ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 5 – Tuğçe ve Büşra II

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 5 – Tuğçe ve Büşra II
Eski Defterler – Bölüm 5 – Tuğçe ve Büşra II

Tuğçe hayretle gözlerimin içine bakıyordu. “Oha… orospuya bak… bir de milletin ağzına bal çalmış… Ama iyi taktik, ben de uygulayayım” diye güldü. Çiğdem Hanım sağolsun, çok ekmek yedirdi bana diye güldüm. “Tabii.. sen de kadına çok yarak yedirmişsin…” diye kahkahayı bastı Tuğçe. “Sana da yediriyorum bak” diye hafifçe yüklendim alttan. “Beni kendine yeni Çiğdem yaptın yani” diye güldü Tuğçe… “Ama önce sana doymam lazım” diyerek eğildi ve dudaklarıma yapıştı. Bir anda topak olduk yine Tuğçe ile. Üzerimden hafifçe yana devirdim aletimi içinden çıkarmadan. Bacaklarının arasında usul usul kaymaya başlarken dudaklarıma boynuna doğru kaydı. Başımı eğebildiğim yere kadar eğdim. Göğüslerine ulaşmaya çalışıyordum ki Tuğçe bir eliyle sağ göğsünü ağzıma doğru yaklaştırdı. Somurdum, ucunu ısırıp yalamaya başladım. Aletim sıcak kadınlığının içinde usul usul yol alırken, ağzımda göğsü, elimde ise kalçası vardı. Biraz oyalandıktan sonra iyice altıma aldım Tuğçe’yi sırt üstü yatırıp. “Amıma giriş çıkışlarını izlemek istiyorum” diye mırıldandı dirseklerinin üzerinde doğrulurken. Aletim kadınlığının içinde resmen şınav pozisyonu alıp girip çıkmaya başladım. “ooohhh… kocaman… sok sok bitmiyor” diye mırıldandı. Sonra kendini tekrar sırt üstü bıraktı yatağa. Bir bacağını havaya kaldırdım ve yavaşça yan çevirdim. Tuğçe sol dirseğinin üzerine kalktı. Ben aradan girip çıkarken o a onu nasıl becerdiğimi izliyordu. Pozisyon beni yormuştu. İçinden çıkınca “çıkma ne olur” diye inledi. Elimi uzatıp “Gel buraya” diyince elimden tuttu. Gardrobun aynalı kısmına denk gelecek şekilde yanlamasına dört ayak pozisyonuna getirdim. Bu en sevdiğim pozisyondu. Bir ayağını da yatağın üzerine kaldırınca tam olmuştu. Şimdi hem Tuğçe, hem de ben her hareketimizi görecek, giriş çıkışlarımızı hissetmenin ötesine geçecektik.

Aletimin başını tükrükleyip kadınlığına dayadım. “ohhh…” diye inledi… “Başı kocaman… nasıl griyor” diye devam etti inlemesine. Bir elini kilitorisine götürdü ben başını içine yerleşririrken biraz oynadı kilitorisiyle. Sonra tekrar indirdi elini aşağıya ve aynadan izlemeye devam etti. Aletimin yarısını yerleştirmiştim. Kalçalarına küçük birkaç tokat attım Tuğçe’nin. “off.. arada bu hayvanlığın hoşuma gidiyor” diye inledi Tuğçe. Baş parmağımla tam kara deliğinin etrafına baskılar yapmaya başlayınca “götüme onu sokamazsın…” diye inledi. Parmağımın başını itmeye çalışınca kara deliği hemen kasıldı. “off.. senin götün bakire” diye mırıldandım. “bayılırım” diye ekledim kadınlığına aniden kökleyerek. “Yavaş… hYavan, ağzımdan çıkaracan” diye güldü Tuğçe… “Götünü siktirecek misin bana” diye seslendim. “HAyatta olmaz” diye yanıtlayınca geri çekip hızla tekrar yüklendim. “”Yapmaa… ” diye inledi. “Siktirecek misin?” diye sordum tekrar. “Götüm yemez” diye yanıtladı. “Merak etme, amın gibi götün de alışır” diye yavaşça çıkarıp sokmaya devam ettim kadınlığına. “Amıma sığmıyorsun götüme nasıl sığacan hayvan” diye inledi… Aletimin tamamını çıkarıp kadınlığnıdan sadece başını sokup çıkarmaya başladım. “ooohhh… bu çok iyi işte…” diye inledi. Sadece başını sokup çıkarttım birkaç kez, sonra da yarıya kadar birkaç kez girip çıktım. Artık taşaklarım ağrımaya başlamıştı. Tuğçe ayağını indirince kalçalarını iyice iki yana ayırdım. Şimdi aletimi köküne kadar sokabilecektim kadınlığına. Yavaş yavaş ittirdim. Aynada Tuğçe’nin yaşına göre oldukça iyi durumda dolgun ve yuvarlak göğüslerinin titremesini görebiliyordum. Hızlanmaya başladım. Tuğçe’nin kalçalarını serbest bırakınca her vuruşumda titremeye başlamıştı. Göğüsleri, kalçalarının titremesi… Zaten 1 saatten fazla erekte bir halde içinde kalmıştım. Artık hırıltılarım çoğalmıştı iyice. Tuğçe de aldığı zevk ve yorgunlukla karışık artık dirseklerinin üzerine çökmüştü. Kalçaları iyice yukarıya kalkmış, en derinlerine girebileceğim şekle gelmişti kadınlığı. Hızlandım… Hızlandım… ve resmen böğürerek boşalmaya başladım. Benimle beraber Tuğçe de tir tir titreyip kasılmaya başladı. Kanım çekildi resmen damarlarımdan. Aletimin başı o kadar hassaslaşmıştı ki en ufak harekette beni titretecek kadar güçlü etkiliyordu. Öylece kaldık. Ne ben kıpırdayabildim, ne de Tuğçe. Gücüm kalmayınca topuklarımın üzerine doğru çöktüm geriye aniden. Tuğçe’nin içinden çıkınca aletim kadınlığından benim ve onun sıvıları oluk oluk çarşafın üzerine aktı hızlıca. “offff…” diye mırıldandım… Tuğçe’de kendini yana devirdi. İkimiz de kısık gözlerle birbirimize baktık birkaç saniye sonra. Ben de kendimi sağ yanıma yatağın üzerine bıraktım.

Birbirimize dokunmadan öyle ne kadar uzandık bilmiyorum. susamıştım. Yatakta doğruldum. Tuğçe pespembe kalçaları, hala iri olan gğüs uçları, kadınlığından sızan beyaz sıvılarla gözü kapalı şek**e çırıl çıplak uzanıyordu yatakta. 20 sene önce…. Bunu yaşamak için ne can atmıştım. Bu gün ise o kayıp 20 senenin hıncını fazlasıyla çıkaracak bir ilişkinin temelini atmıştım.

