketimi kaçırmadı tabi, filmi bıraktı yarrağıma bakmaya başladı. Oturduğu koltukta rahat değilmiş gibi yapıyordu durmadan. Sonunda “Enişte yanına oturabilirmiyim? Bu koltuk pek rahat değil.” diye sordu. “Tabi ki!” dedim. Kalktı, biraz önce benim yarrağımı düzelttiğim gibi, o da tangasını düzeltti ve gülerek “Olmadık yerlerime kaçıyor durmadan.” dedi, yanıma geldi oturdu. “Aslında evde külot giymem hiç, hep külotsuz dolaşırım evde.” dedi. Ben hemen “Aşkolsun yenge, burası senin evin sayılır, gönlünce davran. Ben bi lavaboya gidip gelcem.” dedim ve kalktım.

Lavabo bahaneydi, yatak odasına karım uyuyor mu diye bakmaya gittim. Evet karım mışıl mışıl uyuyordu. Yinede birkaç kez “Karıcığım, karıcığım.” diye seslenip dürttüm, tepki vermedi. Salona döndüğümde yengem külodunu çıkarmış, kasıtlı olarak az önce benim oturduğum yere koymuş, ve yine dizleri karnına çekik bir şekilde oturuyordu. Yerime geçmek için yaklaşınca yengemin amı net bir biçimde görünüyordu. Yeni traş edilmiş, küçücük bir am. Amının yukarı kısmında süs mahiyetinde biraz kıl bırakmış, ve bir de “Love Me!” yazan bir dövme vardı! O anda yengemin çok azgın bir kadın olduğu ve kayınçomun da ne yaparsa yapsın yengemi asla zapt edemiyeceği hükmüne vardım. Aslında böyle bir kadını sikmek için azdırıcıya falan gerek yoktu bile diye düşündüm. Oturacağım yerde duran külodu elime aldım, oturdum. Oturduktan sonra külodu düzeltip dizimin üstüne koydum ve “Çok zevklisin.” dedim.

“Teşekkür ederim enişte de senin gibi takdir edecek adam nerdee…reklamsız anal porno ” dedi. “Aslan gibi kocan var ya işte, takdir etmiyor mu?” dedim. “Yok yaa enişte, kocamdan olsa olsa pısırık bir kedi olur anca. Evlendiğimizde dövmelerimi ilk gördüğünde ‘Bunlar ne be?’ diye mal mal baktı. Fantazi çamaşır alıyorum, ‘Bunlara mı para veriyorsun?’ diye dudak büküyor. Süs bırakıyorum, ‘Amını iyi traş edememişsin, kıl kalmış.’ diye moralimi bozuyor.” dedi. Olay kendiliğinden istediğim yönde ilerliyordu, “Şu dövmelerine bir bakayım hele.” dedim. Yengem hemen geceliğinin askılarını omzundan düşürdü ve o kartopu gibi beyaz memeleri ortaya çıktı. Dövmenin olduğu göğsünü alttan eline alarak hafif kaldırdı ve sanki ağzıma verecekmiş gibi bana doğru yaklaştırdı. “Biri bu, kaplan dövmesi. Nasıl? Beğendin mi enişte?” dedi. Ben dövmeye bakmıyordum bile, gözlerim fındık gibi sertleşmiş meme uçlarındaydı.

“Dedim ya zevkli bir kadınsın. Çok güzel bir dövme, aynı canlı gibi, sanki dokunacak kişiye saldıracakmış gibi duruyor.” dedim. “Yok yok, saldırmaz, dokun istersen.” dedi. İcraata geçme zamanı çoktan gelmişti. Önce parmaklarımla dövmesine dokundum, “Çok şeker yaaa, biraz seveyim.” deyip dövmedeki kaplanı sever gibi yapıp göğsünü okşadım. Sonra memesinin ucuyla oynayarak, “Öteki dövmeni de göstersene.” deyince yengem bacaklarını ayırdı. Ben “Bu daha da şekermiş.” deyip, memesini bıraktım, yengemin amındaki dövmeyle ve şerit şeklinde bıraktığı kıllarla ilgilendim. Yengem, “Kocamın hoşuna gideceğini bilsem, burama da piercing taktıracam.” deyip amının dudaklarını araladı ve klitorisine dokundu. “İşte tam buraya.” deyip klitorisini parmaklarının arasına aldı ve okşamaya başladı. Bu arada heyecandan boğazım kurudu, yutkunamıyordum bile. Benim yarrak da iyice kazık gibi oldu, nerdeyse şortumu parçalayacaktı.

Kalktım ve yengemin bacak arasına diz çöktüm. Yengemin elini klitorisinden çektim ve klitorisine dilimi dayadım, yalamaya başladım. Yengem “Ohhhh enişteee…” diyerek kollarını yana, kafasını da arkaya attı. Ben klitorisini yaladıkça yengem de amını hafifçe yukarı kaldırıyor, amını yalamamı istiyordu. Amının dudaklarını sırayla ağzıma alıp içime çekiyordum. Küçük amının küçücük deliğinden sular akmaya başlamıştı bile. Amının dudaklarını bırakıp amından süzülen suları yalamaya başladım. Dilimi amının daracık deliğine sokup çıkardıkça, yengem amını dilime doğru daha da bastırıyordu. Dilim amının girebildiği en derin yerine kadar giriyordu şimdi. Sonra iki eliyle saçlarımı tutarak kafamı hızlı hızlı, ileri geri hareket ettirmeye başladı. Yengem sanki amıyla dilimi sikiyordu. Sonra birden yavaşladı ve çırpınarak orgazm oldu. Ağzımı dayadım ve amından çıkan suların hepsini içtim.

Yengem birkaç saniye daha çırpındıktan sonra doğruldu, benim ayağa kalkmamı istedi. “Yarağını yalamak istiyorum enişte!” dedi. Şortumu indirdi, eliyle yarrağımı taşşaklarımla birlikte dibinden kavradıktan sonra yarrağımın kafasını yalamaya başladı. Taşşaklarımı sıkıyor, yarrağımı yarısına kadar ağzına sokuyor ve emiyordu. “Çok tatlı yarrağın var enişte, saatlerce yalayabilirim.” diyordu. Yengem öyle diyordu da, ben fazla dayanamıyacaktım, boşalmak üzereydim, yengemi hayal kırıklığına uğratacaktım. Zor durumdaydım, boşalsam rezil olacaktım. Boşalmama ramak kala yarrağımı yengemin ağzından çektim, “Yenge bisaniye dur, lavaboya gitmem lazım.” dedim. Yengem niyetimi anlamıştı, “Tuvalete gidip 31 çekeceksin değil mi? Yok öyle yağma! Ağzıma boşalmanı istiyorum, döllerini yutmak istiyorum!” deyip yarrağımı kavrayıp tekrar ağzına aldı ve emdi. Bir iki saniye zor tuttum kendimi, yengemin ağzına boşaldım!

Yengem döllerimi yalayıp yuttuktan sonra “Enişte yatakta devam edelim hadi.” deyince kendisi için hazırlanan odaya geçmeye karar verdik. Yengem odasına girerken, ben de bi koşu karıma bakmaya gittim. Karım öyle derin uyuyordu ki götünde pireler uçuşuyordu. Yengemin odasına girdiğimde yengem geceliğini çıkarmış, ayakta beni bekliyordu. Hemen soyundum ve ayakta öpüşmeye başladık. Yengemin boynunu, memelerini, meme uçlarını yalayıp emiyordum. Her yerini dişlemek istiyordum, yengem “Morartma aşkım, kocam şüphelenmesin.” diye uyardı beni. “Tamam aşkım.” dedim ve öpüşmeye devam ettik. Ellerimi de arkasına attım, kalçalarını yoğuruyordum. Yengem de elini yarağıma atıp sıvazlayınca, benim yarrak yavaş yavaş dikelmeye başladı. Yengem “Uzan aşkım.” deyip beni sırtüstü yatağa yatırdı. Kendisi de amı ağzıma gelecek şekilde, 69 pozisyonunda, üzerime çıktı.

Yengem benim yarrağımı yiyecek gibi somuruyor, ben de delicesine yengemin amını yalıyorum ve kalçalarını üfeliyorum. Yengemin götüne parmağımı sokunca, yengem “Merak etme aşkım, birazdan götümü de sikeceksin, sırada şimdi amım var!” dedi ve kalktı, Jokey pozisyonuna geçti, yavaşça yarrağıma oturdu. Bir türlü kabul etmek istemiyordum, fakat sanki yengem sikişmeyi benden iyi biliyordu. Profesyonel bir orospu gibi sikişiyordu, işi çok iyi biliyordu. Beni boşaltmadan kendisi müthiş bir şekilde boşaldı, orgazm oldu. Şaşkınlığım gittikçe hayranlığa dönüşüyordu. Yengem bu şekil sikişmeyi bizim saf kayınçodan öğrenmiş olamazdı, hiç mümkünatı yok! Bunlarla şimdi kafa yormanın sırası değildi, kendimi sikişe konsantre etmem ve zevk almaya bakmam gerekiyordu. Yengem sikimin üzerinden kalktı, yüzüme oturur gibi amını ağzıma dayadı ve bana amını, amının sularını yalattı.

Sonra yüzümden kalktı, yarrağımı yalayarak ıslattı ve “Kalk aşkım, sıra götüme geldi!” dedi. Yüzünü yatağın kenarına koyarak, halının üstünde domaldı. Eline tükürerek, parmaklarıyla tükürüğünü götünün deliğine sıvadı. İki elini arkaya atarak götünün yanaklarını yanlara ayırdı ve “Hadi aşkım, sik götümü!” dedi. Hemen yengemin arkasına geçtim, sikimi tutarak, kafasını göt deliğine soktum. Ben yengeme acı vermemek için çok dikkatli ve yavaş hareket etmeyi düşünüyordum. Fakat yengem, daha sikimin kafası götüne girer girmez, kendini geriye ittiriverdi. Bir seferde ne var ne yok hepsini almıştı içine. Yarrağım içinde, götüyle daireler çiziyordu. Sonra ileri geri salınmaya başladı. Yengemi belinden tuttum ve ben de yengemin tersine ileri geri yapmaya başladım. Yengem götünü ileri çekince ben de sikimi geri çekiyordum. Sonra yengem götünü arkaya getirince, ben de sikimi ileri bastırıyordum.