Yataktan kalktım. Önce mutfağa gidip buz dolabından bir bardak soğuk su içtim. Sonra da bir bardak kola doldurdum kendime. Yarısın içip banyoya yöneldim. Ilık suyu açtım ve vücudumu güzelce temizledim. Biraz su masajı kendimi iyi hissetmemi sağlamıştı suyun altında. Çıkıp kurulandım. Karnım acıkmıştı. Kahvaltılıkları masanın üzerine çıkarıp çayı demledim. O ara Tuğçe girdi mutfağa çırıl çıplak. Sağ omzuma bir öpücük kondurdu. “Ben de bir duşa girip geliyorum” diye gitti.

geldiğinde kızarmış ekmekler, sıcak çay, sahanda yumurta. Güzel bir kahvaltı yaptık. İyi yorulmuş ve acıkmıştık ki lokmaları boğazımıza götürmekten konuşmaya fırsatımız olmadı. Arada birbirimize hayvan, öküz, geri zekalı gibi iltifatlar edip gülümsedik. Karnımız doymuştu. çaylarımızla birer sigara yaktık mutfakta.

“Vay bee… 20 sene sonra, şu halimize bak” diye güldü Tuğçe. Birşey demedim. “Herkesin etrafımda pervane olduğu o günlerde yüzüme bile bakmayan Cenk” diye ekledi. “Aslında, en çok istediğim şey kulağına gelmesiydi, birinin sana beni anlatmasıydı ama olmamış” diye güldüm. “Nasıl yani?” diye şaşırdı Tuğçe. “Ne bileyim, her gece şirketten kızları evlerine taksiyle yollarken duşu alıp başımı yastığa koyduğmuda gözlerimi kapatmadan hemen önce “Umarım Tuğçe’ye anlatır bu” diye uyudum. “ooo…. bak bu çok geç bir itiraf.” diye güldü Tuğçe. “Gelip isteseydin oğlum” diye ekledi gülerek. “Vermezdin ki!” diye yanıtladım. “O da doğru ya… “Gerçi bir ara böyle kızlar şirkette senin etrafında pervane olmaya başlayınca bir yüklenip şu sihri bozayım diye niyetlendim ama birşeyler oldu vazgeçtim” diye ekledi. “Biraz da galiba kızlar sana olan gıcıklarını beni gizleyerek çıkarmışlar, ellerinden alırsın diye korkmuşlar” dedim… “Valla bak bu olabilir, orospular… hiç sevmezdim zaten” diye güldü Tuğçe.

“Büşraa… Bak aklıma geldi, onu da Çiğdem gibi böyle ortaya alsan ya 2-3 arkadaşınla” diye güldü. “Ağzına yüzüne patlatın. Götünü dahi dağıtın orospunun” diye güldü. “Gerçi sen tek başına da yetersin o ayrı ya… Hayvansın oğlum sen… Rahat 1 saat içimde erekte nasıl kaldın.., ne yiyon, ne içiyon, neyle besleniyon” diye güldü. “Meslek sırrı söylenmez…” diye yanıtladım gülerek. “Büşra ile yaptığınız en çılgınca şey neydi?” diye sordum. “Sevgiliyken mi, sonrasında mı?” diye güldü Tuğçe… “ooo.. baya çılgınlıklar yaptınız anlaşılan” diye güldüm. “Yani zaten gösterip de vermemek huyumuzdu. Sevgili olunca tabi davranışlarımız da daha da samimileşti. Bu da bizim ikimizi aynı anda hedef haline getirdi ve daha çok mal kekledik..” diye güldü Tuğçe. “Ama birinde sağlam kayaya tosladık. Daha doğrusu kayalara.” diye güldü Tuğçe. “Nasıl yani, Çiğdem’den beter oldunuz desene” diye güldüm… “Yok… yani tam olarak öyle değil. ” diye devam etti Tuğçe. “Merak ettim” diye yanıtladım.

“Biz işte bir hafta sonu Pazar günü aklımıza esti, mayoları, bikinileri aldık Çatalca’da bir otele gittik. Daha önce gitmiş Büşra oraya, temiz bir yer falan diye anlattı. Neyse, otele gidip havuza falan girip güneşlenip dönecektik. sonra fikir değiştirdik. Gece kalalım, sabah erken döner direk işe geliriz diye.” Neyse, kıyafet falan aldık yanımıza iş için atladık gittik otobüse. Tabi arabada gidiyoruz ama Maltepe’den Çatalca’ya kadar… Yolda bizi gören yüksek arabaların hepsi dibimizden ayrılmıyor. Büşra da ben de eğlence olsun diye arada eteğimizi açtık, sıyırdık, kapattık. Bir ara hatta ben bodynin üstünü çıkarıp sadece bikinin üstüyle falan devam ettim. Yol tabi birbirine girdi. Bikiniyleyken yanımızdaki arabadaki şoför önündekine girince arkadan baktık iş tehlikeli oluyor, toparlandık falan. ama iyi eğlenmiştik yol boyunca.

Neyse, otele geldik. Pazar günü. Otopark paso lüks araba dolu. Ferrariler dizilmiş yanyana… Ortalık kalabalık. Anababa günü. Kalabalığı görünce yer yoktur diye düşündük ama Ferrari sahiplerinin buluşması varmış. odalarda yer bolmuş havuz falan boş rahat edersiniz deyince tuttuk odayı. Daha zaten biz taşlı yoldan yürürken kadınları gördük ortalık yıkılıyor. Zengin adamlar, zengin karıları, mankenler… Biz resmen pigme kalmıştık. Eşyaları odaya bıraktık oradan havuza geçtik. Havuzun etrafı allahtan boştu. Bizden başka 8-10 kişi vardı güneşlenip yüzen. iyi bari dedik. köşede böyle etrafında çok fazla insan olmayan bir yer bulduk kendimize serildik hemen. Yan tarafımızda genç iki çift vardı. Şen şakraklar böyle. Büşra bana güneş yağı sürerken “Kız, bunları ayartalım, kavga çıkartalım mı aralarında” diye güldü. “Şeytanlığın üzerinde, yat aşağı şurda” dedim ama dinletemedim. Beni yağlaması bitince sıra ondaydı. Ama şezlonga öyle bir uzandı ki, önce ayağa kalktı, bikinisinin altını üstünü düzeltti. Zaten götünün yarısı dışarda, göğüslerinin yarısı dışarda, kadınlar da adamlar da dönüp baktılar doğal olarak. Önce dizlerini koydu, götünü kıvırta kıvırta böyle dört ayak üzerine geldi, ağır ağır öne doğru yattı belini kırarak. “orospu” diye güldüm. “Bakıyorlar mı?” dedi gülerek. “Bakmak ne, içinden geçtiler kızım” diye güldüm. Bu yatınca bikinisinin ipini çözdü hemen. Yan taraftaki çaktırmadan tüm manzaranın keyfini de çıkarmışlardı. “Yavaş yavaş, böyle okşaya okşaya yağla” diye güldü Büşra. Oyun benim de hoşuma gitmişti. Resmen sevişir gibi yağladım bacaklarını. Bacak arasına kadar girdim. Hatta bir ara parmağımı amına kadar götürdüm. Hatun resmen ıslanmıştı. Sonra kalçalarının üzerine oturdum. Sırtını yağlarken. Ben de böyle gerine gerine, kalçamı dışarı çıkara çıkara yağlıyordum Büşra’yı. Arada yan tarafa çaktırmadan bakıp bakıyorlar mı diye takip ediyordum. Yağlama faslı bitince ben de yandaki şezlonga sırt üstü uzandım. Biraz zaman geçince Büşra kalçasını öbür tarafa çevirip yan döndü. Bir bacağını da kırdı. “Sesleri azaldı. az sonra hareketlenme başlar” diye güldü. Çiftlerin erkekleri de kadınları da çaktırmadan arada göz atıyorlar, sonra birşeyler fısıldaşıyorlardı. Arada gülüyorlar, kahkaha atıyorlardı. Kadınlardan sarışın olan yanındaki adamın dudaklarına bir buse kondurdu önce. Sonra ayağa kalktı. Kırıta kırıta yürüyüp kendini havuzun serin sularına bıraktı. Ama Büşra’nın şezlonga uzanması 1 ise, bunun kalkıp atlaması 10 diyim ben sana. Onu diğerleri takip etti. Diğer kadın da bundan az kalır değildi. O da kızıl bomba… “Kızım, karılar bize on basar, neyin peşindesin” diye güldüm. Büşra doğruldu bikinisin önünü tutup. Kızıl bombayı görünce “Harbi söylüyon kızım, biz bunların yanında bok yemişiz” diye güldü. O arada erkekler kalktılar ve bara doğru gittiler. Kızlar bizim olduğumuz tarafta yüzüyor, birbirlerine su atıyorlardı. Dozunu kaçırınca bir ara bizim üzerimize su sıçrattılar. “Pardon, çok özür dileriz, isteyerek olmadı” diye seslendi kızıl olan. “Sorun değil, keyfinize bakın” diye yanıtladı Büşra. Neyse bunlar yine oyunlarına devam ettiler, yüzdüler falan. Ben de kalkıp havuza girmeye karar verdim. “Hadi biraz serinleyelim” diye Büşra’yı da kaldırdım. İkimiz de suya atladık. Yüzüyoruz, işte dalıyoruz, çıkıyoruz, birbirimizi suyun üstünde tutuyoruz falan. Arada ben havuzu boydan boya yüzdüm falan. Kenara yanaşıp dinlenirken o arada çocuklar geldi ellerinde kokteyllerle havuzun dibine. diğer iki kız da bizim hemen bir iki metre öbür tarafımıza geldiler. Çocuklar kızlara kokteylleri uzatınca bizden tarafta olan sarışın kız elindekini bana doğru uzattı. “İster misiniz?” diye sordu. “yok sağolun” diye yanıtladım. “Lütfen” diye ısrar etti. Büşra ile bakıştık. Ben de uzanıp aldım kokteyli. Oğlan bu sefer elinde kalanlardan birini Büşra’ya uzattı. “Teşekkür ederiz, çok kibarsınız” falan muhabbeti tanışmayı, tanışma kaynaşmayı getirdi. Hepsi modelmiş. Ferrari buluşması için gelmişler. işleri bitince de kendilerini havuza atmışlar. Gece de kalacaklarmış, oteli beğenmişler, işleri olmayınca sıkılmazsarsa pazartesi de kalabilirlermiş falan filan. Kızıl olanın adı Burcu, sarışının adı da Yasemin. Oğlanların ismini hatırlamıyorum ama” diye devam etti Tuğçe. Ben de arada kalkıp bardakları taze çayla doldurdum.

Sıcaklayınca havuza girelim dedik. Büşra ile ayaklandık. Oğlanlar birşey içer misiniz diye sorunca teşekkür etsek de bira içme konusunda hemfikir olduk. “Bu kez gidip biz alalım, siz havuza beyler” diye güldü kızlar. Tabi bizim oyun falan suya düşmüştü. Neyse biz atladık, peşimizden çocuklar atladı. Biraz yüzdük falan sonra çocuklardan biri stil yüzmeyi nerde öğrendin falan diye girdi muhabbete benimle. Onun muhabbeti falan işte ben beceremiyorum muhabbeti oldu. “Güzelliğin ve sıkı vücudunun sebebi belli oldu” diye güldü çocuk. Ayak üstü hızlıca yazmaya başlamıştı. Diğeri de Büşra’ya yazıyordu belli çünkü Büşra’nın ağzı kulaklarındaydı. “Ne güzel, hem iş, hem de sevgililerinizle vakit geçiriyorsunuz” diye zarfladım ben. “Şey.. sevgili değiliz, birlikte çalışıyoruz, arada takılıyoruz böyle” diye yanıtladı çocuk gülerek. “Ama çok yakınız dördümüz.” diye ekledi. O arada kızlar biralarla gelince muhabbet yarıda kaldı. Biraları havuzun kenarına koydular, herkes birer tane aldı. Sohbete devam ederken Yasemin direk sordu “Siz sevgilisiniz değil mi!” diye. ikimiz de şok olmuştuk. Cevap gelmeyince “Merak etmeyin, biz de Burcu ile takılıyoruz kız kıza arada” diye güldü. O arada oğlanlar biraz uzaktaydı. “Ama yani biz erkeklerle de takılıyoruz arada.” diye ekledi. Biz yine cevap vermedik. “Sizden hoşlandık doğrusu” diye elini uzatıp hafifçe göbeğimde gezdirdi Yasemin. Donup kalmıştım. “Siz de iyi kızlarsınız” diye geçiştirmeye çalıştım ama “Biz takılmaya hazırız eğer isterseniz tabi, değişlik iyi gelir arada” diye güldü Burcu. Büşra ve ben birbirimize bakıp kaldık. “Siz yeni sevgilinizin anlaşılan” diye güldü Yasemin. “Oda numaranız kaç?” diye sordu Burcu. Büşra birden söyleyince ikisi de güldü. “Tamam… biz birazdan çıkacağız, ararız, odadaysanız geliriz” diye güldü. “Biz çıkıyoruz” diye seslendiler çocuklara. Onlar da yaklaşıp “tamam, biz de biraz saunaya takılalım” diye gittiler. Büşra ve ben de havuzdan çıkıp şezlonglara uzandık şaşkınlıkla. ikimiz de donup kalmıştık. Kızlar resmen gelin sevişelim demişlerdi bize. Öyle boş boş baktık birbirimize. “Ben oğlanlar kalır bize asılır sanmıştım” dedi Büşra. “Kızım, resmen kızlar asıldı, hatta gelelim sevişelim” dediler baksana” diye ekledim. “Sen niye söyledin oda numarasını?” diye çıkışınca “Ne bileyim, boşluğuma geldi?” diye yanıtladı. “Ne yapalım?” diye sordu Büşra. “Ne demek ne yapalım?” diye yanıtladım. “Bilmem, yani değişiklik olur, sonuçta güzel kızlar…” diye kikirdedi Büşra. “Manyak” diye güldüm. “Ne var kızım, erkeklere gösterip vermiyoruz, kızlarla derdimiz yok” diye gülerek yanıtladı Büşra. “Hadi gel, istemezsek söyleriz, açık sözlü kızlar baksana” diye ısrar etmeye başladı. “Ya çocuklar gelirse?” diye durdum bir an. “Kızım bizim odaya gelecekler” deyince “Tamam, battı balık yan gider” diye ayaklandım. “Ne o, benden hızlısın” diye güldü Büşra. “Kıskanmayacak mısın?” diye sordu imalı imalı. “Sen teklif ettiğine göre sen beni kıskanmayacaksın demektir” diye yanıtladım. “Kıskanırsak oyunu bozarız” diye güldü. Havluları toplayıp odaya geçtik.