Yengemle okadar muntazam bir ritim yakalamıştık ki, daha önce hiç kimseyle böylesine ritmik bir şekilde sikişmemiştim. Yirmi dakikaya yakın bu ritimde yengemin götünü siktim. Sonra ikimiz aynı anda hızlandık. Yengemin kalçaları kasıklarıma sert sert vurdukça, kasıklarım ve taşaklarım ağrımaya başladı. Yengem, “Boşalacağın zaman haber ver aşkım.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemin götünü sikmeye devam ettim. Yengemin götünü sikerken aldığım zevk müthişti, fakat aynı zamanda da içimde bir burukluk vardı. Yengemin her halinden belliydi, yengemin götünü ilk siken erkek ben değildim. Yengemin götünü siken ilk erkek kayınçom da olamazdı. Bu arada boşalmak üzereydim, yengeme “Boşalacam hayatım.” dedim. Yengem ,“Dur boşalma daha.” deyip yarağımı götünden çıkardığı gibi ağzına aldı ve emmeye başladı. Yarrağımı emerken de kafasını yukarı aşağı sallayarak, boşalabileceğimi belirtiyordu. Zaten yengem istese de istemese de boşalacaktım.

Yengemin ağzına öyle bir tazyikle boşaldım ki, nerdeyse spermlerimin tamamına yakını yengemin ta midesine kadar fışkırmıştır. Yengem damarlarımı kurutacakmış gibi emiyordu yarrağımı. Spermlerimin hepsini yalayıp yuttuktan sonra, “Harikaydın erkeğim!” dedi ve kalktı, öpüşmeye başladık. Ben de yengeme, “Asıl harika olan sensin aşkım, harika sikişiyorsun!” dedim. Yatakta birbirimize yarım saat kadar sarılıp uzandıktan sonra yengem, “Aşkım, şimdi karının yanına git yat, anlamasın. Bundan sonra bol bol sikişiriz.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemi öptüm ve banyoya gittim, duş aldım. Sonra da karımın yanına yatmaya gittim. Karım halen uyuyordu, uyanması da imkansız gibiydi. Karıma arkasından sarılarak, sanki yengeme sarılmışım gibi yattım uyudum.

Ertesi sabah kayınçom da geldi, hep birlikte kahvaltı yaptık. Kayınçom, karısının bizde kalmasına müsade ettim diye, bana teşekkür etti, “Sağol enişte, çok makbule geçti, gözüm arkada kalmadı.” dedi. Ben de, “Ne önemi var kayınço, ev sizin. Nezaman istersen getir yengemi bizde kalsın.” dedim. Karım da, “Tabi tabi, bundan sonra her Nachtdienst’in olduğunda mutlaka getir, bizde kalsın, getirmezsen darılırım valla.” diyerek beni destekledi. Yengemin ise ağzı var dili yok, sadece yüzünde küçük bir tebessüm. Ohh beee, herkes memnundu! Bundan sonra ayda enaz dört gece yengemi sikecektim. Hemde kendi evimde. Hemde yengemi kayınçom kendi elleriyle getirecekti. Hemde karım yan odada uyurken. Bundan sonra yengem yatılı geldiğinde tek yapmam gereken şey, sadece karımın içeceğine uyku hapı atmak olacak!

Emrenin Kalın siki

Slm adım Aylin, Ankarada yaşıyorum. 35 yaşında ve dulum, 6 sene önce kocamdan boşandıktan sonra birdaha evlenmedim. 1,70 boyunda, balık etli, ince belli ve dolgun kalçalıyım. Annemle birlikte yaz tatili için Aydın’a gitmiştik. Orada eski komşularımızla Güzelçamlıya deniz kenarına gittik, ben, annem, komşumuz Sibel teyze ve onun 16 yaşındaki cılız torunu Emre ile. Hem piknik yaparız, hemde biraz yüzeriz diye.

Piknik yaptıktan sonra ben biraz yüzmek istedim. Annemler zaten pek denize girmezler, oturup sohbet etmek istediler. “Kızım siz Emreyle gidin yüzün, eğlenenin…” dediler. Emre dünden razıydı, “Hadi gidelim Aylin abla!” dedi, kalktık girdik denize. Suda biraz oyalandıktan sonra ben Emreye sordum, “Emre sen bilirsin, buralarda sakin bir yer var mı, hani kimse rahatsız etmeden biraz güneşlenebileceğim?” diye. “Var abla, şu kayaların arkasında küçük bir sahil var, tenhadır, hele bugün haftaiçi kimse gelmez.” dedi. Annemlere seslendik, “Biz kayalıkların oraya gidiyoruz.” diye ve yüzerek oraya gittik. Küçük bir sahildi ve kumu çok güzel, temizdi. Emrenin dediği gibi bizden başka kimse de yoktu.

Kumlara uzandık yan yana, güneşlenmek için. Emreye sordum, “Bikinimin üstünü çıkarsam olur mu, göğüslerim biraz esmerleşsin?” dedim. Emre hemen, “Çıkar abla, kimse görmez! Arasıra turistler de üstsüz güneşlenirler burda!” dedi. “Bana bak, kimseye söylemezsin dimi?” dedim. “Yok valla söylemem, çıkar!” dedi. Ben etrafa birdaha bakındıktan sonra bikinimin üstünü çıkardım. Emre çıplak göğüslerimi görünce gözlerini alamadı tabi. Anladığım kadarıyla Emre buraya üstsüz güneşlenen turistleri dikizlemeye geliyordu. Fakat sanırım ilk defa bukadar yakından görüyordu çıplak göğüsleri. Ben gözlerimi yumdum ve vücudumu yakan sıcak güneşin tadını çıkarmaya başladım. Birkaç dakika sonra gözlerimi açtığımda, Emre mayosunun üstünden kalkık sikiyle oynuyordu. Kafamı kaldırınca utandı ve hemen elini çekti sikinden. Ama ben mayosunun önüne bakınca şaşırdım, 16 yaşında ve öylesine cılız bir oğlanın siki nasıl oluyor da kadar büyük ve kalın oluyor diye takıldı kafama. Doğruldum ve hemen bikinimin üstünü giydim, “Gidelim artık…” dedim. Kalktık yüzerek tekrar annemlerin yanına gittik.

Annemlerle biraz oturduk, birşeyler içtik. O sırada plajda turistlere Atlarla Safari yapan biri geldi. 3 tane at, atın birisine binmiş, diğer iki atın da yularından tutmuştu. Emrenin tanıdığı bir arkadaşıymış, Emreye sordu, “Safari yapmak istermisiniz Emre?” diye. Emre de bize sordu. Ben, “Yapalım…” dedim, ama annemler istemediler, “İstiyorsanız siz yapın.” dediler. Emre de, “Ozaman Safariye gerek yok, ben güzergahı biliyorum, ikimize bir at yeter.” diyerek, arkadaşından atın birini 2 saatliğine kiraladı. Emre ata bindi, ben de arkasına oturdum, normalde Safari yapılan Ormana doğru dolaşmaya çıktık. Atın üstünde Emreyle hem muhabbet ediyor hem de yavaş yavaş gidiyorduk. Biraz ilerledikten sonra ben Emreye iyice yaslanmışım farkında değilim. At sendeledikçe düşmemek için arkadan Emreye iyice sarılıyor, cılız vücuduna daha da yaslanıyordum. Bu durum hoşuma gitmeye başladı. Emrede sadece şort vardı ve üstü çıplaktı, bende de alt üst bikini ve sadece hasır şapkalar vardı başımızda.

Hava çok sıcak ve nemli olduğundan ve ben Emreye sıkıca sarıldığımdan dolayı ikimizin de vücutları terlemişti. Emreye, “Bikinimin üstünü çıkarabilirmiyim Emre? İnsanlar varmıdır buralarda?” dedim. Emre, “Rahat ol abla kimse olmaz, haftaiçi!” dedi. Bikinimin üstünü çıkardım sadece bikinimin altı kalmıştı. Göğüslerim Emrenin sırtına iyice yapıştı. Bir süre daha gidince, aklıma Emrenin siki geldi, kaldırdı mı diye yoklayayım dedim. Atın sendelemesini fırsat bilerek, Emrenin göbeğine doladığım ellerimi aşağıya indirdim, kerata dikmiş sikini, sem sert olmuştu. “Ne bu Emre? Ayıp değil mi?” dedim. “Abla valla elimde değil, kendiliğinden oldu!” dedi. Hem hoşuma gitmişti, hemde çocuğun durumuna üzülmüştüm, “Biraz da ben süreyim mi atı Emre?” deyince, dünden kabul etti. Hemen inip arkama oturdu. Bu sefer o benim vücudumu tutmuş vaziyette giderken, iyice arkama yaslandı. Aramızda hiç boşluk kalmamış, büyük ve kalın sikinin sertliğini kalçalarımda hissediyordum.