Odaya girdik ki telefon çaldı. “Selam, biz mi gelelim, siz mi gelirsiniz?” diye direk sordu Yasemin. “Siz gelin” diye yanıtladı Büşra telefonda. Telefonu kapattı. Dudaklarımız yapıştı birbirine anında. “Deneyelim” diye fısıldadı Büşra elini kalçalarıma uzatıp okşamaya başladığında. “Olur” diyebildim sadece. “İstemediğimiz zaman bırakarız, kıskanırsak bırakırız” diye fısıldadı. Her zaman ben dominant olmama rağmen, bu ilişk**e Büşra yönlendirmişti bu gün ikimizi de. Kapı çaldı. İkimiz de heyecanlandık. Büşra kapıya yöneldi. Yasemin ve Burcu üzerlerinde bornoz ile gelmişlerdi. Yasemin’in elinde bir şişe Tekila vardı. “Bunsuz olmaz” diye gülerek girdiler odaya. İkimizin de heyecanı yüzlerimizden belli oluyordu muhtemelen. Yasemin güldü. “Rahatlayın, kız kızayız” diye ve Büşra’nın elinden tuttu. “Hadi tekilaları dolduralım” diye ekledi. Bardakları sehpanın üzerine koydular, tuz limon, herşey hazırdı ve hemen ilk şotları attık. “Bu biraz rahatlatır” diye güldü Yasemin. “Bizim ilk sevişmemiz tekila ile başladı” diye güldü Burcu. “Ya sizinki” diye ekledi. İkimiz de güldük. “Bizimki de tekila sonrasında bira ile” diye yanıtladı Yasemin. “Kim kime saldırdı” diye sordu Yasemin. “ikimiz de aynı anda” diye yanıtladım bu kez ben. Ya sizde? diye sorunca “Burcu” diye güldü Yasemin. O arada Burcu uzanıp tekrar öptü Yasemin’i dudaklarından ateşli ateşli. Yasemin hemen karşılık verdi Burcu’ya. elleri yavaş yavaş birbirinin vücudunda dolaşmaya başladı. Elleri bornozlarının içine girdi usulca. Gülüşüp ayrıldılar. “Biz kaptırıp gideriz böyle” diye güldü Yasemin. “Havuza ilk geldiğinizde sen nasıl yattın öyle o şezlonga. içimi erittin” diye Büşra’ya yöneldi Burcu. Büşra gülümseyebildi sadece. “Hele o kalçalarını böyle havaya diktin ya… ” diye usulca uzattı başını Büşra’ya. “O an, o pozisyon… ” diye mırıldanıp dudağını Büşra’nın dudağı ile birleştirdi. Ben tekli koltukta olunca Büşra ikisinin arasında kalmıştı. Yasemin de Büşra’nın saçlarını okşadı usul usul. Onun öpüşüne karşılık vermeye başlayınca ikisinin dudakları ve dilleri birbirinie karışmaya başladı. Bu arada Yasemin tekila bardaklarını tekrar hazırladı. “Hadi bir tur daha” diye seslenince ayrıldı Burcu ve Büşra yüzlerinde küçük bir tebesssüm ile. “Kız kıza eğlenmeye” diye kaldırıp attık ikinci turu da. “Hadi biraz ısıtalım ortağılı Yasemin” diye ayaklandı Burcu. Yasemin’in elinden tutup kaldırdı onu ayağa. Ayakta ufak ufak dans eder gibi öpüşmeye başladılar. “İsterseniz katılırsınız, isterseniz kenarda kalırsınız” diye gülümsedi Yasemin bize bakarak. İlgiyle onları izlemeye başladık. Yasemin ve Burcu ayakta sevişmeye başladılar. Elleri bornozlarının üzerinden vücularını okşuyordu. Öndeki kuşakları çözdüklerinde ikisinin de kusursuz vücutları tüm çıplaklığı ile gözlerimizin önündeydi. Büşra yataktan kalkıp yanıma geldi ve koltuğun kolçağına oturdu. Uzanıp yanağıma küçük bir buse kondurdu önce. Sonra elini omzumun üzerinden atıp hafif hafif göğsümü okşamaya başladı. Benim de elim onun bacaklarında dolaşıyordu usul usul.

Kızlar bizim de havaya girdiğimizi anlamışlardı. “Hadi rahatlayın biraz…” diye gülümsedi Yasemin. Birbirlerinin vücutlarını usul usul okşamaya devam ediyorlardı. BÜşra uzanıp dudaklarını bu kez dudaklarıma yapıştırdı. Biz de öpüşmeye başladık usul usul, yavaş yavaş. Yasemin ve Burcu bize yaklaştı. Biz öpüşürken saçlarımızı okşamaya başladılar. Sonra Yasemin eğildi yanımıza. Büşra ve Benim dudaklarımın yanına yaklaştırdı dudaklarını ve ilk benim dudaklarımla buluştu. Bu arada Burcu Büşra’nın oturduğu tarafa yönelip onun sırtını ve omuzlarını okşamaya başladı. Büşra kolçaktan ona doğru dönünce ben tamamen Yasemin’in dudaklarıyla başbaşa kaldım. Bir süre sadece öpüştük. Sanki ilk defa başka bir kadınla öpüşüyor gibiydim. Ve Yasemin gerçekten güzel öpüşüyordu. Yanaklarımdan yakalayıp beni yavaşça ayağa kaldırdı. Büşra da ben de ayaktaytık. Yasemin ve Burcu kollarını birbirine uzatıp bizi de aralarına aldılar. Büşra ile yüz yüze olunca biz öpüşmeye başladık bu kez. Yasemin Büşra’nın arkasına, Burcu da benim arkama geçti bu kez. Biz öpüşürken bikinilerimizin iplerini çözdüler ve düşürüler. Sonra aşağıya doğru eğilip bikinilerimizin altını aşağıya doğru sıyırdılar. Biz ayakta Burcu ile öpüşüyorduk, onlar da bizi yukarıdan aşağıya yalamakla meşguldüler. Tekrar ayağa kalkana kadar ikimizi de yaladılar usul usul. Boyları bizden uzun olduğu için omuz hizamıza geldiklerinde bizi iyice aralarında sıkıştırıp uzanıp dillerini emdiler birbirlerinin… Sonra Yasemin Büşra’yı kendine çevirdi. Burcu da beni. Öpüşmeye başladık Büşra ile sırt sırta… Kalçalarımızın birbirine değiyor olması bile heyecanlandırıyordu bizi. Burcu’nun göğüslerine uzattım ellerimi. Yumuşacıktılar. Uçları irileşmişti. Uzun parmakları elleri kalçalarımı tamamen avuçlamıştı neredeyse. Yavaşça yatağa doğru itti beni ve sırt üstü uzandım yatağa. Ayaklarımı kaldırdı havaya ve bileklerimden yalayarak kadınlığıma kadar geldi. Hemen yanımda ise Yasemin yatıyordu sırt üstü. Göz göze gelince bana doğru kaykıldı ve öpüşmeye başladık Yaseminle. Ellerimizin göğüslerimize uzanması hiç de zaman almadı. Büşra dilinin tüm maharetini kullandıkça aşağıda, Yasemin benim dudaklarıma daha fazla asılıyordu. Burcu’nun dili de gayet iyi çalışıyor, parmaklarını kilitorisimin üzerinde gezirip küçük baskılar uyguluyor, kadınlığımın dudaklarını iki yana ayırıp diliyle yalıyordu. Sonra Burcu yatağa tam üzerime çıktı. Bir ayağını Yasemin ile aramıza koydu, diğer ayağını da başımızın hemen üzerine ve dizlerini kırıp yanlamasına iyice çömeldi. Kadınlığı tertemizdi. Yasemin ile birlikte hafifçe başımızı kaldırdık. Kilitorisi Yasemin’den taraftaydı. O kilitorisyile ve dudaklarıyla oyalanırken ben de tam deliğinin altını ve kara deliğini dilliyordum. Daha önce arkadan aldığı belliydi. Yasemin kenara çekildi. Burcu ayağını aramızdan çekince boylu boyunca uzandı üzerime önce. Sonra kendini hafifçe geriye kaydırdıp dört ayak pozisyonuna geçti. Aşağıda Büşra’nın benim bacaklarımın arasına girmesi ve başını kadınlığıma gömmesi bir olmuştu. Yasemin kendini öyle pozisyonladı ki benim kadınlığımın hemen üstüne denk getirmişti kilitorisini. Büşra aşağıda attığı her dil arbesini yukarıdan aşağıya ikimizin de kadınlığını yalayarak yapıyordu. Burcu ise tam yüzümüzün üzerine getirmişti kadınlığını. Ben alttan dilliyordum, Yasemin ise tam dilinin önündeki kilitorisi hoyratça ısırıyor, dilliyor, somuruyordu. Üçümüz birden derin bir dalgaya kapılıp gitmiştik. İlk çığlıklar Burcu’dan gelmeye başladı. Beyaz sıvılarının kadınlığından ağzıma akmaya başlaması ise gecikmedi. Kah Yasemin, kah ben dillerimizle her damlayı yakalamaya çalışıyorduk. Elleriyle kendi göğüslerini yoğura yoğura boşaldı Burcu ve kenara attı kendini yüzümüzün üzerinden. Sonra ben kasılmaya başladım. Büşra bunu anlayınca iki parmağını birden hızlıca yerleştirdi kadınlığıma, ve muhtemelen iki parmak da Yasemin’e girmişti. Çok geçmeden ben boşalmaya başladım… Yasemin’in göğüsleri tam ağzımın hizasındaydı. Emip somuruyor, uçlarını ısırıyordum ki hemen arkamdan Yasemin de çığlık çığlığa boşalmaya başladı. Büşra ikimizin de sıvılarını içmişti. Yasemin üzerimden kalkınca Büşra uzandı ve Burcu’nun dudaklarına yumuldu. Ağzında benim ve Yasemin’in sıvılarını birlikte yalayarak paylaştılar. Sonra bana yöneldi. Yasemin de bize katıldı hızlıca.

İçimizde birtek Büşra kalmıştı diye düşünüyordum ki o da kendini gülümseyerek aramıza bıraktı boylu boyunca. “harikaydı… ” diye mırıldandı parmaklarını göstererek.

Burcu biraz kendine gelince kalktı ve birer set daha tekile doldurdu dördümüze. “hadi bakalım, daha yeni başladık” diye gülümsedi ve bardakları limonları tuzu yatağa getirip hepimize dağıttı. “Ateşlenelim artık” diye güldü. Şotları dikmemiz ile dördümüzün sarmaş dolaş olması bir oldu. Kimin eli kimin neresinde bilmiyorduk. Altımıza kim gelirse öpüşüyor, yalıyor, parmaklıyorduk. Onbeş yirmi dakika böyle seviştik, sonra birer şot daha attık. Artık iyice güzel olmuştu kafalarımız. Parmaklarımız yetmemiş, otelin küçük şampuan kutularını yalar, kadınlıklarımıza sokup çıkarır olmuştuk. “Keşke oyuncaklarımız burda olsaydı” diye kikirdedi Yasemin. “Onlarla sizi öyle bir becerirdim ki” diye ekledi. Kahkaya boğulduk. “Gerçeklerini çağıralım, onlar siksin bizi” diye güldü Büşra… Hepimiz gülmüştük “nee… bizimkileri mi çağıralım” diye güldü Yasemin. “Çok sarhoşuzzz” diye ekledim… “Bu kafayla her şeye varım” diye kahkahayı bastığımı hatırlıyorum. “Sadece götümü siktirmem” diye eklediğimi de. “Ben varım, amım alev alev yatıyor, anca bir yarrak söndürür ateşimi şimdi” diye güldü Burcu. “Siz gerçekten sarhoşsunuz” diye gülünce Büşra… “Sanki sen çok ayıksın, gelseler sikmezmisin onları” diye güldü Burcu… “Beni tost etmelerine bayılıyorum” diye mırıldandı Yasemin. “ooo… ” diye kahkahaya boğulduk hepimiz. “Ben çağırıyorum, isteyen sikişir, isteyen seyreder” diye ayaklandı ve gülüşmeler arasında telefona uzanıp çocukların odasını aradı. ” diye devam etti Tuğçe anlatmaya.