Kasıtlı olarak, atın başını seviyormuş gibi yapıp biraz öne eğildim ve kalçalarımı biraz havaya kaldırdım. Emre de bunu fırsat bilip iyice sokuldu altıma. Artık Emrenin sert siki amıma sürtünüyordu, daha da hoşuma gitmişti bu durum. “Biraz mola verelim mi Emre?” dedim. “Tamam abla verelim.” dedi. Attan indik aşağıya. “Bak Emre burada yapacaklarımız sır kalacaksa sana bir sürprizim var.” dedim. Emre sanki ne yapacağımızı sezinler gibiydi, “Tamam abla, sır kalacak!” dedi. Atı yularından bir çalıya bağladık. Emrenin elinden tutarak bir ağacın altına geçtik. Emreyi ağaca yaslayıp, önüne çömeldim ve mayosunu indirdim. Cılız oğlanın kocaman ve kalın siki dimdik önümde duruyordu, elime alıp okşamaya başladım. Emre hiç konuşmasa da, çok hoşuna gittiğini anlayabiliyordum. Biraz sikini okşadıktan sonra, busefer ağzıma aldım tazecik sikini ve yavaş yavaş emmeye başladım. Zevkten dört köşe olmuştu çocuk. Emmeyi bıraktım ve kalktım, biraz daha emmeye devam etsem kesin ağzıma boşalacaktı.

“Emre beni sikmek istermisin?” deyince, “Zaten hep hayalini kuruyordum!” demez mi. “Tamam o zaman gel!” dedim. Ağacın gövdesine iki elimle tutunarak domaldım, kalçalarımı biraz yukarı kaldırıp, belimi de aşağıya indirdim, “Hadi sok!” dedim. Emre belimi tutup sikini amıma sokmaya çalıştı, ben de biraz yardım edince soktu ve gidip gelmeye başladı. Ama ben daha zevkimi alamadan hemen boşaldı. “Emre naptın?” dedim. Utanarak, “Dayanamadım abla…” dedi. Emrenin sikini tekrar ağzıma alıp yalamaya başladım. Siki tekrar kalkınca hemen sikmek istedi yine. “Dur bakalım, şimdi sen yala bakalım!” dedim ve ağaca sırtımı yaslayarak bacaklarımı araladım. Emre amımı yalamaya başladığında ben de artık iyice kudurmuştum. Tekrar önünde domaldım. Bu sefer kendisi soktu ve 20 dakikaya yakın gidip geldi amımın içinde. “Hızlı, yavaş…” diye komutlarla ritmi ben ayarladım ve sonunda ikimiz de aynı anda boşaldık…

Emreye, “Kimseye söylemezsen, tatilim bitene kadar kendimi sana hergün siktireceğim!” dedim. Anlaştık, Emreden sözü aldım. Ata bindik ve annemlerin yanına döndük. Çok güzel bir gün olmuştu benim için.

Deli Kaynımın Delirten Yarağı

Slm ben Sinem, 6 yıllık evliyim, 27 yaşındayım, 1.72 boyunda, esmer ve balık etli biriyim. Zihinsel özürlü kaynımla aramda geçen bir seks hikayemi paylaşmak istiyorum, çünkü kimseye anlatamıyorum ve içimde de tutmak ağır geliyor bana. Hikayem bundan 2 sene önce Mayıs ayında geçiyor. Kocamla beraber memleketlerine (Anadolu’nun şirin bir köyüne) tatile gittik. Köyde yaşayaşan kaynanam, kayınbabam ve kocamdan küçük olan zihinsel özürlü kaynım (İlhan), geleceğimizden haberleri olduğu için baya hazırlık yapmışlar, bizi bekliyorlardı. Gittiğimizde yoğun bir ilgi, bir alaka, utandırmışlardı beni. Hele kaynım, “Yengem geldi, yengem geldi!” diye diye ortalığı velveleye vermişti. Doğrusu bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Yemekler yenildi, çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Derken, kocamla ben yorgunluktan mahf olmuştuk, yatmak için izin isteyip, odamıza gittik, yattık uyuduk.

Sabah temiz havanın etkisiyle erkenden uyandım. Pencereden baktığımda kayınım İlhan hayvanları dere kenarına götürüyordu. Ben de üstümü giyinip dışarı çıktım. Kaynanam inekleri sağmış, sütü kaynatmak için ateşe koymuştu. Beni görünce gülerek, “Güzel gelinim uyandın mı, günaydın!” dedi. “Günaydın anneciğim!” deyip, ateşin önünde muhabette koyulduk. Kaynanam, maddi manevi bazı sıkıntılarının olduğunu anlatıyordu. Ben de, “Maddi sıkıntılar halledilir de, manevi sıkıntı nedir anneciğim?” dedim. Başladı anlatmaya, “Biz yaşlandık, kızlar uğramaz oldu, siz İstanbul’da, biz burda kala kaldık öyle. İlhanın durumunu biliyorsun, gitmediğimiz doktor kalmadı, ama hiçbir faydası yok. Geçim kaynağımız hayvanlar, onlar da bakım ister, yaşlandık artık bakamıyoruz, İlhan da anlamıyor, hayvanları suya götürürüyor hepsi o kadar!” dedi, sonra, “Neyse… Hadi gel bir çay koyalım, kahvaltı yaparız!” dedi ve kalktık hazırlık yapmaya başladık. Kocam da uyanmış elini yüzünü yıkadıktan sonra sofraya geldi. Kahvaltıdan sonra kocama, “Biraz gezelim tarlalarda falan…” dedim. Kabul etti ve bahçeye indik. Dalından domates salatalık yemek kadar lezettli bir şey daha yoktu. Çok hoşuma gitmişti…

Akşam olmuştu, ama benim içim de kaynıyordu, temiz hava ve organik yiyecekler bende adeta Afrodizyak etkisi yapmıştı ve canım öylesine sex istiyordu ki, anlatamam. Yatağa girer girmez, ben hemen yapıştım kocamın dudaklarına ve sevişmeye başladık. İkimizin de Orgazm olduğu güzel bir sikişmeden sonra, gayet huzurlu bir şekilde yattık, uyuduk.

Sabah yine erkenden uyandım. Yıkanmak için banyoya girdim. Kimse uyanmadan yıkanmalıydım, çünkü köy hali, derme çarpma bir banyoları vardı. Esk**en orası mutfakmış, ama sonra etrafını hasırlarla kapatarak banyo yapmışlar. İşin açıkcası insanı bu tedirgin ediyordu. İyi ki ani su ısıtıcıları vardı, su ısıtmak zorunda kalmamıştım. Hemen aceleyle soyunup suyun altına girdim. 2 dakika sonra sanki bir gölge görmüş gibi oldum, sağa sola baktım, birşey göremedim. Kim ola bu saate deyip devam ettim, banyomu yapıp, hızlıca giyinip yattığımız odaya gittim. Ama banyonun ordan bir takım sesler duydum. Merak ettim, pencereden baktım. Bir de ne göreyim, kaynım İlhan banyo yaptığım yerin arka tarafından çıkıyor. Birden afalladım, ne yapacağımı şaşırdım kaldım. Beni mi röntgenlemişti? Nasıl olurdu böyle birşey? Öğleden sonra banyo yaptığım yerin arka tarafına gidip baktım. Gerçekten oraya konulan buğday torbalarının hemen yanında, bir parmak genişliğinde bir aralık vardı. Artık hiç şüphem kalmamıştı, kaynım beni dikizlemişti. Utana sıkıla geri geldim. Herkes dışardaydı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kaynıma da kızamıyordum, 24 yaşında genç bir erkekti, belki zihinsel olarak eksikti, ama o da bir erkekti, onun da cinsel ihtiyaçları vardı. Onun için kızmadım ve kimseye de birşey söylemedim.

Aradan birkaç gün geçmişti ve İlhan’ın bana bakışları çok değişmişti. Bunun farkındaydım, ama ne yapabilirdim ki? Ne diyebilirdim ki? Daha doğrusu sonuçta deliydi. Gece olmuş ve herkes uyuyordu, benim ise uykum kaçmıştı. Uyumaya çalışıyordum, ama uyuyamıyordum. Kocam horlamaya başlamıştı bile. Birden dış kapının gıcırdamasını duydum, doğrulup ön cepheye baktığımda, İlhan’ı banyonun arkasına giderken gördüm. Ne yapıyor bu deli bu saate orda? diye bakmaya devam ettim. Merak işte, yatıp uyusana, sana ne? Ama dedim ya merak işte, beni rahat bırakmadı, peşinden yavaşça dışarı çıkıp, çitlerin aralıklarından baktığımda, adeta şok olmuştum. İlhan donunu indirmiş 31 çekiyordu. Hemen ordan ayrılmak istedim, hatta iki adım geri attım, ama yine vaz geçtim, biraz daha seyretmek için geri döndüm, daha dikatli bakmaya başladım. İlhan tam karşımda yan durmuş, hızlı hızlı 31 çekiyordu. Biraz daha bekledim ve İlhan kasıla kasıla boşalmaya başladı. Ama asıl şoku işte ondan sonra yaşadım, sikindeki kalan dölleri temizlemek için döndüğünde, avlunun ışığı yarağını tam aydınlattı ve ben hayatımda gördüğüm en büyük ve kalın yarağı gördüm. Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı ve gözlerimi yarağından ayıramıyordum, dehşet bir şeydi, gerçekten inanılmazdı. İnternette çok yarak gördüm, ama böylesini hiçbir yerde görmedim. İlhan donunu çekerken ben de hemen geri içeriye girdim. Odaya geldiğimde kocam halen horluyordu. Hemen sırtımı ona dönüp uyumaya çalıştım, ama İlhan’ın yarağı bir türlü aklımdan çıkmıyordu.

İlerleyen günlerde İlhan’ın yarağı adeta beynimde saplantı haline gelmişti. Tanrım, nasıl bir şeydi o yarak öyle? Bir kadın nasıl içine alabilir onu? diye her düşündüğümde sırılsıklam oluyordum. Ama kocama birşey belli etmiyordum, sadece hemen odama girip kapıyı kilitleyip, İlhanın yarağını düşünerek masturbasyon yapıyordum.