“Anlaşılan kızlar sizi çözmüş, sarhoş etmiş, sonra da çocukları çağırıp siktirmişler” diye bastım kahkahayı. Tuğçe güldü. “yaaa.. dur utandırma beni” diye. “Eee.. oğlanlar gelince ne oldu peki” diye sordum. Anlatmaya devam etti.

Yasemin telefla çocukları arayınca hepimiz sessiz kaldık. “Aloo.. Odada mısınız, ya bizim kafalar bayağı güzel oldu, sizi unuttuk, gelip tekila içmek ister misiniz?” dedi Ama hepimiz kendimizi zor tutuyorduk. Artık kim açtı ne söylediyse karşı taraftan Yasemin kahkahaya boğludu önce. Sonra birşey mırıldandı ama duyamadım. “Tamam” dedi gülerek ve kapattı telefonu. Sonra dördümüzün içine daldı. “Gelirler şimdi. Amımı götümü doldursunlar” deyince hepimiz güldük. “Napcaz, odadan girince üstlerine mi atlayacağız” diye güldü Burcu. “Valla ben başlarım kapıdan, isteyen katılır” diye güldü Yasemin. Büşra ile bir ara birbirimize baktık. “Ben bir bornoz giyeyim” diye ayaklandı Büşra. “İyi fikir” diyince Burcu hepimiz bornozlarımızı giydik. Kapı çalınca o kadar güzel kafaya rağmen elimiz ayağımız birbirine dolaştı Büşra ve Benim. Burcu tedirginliğimizi anlamış olmalı ki “istemediğiniz hiçbirşeyi yapmak zorunda değilsiniz…” diye dudaklarıma yapıştı. “Yasemin’e bırakın herşeyi yeter” diye güldü ve Büşra’nın dudaklarına uzandı. Üçümüz de sırtımızı yatak başlığına dayayıp oturduk.

“Geldiniz… Süperrrr… Acayip güzel olduk biz.” diye seslendi hemen kapıyı açar açmaz. “Hadi gelin bize yetişin” diye odanın içine alınca çocuklar kibarca Merhaba diyebildiler sadece. Yasemin hemen dayadı tekilayı onlara. Benim gözüm şortların önüne gitti. ikisinde de bir hareket yoktu. “Yasemin, dur kafnız güzel, biz ayık kalalım bari” falan dediyse de biri, Yasemin “hadi hadi, bir iki taneden birşey olmaz” diye diretti. Çocuklar tekilayı hemen diktiler. “Hadi geçin oturun koltuklara” diye tekli koltukları gösterdi. İkisi de bize dönük oturdu. Yasemin gülümsedi. Valla ben acayip azdım çocuklar, beni sikin, bunlar izlesin” diye kahkahayı bastı Yasemin birinin kucağına otururken. Çocuk “Kızım sen bayağı ssarhoşsun, saçmalama” falan gibisinden birşeyler mırıldanıyordu ki Yasemin direk çocuğun dudaklara yumuldu. Öbür çocuk gülümsedi. Hah. İsimleri birinin Kemal, öbürünün de sanırım Yusuf du. Yasemin önce Yusuf’a saldırmıştı. Yusuf kendini geriye çekmeye çalıştıysa da kurtulamadı Yasemin’in dudaklarından. “İstemiyor musun…” diye mırıldandı dudaklarını büzerek ve kalkıp Kemal’in kucağına oturdu. Kemal hiç beklemeden yapıştı dudaklarına Yasemin’in. “Seni iste yeter güzelim…” diye seslenince “Bak Yusuf, Kemal nasıl hemen hazır…” diye şortunun üzerinden Kemal’in aletini avuçladı. Sonra ayağa kalktı ve bornozunun ipini çözdü Yusuf’un önünde. “Sadece ben, kızlar ister katılır ister seyreder ister gider ona göre” diye güldü Yasemin bize bakarak. Burcu güldü. Biz Büşra ile öylece neyin içine girdiğimizi anlamaya çalışırcasına sessizce olanları izliyorduk. Bir yanım git banyoya kitlen diyordu, bir yanım onları izlemek istiyordu.

Yusuf Yasemin’in belinden tutup kendine çekti. O arada Kemal de koltuktan kalkıp Yasemin’in arkasına geçti ve bornozunu omuzlaından düşürdü. “Siz izlemek istiyorsanız biz sikmeye hazırız” diye güldü Kemal. Bu arada Yusuf da ayağ kalktı. Birisi önünde birisi arkasında Yasemin’i okşamaya başladılar. üzerlerindeki tshirtleri çıkadılar. Yasemin ikisini bizim rahat görebileceğimiz bir köşeye doğru götürdü. Sonra da yüzlerini bize çevirdi. Şortlarını hızlıca indirince önce Kemal’in aletine saldırdı. Amım alev alev yanıyordu. Sadece benim değil, Büşra’nın da ve Burcu’nun da. Kemal’in ve Yusufun aletleri kalıplı ve uzundu. “Merak etme, seninki kadar değillerdi” diye güldü. Yasemin Kemal’in aletini ağzına alınca elim ister istemez bornozumun arasına göğüslerime gitti. Büşra ile bakışıp göz göze geldik. O anda onu öpmek istedim. İkimiz aynı anda uzanıp öpüştük. “Keyfini çıkaralım” diye mırıldandı Büşra. Burcu bize doğru eğilip “Çabuk ısındık, ben söylemiştim Yasemin’e bırakın diye” dedi fısıldayarak. Büşra ile öpüştüler. Bu arada Kemal de Yusuf da gözleirini bizden ayırmıyorlardı. Burcu Büşra ile öpüşmeyi ateşlendirdi. Ellerini Büşra’nın bornozunun içine sokup göğüslerine uzandı önce. Sonra yavaş yavaş aşağıya inip kadınlığını buldu. Biraz okşayınca Büşra hafifçe belini kırdı. Anlaşılan Burcu parmağını içeriye sokmuştu. Birkaç kez hareket ettirdikten sonra elini çekip ağzına götürdü ve yaladı. Sonra da parmaklarını bana uzattırdı. Ben de somurarak yaladım. Bu arada Yasemin Kemal’in aletinden Yusuf’un aletine geçmişti ve onu yalıyor, somuruyor, taşaklarını emiyordu. Kemal aletini sıvazlarken Yasemin’in de saçlarını hafif hafif okşamaya başladı. Ama gözü hep bizdeydi. Burcu elini bornozunun içine soktu yavaşça. Biraz kendini okşadı Kemal’in aletini seyrederek. Yasemin tekrar değiştirince ağzındaki aleti bu kez Yusuf boşa çıkmıştı. Burcu “Kızlar ben dayanamayacağım” diyerek Yusuf’a “gel buraya hayvan” diye seslendi. Yusuf birkaç adımda sikini sallaya sallaya yatağın yanına dibimize gelmişti. Yusuf gelir gelmez aletini hemen ağzına aldı ve yalamaya başladı. Dilini dışarı çıkarıp Yusuf’un aletini bize doğru çekip dilinin üzerinde kaydırıyordu. Büşra önce bana doğru biraz kaydı. Öpüşmeye başladık. O arada Yasemin ve Kemal de yatağa gelmişlerdi ve tam önümüzde Kemal Yasemin’i başı bize gelecek şekilde dört ayak pozisyonuna getirip yalamaya başladı. Yasemin’in elleri Büşra’nın bacaklarına uzandı önce ve hafifçe okşadı. Büşra çapraz yaptığı bacaklarını ayırdı hafifçe. Elimi tutup bornozun içine kadınlığına götürdü. Kendininkini de benim kadınlığıma getirdi ve birbirimizi okşamaya başladık. Burcu iyice yanaşmıştı Büşra’ya ve Kemal’in sikini ağzına alıp çıkarıyor, Büşra’ya doğru uzatıp geri çekiyordu. Büşra’nın yalandığını fark ettim. Sonra elimle başını hafifçe Burcu’ya doğru ittim. Şaşırıp dönüp bana baktı. Dudaklarıma uzandı ve ateşli bir öpücük kondurdu. Yüzünü Burcu’nun yüzü ile aynı hizaya getirdi ve dilini çıkarttı. Yusuf ile göz göze geldiğimizde gülümsüyordu. Burcu önce dönüp Büşra’yı öptü. Sonra eski pozisyonuna geri dönüp Kemal’in sikini dilinin üzerinden kaydırarak Büşra’nın diline kadar utazmasını sağladı. Büşra diliyle hafifçe dokundu ilk seferinde. Sonra Kemal daha ileri uzatıp aletini bu kez başının tamanını dilinin üzerinde kaydırdı Büşra’nın. Burcu arada Yusuf’un aletini ağzına sokup çıkarıyor sonra yine dilinin üzerinden Büşra’ya uzatıyordu ki aletini son ağzından çıkardığında sapından kavrayıp direk Büşra’ya uzattı. Büşra önce başını aldı dudaklarının arasına ve sonra yarısına kadar sokup somurdu.

Ellerim yavaş yavaş bornozumun içinden aşağılara kadınlığıma yöneliyordu. Hemen önümde yasemin artık Kemal’ içine almış ve inlemelerini çoğaltmıştı. Yanımda Burcu ve Büşra Yusuf’un aletini dilleriyle seviyorlardı. Yasemin ile yüzyüze bakıyorduk. Onun yüzünün mimikleri, Kemal içinde giderken aldığı zevki fazlasıyla gösteriyordu. Büşra yanımdan doğruldu ve dizlerinin üzerine Burcu’nun karşısına geçip bornozunu omuzlarından düşürdü. Yusuf hafifçe Büşra’nın saçlarını okşadı. Anlaşılan Büşra saldırmaya hazırlanıyordu. Bana doğru eğilip dudaklarıma yapıştı. Yusuf’un Büşra’nın kalçalarını okşamaya başladığını, dudağımdaki küçük ısırıkla fark ettim. Sonra doğruldu ve tekrar Yusuf’un aletine yöneldi. Ancak bu kez tam Burcu ile yüz yüzelerdi. Burcu da arada üzerindeki bornozu çıkarmış ve dizlerinin üzerinde duruyordu. Büşra ve Burcu öpüşmeye başlayınca Yusuf aletini onların dudaklarının arasına uzattı. İkisi de dudaklarıyla Yusuf’un aletini kavradılar ve Yusuf dudaklarının arasından aletini tam benim yüzüme doğru ileri geri hareket ettirmeye başladı. Büşra ve Burcu’nun dudakları, dilleri, Yusuf’un aletinin başı ikisinin arasından bana doğru geliyor, gidiyordu. Hafifçe doğruldum. Biraz Büşra’nın, biraz Burcu’nun kalçalarını okşayıp ellerimi kadınlıklarına götürdüğümde ikisi de gülümsediler dudaklarının arasındaki aleti bırakmadan. Yusuf aletini ileri ittiğinde bir anda ağzımı aletinin başını kavramış buldum. Başını yakaladım dudaklarımla. Yusuf ile göz göze geldik. Pis pis sırıtıyordu keyifle. E tabi adamın aletinin üç tarafı 3 tane fıstık gibi kızla çevrilmişti. Yusuf hareketlerini hızlandırdı ben de eklenince olaya. Resmen ikisinin dudaklarının arasından geri çekiyor, sonra ittirip benim ağzıma sokup geri çekiyordu. Biz usul usul sevişirken, daha doğrusu Yusuf’un siki benim ağzımın, Büşra ve Burcu’nun dudaklarının keyfini çıkarırken hemen yanımızda Kemal Yasemin’i kütür kütür becermeye devam ediyordu. Yasemin’in çığlıkları, inlemeleri hepimizi gaza getiriyordu ki “Getir onu ağzıma sok Yusuf” diye inledi Yasemin. Yusuf gülerek aletini aramızdan çekince biz üç kadının dudakları bir araya geldi hızlıca. Yusuf Yasemin’in önüne yatakta dizleri üzerine durdu. Yasemin hemen atladı Yusuf’un yarağına ve boğazına kadar soktu. Kemal arkada iyice hızlanmıştı. “Hadi şu orospuyu uçuralım” diye mırıldanıp Yasemin’e doğru yöneldi. Kalçalarına gidip onları okşamay ayırıp sıkmaya başladı önce. Sonra sırt üstü uzanıp Yasemin’in kadınlığının altına getirdi yüzünü ve Kemal’in girip çıktığı kadınlığı dillemeye başadı. Bacakları iki yana açılınca da Kemal’in parmakları Burcu’nun kadınlığını çoktan bulmuştu. Yusuf uzanıp Büşra’yı belinden kavrayıp kendine çekti. Öpüşmeye başladılar. Ben de Yasemin’in yanına geçtim ve Kemal arkadan vurdukça titreyen göğüslerine yapıştım. Yasemin resmen uçuşa geçmişti. Ağzında Yusuf’un aleti olmasına rağmen neresiyle inliyordu bilmiyorum ama sağlam inliyordu.