Günlerden Çarşambaydı, akşam üstüydü, evin telefonu çaldı. Telefonu kocam açtı. Tedirgin bir sesle, “Ne zaman oldu, nasıl oldu? Yaşıyorlar mı?” diye konuşunca, herkes, “Kine ne oldu?” diye ayağa fırladı. Kocam, “Tamam geliyoruz!” deyip telefonu kapattı. Hepimiz merakla ne olduğunu beklerken kocam anlattı: Amcaları tarladan gelirken traktörün romorkü devrilmiş ve amcaları altında kalmış. Durumu çok ağırmış, kan da lazımmış. Kocam, “Hemen hazırlanıp çıkalım!” dedi. Ben de hazırlanmak istedim tabi, ama kocam, “Senin ve İlhan’ın gelmesine gerek yok, biz gideriz! Duruma göre sana haber veririm!” dedi. “Hayır, ben de geleceğim!” dedim, “Olmaz!” deyip kestirip attı. Kocama gizlice, “Kendine gel, ben burada yalnız kalamam, korkarım!” dedim. Kocam da, “Korkma, birşey olmaz. Hem İlhan burda ya!” dedi ve aceleyle çıktılar. Gidecekleri köy traktörle yarım saat sürüyordu, binip gittiler…

Gece saat 23:00’e geliyordu, daha haber almamıştım. Patlamak üzereydim ki, evin telefonu çaldı. Hemen fırladım açtım. Arayan kocamdı, “Bu gece gelemiyoruz, durumu çok ağır, tıp fakültesine havale ettiler ve oraya gidiyoruz!” dedi. “Peki ne zaman geleceksiniz?” dedim. “Bilmiyorum, belli değil!” dedi. “Bari annem gelsin!” dedim. “Annem de yengemlerde, gelen giden çok, yengem ilgilenecek durumda değil!” dedi. “Tamam!” deyip kapattım telefonu. İlhan yere uzanmış Televizyon seyrediyordu, dünyadan haberi yoktu. Bana dönüp, “Annemler gelmiyorlar mı?” dedi. “Hayır!” dedim. Hiç konuşmadan tekrar filmi seyretmeye devam etti. Ben divanda oturdum, düşünüyordum. Saat baya geç olmuştu, “İlhan yatağına geçip yat istersen!” dedim. Hiç konuşmadan kalktı ve yerine geçti, gömleğini ve kot pantolonu çıkararak, sadece donuyla ve atletiyle yatağa uzandı, üstünü örtmeden. Ve o dev yarak donunun içinde, karşımda öylece duruyordu. İnik hali bile çok büyüktü…

Ben de orda divanda uzandım, ama uykum gelmiyordu, gözüm hep ondaydı. İçimi karışık duygular kaplamıştı, amım ıslanmış ve istemsiz hareketler yapıyordum, elim çoktan pijamamın içinde amıma varmıştı bile. İki parmağımı amımın içine sokup çıkarıyordum. Birden İlhan’ın bana baktığını gördüm, kaşıyormuş gibi yapıp elimi çektim hemen. İlhana baktım, bu sefer o sokmuştu elini donuna ve gözlerimin içine bakarak yarağıyla oynuyordu. “Napıyorsun İlhan, çek elini ordan!” diye bağırmışım. Hemen elini çekip bakışlarını kaçırdı. Sonradan üzüldüm çocuğa bağırdım diye ve telafi etmek için onunla konuşmaya başladım. Kısa cevplar veriyor, gözünü benden kaçırıyordu…

“İlhan seninle bir şey konuşamam lazım!” dedim. “Nedir yenge?” dedi ve bana baktı. “İlhan sen neden evlenmiyorsun?” dedim. “Babam erken diyor!” dedi. “Erken değil, tam evlenecek yaşta bir erkeksin ve evlenmem lazım!” dedim. “Babam kimse seni almaz diyor!” dedi. “O yüzden mi 31 çekiyorsun?” dedim. Bakışlarını kaçırdı ve cevap vermedi. “Ben seni geçen gün gördüm, banyonun arkasında 31 çekerken!” deyince, “Yalan söylüyorsun!” deyip, birden doğrulup oturdu. Ödüm koptu biran, birşey yapacak diye. “Hayır, yalan söylemiyorum gördüm, 31 çekiyordun!” diye tekrarlayınca, “Babama söyleyecekmisin?” dedi. “Söyleyim mi?” dedim. “Hayır söyleme, babam beni dövüyor!” dedi. “Daha önce dövdü mü?” dedim. “Evet, bir kere tarlada yakaladı ve çok dövdü!” dedi.

Bunları konuşurken amım nasıl karıncalanıyordu anlatamam. Şeytan dürtüyordu, işte sana fırsat, değerlendir diyordu. “Peki söylemeyeceğim, ama karşılığında senden bir şey isteyecegim, sen de onu yaparsan kimseye söylemem, yoksa abine de, babana da söylerim!” dedim, ama yüreğim kalbimden çıkacak gibiydi, nefes alamıyordum, boğazım düğümleniyordu, daha şimdiden içimi suçluluk duygusu kaplamıştı. İlhan, “Nedir yenge?” deyip kalktı, pantolonunu giymeye çalıştı. “Hayır giyinme, banyo yapmanı istiyorum, çok kötü kokuyorsun. Ama önce içerden sana temiz iç çamaşır alalım!” deyip dolaba yöneldim, ona bir külot ve atlet çıkardım, “Hadi bakalım, şimdi doğru banyoya!” dedim. “Yıkanınca babama demiyecek misin?” dedi. “Önce seni bir yıkayalım, sonra konuşuruz!” dedim ve banyoya girdik.

Atletini çıkartıp attı oraya, suyu kıvamına getirip donla altına girdi. Ben ona bakıyorum. Tamamen ıslanınca yarağı olduğu gibi yapıştı dona, bütün hatlarıyla görünüyordu. “Donunu da çıkar, seni lifleyeceğim!” dedim. Hiç itiraz etmeden çıkardı. Aman Tanrım, bu ne ya? dedim kendi kendime. Yarağı kıllı, kirli, ama kocaman bir şeydi! İlhanı lifleyip iyicene yıkadım. Arada elim kazayla değiyor gibisinden yarağına elliyorum. Ve yarak kısa sürede kalkmaya, uzamaya ve kalınlaşmaya başladı…

Kendime inanmıyordum, hayatımda hiç kocamı aldatmamıştım, fakat şimdi öz kardeşiyle aldatmanın planlarını yapıyordum. Yarağını tutup, “İlhan bu neden böyle oldu?” diye sert çıkmaya başladım. “Bilmiyorum yenge, annem yıkayınca da oluyor!” demez mi! “Nasıl bilmiyorsun?” dedim. “Bilmiyorum işte, sorma bana!” dedi. “Peki 31 çekmesini nasıl öğrendin?” diye sordum. “Asım öğretti!” dedi. Asım komuşlarıymış, ama evleri biraz uzaktaymış. “Peki, hiç bir kadınla yaptın mı o işi?” dedim. “Hayır yapmadım!” dedi. “Nasıl yapılacağını biliyormusun?” dedim. “Bilmiyorum!” dedi. “Peki ben sana öğretsem, kimseye söylermisin?” dedim. “Hayır söylemem!” dedi. “Bak ama, eğer söylersen, ben de senin 31 çektiğini babana söylerim. Askerlere de söylerim, seni ceza evine atarlar!” dedim. “Yok valla söylemem!” dedi. “Peki!” dedim. İlhanı kurulayıp çıktık. Dış kapıyı kilitleyip, yattığım odaya geçtik…

Ben de soyunup, yatağa sırtüstü yattım ve “Bak İlhan, bir kadın yapmak için, öncelikle onu yalaman gerekiyor!” dedim. Geldi elimi kolumu yalamaya başladı. “Oraları değil, burayı yalayacaksın!” diyerek amımı gösterdim ve “Aynı köpeğin su içtiği gibi, dilini amımın içinde gezdirmen lazım!” dedim. Hiç beklemeden yumuldu amıma ve yalamaya başladı. Ben zevkten uçmak üzereydim. Başından tutup amıma bastırdım, “Daha hızlı yala! Daha hızlı!” diye diye şidetli bir şekilde orgazm olup boşaldım. Ama ne boşalma, anlatılamaz! İlhan halen yalamaya devam ediyordu. “Yeter bukadar! Şimdi de senin sırtüstü yatman lazım!” dedim. Dediğimi yaptı. Yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım. Ama avucuma sığmıyordu ki, içime nasıl girecekti? Nasıl alabilirdim içime onu? Hem almak için sabırsızlanıyordum, hemde bana bir şey olur diye çok korkuyordum. Bütün cesaretimi toplayıp, ata biner gibi üstüne diz çöktüm. O sadece olacakları bekliyordu. Elimi bolca tükürükleyip yarağının başını iyice ıslattım. Benimki zaten ıslak olduğu için, yarağının gövdesinden kavrayıp yavaşca amıma sürtmeye başladım. Yok böyle bir delilik ya, kendime inanamıyorum, zevkten uçuyordum adeta.

Biraz zorladıktan sonra yavaş yavaş amımın dudaklarını gerildiğini hissettim. Ve biraz sonra daha şidettli bir acı ile durdum, kafası içimdeydi. Ama içimden çıkarmak istemiyordum, hepsini almayada korkuyordum. O an aklıma çantadamki nemlendirici krem geldi ve “Sen kıpırdama!” dedim, gidip getirdim ve yarağına baştan aşağıya iyice sürmeye başladım. Sonra yine yarağını amıma almayı denedim. Bu defa biraz daha rahat oluyordu galiba. Biraz daha, biraz daha derken içimde yer kalmadığını anladım, inanılmaz zorluyordu rahmimi. Ama daha hepsi girmemişti, elimi attığımda daha 3 parmak kadarı dışarda duruyordu. Ben ise kıpırdamaya korkuyordum. Biraz o şekilde git gelden sonra inanılmaz bir orgazm daha yaşadım. Yarağına da alışmaya başlamıştım, artık yavaş yavaşta olsa oturup kalkabliyorum. Benim sıvımın ve kreminde etkisiyle, yarak içimde kayıyordu adeta. Sonra hızlanmaya başladım. Yarak beni zorluyordu, ama istiyordum da…

Bir süre sonra ayağa kalkıp, “İlhan, sen hiç sikişen eşek gördün mü?” diye sordum. “Gördüm!” dedi. “Beni o eşek gibi sik! Yarağına bolca tükür ama!” dedim ve ellerimle duvara dayanıp domaldım. İlhan yarağını tükürükleyip arkadan amıma girmeye çalışıyordu. Ve işte kafası içimdeydi, ama birden öyle bir abandı ki, gözlerim karardı ve istemeden de olsa bastım çığlığı. İlhan sesimden korkup durdu. Kendime geldiğimde, “Tamam devam et, ama yavaş yavaş!” dedim. Dediğim gibi yavaşça gidip geliyordu, ama ben zor duruyordum ve tutunduğum duvardaki beyaz alçıyı söküyordum. Kendimi geriye ittirerek, tamamını içime almak istiyordum. Sonunda taşaklarının kalçalarıma çarptığını hissedince daha çok hızlandım. O da aynı anda hızlanmaya başlamıştı…

Korunmuyordum ve içime boşalmaması gerekliydi. Ama iş işten geçmişti, son darbelerdi, ben kopmuştum, hiçbir şey umrumda değildi ve aynı anda boşaldık. Duvara tutunmaktan kollarımda derman kalmamıştı, aşağıya kayarak dizlerimin üzerine çöktüm, İlhan da yarağını çıkarmadan benimle birlikte kaydı ve üstüme yığıldı kaldı. İçime öyle bir boşalmıştı ki, yarağı içimde olduğu halde etrafından dölleri süzülüyordu. Yarağı kendiliğinden küçülüp amımdan çıkınca, İlhan ayaga kalktı ve “Bu 31 çekmekten daha güzeldi, bundan sonra bana hep sen öğret yenge!” dedi. “Peki, ama kimsenin bilmemesi lazım, yoksa abin seni öldürür!” dedim. “Ben kimseye söylemem, ama sen de söyleme!” dedi. “Tamam! Hadi gel yanıma uzan!” dedim. Gelip yanıma uzandı. Hiç kıpırdamadan ytaıyordu. Elimi inmiş yarağına atıp biraz okşayıp sevdikten sonra, yarağı yine kazık gibi oldu. “İlhan bir daha sikmek istermisin?” dedim. “Evet yenge, hadi yapalım!” dedi. O gece sabaha kadar 4 kere siktirdim kendimi İlhana.

Ertesi gün telefonun sesiyle uyandığımda, saat ögleden sonra 16:00’yı geçiyordu. Hemen fırladım telefonu açtım. Kocam arıyordu, “Niye açmıyorsun telefonu, nerdesin, 1 saaten fazladır arayıp duruyorum!” dedi. Ben de, “Bütün gece uyuyamadım, sabah ta erken kalktım, uykusuz olduğum için divanda uyuya kalmışım!” demek zorunda kaldım. “İlhan napıyor, orda mı?” dedi. “Nerde bilmiyorum, sabah hayvanları saldı sonrada eve gelmedi, ben de kapıyı kilitleyip uyudum. Amcanın durumu nasıl?” dedim. “Bilmiyoruz, daha bir gelişme yok, yoğun bakımda olduğu için içeriye almıyorlar, sadece yaşadıgını biliyoruz!” dedi. “Ee, gelmeyecekmisin?” diye sordugumda, “Sanırım gelemiyoruz!” dedi. Üzülmüş gibi yapıp (içimden baya sevinmiştim), geçmiş olsun dileyip telefonu kapatım. Sonra dışarıya çıkıp İlhana seslendim, ama ses yoktu, nerde olduğunu da bilmiyordum.

Banyoya gidip duş alıp pencerenin karşısına oturdum ve İlhanın gelmesini bekledim. Saat 19:00 olmuştu, ben yemekle uğraşırken kapının zorlandığını duydum. “Kim o?” diye sorduğumda, İlhan, “Ben geldim yenge, kapıyı aç.” dedi. Açtım ve “Nerdesin sen?” diye kızdım. Hiç konuşmadan içeriye girdi, “Ben acıktım!” dedi. Dünden beri hiçbir yememişti garibim. “Nerdeydin?” dedim, “Hayvanlarla beraberdim, onları otlattım, şimdi hepsini götürüp ahıra soktum!” dedi. Ben de gülerek, “31 de çektin mi?” dedim. “Hayır artık yapmıyacağım onu, seninle daha güzel oluyor!” dedi. Gülerek, “Bak seeen, neden daha güzel? dedim. “İşte sen çok güzel kokuyorsun!” dedi. Yemeğini koydum, yemek yedikten sonra çay içtik, “Hadi yatalım!” dedim. “Tamam!” dedi ve yatağına doğru gitti. Onu bu gece de istiyordum, hemde daha çok. “İlhan, yine yanımda yatmak istermisin?” dedim. Kafasını sallayarak, “Evet yenge!” dedi. İçimi yine bir heycan sarmıştı. “Tamam, o zaman benim odaya gidelim!” dedim.

İkimiz de çırıl çıplak soyunarak yorganın altına girdik. Elimi yarağına attım ve okşamaya başladım. Yarağı hareketlenmeye başlamıştı. Ağzıma almak istiyordum, ama hayatımda hiç yapmadığım için tiksiniyordum. İnternette hep görüyordum, hep ağızlarına alıyorlardı, ama cesaret edemedim, biliyorum midem kaldıramzdı. Okşamaya devam ettim, taş gibi olmuştu elimde. Bu sefer ben sırtüstü yatarak bacaklarımı iki yana actım ve üstüme çıkmasını söyledim. Bacaklarımın arasında yerini almıştı, fakat bir şey yapamıyordu. Yine ben yarağını kavrayarak amıma sürtmeye başladım. Sırıl sıklam olmuştum ve zevk sularımla yarağını ıslatıyordum. Öyle içime girmeyeceğini bilgidiğim için yine avucuma tükürükleyip onun yarağını iyicene ıslattım ve yavaşca içime girmesini söyledim, “Sakın zorlama, ben dur deyince de dur!” dedim. “Tamam yenge!” dedi. Eliyle yarağını tutarak içime sokmaya çalışıyordu, ama başaramıyordu. Ona yardım edip bacaklarımı iyicene açıp havaya kaldırdım ve elimi yandan uzatıp yarağını tutup amımın hızasına getirip, tam deliğime denkledim, “Şimdi yavaşça gir!” dedim…

Dediğimi yaptı. Yarağının başı içimdeydi ve dün geceki kadar canım yanmamıştı. Biraz daha girdi, “Dur!” dedim. İçim yanmaya başlamıştı ve amımın duvarını zorluyordu yine. Biraz bekledikten sonra ellerimi kalçasına atıp sıkıca tutarak kendi kalçalarımı oynatmaya ve yarağını içime almaya çalışıyordum. Çoğunu almıştım. Zaten ıslanmıştım onun da etkisiyle daha da kayıyordu içime ve sonuda nihayet yine kasıklarımız birleşmişti. Tamamı içimdeydi ve benim gözlerim kapanmış, nerdeyse dudaklarımı koparıyorudum ısırmaktan. Onu serbest bıraktım ve “Şimdi istedigin gibi yapabilirisin!” dedim. İçime sokup çıkarmaya başladı. Kafasına kadar çıkarıp, dibine kadar sokuyordu. Her girdiğinde ben yine uçuyordum. Tamemen içime girmesi için bacaklarımı iyicene havaya kaldırıp yanlara doğru açtım. İlhan kudurmuştu, deli gibi girip çıkıyordu. Ben kaç kere boşaldım bilmiyorum. Nefes alışları hızlanmıştı. Onun boşalmasını istemiyordum, daha da hızlanmasıyla onu içimden çıkardım…

Zavallı yüzüme öyle mazlum mazlum bakıyordu ki, sanki ‘Neden?’ diye sorar gibiydi. “Çok yoruldum, biraz bekle!” dedim. Yarağı dimdik duruyordu, inmesin diye biraz okşadım. Yine onu içimde istiyordum, ama domalacaktım, o şekilde daha iyi sikiyordu. Önünde domaldım ve arkama geçmesini istedim. Diz çöküp tekrar sikini tükürükleyip içime öyle bir girdi ki, gerçekten bayılacağım sandım. Hem acı, hem zevk ikisi biraradaydı. Bu sefer bütün kontrol ondaydı ve istedigi gibi sikecekti. İlhan sanki az önce onu yarı yolda bıraktığım için intikam alır gibi, beni sıkıca belimden kavrayıp sert ve hızlı bir şekilde sikmeye başladı. Ben yine doruktaydım. İlhanın nefes alışları hızlanmıştı ve son hamlesini yaptığında, içimde bir yerlerin yırtıldığını hisettim, ama aldığım o zevk bana hiçbir şeyi umursatmıyordu. Dölleriyle yine içimi doldurmuştu. Ben uzanınca, yarağı içimdeyken o da üstüme yığıldı kaldı. Biraz dinlendikten sonra hemen banyoya gittim. İçimdeki dölleri çıkarmak için çömeldiğimde, döllerle karışık biraz da kan aktığını gördüm. Elimi amıma attığımda, amımın kıç tarafına yakın yerinde çok kötü yanan bir bölge hissetim. Amımı yırtmıştı, ama beni de dünyanın en mutlu kadını yapmıştı.

Ertesi gün kaynanam eve gelmişti. Ondan sonraki gün de, amcalarının komadan çıktığını ve hayati tehlikeyi atlatığını ögrendik. Çok sevinmiştik. Kocam da eve gelmişti. O gece kocam benimle sikişmek istiyordu, ama amımın genişliğini hisetmesinden korktuğum için yalan söyledim, “Sen gittiğin gün adet oldum, daha iki gün yok sana birşey!” dedim. İki gün geçmişti ve amım normalleşir gibi olmuştu ve kocamla sikişebilirdim artık. Kocam, “Bu gece çok ateşlisin! O kadar sulandın ki, içine girip çıkarken hissetmiyorum bile!” dedi. Kocamın üzerine çıkıp, onu kudurttum. “İn, boşalıyorum!” demesine rağmen daha çok hızlanıp, kocamın içimde boşalmasını sağlamıştım. Artık her şey tamamdı, İlhandan hamile kalsam da, kocam kendisinden olduğunu sanacaktı. 3 gün sonra İstanbul’a döndük.

Kezbanın amını, götünü ve ağzını siktim

Hep imrenirdim insanlara “Bir çıtır buldum sikiyorum.” diye anlatırlardı. Bana da denk geliyordu, ama hepsi de sikişmek için para istiyorlardı. Oysa ben, arada para olmadan, para alıp vermeden, 20-25 yaş arası, boyuma göre ve bakire olmayan birini sikmek istiyordum.

Birgün Chat’ta [ask_yildizi] nikinde birine yazdım, cevap verdi. Adı Kezban’mış. O da Ankara’lıydı ve tercihlerimden biri de Ankara’lı olmasıydı. O gece telefonla konuştuk. Dürüstlük önemliydi benim için ve evli olduğumu da söyledim ona. Onun da sevgilisi askerde olduğundan, sevgilisi askerden gelene kadar, “Sikişmek için partner aradığını…” söyledi. Hoş sevgilisi askerden gelsede ben onu sürekli sikmek isteyecektim ama olsun. Onun kararları önemli. Sonra ona bu isteğim ve bu arkadaslığımız konusunda teklifimi yaptım. Sanki bana 3 yıl gibi gelen, 3 günden sonra “Olumlu” yanıt verdi.

Havalarda uçuyordum. Artık istediğim gibi çıtır ve taze bir am sikebilecektim. Domaltarak, yatırarak, ağzına vererek falan. İlk buluşma için heyecanlanıyordum. Çirkin çıkacak diye de hayıflansam da olsun diyordum. Ama beklediğimden çok ama çok güzel bir hanım çıkmazmı. O an sikimin dikildiğini, hissettim. Otel fikrine karşı çıkmadi. O biraz kıllı bir sik istiyordu, bense kaymak gibi, traşlı bir am istiyordum. Bunu daha önce konuşmustuk. Ve hazırlanmıştık karşılıklı. Onun amını yalayacağım an için sabırsızlanıyordum.

Otele giderken, havadan sudan konuştuk ama, ikimizin de aklında, otelde neler yapacağımız konusu vardı. Saçlarından tutup ağzına verecektim sikimi. Otele girdik ve ve onunla dans etmek istediğimi söyledim, itiraz etmedi. Başladık dans etmeye. İnanmıyordum. Sanki hayaldi. Hep istediğim, hayalini kurduğum gibi biri, kollarımın arasındaydı. Çıtır, taze, güzel, bakire olmayan, seksi seven. Kalçaları müthişti. Ve konuştuğumuz gibi, seksi bir çorap giymişti. Öpüşmeye başladık ve kalçasını okşamaya başlamıştım. Çok güzeldi ve gittikçe heyecanlanıyordum.

Dayanamadım ve hemen yatağa yatırdım onu. “Sevgilim.” deyip duruyordum. Biran önce sikmek istiyordum onu. Üzerindekileri bir çırpıda çıkardım. Memeleri 100 bedendi ve kahverengileri kocamandı. Bayılmıştım. Eme eme okşadım o memelerini. Avuçladım, okşadım, emdim. Ama aklım amındaydı. Tam istediğim gibi, kaymak gibi yapmıştı amını. Yatırdim ve bacaklarını sonuna kadar ayırmasını istedim. İtiraz etmedi. Başladım amını yalamaya. Bacaklarını okşuyordum birtaraftan da. İnlemeye başlamıştı. Amının heryerini emiyordum. Am dudakları’nı, klitoris’ini, iç dudaklarını. Dilimi sokuyordum ta içine. Sulanmıştı amı.

Dayanamıyordum ve sokmak istiyordum amına artık. Dibine kadar vurmak istiyordum artık. O da istiyordu ve “Haydi, sok artık, sik artık!” diyordu. Ama ben amını yalamaya doyamamıştım. Bir taraftan parmağımı sokuyordum amının deliğine, bir taraftan da yalıyordum. En sonunda artık tamam dedim ve bacaklarını omzuma aldım. Sikimi amının deliğine getirdim. Daracıktı amı. Neredeyse parmağım bile zor giriyordu. Birazdan sikimi sokacaktım o deliğe. Dibine kadar sokacak ve vuracaktım amına minik sevgilimin.

“Bak, izle içine girerken.” dedim ve başladım vurmaya, dibine kadar sokmaya. Sikimin amına girmesini birlikte izledik. Ondan sonra o da bıraktı kendini, ben de. Dayadım sikimi amına ve sikmeye başlamıştım artık. Dibine vuruyordum. Her vurduğumda, memelerinin titrediğini görüyor, daha da heyecanlanıyordum. Böyle tatlı ve güzel bir am sikmemiştim daha. Basıyordum habire amına. Tatlı olacağını tahmin etmiştim ama, bu kadar da değil. Vuruyor, basıyor, sikiyordum daracık amı.

Onu öpmeye kıyamıyordum ama, bağırtmaya, sikmeye, deli gibi amına vurmaya acımıyordum. Gözlerini kapatmış ve dudaklarını ısırıyordu. Sikimi amının dibine her hızlıca dayadığımda yüzünde bunu hissediyordum. Daracıktı gerçekten. Habire vuruyor, acımadan sikiyordum. Sonra bacaklarını indirdim ve aldım iyice altıma. Kaçacak yeri yoktu ve sikim amına öyle vuruyordum ki, durmaksızın gidip geliyordum.

Artık boşalacaktım, ona iyice sarıldım, siktim ve öyle patladım amcığına.

Çok güzel öpüştügünü söylemedim bu arada. Ağzına da verecektim daha, merak ediyordum nasıl diye. Daha önce götünden sikişmemişti hiç ve götüne de vurmak istiyordum. Önce biraz itiraz etse de razı olmustu. Amını yalarken, gözüm oradaydı ve amını sikmeden götünü sikmek istememiştim. O delik de daracıktı eminim. Yine heyecanlanmıştım.

Bir taraftan memelerini okşuyordum, diğer elimle de göt deliğini yumuşatıyordum. Yumuşamıştı ve artık sikebilecektim. O da hazırdı, “Acıtmadan sik.” diyordu bana. “İlk seferde acıyabilir, amın da acımıştı.” dedim ona. “Peki.” dedi. Sikimi ıslattım ve sikimin başını göt deliğine dayadım. Yumuşacık ve kaygan olmuştu, hem sikim hem sevgilimin göt deliği. Başladım sokmaya yavaşça. Acı ve zevk bir aradaydı. Ama acının zevki, başka tatlıydı.

Köküne kadar sokmak istiyordum, ama “Acele etme dedim.” kendime. Sokmuştum artık ve başı girmişti götüne. İkimizde rahatladık. “Haydi sok, taa içine!” deyince bana, ben de kökledim sikimin hepsini götüne. Dibine kadar sokunca, taşaklarım amına değiyordu. Sikimi iyice gömüyordum göt deliğine. Başta itiraz etse de, “Götten sikişmemin de zevkli olduğunu ve arada bunun da denenmesi gerektiğini.” söylediğimde, şimdi dibine kadar vuruyordum göt deliğine. Bundan sonra artık götten sikişmeye hazırdı minik sevgilimin göt deliği. Göt deliğine boşaldığımda, “İyi ki beni götten sikmek için ısrar ettin.” dedi.

Kezban’ımı hem amından hem götünden sikmiştim. Şimdi sırada ağzı vardı. Banyoya girdik. Otellerin güzelliği, iyi bir otelse, her zaman temiz olması. İyice yıkadık birbirimizi, ben onun amını götünü, o benim sikimi. Şimdi sıra ağzını sikmek’te idi Kezban’ımın. Küvete suyu doldurduk ve ben küvete yattım. O da hazırdı sikimi almaya ağzına. “İyisin… Amımdan ve götümden siktin, şimdi de ağzımdan sikeceksin…” diyordu.

Sikim, küvette suyun altında kalmıştı. Başını soktu suyun içine ve suyun altında ağzına aldı. Başladı emmeye. Suyun üzerinde başının hareketlerini izliyor, sikimin emilmesinden aldığım zevkle kendimden geçiyordum. Nefesi yetene kadar emecekti. Dudaklarımı emdiği kadar güzel emiyordu sikimi de. Nefesi bitince çıkardı başını sudan ve “Nasıl?” dedi. “İnanılmaz!” dedim. “Yine istiyormusun?” dedi, “Evet.” dedim. Ve daldı yine, elleriylede 31 çektirerek emiyordu. Çok, ama çok iyiydi…

Boşalacağımı anladı. Başını çıkardı ve 31 çektirmeye başladı. İkimizde izliyorduk. Sonra spermlerimin fışkırdığını izledik birlikte. Çok güzel saatler geçirdim sevgilim Kezban’la. “Keşke sevgilisi askerden hiç gelmese…” dedim kendi kendime, ama gelecekti neyazık ki. Nasıl razı ederim acaba Kezban’ı, sevgilisi buradayken de sikişmeye?

kömürlükte,kiracinin karisini…

arkadaslar,basimdan gecen gercek bir olayi anlatiyorum,sadece isimler degisik.
yil 1988,yer gebze,lise birdeyim,sabah bir posta,aksam bir posta asiliyorum.dergiler,gasteler,elime ne gecerse gecsin asliyorum.benim dalga koptu kopucak yani.gebzede bir tane sinama var 3ü bir aradalari asla kacirmiyorum.abi 4 katli evde yasiyoruz,birinci kata 1987yi 1988 baglan yil basinda yeni kiraci tasindi.4odali daireler oldugu icin gelin kaynana beraber oturuyorlardi,iki de kücük görümceleri var15 yasindan kücük minyon tipli zayif kuru biseyler.aile ankaraliydi,kizlar adaminmis,evlenen oglan kadinimis,oglanlan samimilesmeden askere gitti delikanli.abi tam nisan bir dedi,annem sobayi kaldirdi nisanin ilk haftasi evin arkasinda,betonda garanti bizim evin halilari sonra öbür kiracilarin halilari yikanirdi.hep sirayla tabii ilk bizimki,sonra bir asagisi,bir asagisi tek sart bizim valide uyanik kendi yikayamazdi kiracilarin kizlari gelinleri falan yikar asarlardi.ikinci katta ki kizlar becerikliydi ama birak amlarini memelerini kizlari asla tisörtlen görmedim yemin olsun size.birde o hafta asla evde yemek pismezdi hep beraber lahmacun,kebaplar hep disardan gelirdi.abi birinci gün tamam,ikinci gün tamam,ücüncü gün bizim yeni tasinan kiracinin gelini hali fircaliyor,ama beceremedigi icin cani cikmis garibin,dizleri kipkirmizi,etek sirilsiklam,üsümüs memeleri geri cekilmis uclari 9milimlik mermi gibi cikmis disari abi bide ne göreyim dantelli bir kilot bembeyaz am pespembe bana bakiyor ve ilk defa canli sekilde am görüyorum benim dalga dikildi havaya annem git lahmacun al istersen kendine diyor benim canim hic bisey istemiyor diyom caktirmadan am seyrediyorum.son iki haliyi fircaladi bizim gelin hanim ben dalgayi ellemeden iki defa fiskirdim.öbürleri seyrediyor ama gelinlende tassak geciyorlar,yok sagtaraf yok ortasi duruyor falan kiz eteklrini düzelt yok götün gözüküyor diye falan hep alay ediyorlar bak erkek var kapat götünü falan benim yanimda konusuyorlar.
abi asil asil gelinin amini düsleye düsleye tam bir ay gecti mayis ayi oldu.gelinde gencecik 20 yasinda evlenmis,kocasi asker.benimlende kardes gibi konusuyor nasilsin iyimisin okuldanmi kütüphanedenmi derslerin nasil bende 17 yasin dayim ozamanlar spora merakim cok top oynuyorum,evin arkasinda basketbol atiyorum betonda kosuyorum hergün iki posta garanti asliyorum,energi cok bende atamiyorum.bir gün topsahasindan geldim evin arkasina,bizim gelin kömürlügü temizliyor tek basina, terliyim,susamisim,abi etegini gördüm hemen tanidim,bunun götünü acicam donu aynimi diye bakicam dedim icimden gecirdim pat benim kücük bilader geldi hemen yanimiza.abi top oynaylimmi dedi kos bana su getir dedim evden soguk olsun diye tenbihladim.
Bizim gelin epey temizlemis kömürlügü iceri bir baktim tekli bir koltuk var koymuslar oda yakmak icin sapa saglamduruyor,gelin egilmis süpürürken etegini bir reaksonlanlakaldirdim bir hapaz göt ancak var,ufacik noluyor derken cektim siyah külot giymis onuda cektim asagiya koltugun kolluk yerine itekledim daldirdim agzimi yaliyorum,yaliyorum,biraz tuzlu,biraz am kokusu,biraz tükrük bizim gelin kendinden gecti,kendimde sortlanim iki ellemeye bosaldim ben yere ama ami yaliyorum hic birakmadan,pat bilader geri geldi elinde su sisesi abi abi diye bagiriyor ciktim disari gelin toparlandi tabii git bana yarim ekmek domates,beyaz peynir koy getir dedim hemen top oynucaz dedim,gelin sikmicek sandi ben kacirirmiyim, bir daha, yapma etme,yakalancaz desede,yumuldum ami yaladim tekrar dalgayi kaldirdim,soktum icine cekiyom dayanirken gelinin nefesi kesilyor gittim geldim,abi bir sicaklik geldi bana,gidiyom geliyom hic cikarmiyom gidiyom geliyom,memeleri ellemeden ben bir daha bosaldim cikarmadinmi dedi eyvah dedi benim dalga büzüstü cikti kendiliginden.ömrümde canli gördügüm ilk amin,icine bosalmanin mutluluguyla ciktim disariya,suyumu ictim,ekmemi yedim,birbirimize bakiyoz hic konusmuyoz.gelini bir krede bizim dairenin kapisini önünde at pozisyonu siktim,iceri gel kimse yok diyom gelmiyor,yapma etme diyor ama hep amini tiraslayip geliyor yanima 8veya dokuz kez siktim kiracini gelinini…

size birde teyze kizini nasil becerdim onu anlatayim,ama arkasi yarin. SAYGIlAR

Kocamla Sikiş Fantazilerimiz

Selam. Ben Hande, 24 yaşında, 1.77 boyunda, atletik vücutlu, evli ve çalışan bir kadınım. Etrafımca oldukça beğenilen biriyim. Dört yıl önce tanışıp evlendiğim kocam ile oldukça güzel ve mutlu bir yuvamız var. İlk evlendiğimiz dönemde seks hayatımız o kadar yoğundu ki, hergün en az 3-4 kez sikişir sonrada yorgunlukta uykuya dalardık. Seks fantazilerimiz uçuk kaçık olur, bazen de bu fantazileri gerçekleştirmeye çalışırdık. Hatta birgün arabada sikişirken bekçiye yakalandığımız bile oldu. İlk yılımız böylelikle geçti. Son zamanlarda ise kocam kendini işlerine vermiş, artık seks hayatımız git gide durmuştu. Her ikimiz de işlerin yoğunluğu ve yorgunluğundan artık haftada anca 1-2 kez sikişiyorduk. Benim azgınlık dönemlerimde ise vibratör veya kocam ile kendimi az da olsa tatmin edebiliyordum. Bir ara bende porno merakı başladı. Artık kendimi boşaltırken tutku haline gelen porno filmler bana dahada zevk veriyor, onların yaptığı sekse özeniyordum.

Bir akşam yine porno filme dalmış, kocaman yaraklı iki adamın bir kadını sikmesi beni çıldırtmış, ben de vibratörümü amıma sokmuş git gel yapıyordum. Tam o esnada kocam evden içeri girdi. Ben istifimi hiç bozmadan vibratörümle oynamaya devam ettim. Kocam anlamsızca yüzüme baktı. Ne yapıyor dercesine, bir filme bir de bana bakıyordu. “Ne yapıyorsun canım?” dedi. Ben de, “Ne yaptığımı görmüyor musun? Bu kadın gibi sikilmek, iki erkek arasında tost olmak istiyorum!” diyerek kendimi kastım ve titreye titreye boşaldım. Kocam önce şaşkın şaşkın bana baktı, sonra şaşkınlığını üzerinden atıp soyundu, ben nefes nefese kalmışken, direk amcığımdan gelen suları yalamaya başladı. Beni yavaş yavaş kıvama getirdi, sonra usulca yarrağını amımdan içeri kaydırarak dudaklarıma yapıştı…

Ben yan gözle yine porno filme bakarken, kocam, “Tost olmak istiyorsun, öyle mi?” diye sordu. Ben de nasıl olsa seks anında söylediğim birşey düşüncesi ve azgınlık ile, “Evet!” dedim. Sonra kocam dahada hızlandı ve “Tekrarla!” diyerek bağırdı. Ben de, “İki kişi beni siksin istiyorum!” diyerek avazım çıktığı kadar bağırdım. Kocam bu durumda deliler gibi gidip geliyor, bir taraftan göğüslerimi yalamaya çalışıyor, diğer taraftan ellerini vucudumda dolandırıyordu. Bu halde iken ikimiz de aynı anda boşaldık. Kocam zor bela üzerimden yana sıyrılıp dinlenmeye çekildi. Ben de çok yorulmuştum. Eskisi gibi çok iyi sikmişti beni. Aradan bir saat geçmesine rağmen ikimizde birbirimizle hiç konuşmamıştık. Sonra bana doğru dönüp, sert memelerimi avuçlamaya başladı. Sonra beni öpmeye ve yavaşça vücuduma dokunmaya başladı. Ben de karşılığını vermeye başlamış, seksi seksi bakışlar, öpücükler kondurmaya başlamıştım…

“Demek iki kişi ha?” diye sordu. “Evet, iki kişi, evet, evet!” dedim. Ve seks esnasında sürekli tekrarladım bunu, “Artık önü alınmaz bir istek girdi içime canım, iki kişi istiyorum!” dedim. Kocam da bir ara kulağıma, “Hayatım istiyorsan ayarla, ben de seni sikilirken izlemek istiyorum!” deyince, ben yine kasılarak boşaldım. Boşalır boşalmaz da kocamı boşaltmak adına, “Beni kimin sikmesini istersin?” diye sorular sormaya başladım. Kocam da, “Kimi istiyorsun, sen söyle!” dedi. Kocama işyeri ile ilgili konuşurken Murat beyin yakışıklılığından bahsetmiştim, ve o anda aklıma ismi geldi, “Murat bey vardı ya, hani yakışıklı, o olur mu?” dedim. Kocam da “Tamam olur! Muratı bu yatağa getirip kendini siktireceğine, benim de sizi izleyeceğime söz ver!” dedi. Ben söz verdiğim an, kocam bağırarak boşaldı. Sonra ter kan içinde yanıma uzandı ve direkt, “Muratı ne zaman getireceksin?” diye sordu. “En kısa zamanda!” diyerek yüzüne baktım. Şaşkındım, acaba şaka mı, yada uçuk fantazi mi diye alamaya çalışıyordum. Kocam ise gayet ciddi bir şekilde, “Peki ya Murat işyerindeki arkadaşlarına anlatırsa?” diye sorular sormaya başlayınca, ciddiyetini anladım. İçimi heyecan kaplamıştı. Murat Bey ile karşılaştığımda sadece ‘Merhaba’ diyordum, başka da bir samimiyetim yoktu. Nasıl ayarlarım diye düşünmeye başlarken o yorgunlukla uyuyup kalmışım.

Aradan birkaç gün geçti. Artık Murat beyi görünce daha da bir samimiyet göstermeye çalışıyor ve gözlerimi önüne dikiyor, acaba siki büyük mü diye düşünüyordum. Bir gün kocam birkaç günlüğüne şehirdışına gitti. Ben de hergün Murat beye kendimi gösterip, selamlaşıp, samimi olmaya çalışıyordum. Kantinde öğlen yemeği yerken tesadüf aynı masaya oturduk. Ben de bunu fırsat bilip konuşmaya başladım, “Bilgisayar alacağım, siz anlar mısınız?” dedim. Bu arada bilgisayarın onun ilgi alanlarından biri olduğunu öğrenmiş, yavaş yavaş samimiyeti artırmıştım. Hatta akşam iş çıkışı nöbette olmadığını, beraber gidip bilgisayar bakabileceğimizi söylemişti. Ben de kabul ettim. Akşam iş çıkışında Murat bey yanıma geldi, beraber bir AVM’ye gidip bilgisayarlara baktık. Sonrasında bir çay içip ayrıldık.

Bir iki gün sonra Murat beye, “Bilgisayarı aldım!” dedim. Biraz konuştuk, bana Facebook adresini falan verdi, sonra ayrıldık. Akşam kocamı telefonla arayıp, “Murat beyi Facebookdan ekleyeyim mi?” diye sordum. Kocamın onayı ile ekledim. Tesadüf olacak ki, online olduğunu görüp, iletişime geçtim. Biraz havadan sudan muhabbetten sonra, sohbet koyulaşmış ve ben olayı dönderip evirip çevirip seks konusuna getirmiştim. Murat beye, “Tüm vücudum yanıyor, benim bir doktora ihtiyacım var! Doktorum olurmusun?” dedim. O da, “Olurum, hadi bana gel!” dedi. Ben de, “Kocam evde değil, sen gel, beni evimde tedavi et!” dedim. Adresimi aldı ve kısa zamanda eve geldi…

İçeri girer girmez etrafa bakınıp, “Kocan nerede?” diye sordu. “Kocam şehirdışında!” deyip, Murat beyin tedirginliğini rahatlattıktan sonra, “Beni yatağımda tedav et!” diyerek alıp yatakodasına götürdüm. Yatağa oturdu. Ben de yanına oturdum ve, “Tedaviye başla!” diyerek dudaklarına öpücük kondurdum. Murat bey bir anda ayağa kalkıp hızlı bir şekilde beni soydu. Sonra da kendisi soyundu ve beni öpmeye başladı. Yarrağı dimdik olmuştu. Kocamınkiyle aynı, belki az biraz daha büyüktü. Hemen yarağını ağzıma aldım. Biraz emip sömürdükten sonra yatağa yattım ve bacaklarımı ayırdım. Yarrağını amıma dayayıp tek hamlede kökledi ve sikmeye başladı. Zevkten dört köşe olmuştum. O gece sabaha kadar seviştik ve sikiştik, hiç uyumadık. Sabah erkenden işyerimize gittik. Artık her öğlen beraber oturuyor konuşuyorduk.

Birkaç gün sonra, akşam kocam eve geldi. Hemen kocamı soyundurdum ve öpüşmeye başladık. Sonra yatağa girip, sevişmeye devam ettik. Tam bana soktuğu an, kulağına, “Murat beye siktirdim kendimi! Hem de bu yatakta! Yarağı da seninkinden az daha büyük!” dedim. Kocam azgın bir boğaya döndü, siktikçe sikiyordu. “Nasıl başladınız? Neler yaptınız?” diye sorular sorarken, birden böğürerek boşaldı. Amımdan çıktıktan sonra, yanıma uzandı ve bir ara, “Sana inanmıyorum!” dedi. Ben hiç istifimi bozmadım, olanları tüm detayıyla anlattım. Ben anlatırken kocamın siki yeniden kalktı ve amıma geçirdi. Kocama Murat beyin beni sikerken iltifatlarından bahsederken elimi telefona attım ve kocam beni sikerken Murat beyi aradım. Sesini hoparlöre verip, “Beni özledin mi hayatım? Ben senin yarrağını feci özledim!” dedim. Murat bey de, “Davet etmeni bekliyorum, seni özleyip özlemediğimi o zaman göreceksin!” dedi. Ben de, “O zaman hemen gel, yatakta seni bekliyorum, amım vıcık vıcık!” dedim. Murat bey de, “Hemen geliyorum aşkım!” deyip kapadı.

Kocam kıpkırmızı olmuş, yarrağı amımın içinde bir anda sönmüş, şaşkınlıkla bana bakıyordu. Kocamı üstümden itekleyerek kaldırdım, “Artık yeter, sevgilim geliyor, biraz da onunla ilgileneceğim!” dedim ve kocama, yatak odasının karşısında bulunan banyoya geçip, beni sikişirken izlemek isteyip istemediğini sordum. Çok şaşkın bir halde idi. Anlamsızca bakıyordu. “Yada dışarı çık!” dedim. İlk önce itiraz edecek gibi oldu, ama hemen önüne eğilerek ağzımla yarrağını iyice büyüttüm. Sonra, “Hadi bakalım, gerisi sonra!” dedim. Şaşkınlığını üzerinden atmadan yatak odasının kapısını söktürdüm. Kocamı hemen banyoya sokup, kapıyı kapattım…

Murat bey de çok geçmeden gelmişti. İçeri davet ettim. Yatak odasına geçer geçmez, “Kapı nerede?” diye sordu. Ben de altının sürttüğünü, marangozların yarın getireceğini söyleyip geçiştirdim. Hemen soyundu bir taraftan iltifatlar ediyor, diğer taraftan beni öpüyor, elimi de yarrağına çekip okşamamı istiyordu. Tam o esnada yatak odasından dışarı baktım. Kocam banyo kapısını aralamış başını uzatmış bizi izliyordu. Murat bey kocamı görürse ne olur diye çok korktum. Ama bir taraftanda kocamın gözü önünde sikilecek olmam ayrı bir heyecen veriyordu. Murat bey tüm vucudumu dili ile yokladı. Ben inliyor, bir taraftan da kocama bakıyordum. Kocam yarrağını eline almış, canlı porno izliyor gibiydi. Murat bey kısa süre sonra yarrağını amıma sokacağı an, “Ohhhhh! Sok aşkım kocaman yarrağını!” diye bağırdım. Murat bey kudurmuş gibi sikiyor, beni havalara uçuruyordu. Kocamın bizi izlediğini bildiğim için dahada bir zevk ile kasıla kasıla boşaldım. Murat bey ise hiç dur durak bilmeden devam etti sikmeye, beni birkez daha orgazm ettikten sonra kendi de boşaldı. Nöbetten geldiğini ve yorgun olduğunu, gitmesi gerektiğini söyleyerek, dudaklarımı öperek giyindi.

Ben Murat beyi kapıya kadar uğurladıktan sonra, o gece sabaha kadar kocam ile seviştik ve sikiştik. Şimdi de fantazimiz, benim en kısa zamanda Murat beyi ikna edip, kocam ile beraber beni sikmesi

Evli kadın (saplakcı)

Bu aralar tvdekı sms hatlarına takılıyorum bırcok anım oldu burada paylasmak ıstıyorum

o aksam yıne tv ye mesaj attım saat gec oldugu ıcın sadece 1 kısı aradı actım konusmaya basladık
ısmı ceylandı sınoplu corluda yasıyordu havadan sudan konustuktan sonra resmımı ıstedı
karsılıklı gonderdık bırbırımızı begenmıstık ceylan mınyon tıplı
26 yasında kar kadar beyaz tenlı etlı dudaklara ve dolgun goguslerı vardı
bense 32 yasımda ırı kıyım kumral ve kıllıydım
kadınları anlamak guc sırf kıllı oldugum ıcın delı oldu bana

neyse konu evlılıge geldı
kocasından sıkayetcıydı
onu aılesıne karsı cok ezıyormus o da boyle ıntıkam almak ıstemıs
daha oncede defalarca denemıs ama yakalanırım korkusuyla vazgecmıs ama artık bıcak kemıge dayanınca pıyango bana vurdu

sozlestık ertesı gece 2 gıbı evıne gıttım kocası gece vardıyasındaydı
kucuk kızıda uyumustu
heyecandan kalbım delı gıbı atıyordu
ıcerı gırdıgım gıbı yatak odasına gırdım
hemen benı agır agır soymaya basladı onumde egılıp pantalonu cıkarırken sıkıme baktı agzına almasını bekledım ellerı tıtrıyordu
yavas yavas yapmaya basladı sertlestıkten sonra yataga attım bır cırpıda soydum
yalamaya basladım heyecandan tıtremeye basladı gugus ucları fındık gıbı ırıydı dudaklarına geldıgımde ıyıce emdım onları
surrtmeye baslayınca kendı elıyle soktu ve yay gıbı gerılıp tıtredı
15 dk kadar sıkıstık ve ıcıne patladım
dınlenırken ılkkez esını aldattıgını ve cok zevk aldıgını anlattı
ona kocasının resmını getımesını soyledım resmı yatagın ucuna koydu (hep yapmak ıstemıstım)
resıme karsı domaldı once agzına verdım delı gıbı yaladı sonra arkasına gectım ve var gucumle sert bır sekılde sıktım arada o dırı gotune parmagımı sokup sert tokat (saplak 🙂 ) attım
bır sure sonra berber bosaldık sonra kıllı vucuduma sarılıp
benı opucuklere bogdu
saat 5 gıbı oradan ayrıldım
ama tug gıbı rahatlamıstık
sonraları ara ara yıne yaptık
en son carsıda kocasıyla gordum
benı gorunce yuzunde guller actı sonra sessızgecıp gıttı..