Yasemin birden doğruldu. Hem Yusuf’dan hem de Kemal’den kurtarmıştı kendini ve yatağın diğer tarafına boylu boyunca bıraktı nefes nefese. Kemal güldü. “Daha yeni başladık bebeğim” diye. YAsemin’den ses çıkmadı. Aşağıda Burcu ağzının üzerine düşen Kemal’in aletini lap diye yuttu hemen ve temizlemeye başladı. O arada Yusuf Büşra’yı yatağın kenarına çekmiş dört ayak pozisyonuna getirmişti. Aletinin başını Büşra’nın kadınlığına sürtmeye başlayınca “Sok artık hadiii” diye inledi Büşra. Arkasından da “ohhh” diye inlemesi geldi. Kemal de Büşra’ya yöneldi Burcu’nun ağzından çıkıp ve aletini Büşra’nın önünde sıvazladı birkaç kez. Büşra bana baktı önce sonra gözlerini kıstı ve Kemal’in aletine doğru uzattı başını. “ohhhhh, yala yavrummm” diye mırıldandı Kemal. “Somur beni” diye ekledi. Yusuf arkadan hızlanca Büşra da Kemal’e hızlandı. Büşra arada Kemalin aletini ağzından çıkarıyor, eliyle sıvazlıyor sonra tekrar geri sokuyordu. Burcu Kemal’le öpüşüyor, ben de kenarda kendimi okşayıp parmaklayıp onları izliyordum. Sonra Büşra’nın kadınlığının altına yattım birden. Yusuf’un aleti gözümün önünde Büşra’nın kadınlığına girip çıkıyordu. Dilimi kilitorisine uzattığım anda Büşra ağzındaki aleti çıkarıp “ohhhhh… Tuğçe….” diye inledi. Yusuf’un aletinin üzeri bembeyaz olmuştu. Onun taşaklarını da okşamaya başlayınca Yusuf bir ara aletini Büşra’nın kadınlığından çıkarıp benim ağzıma soktu. Birkaç kez sokup çıkardıktan sonra tekrar Büşra’nın kadınlığına yerleştirdi. Ne ara ve nasıl döndüğümü hatırlamıyorum ama bir anda birinin kadınlığımı yaladığını fark ettim. Büşra’dan başkası değildi. Sonra ikinci bir dil algıladım. Sonra da üçüncüyü… Anlaşılan Büşra, Burcu ve Yasemin kadınlığıma dalmışlardı. Deli gibi dilliyorlar, parmaklıyorlardı. Yusuf iyice hızlandı. Gelmesi yaklaşmıştı sanırım ki Büşra da zevk inlemlerini arttırmıştı. Yusuf’un hırıltılarını duyduğumda Büşra’nın içine patladığını anlamıştım ki Yasemin ve Burcu bacaklarımı iki yana açmaya başladı okşayarak. Büşra, Yusuf içinde patlayınca başını resmen kadınlığıma gömmüş, dilini içime sokmuş hıncını benden çıkarıyor gibiydi ki Yusuf aletini Büşra’nın kadınlığından çıkardı. Yusuf’un dölleri Büşra’nın kadınlığından ağzıma damlayınca önce yalandım. Sonra uzanıp emmek istedim ama Yusuf’un aletini ağzımda hissettim. Kemal’in de yarağı amıma girince ilk kasılmamı yaşadım. Yusuf ve Kemal gülüyorlardı sesli sesli.

Burcu üzerimden yana devrildi. Yusuf da kendini yatak başına doğru atınca Kemal ile göz göze geldik. Yasemin ve Burcu bacaklarımı tutuyorlar, bir yandan Kemal ile öpüşüyorlar, Kemal de benim içimde gidip geliyordu. Burcu Kemal’den ayrılıp bana yöneldi ve dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşmeye başladık. Ellerimiz göğüslerimizi buldu hızlıca. Bir ayağını üzerimden atıp tam Kemal’in önünde dört ayak üzerine gelince Kemal sağlam bir tokat patlattı Burcu’nun kalçalarına. Sonra amımdan çıktı. Ve muhtemelen Burcu’ya girdi. Kemal Burcu’yu sikiyordu tam üzerimde. Biraz onu sikti, sonra çıkartıp bana yerleştirip beni sikti, Burcu da ben de zevkten inim inim inliyorduk. Artık içimde hiçbir sıvım kalmamıştı. Resmen bitirmişlerdi bizi ki Kemal hırıltılarla amımdan çıktı. İlk salvo amımın üzerine gelmişti ama ikinci salvoyu Burcu’nun kadınlığına yetiştirip aletini içeri sokmuştu. Burcu kendini olduğu gibi üzerime bıraktı. Kemal boşalırken hala gidip geliyordu ki sonunda o da durdu. “Hayvann… ” diye inledi Burcu. Yasemin’in dilini kadınlığımda hissettim bir anda. Burcu üzerimden kalkıp kenara geçtiğinde Yasemin’in elinde Kemal’in aleti vardı. Hala inmemişti. Ama temizlemişti. Anlaşılan Yasemin Kemal patladıktan sonra sırayla hepimiziden Kemal’in spermlerini temizlemişti.” diye devam etti Tuğçe.

“Ooo.. gençler benden iyiymiş, dördünüzle baş edebilmişler” diye güldüm. “Hem de ne baş etmek. Dördümüzü evire çevire siktiler sabaha kadar” diye güldü Tuğçe. “Yarağa doyurdular yani” diye güldüm. “E sonra ne oldu” diye sorunca “Bakıyorum benim orospu halimi dinlemek hoşuna gitti” diye güldü Tuğçe. “Merak etme, dinlediklerimi bir gün birlikte gerçekleştiririz” diye güldüm. “Manyak” dedi.

Eski Defterler – Bölüm 1 : https://xhamster.com/stories/esk-defterler-giri-ve-b-l-m-1-9718028
Eski Defterler – Bölüm 2 : https://xhamster.com/stories/esk-defterler-b-l-m-2-ay-a-9721934
Eski Defterler – Bölüm 3 : https://xhamster.com/stories/esk-defterler-b-l-m-3-tu-e-ve-b-ra-9725263
Eski Defterler – Bölüm 4 : https://xhamster.com/stories/esk-defterler-b-l-m-4-i-dem-han-m-ile-bas-lm-9728090

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir