Parktaki Hamile

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selam ben Süleyman kahraman Maraşlıyım istanbulda bekar kalıyorduk ben üsküdarda bir cay ocağında çalışıyordum bir gün elimi bardak kestiği için işe gitmemiştim ve parkta geziyordum birden gözüme bir hamile kadın geldi üstünde bol bir hamilelik dizinin üstünde olduğu için biraz bacakları görünüyordu kaşısına oturdum yanında iki yaşında bir çocuk vardı Kadının yanında kocası yoktu ben bacaklarına baktıkça biraz daha acıyordu beyaz çizgili tangası tam olarak görünüyordu adeta beni sik dercesine bakıyordu Diğer çocuğun topu denize düştü bende yandaki sandalın üstüne indim ve topu çocuğa verdim yanıma geldi teşekkür etti. Biraz sohbet ettik ve birbirimize ısınmıştık Kocanız ne iş yapıyor diye sorduğumda Allah belasını versin sarhoşun teki diye kötüledi birer çay söyledik çayları içtikten sonra birden başının döndünü söyledi bende bizim bekarhane yakın dedim istersen gidelim dedim Kendisi beşiktaşta oturuyormuş gitmeyi kabul etti eve gittik..

Ben biraz uyumak istiyorum dedi bende tamam sen bilirsin dedim. Uzanır uzanmaz uyudu çocukta benimle oynuyordu annesinin ismi seraptı uykunun etkisiyle iyice bacaklarını ayırmıştı beyaz tangasını çıkarıp onu sikmek istiyordum ama kendinin vermesi daha iyi olurdu. Ben ona bakarak bir kez boşaldım öyle beyaz bacakları vardıki yarım saat uyuduktan sonra uyandı ve sohbete başladık. Bana kız arkadaşın varmı diye sordu ben hayır dedim neden dedi altımda arabam yok paramda yok kızlar para yemeyi sever dedim. Oda haklısın dedi bu arada banim yaşım 18 bana seks hayatın nasıl geçiyor dedi. Bende hiç kadınla birlikte olmadım sadece kerhanedekilerle dedim Oda bana bundan sonra ben senin arkadaşınım dedi ve dudağıma küçük bir öpücük attı ve arkasından tam yapıştı. Ben elimi amına attığım da kesinlikle sadece arkadaşız karı koca değil dedi Ben sen nasıl istersen dedim biraz öpüştükten sonra ondan soyunmasını istedim tamam dedi ve hamile elbisesini çıkardı sadece beyaz tangası ve sutyeni kalmıştı tamammı dedi. Ben hayır dedim sutyeni de çıkardı kilodumu çıkarmam dedi neden diye sorduğumda amcıgım berbat durumda tiksinmeni istemem dedi. Bende hayır tiksinmem dedim ve kendi ellerimle çıkardım bana sikini çıkar soyunma dedi. Tamam dedi ve çıkardım azına aldı ve sadece on saniye yaladı ve yattı kocası iki aydan beri sikmiyormuş bana hadi gel dedi. Bende göğüslerinden başladım her tarafını yaladım ve içine girebilirmiyim diye sorduğumda evet seninim dedi. Sikimi amına soktuğumda o kadar şok oldum ki amı alev gibi yanıyordu. Bir posta amından siktim sonra çıkardım. Sonra arkasına geçtim ve sikimi götüne dayadım Sikimi soktum öyle barıyorduki çek öleceğim diye biraz gitgelden sonra tam kıvamına geldi iki posta göten siktim üstünü giydi ve yola koyuldu eğer oğlu olursa adını Süleyman koyacak

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tuğba 3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yine amcamlara gitmiştim. Her zamanki gibi içeri girdim ve ilk işim kapıyı açan Nur Yengemin ayaklarını öpmem oldu. Fakat bu kez onlar tasmamı hazırlamamışlardı. İçeri geçtik. Ben Nur Yengemin ayaklarını öpüp yalarken oda bana bugün teyzemlerin geleceğini ve birlikte dışarı çıkacaklarını, bu esnada da Tuba’nın hizmetini yapmam gerektiğini söyledi. Az sonra Tuba da odasından çıktı ve yanımıza geldi. Ben hemen Tuba’ya doğru yöneldim ve ayaklarını öpmeye başladım. Artık bu alışkanlık haline gelmişti. Ardından Tuba da bugün için annem sana anlattı herhalde dedi. Bende Tuba’nın kölesi olduğum zamanlarda yaptığım gibi havlayarak evet dedim. Tuba’nın ayaklarını yalamayı sürdürdüm. Aradan bir saat geçmişti ki teyzemler geldi. Ama teyzem kızı Berrak’ı da getirmişti. Ben Berrak’ın kölesi olmaya daha önce başlamıştım ama ikisinin de birbirinden haberi yoktu. Teyzemle yengem çıkınca biz üçümüz evde kaldık. Fakat ikisi de bana emir veremiyorlardı. Çünkü birbirlerinden çekiniyorlardı. Berrak 16 yaşına gelmişti ve liseye gidiyordu. Berrak’ın 4 Tuba’nın ise 3 yıldır kölesiydim. Fakat Tuba bu zaman zarfında bana yapmadığını bırakmamıştı. Annesiyle birlikte tuvaleti hiç kullanmıyorlar ağzımı tuvalet olarak kullanıyorlardı. Evlerinde tasmalar kırbaçlar vardı. Ve Tuba beni arkadaşlarının içinde de köpek gibi kullanıyordu. Berrak ise ayak öptürmek, yalatıp yıkatmak, ve üzerine çıkmakta kullanıyordu. Kızlar sürekli birbirlerinin dışarı çıkmasını bekliyor ve fırsat kolluyordu. Özellikle Tuba bana hükmedemediği için sinirleniyordu. Nihayet berrak diğer odaya gidince Tuba hemen kalkıp yanıma geldi ve tokatlamaya başladı. Berrak duyacak değince duymaz diyordu. Ardından ağzımı açtı ve ard arda ağzıma tükürdü. Sonra da eğilip ayaklarını öpmemi istedi. Tam öperken kapı sesini duydum ve kafamı kaldırmaya çalıştım. Fakat Tuba kafama ayağıyla bastırdı. Bende yere kapaklandım. O esnada da berrak içeri girdi. Beni Tuba’nın ayakları dibinde görünce yanımıza geldi ve “demek senide ayaklarını öpüyor bu” dedi. Ben hemen doğrulmuştum. Bunu duyan Tuba bana sert bir tokat attı ve “demek bildiği halde bana söylemedin. Sen şimdi görürsün köpek” dedi. İşkence başlamıştı.

Berrak’a döndü ve “sen bu köpeğe neler yaptırıyorsun.” dedi. Berrak’ta yaptırdıklarını anlatınca Tuba ”şimdi sana yeni şeyler öğreteyim” dedi. Tuba ilk olarak git hazırlan dedi. Ne yapacağımı biliyordum. Derhal gidip Tuba’nın odasında dolapta duran tasmayı aldım ve boynuma geçirdim. Ardından çırılçıplak soyundum. Sonrada ağzıma bir tasma alıp onların yanına köpek gibi 4 ayak pozisyonunda döndüm. Berrak bunu görünce önce utandı. Çünkü çırılçıplaktım. Kırbacı doğruca Tuba’nın ayakları dibine bıraktım. Tuba tasmanın ucundan tuttu ve kırbacı alıp tüm gücüyle kırbaçlamaya başladı. O kadar sert vuruyordu ki bağırıyordum. Bir yandan da “kes sesini köpek” diye bağırıyordu. Berrak bana acımış olacakki yeter diyordu ama Tuba “sen karışma o itiraz edemez” diyordu. Tuba bir süre daha kırbaçladıktan sonra yoruldu. Berrak’a “sende denesene” dedi. Berrak “hayır” dese de Tuba “oda istiyor istersen sor” dedi. Berrak bana baktı. Bende Tuba’nın zorlamasıyla “evet Berrak yalvarırım sende kırbaçla” dedim. Berrak kırbacı aldı ve önce yavaş vurmaya başladı. Tuba’nın “daha sert,daha sert” demesiyle oda giderek daha sert vurmaya başladı. Sonunda kıçım kırbaç izleriyle kaplanmış ve dokunulduğunda acıdan bayılacak gibiydim. Ardından Tuba beni sırtüstü yere yatırdı ve Berrak’a tutunarak üzerime çıktı. Çıplak ayaklarını ağzıma soktu. Ayaklarını uzun süre ağzımda tutup emdirdi ve yalattı. Sonrada iki ayağıyla yüzüme çıkıp yüzümde ayaklarını paspasa siler gibi hareket etti. Bir süre sonrada indi. Berrak bu sırada göğsüme çıktı. Berrak’ta uzun süre ayaklarını yalattı. Bu esnada Berrak tuvalete gideceğini söyledi. Tuba hemen benim gidip hazırlanmamı söyledi. Tuba ve annesi daha önce bir çok kez ağzıma yapmışlardı ama bu Berrak’ın ilk olacaktı. Berrak önce normal tuvalete yöneldi fakat Tuba onu odasına götürdü. Orada Tuba’nın ve annesinin kullandığı özel bir klozet vardı. Klozetin altı açıktaydı ve kanalizasyona bağlı değildi. Klozetin önüne kafamın sığacağı kadar bir bölüm açmışlardı. Ben her seferinde klozeti hafif kaldırıyor ve kafamı altına sokuyordum. Klozete biri oturduğunda kafamı çıkartmam imkansızlaşıyordu. Klozetin içindede ufak bir lamba vardı ki suratıma yaparken göreyim diye. Berrak önce tereddüt etti. Fakat Tuba onu cesaretlendirmek için önce kendisi pantolonunu indirdi ve klozete tam oturmadan Berrak’ın görebileceği şekilde suratıma işedi. Ardından Berrak gelip klozete çekinerek oturdu ve işemeye başladı. O kadar çok işedi ki suratımda ıslanmayan yer kalmamıştı. Fakat Berrak sıçması gerektiğini söyleyerek kalkmak istedi. Tuba ise onu da yap dedi. Berrak önce itiraz etse de kabul etti. Tuba’nın emriyle ağzımı açabildiğim kadar açtım. Berrak’ın o güzel götünden çıkan boklar ağzıma doluyordu. Berrak iyice yaptıktan sonra Tuba’nın verdiği peçeteyle kıçını sildi. Kalkıp üzerini topladı ve bana bakmaya başladı. Tuba da baş ucumda bakınıyordu. Tuba’nın “çiğne ve yut” demesiyle o bokları çiğneyip yuttum. Tuba Berrak’a dönüp “bundan sonra sende tuvaletini boşuna harcama bak onlar bir domuzu doyuruyor” dedi ve gülüştüler. O günü iki kızın işkenceleriyle geçirdim. Tuba bir ara Berrak’a “bu köpeği hiç dışarı çıkardın mı?” dedi. Berrak “hayır” dedi. Tuba “ben onu liseden beri bayağı yere götürdüm. Voleybol antrenmanına,lise veda partisine, şimdiki okuluma hatta 2 kez burada bile dışarı çıkardım. Sende bunu mutlaka dene saygınlığın artıyor” dedi. Berrak’ta “mutlaka deneyeceğim hatta yarın okula götüreyim” dedi. Bana baktılar itiraz edecek halim yoktu zaten. Akşam yengemler geldi. Ve Berrak’ı teyzem orada bıraktı. Bende kaldım ve tüm geceyi Tuba Nur Yenge ve Berrak’ın emrinde geçirdim. Ertesi günde berrakla okuluna doğru yola çıktık.

Tuba yine beni çağırmıştı. Bu arada amcamla yengem boşanmış Tuba ise okulda olmadığı zamanlar annesinin yanında kalıyordu. Bu sayede evde daha rahat hareket ediyorlar ve beni daha rahat kullanıyorlardı. Evlerine gittiğimde kapıyı Tuba açtı. Ben de her zaman yaptığım gibi eğilip ayaklarını öpmeye başladım. Tuba bu esnada tasmamı boynuma geçirdi ve sana bir sürprizim var dedi. Tasmamdan çekerek salona götürdü. Salonda Nur Yengem oturmuş televizyon seyrediyordu. Tuba tasmamı bıraktı bende selam vermek için Nur Yengemin yanına gittim. Nur Yengemin ayaklarını dur diyene kadar öptükten sonra Tuba’nın ayakları dibine geçtim. Tuba bacak bacak üstüne atmıştı. Emriyle ayağındaki terliği çıkardım ve ayaklarını yalamaya başladım. Uzun süre ayaklarını yalattıktan sonra kurulamamı istedi. Üzerimdeki t-shirt ile kuruladım. Terliklerini tekrar giydirdim. Tuba ayağa kalktı ve sana sürprizimizi gösterelim dedi. Tasmamdan tuttu ve odasına götürdü. Odasında 2 kabın yanında durdu. Biri bir şişe ve içi muhtemelen sidik dolu sarı bir sıvıyla doluydu. Şişenin üzerinde huni şeklinde bir kap vardı. Diğer kap içi ağzı çok sıkı kapatılmış bir kutuydu. Tuba işaret edip bunları al dedi. O kapları aldım ve banyoya taşıdım. Banyoya Tuba ve Nur Yenge de geldiler. Tuba işte sana sürprizimiz kutuyu açsana dedi. Kutuyu korkarak açtım ve korkmakta haklıydım. İçi bok doluydu. Tuba kutuyu göstererek “bunları ne kadar sevdiğini düşündüm ve ziyan olmaması için bir yol buldum. Bundan sonra 3 günde bir bize boş mide ile gel çünkü yiyecek çok şeyin olacak. Burada yalnızca benim 4 günlük bokum ve şişede de sidiğim var. Bunları şimdi bitireceksin” dedi. O kadar boku yedirmemesi için yalvardıysam da kararı değişmedi. Önce kafamı o bok dolu yayvan kaba soktu ve ayağını kafama koyup suratımı o bokların üzerine bastırdı. Sonrada saçlarımdan tutup kaldırdı. Annesine dönüp “Bak ne kadar çok istiyor yemeyi. Aceleden neresiyle yiyeceğini şaşırıyor” dedi ve ikisi de kahkahalarla gülmeye başladılar. Daha sonra Tuba o bokların tamamını bana yedirdi. Üstüne de hemen hemen 1 litreyi bulan 4-5 günlük sidik birikimini içirdi. Midem çok kötü olmuştu. Tuba işim bitince bana “Buna alış bundan sonra her 3 günde bir bize geleceksin. Yemeğini ve içeceğini içecek sonra gideceksin. Üstelik bundan fazla olacak çünkü annem ve ben artık tuvaleti hiç kullanmayacağız” dedi. Gerçektende o günden sonra mümkün olduğu kadar dışarıda tuvalete gitmiyorlar özellikle Tuba tüm atıklarını bana ayırıyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tuğba 5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yine bir gün Tuba’lara tuvalet işi için gitmiştim. Nur Yengem evdeydi. Kapıyı açtı ve “yemeğini getiriyorum” dedi. Evlerinde misafir olduğu belliydi. Nur yengem gelene kadar bende kim olduğuna bakmak için içeri girdim. Nur yengem benim izinsiz olarak içeriye girdiğimi görünce “Çok mu merak ettin madem meraklısın seni görsünler” dedi. Elindekileri banyoya bıraktı ve tekrar Tuba’nın odasına gitti. Elinde bir tasma ile geri döndü. Ben özür dilesem de o “Tanışmadan olur mu bu kadar merak etmişken” dedi. Tasmayı boynuma geçirdi ve misafir odasına yöneldik.İçeri girdiğimizde çok kalabalıktı ve hepsi şaşkın şaşkın bize bakıyordu. İçlerinden sadece birinin yan komşuları olduğunu biliyordum. Çünkü Tuba beni ilk dışarıda kölesi yaptığında onların köpek tasması boynumdaydı ve teşekkür için kadının ayaklarını öpmüştüm. Nur yengem “Bizde gün için toplanmıştık. Bizim bu köpek sizleri merak etti de bir tanıştırayım dedim” dedi gülerek. Bana “Misafirlerimize hoş geldin yok mu?” dedi. Bende 4 ayak pozisyonunda kadınların önüne giderek hepsinin ayaklarını tek tek öptüm. Bazıları öptürmek istemese de ben ayaklarına kafamı götürerek zorla öptüm. Sonrada gelip koltukta oturan Nur Yengemin ayaklarının dibinde yerimi aldım.

Nur yengem ayaklarını kaldırınca altına uzandım. Yüzüm tam ayaklarının altındaydı. Konuşmaya başladı. “Bu bizim köpeğimiz. Kendisi gelerek Tuba’nın köpeği olmayı istedi. Bizde ayaklarımızı öptürüp yalatıyoruz. Ayrıca ayakkabılarımızı da boyaya gerek kalmadan temizliyor. Hem bu çok iyiymiş. Ayakkabılar sürekli tükürükle temas ederse derisi yumuşuyor daha dayanıklı oluyor. Ayrıca ayakları yalatmakta ağrıyı alıp ayağı rahatlatıyor” dedi. Ardından da bir ayağını ağzıma soktu. Ayağında ince naylon çorapları vardı. Ten rengiydi. Diğer kadınlarda yengem gibi 40’lı yaşlaraydı. Yengem çorapları üzerinden ayaklarını emdirdikten sonra “içinizde denemek isteyen var mı?” dedi. Önce “hayır” deseler de Yengem beni daha önce ayaklarını öptüğüm kadının yanına gönderdi. Derhal kadının bir ayağını nazikçe elime aldım. Ayaklarında siyah çorap ve hafif topuklu bir ayakkabı vardı. Önce ayakkabısının her yerini iyice yaladım. Ardından ayakkabısını çıkartım ayaklarını uzun uzun öptüm. Ardından da o çoraplı ayağını ağzıma sokup emmeye başladım. Adeta ağzım ve dilimle masaj yapıyordum. Kadında rahatlamış ve “Hakikaten iki oluyor rahatladım” dedi. Ardından ayakkabısını tekrar giydirip diğer ayağına aynı şeyleri yaptım. Sonra sırasıyla diğer kadınlara da aynı şeyleri yaptım bu arada hepsi alışmış sanki yokmuşum gibi davranıyorlardı. İşim bittiğinde yine Nur Yengemin ayakları dibine döndüm. Artık kadınlar kalkacaklardı. Nur Yengem bana “koş hanımların ayakkabılarını hazırla” dedi. Derhal gidip ayakkabıların tamamının üzerini aceleyle yaladım. Kadınlar geldiklerinde ayakkabılarını giydirdim. Ve yüzüm paspasın üzerinde yukarı gelecek şekilde uzandım. Kadınlar gelip sırasıyla üzerime çıktılar ve ayakkabılarını paspasa siler gibi yüzüme silip gittiler. Ardından o gün asıl yapmam gerekeni yani yemeğimi yedim. Nur Yengeme teşekkür edip çıktım. Aşağıya inişte komşularını tekrar gördüm. Asansörle birlikte indik. İnerken de kadın yüzüme tükürdü. Bir şey demediğimi görünce ağzımı eliyle açıp ağzıma tükürdü ve yutturdu. Aşağıya indik ve kadının ayaklarını tekrar öpüp oradan ayrıldım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tuğba 4

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aradan epeyce bir zaman geçmişti ve tubanın okulu bitmişti.iyi bir işte bulmuştu.ben hala haftada 2 gün onlara gidiyor ve tuba ile nur yengenin önce ayakkabılarını yalıyarak temizliyor ardındanda pisliklerini yiyip sidiklerini içiyordum.bunun için genellikle gece onlarda kalmam gerekiyordu.birgün tuba bu iş böyle olmayacak dedi. tam beni bırakacak diye umutlanırken bize yakında bir yere taşınman lazım dedi. Ardındanda ağzındaki baklayı çıkardı.alt katları boşalmıştı ve kiralıktı.tuba oraya sen taşın dedi.bir sürü mazeret buldum fakat o kararını bir kere vermişti.üstelik bu apartman sakinlerininde hoşuna gidicekti.çünkü özellikle başta emine hanım olmak üzere içlerinden bazılarına hizmet ediyordum. bir hafta sonra dedikleri gibi apartmanlarına taşınmıştım. Yine tubalara çıkmışken bir gün emine hanım geldi ve bu köpek artık sizdemi kalıcak yoksa aşağıdamı.çünkü arasıra bende onu kullanmak istiyorum dedi.nur yengemde tabiki kullanabilirsin. bana döndü ve biz evde olmazsak gidip emine hanımın bir arzusu varmı diye soracaksın eğer yapmazsan ne olucağını biliyorsun dedi.bende emredersiniz dedim. Hergün sabah erkenden kalkıyordum.tubalara gidiyor ve bana verdikleri anahtarla kapıyı açıyor içeri giriyor ve kahvaltıyı hazırlıyordum.ardından tubayı uyandırıyordum.tuba kalkıyor ve banyoya yöneliyordu.önce yüzünü yıkıyor adından dişlerini fırçalıyordu.tabiki fırçaladıktan sonra lavaboya tükürmüyor ağzıma tükürüyordu.tuvaletleri ve lavaboları mecbur kalmadıkça kirletmiyorlardı.tubanın söylediğine göre benim ağzım yeterince iş görüyormuş. ardından ben tubayı ellerimle giydiriyordum.tuba en azından bu mutluluğu yaşatıyordu. giyindikten sonra mutfağa yönelip kahvaltısını yapıyordu.bende bu sırada onun giyiceği ayakkabıların son temizliğini yapıyordum.ardından kapıya geliyor ve ben ayakkabılarını giydiriyordum.sonrada ayaklarını öpüp kapının önüne uzanıyorum.tuba uğur getirdiğini düşündüğü şekildi sağ ayağıyla suratıma basıp kapıdan çıkıyordu.tubanın iş yeri benimkinden uzak olduğundan o gittikten sonra ben hazırlanıp işe yetişebiliyordum.nur yengem öğretmendi ve benden sonra çıktığından ona hizmet edmiyordum.hemen hemen her sabah böyle oluyodu ama bazen tubanın sabah ağzıma sıçtığıda oluyordu.akşamları ise asıl işkence başlıyordu. Gerçi iş yerindede hizmet ettiğim hatta ağzıma yapmak en büyük zevki olan bir efendim vardı ama her zaman fırsat bulamıyordu. akşam eve döndüğümde apartmana girer girmez işkence başlıyordu.nerdeyse herkes yolumu gözlüyordu.ilk olarak 1. katta 2 dairedede oturan kadınlar dışarıda mutlaka ayakkabı bırakıyorlardı ve benimde onları yalamam zorunluydu.2. kattada 1 dairedeki kadın ayakkabı bırakıyordu.bu arada apartmanda herhangi bir bayana rastlarsam diz çöküp ayak öpüyor ve geneldede yalıyordum.bazende ağzıma tükürüyorlardı.3. katta ben oturuyordum ve karşı dairem boştu.4. kattada tubalar oturuyorlardı.burada ilk olarak emine hanımların kapısının önünde duran ayakkabıları yalıyor sonrada tubaların kapısına yöneliyordum

Tubaların kapısını bana verdikleri anahtarımla açıyorum.ardından içeri girer girmez soyunuyor tasmamı takıyorum.üzerimde yalnızca külot kalıyor.sonra 4 ayak pozisyonunda içeriye yöneliyorum.genellikle tuba ben apartmanın diğer katlarında ayakkabı yalarken işten dönüyor ve yanımdan geçip eve giriyor.evde ilk yaptığım iş tubanın geçtiği yerleri yalıyarak salona kadar gitmekoluyor.çünkü tuba işten gelince ayakkabılarını çıkarmıyor öylece geçip koltuğa oturup beni bekliyor.bende onun bastığı yerleri yalıyarak temizliyorum.tubanın önüne geldiğimde ilk olarak ayaklarını öpüyor ve ardından ayakkabılarını yalamaya başlıyorum.taki tertemiz olana kadar. ayakkabılarını tertemiz yapınca dislerimle ayakkabılarını çıkarıyor sonrada ayaklarına ağzımla masaj yapıyorum. bu esnada nur yengem genellikle yemek hazırlıyor.ayak masajı bitince ataklarını yalayıp kuruluyorum ve terliklerini giydiriyorum.ardından yemeğe geçiyoruz.tabiki ben masaya oturamıyorum ya ayaklarının altında oluyorum yada birisi sırtıma oturuyor diğeride ayagını ağzıma sokuyor, yemek boyunca ayak emiyorum.yemekten sonra sıra benim yemeğime geliyor.bu ya tuba ve nur yengemin bokları yada yemek artıkları oluyor.yemeğimi bitirince bulaşık yıkamak yine benim işim oluyor.bulaşıkları bitirince salona dönüyor ve önce nur yengemin yorgun ayaklarına ağzımla masaj yapıyorum sonrada yalıyarak temizliyorum.ardından bütün geceyi onlara hizmet ederek geçiriyorum.bazen tuba hiç hata yapmadığım halde kırbacı istiyor.kırbacı ağzımla tutup getiriyorum ve tuba ağzıma kirli pedlerinden birini sokup kırbaçlamaya başlıyor.yorulana kadar kırbaçlıyor ardındanda üzerine kolanya döküp beni kıvrandırıyor.bunu yaparkende acayip zevk alıyor.nur yengem bazen ona eşlik ediyor bazende bana acıyıp tubayı durduruyor.tabiki bu arada tuba ve nur yengemi her aksamen az 2-3 kez ağzıma boşalttırıyorum.yatarken genellikle tuba ayaklarının dibine yatırıyor ve ayaklarını suratına dayıyarak uyuyor.eve çok nadiren gidiyorum.bazı günler tuba işten sinirli şekilde dönüyor ve o zaman beni daha merdivenlerde tekme tokat dövmeye başlıyor sonrada yerde sürükleyerek eve götürüyor.eve girdiğimizde hemen soyundurup 4 ayak pozisyonu aldırıyor. sonrada eline ne geçtiyse onunla bana vuruyor.bu böyle günlerde özel olarak aldığı ucunda sivri çıkıntıları olan bir tahta oluyor.yorulup bıraktığında kıçım kanla kaplı oluyor.ve kıçımın üstüne zor oturuyorum. Bazı aksamlarsa dışarıya gezmeye çıkıyoruz tabiki ben yine köpek pozisyonunda oluyorum.bana onlarca kişinin ayakkabılarını yalatıyor.yollarda gördüğü pislikleri yediriyor ve ayak altında ezdiriyordu.özellikle genç kızları suratıma çıkarıyor ve ayakkabılarının izi suratımda kalana kadar kızları suratımda gezdiriyor.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tuğba 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tubayla ilk deneyimimizin ardından uzunca bir süre geçmişti. Artık haftanın belirli günlerinde Tuba beni arıyor çağırıyor ve bana isteklerini yaptırıyordu. Ocak ayın daydık .yine bir gün Tuba beni sabahtan aradı ve onlara gitmemi istedi. Bende o gün çok hasta olduğumdan gidemeyeceğimi söyledim. Fakat o kesinlikle gelmem gerektiğini söyleyip telefonu yüzüme kapattı .tabi ki bende gidemedim. Aksam Tuba beni büyük bir kızgınlıkla aradı. Her şey bitti. Sen gününü görürsün dedi ve telefonu kapattı. Tabi ki çok korkmuştum. hemen Tubayı aradım ama telefonu hep yüzüme kapatıyordu. Artık yalvarmaya başladım. Sonunda olayın ne olduğunu Tuba anlattı. Tuba voleybol takımından iki arkadaşına olayları anlatmış fakat inanmayınca onları eve getirmişti. Bende gitmeyince rezil olmuş yalancı durumuna düşmüştü tabiki. Tuba da uzun süre affetmesi için yalvardım. Nihayet Tuba affederim ama “bir şartla 3 gün sonra antrenmanımız var oraya gideceğiz ve orada herkesin içinde benim dediklerimi yapacaksın”dedi. Önce o kadar kişiye rezil olma korkusuyla kabul etmek istemesem de Tuba “tanımadığın kişilerin mi bilmesi daha iyi yoksa ailenin mi” değince kabul ettim. 3 gün sonra söylediği gibi öğle saatinde evlerine gittim. Tubayı aldım ve çıktık. Tuba yeni siyah deri topuklu dizlerine kadar uzanan çizmeler almıştı. Onları giydi. İlk kez giyiyor olmalıydı. Asansöre bindiğimde bana iki tokat attı “demek sözlerimi dinlemezsin ha ben sana yapacağımı bilirim buna çok pişman olacaksın” dedi. Hemen asansörde eğilip ayaklarını öpmek istediysem de hayır dedi. Dışarı çıktık ve bir taksiye bindik. Arka koltukta oturuyorduk. Taksiciye gideceğimiz yeri tarif ettikten sonra Tuba “bana bak” dedi.”Demek beni dinlemezsin ha”dedi ve ardı arda tokatlamaya başladı. Taksicide şaşırdı ve yapma ayıp oluyor dedi. Tuba ona döndü ve “sana ne bak o itiraz ediyor mu” değince sustu. Tuba birkaç tokat daha attıktan sonra durdu. Spor salonuna geldiğimizde taksiden indik. Yürüyecek biraz yolumuz vardı. Yağmur yağmış ve her yer ıslaktı. Biraz yürüyünce Tuba kaldırımdan toprak zemine indi. Artık çamurun içinden yürüyordu. Bunu bilerek yaptığını biliyordum ve Tubaya kaldırıma çıkması için yalvarıyordum. Çünkü o çizmeleri temizleyecek olan bendim. Tuba beni dinlemeden salonun önüne kadar ne kadar çamur ve pislik varsa hepsine girdi. Çizmelerinin altında resmen 2-3 santimlik çamur tabakası vardı. Salonun önüne geldiğimizde durdu ve “herhalde bu şekilde gireceğimi düşünmüyorsundur” dedi. Yere uzanmamı emretti. Salonun kapısının önünde temiz kalan bir alan bulup uzandım. Spor salonunun bahçe duvarı yüksek olduğundan salona gelenler dışında kimse bizi göremezdi. Yere uzanınca Tuba başucuma geldi ve “aç ağzını” dedi. Ağzımı açınca üst dişlerimi öne çıkarmamı istedi ve ardından çizmelerinin altını dişlerime sürterek o 2 cmlik çamuru ağzıma boşaltıyordu. Tabi bende onları bir güzel yiyordum. ardından ayakkabısının altını tertemiz yapmamı istedi. Çizmeleri 10 dakika yaladıktan sonra tamam dedim. Tuba ayağıyla temiz bir yere bastı ve ayağını kaldırdığında yerin çamurlandığını görünce “benimle dalgamı geçiyorsun bunu sen istedin” dedi. Gelip hayalarımın üzerine çizmeleriyle çıktı. Acıdan bağırıyordum ki Tuba “bağırırsan topuklarımla basarım” dedi. Bende kendimi sıkabildiğim kadar sıkıyordum. Aşağıya indiğinde kıvranıyordum. Fakat o tekrar başucuma geldi ve “yalamaya devam et” dedi. İyice temizleyince kalkmama izin verdi. Birlikte soyunma odasına gittik. Ben kapıda beklerken o üzerini değişti ve çıktığında elinde benim için daha önce aldığı tasma ve kırbaç vardı. Ayağında da spor ayakkabıları. Yine köpek pozisyonu aldım, tasmayı boynuma geçirdi ve kırbacı eline alıp yürümeye başladı. Bende yanında köpek gibi ilerliyordum. Salona girerken görevli garip garip bize bakıyordu. Salonda kızlar antrenmana başlamışlardı. Bizi görünce durdular. Herkes bize bakıyordu. Antrenörlerinin yanına kadar o şekilde gittik(antrenörleri de 40 yaşlarında bir bayan).Tuba “özür dilerim geciktim ama hepsi bu köpeğimin yüzünden” dedi ve bana dönüp “özür dilesene köpek” dedi. Derhal eğildim ve antrenörün ayaklarını öptüm. Kadın irkildi. Şok geçiriyorlardı. Sonrada tüm kızların tanışma mahiyetinde ayaklarını öptüm. Tuba antrenörüne “bugün antrenman yapmayalım. Tek set bir oyun oynayalım. Kazanan takımın tamamının ayakkabılarını bu köpek yalayarak Temizleyecek tamam mı” dedi. Antrenörü önce kabul etmese de diğer kızların ısrarıyla kabul etti. Tuba bana döndü ve “biz oynarken antrenörüme hizmet et” dedi. Kızlar maça başlarlarken bende antrenörün ayaklarını öpmeye başlamıştım. Ardından spor ayakkabılarını yaladım ve sonrada yere uzandım ve ayaklarını yüzüme koydum ve basabilirsiniz dedim. Kadın şoktaydı hala. Maç bitene kadar ayakların altında kaldım. Maçı Tubaların grubu kaybetmişti. Beni çağırdılar ve 6 kızın ayakkabılarını sırasıyla yaladım. Bu sırada Tuba kaybedenlere de ödül olarak ben ayakkabı yalarken kırbacı verdi ve “dilediğiniz gibi vurun”dedi. Kızlar önce yavaş vursalar da alıştıkça çok sert vuruyorlardı. İşimi bitirince yine Tubanın yanına gittim. Tuba yere uzanmamı emretti. Uzanınca da kızları ayak ucuma getirdi ve önce kendisi sonrada diğer tüm kızlar ayaklarımdan başlayarak üzerimde yürüyorlar yüzümde durup ayaklarını paspasa siler gibi siliyorlar ve aşağıya iniyorlardı. hepsi üzerinden geçtikten sonra Tuba baş ucuma geldi ve “ağzını aç”dedi. Açınca da ağzıma tükürdü. ardından diğer kızlar da. bu sırada kızlardan biri hapşırdı. Selpağını sümükle doldurmuştu. Kız gripti. kız burnunu iyice sildikten sonra selpağı atacak yer arıyordu. Bir anda “bunu da yer mi” dedi. Tuba bana baktı ve “tabi ki o neler yemiyor ki”dedi. Kız getirip ağzıma attı selpağı fakat Tuba hemen yutmama izin vermedi. uzunca süre çiğnetti ve o sümüğün tadını almamı sağladı. Ardından da yuttum. o gün 2 saat daha kırbaçlamalar ve ayakkabı yalamayla geçti. Oradan ayrılırken kızların tek tek ayaklarını öpüp yolladık. En son Tuba çıktı. Eve kadar yine çamurlardan yürüdü eve geldiğinde bodrum katına indik Ve çizmelerini sabahki kadar temiz yaptım. Tubayı evine bıraktım ve oradan ayrıldım. Artık bu durumumuzu bilen kişi sayısı bayağı fazlaydı.

Aradan epeyce bir süre geçmiş bu arada artık Tubanın isteklerinede alışmıştım. Artık yaz aylarıydı ve Tuba liseyi bitiriyordu. Veda gecesi düzenliyeceklerdi fakat babası Tubayı bir yabancıyla göndermiyordu. Tubanın aklına hemen ben geldim. Beni aradı ve ona eşlik etmemi istedi. Tabiki bende hayır diyemezdim. Ama Tubadan korkmuyorda değildim hani. O gün Tubayı evinden almaya gittiğimde Tuba daha henüz hazırlanmamıştı. Eve girdim ve beklemeye başladım. Az sonra Tuba içeriye geldiğinde gözlerime inanamadım. Harika görünüyordu. Üzerinde mini bir elbise vardı. Elbisenin büyük bir göyüs dekoltesi vardı ve eğilirse göyüsleri görünücek gibi duruyordu. Ayaklarına baktığımda çok ince bir bantlı bilekten bağlı sivri topuklu sandeletleri siyah ojeli ayaklarında harika görünüyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra Tubaya çok güzel olduğunu söyledim. Amcam arabasını o gün bana verdi ve Tubayı bana emanet ettiğini söyledi.Evden çıkıp asansöre biner binmez Tuba bana “bu gece eğer bir hatanı görürsem herkesin içinde köpek olursun ama dediklerimi yaparsan rahat bir gece geçirirsin” dedi. Bende “emredersiniz efendim” dedim. Arabaya bindik ve henüz bir sokak ilerlemiştik ki Tuba durmamı emretti. Arabayı kenara çektim. Tubanın emriyle kafam soför koltuğunda ve yukarı bakıcak şekilde pozisyonumu aldım. Tuba gelerek soför koltuğuna oturdu. Tam suratımın üstüne tüm ağırlığı ile oturmuş ve nefes alırken zorlanıyor canım yanıyordu. Fakat bununlada yetinmedi. Aniden kalkıp külodunu aşağıya indirdi ve tekrar suratıma oturdu. Amı tam ağzımın üzerindeydi fakat ben yalamıyordum. Az sonra eliyle sikime bir tane vurdu ve “herşeyi ben mi söyleyeceğim yalasana köpek” dedi. Ben de hem o ağırlıkla acı çekip nefes alamazken hem de amını yalıyordum. Arada bir kıçını oynatıp nefes almama izin veriyordu. Arabayı çalıştırdı ve o şekilde sürmeye başladı. Partinin yapılacağı otelin yanına gelinceye kadar Tubayı 2 kez boşaltmış ve o zevk sularını yutmuştum. Otel yakınında tuba suratımdan kalktı ve arabayı tekrar ben kullanmaya başladım. Otele geldiğimizde tuba bana çantasının içindeki tasmayı gösterip “tek hatan olmasın yoksa karışmam” dedi. Ve nihayet otele girmiştik. Tubayla geçip bir masaya oturduk. Ardından Tuba bana arkadaşlarını tanıştırmaya başladı. Aradan bir süre geçti ve dans etmeye başladık. İşte tam ilk dans bitmişti ki Nazanı gördüm. Tuba ve Nazan kucaklaştıktan sonra bizi tanıştırdı. Ve Nazan pis pis sırıtarak “zaten tanışıyoruz değil mi” dedi. Bende “evet daha önce karşılaşmıştık” dedim ama kıpkırmızı olmuştum. Gece normal şekilde devam ediyordu. Bir ara Tuba bir bayan hocayla tanıştırdı bizi. Tarih öğretmenleriymiş ve Tubanın en sevdiği hocasıymış. Bir süre sonra hocasıyla birlikte salondan çıktılar ve tam çıkarken bana işaret edip gelmemi istedi. Neler olucağını tahmin ediyordum. Tuba otelin görünmeyecek bir yerinde hocasıyla bekliyordu. Yanlarına gidince Tuba bana “hocama saygını göster hemen” dedi. Dediğini anlamıştım fakat orada onu yapmak istemiyordum. Tuba bukez “eğilip ayaklarını öpsene” dedi. Ben yine öylece kalınca Tuba bukez sinirlendi ve “çabuk diz çök yoksa şimdi doğru size gider herşeyi anlatırım” dedi. Bende bunun üzerine diz çöktüm ve Tubanın öğretmeninin ayaklarını öptüm. Fakat Tuba bununla yetinmedi ve “yala onları” dedi. Eğildim ve hocanın uç kısmı kapalı ayakkabılarını yaladım. Kadın şaşkın şaşkın bakıyordu. Tuba ona itiraz edişime çok kızmıştı. Çantasından tasmayı çıkarttı. Bütün yalvarmalarıma rağmen boynuma geçirdi ve yürümeye başladı. Az sonra salondaydık ve herkes durup bize bakıyordu. Tuba sahneye kadar o şekilde yürüdükten sonra mikrofonu eline aldı ve “şimdi söyle bakalım sen benim neyimsin” dedi. Mikrofonu bana uzattı. Bende “ben sizin köpeğinizim efendim bu dünyadaki tüm erkekler bence kızların köpeği olmalı ayaklarının dibinden ayrılmamalı” dedim ve herkesin şaşkın bakışları arasında Tubanın ayaklarını öpmeye başladım.Ardından Tuba gayet normalmiş gibi masasına geçti ve oturdu bende Tubanın ayaklarının altına uzandım.Tuba ayaklarını yüzüme koydu ve arkadaşlarıyla sohbete başladı. Herkes saşkındı fakat Tuba “ne var bunda isterseniz sizinde ayaklarınızı öpebilir” dedi. Ben bunu duyar duymaz kalktım ve masadaki tüm kızların ayaklarını öptüm. Kızlar çekiniyorlardı fakat zamanla onlarda alıştılar ve işin tadını çıkartmaya başladılar. Tuba beni orta yere sırtüstü yatırdı ve tüm kızları ayak ucumda sıraya dizdi. Kızlar kavalyelerinin yardımıyla ayak ucumdan üzerimde yürümeye başlıyorlar ve yüzümden iniyorlardı. Bu müthiş derecede canımı yakıyordu. Çünkü abiye kıyafetlerin altında hemen hepsinde yüksek ve ince topuklu terlik ve ayakkabılar vardı. Bazıları hayalarıma bastıkça bağırmak istiyor fakat o sırada yüzümdede biri olduğundan bağıramıyordum. Tüm kızlar yüzümden geçtiğinde vücudum yüzüm de dahil delik deşik olmuştu. Topuk izleri yüzümü kaplamıştı. Ardından oradaki tüm kızların ayakkabılarının altını yaladım ve bütün geceyi ayak hizasında geçirdim. Akşam eve dönerken yine Tuba arabada sürücü koltuğunda bende onun kıçının altında amını yalıyordum. Fakat Tubayı tam doruğa ulaştırıcakken yalamayı kesiyordum. Tuba çıldırıyor ve sinirleniyordu. Bu durum eve kadar sürdü. Eve girdiğimizde Tuba “ben sana yapıcağımı biliyorum” dedi. Beni garajda ıssız bir köşeye götürdü ve yere yatırdı. Önce suratımı tekmeledi ağzıma tükürdü. Sonra da donunu indirip ağzına işedi. Ben herşey bitti derken Tuba ıkınmaya başladı. Yapmaması için yalvarırdım fakat o kıçını ağzıma dayadı ve ağzıma sıçmaya başladı. Boklar ağzımdan taşmıştı ama yutmuyordum.Tuba ayakkabısını ağzımın üstüne koydu ve hepsini zorla yutturdu. Ardındanda ayakkabısını yalatarak temizletti. İlk defa bok yemiştim ve miğdem çok kötüydü. Tubayı evine bıraktıktan sonra yengemin tüm ısrarına rağmen oradan ayrıldım. Dışarı çıkar çıkmaz kustum. Gün nihayet bitmişti. O günden sonrada sıksık Tuba ve arkadaşlarının kölesi oldum ve Tuba o sene şehir dışında bir okul kazanınca rahatladım. Fakat Tuba gitmeden önce bana “mutlaka bir yolunu bulup anneme açılıcak ve onun kölesi olucaksın. Eğer döndüğümde anneme açılmamış olursan ben seni köpek olarak dışarıya açarım.” dedi. Ben ne kadar denesemde annesine açılamadım ve Tubanın dönüşünde şans eseri yengemlerdeydim. Tubanın o zaman bana yaptıkları ise…

Tuba üniversiteyi kazanmış ve bende artık rahatca amcamlara gidebiliyordum ama Tuba dönmeden de yengeme nasıl açılıcam diye düşünüyordum. Yine böyle bir zamanda amcamlara gitmiştim. Evde hanımı(Nur Yenge) yalnızdı oturduk ve konuşmaya başladık. Aradan yarım saat geçmişti ki kapı çaldı Nur Yenge kapıyı açmaya gitti ve bir sevinçle döndü “Tuba geldi” dedi. İşte o zaman içimi bir korku kapladı ve korktuklarımda başıma gelicekti. Tuba odaya girip beni gördüğünde uzaktan hoşgeldin dedi ve koltuğa oturdu. İlk sözü annesine dönerek “Bu köpek senin ayaklarını öptü mü?” oldu. Nur Yengem şok geçirmiş bir halde “ne diyorsun sen kızım” değince bana döndü ve “kalk çabuk annemin ayaklarını öp” dedi. Nur Yengenin şaşkın bakışları arasında önünde eğildim ve her ne kadar ayaklarını çekmeye çalışsa da eğilip iki ayağınada birer öpücük kondurdum. Nur Yenge şok geçiriyordu. Tuba annesine dönerek “merak etme anne o buna alışık yaptıkları ve yediklerinin yanında bu hiç birşey” dedi. Derhal Tubanın ayaklarını öpmeye başladım Tubanın yeter demesini bekliyordum yaklaşık 5 dakika bana ayaklarını öptürdü ve nihayet “yeter” dedi. Bana bakarak “sen şimdi annemin ayaklarınıda temizlememişsindir” dedi. Mesajı almıştım, derhal gidip Nur Yengemin önüne eğildim ve ayaklarını kavradım ayağında ten rengi ince çorap vardı. Nur Yengenin şaşkın bakışları arasında sağ ayağını ağzıma soktum. Önce geri çekmeye çalışsada Tuba rahat ol anne değince oda serbest bıraktı. Çorapların üzerinden tüm ayaklarını yaladım ve ardından Tubanın emriyle Tubanın ayaklarına yöneldim. Tubanın ayaklarında spor çoraplar vardı. Ağzımı açar açmaz Tuba ayağını tüm gücüyle ağzıma iteledi. Dudaklarımın yırtıldığını zannettim biran. Ardındanda “yala köpek” komutuyla emmeye yalamaya başladım. Çoraplardan sızan sular mideme iniyordu.Tuba bir süre yalattıktan sonra “çoraplarımı çıkar” dedi. Dişlerimle tutarak Tubanın çoraplarını çıkarttım ve hiç söyletmeden ayaklarını yalamaya başladım. Tuba “afferin ama bu sana vericeğim cezayı engellemez” dedi. Tubanın ayaklarını tertemiz yaptıktan sonra gidip bir leğende su getirip ayaklarını yıkadım ve kuruladım. Ardındanda topuklu bir terlik giydirdim. Şimdi çok hoş duduyorlardı. Tuba “aynı işlemleri annemede yapıcaksın” dedi. Derhal Nur Yengenin karşısına geçtim ve onunda ayaklarını yaladım, yıkadım, kurulayıp onada bir terlik giydirdim. Sonra o suyu Tubanın emriyle içtim ve leğeni yerine götürdüm. Bu arada Tuba da annesine bana daha önce neler yaptığını anlatıyordu. İçeriye geri döndüm ve derhal 4 ayak pozisyonu aldım. Tuba gelerek sırtıma oturdu ve pantalon kemerini boğazıma takıp bir tasma haline getirdi. Üzerimden kalktı ve doğru ayakabılığa götürdü. O önde tasmamdan çekerken bende köpek gibi gidiyordum. Tuba ayakkabılığı açtı ve “Bunlarıda temizlememişsin ha ben sana bunu hesabını sorarım” dedi. Ayakkabıları işaret ederek “bunların hepsi seni bekliyor ama önce akşam olmadan senin şu cezanı verelim” dedi. Dış kapı önünde ayakkabılarını giydi. İyice korkuyordum çünkü dış kapı açıktı ve ben kapının önünde köpek gibi duruyordum annesine “biz gidiyoruz” dedi ve tasmamdan asılmaya başladı. Ben gitmemekte diretiyordum. “Bana itirazmı ediyorsun” dedi ve gelip ardarda tekmelemeye başladı. Ben yerde kıvranıyor o ise devam ediyordu. Nihayet durdu ve “bir daha itiraz yok tamammı” dedi.Bende “emredersiniz” dedim. Gidip komşunun kapısını çaldı. Komsu kapıyı açınca önce şok geçirdi. Tuba gayet normalmiş gibi “sizin köpeğin tasmasını alabilirmiyim benimkinin yokta” dedi. Ev sahibi şaşkın şaşkın tasmayı uzattı ve Tuba “teşekkür etsene” dedi. Derhal gidip kadının ayaklarını öptüm ve iki kez havladım. Tuba tasmayı taktı ve dışarıya doğru seyahatimiz başladı. Tuba bu arada bana “Bu gezinin kısa sürmesi sana bağlı yoksa akşama daha çok var” dedi. Bende emredersiniz manasında iki kez havladım. Sokağa çıktığımızda Tuba önde tasmamdan çekiyor ben arkasından gidiyordum. Bahçe duvarını geçince insanların arasına çıktık. Tuba gayet normalmiş gibi yürüyor herkes şaşkın şaşkın bize bakıyordu. Yaklaşık 200 metre yürüdükten sonra bir parkta durduk. Tuba ayakkabılarını işaret etti ve derhal eğildim ayakkabıları yalamaya başladım. Çevremiz insanlarla doluydu kimi fotoğrafımızı çekiyor kimi gülüyor kimide Tubayı alkışlıyordu. Çevremiz çok kalabalıklaşmıştı. Tuba oradaki 6 kişilik bir kız grubuna “içinizde ayaklarını öptürmek isteyen yokmu” dedi. Kızlar önce birbirlerine baktılar sonra içlerinden biri kabul etti. Tuba kızı işaret edince derhal gidip kızın ayaklarını öpmeye başladım. Ardından diğer kızlarımda ayaklarını öptüm. Tuba kızlara “ayakkabılarınız biraz kirli duruyor oturunda temizlesin” dedi. Kızlar oturdu ve yarım saat boyunca 6 kızın ayakkabılarını yaladım. İşim bitince tuba yere uzanmamı emretti ve bende sırtüstü uzandım. Kızlar Tubanın isteği ile ayaklarını paspasa siler gibi yüzüne sildiler ardından Tuba kalktı ve gelip üzerime çıktı. Kızların yardımıyla iki ayağıyla yüzüme çıktı ve bir süre durup indi. İndiğinde ayakkabılarının izi yüzüme çıkmıştı. Kızlara teşekkür ettim(ayaklarını öperek). Tuba “afferin bak itiraz etmedin dönüyoruz” dedi. Tasmamdan kavradı ve doğruca eve gittik. Artık o mahallede herkes bizi konuşuyordu. Eve gittiğimde yaklaşık 10 çift ayakkabı yalayıp yuttum. Ayakkabılıkta kirli ayakkabı kalmamıştı. Akşam amcam galdiğinde gayet normal davrandık. Gece orada kaldım ve Tubanın emriyle bütün geceyi Tubanın 1 çift ayakkabısı ağzımda geçirdim. Ertesi gün oradan ayrılmadan önce Tubanın ve Nur Yengemin ayaklarını öpüp yaladım. Gitmeden önce son olarak Tuba ağzıma tükürüp yutturdu ve tasmayı aldığımız komşuya geri verirken onunda ayaklarını tekrar öptüm. Artık amcamlara her gidişimde yalıyacak birçok ayak ve ayakkabı buluyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tuğba 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amcamın kızı Tuba ile ilk deneyimim henüz Tuba lise sona giderken oldu.Tuba benden 2 yaş küçüktü.Çok iyi anlaşıyorduk ve amcamlarda beni çok sevdiklerinden sürekli bir araya geliyorduk.Yine birgün amcamlara gitmiştim.Henüz öğleden sonraydı.Bir süre oturduktan sonra yengem(amcamın hanımı)dışarıya çıkıcaklarını ve geç geliceklerini evde kalıp Tubaya eşlik etmemi istedi.Bende derhal kabul ettim.Yengemler saat 15:30 civarı gittiler ve onlar gider gitmez ayakkabılığa yöneldim.Dolabı açtığımda içimi bir sevinç kapladı, çünkü dolapta 15 çifte yakın ayakkabı ve terlik vardı.Derhal oradaki botlara yöneldim.İlk gözüme çarpan yüksek topuklu süet botlardı.Derhal elime aldım ve altını yüzüme sürtmeye başladım.Ordaki ayakkabıların büyük bir kısmını öpüp altlarına yüzümü sürttükten sonra, oradaki sivri ve çok uzun burunlu kovboy botlarını aldım ve yere bıraktım.Sonra eğilip öpmeye başladım.Bir süre sonra sıkıldım ve Tubanın bilgisayarı aklıma geldi.Gidip internete girdim ve derhal fetish sitelerine girdim.Birçok resim açtıktan sonra artık Tubanın gelebileceğini düşünerek bilgisayarı kapattım ve tekrar kovboy botlarına yöneldim.Onları alıp ağzıma sokabildiğim kadar soktum ve emmeye başladım.Tam botları ağzıma tekrar sokmuşken Tuba kapıyı anahtarıyla açınca botları yere attım.Tuba içeri girdi ve bana hoşgeldin dedi.Botlara bakarak annem bunları niye ortada bırakmış dedi.Bilmiyorum dedim ama yüzüm kızarmıştı.Tuba hemen internete girmem lazım arkadaşlar bekliyor dedi ve odasına gitti.Aradan 1,5 saat geçmiştiki tekrar salona geldi.Ben bilgisayarı kapattığım için rahattım fakat girilen bütün sayfaların bir dosyada kaldığını bilbiyordum.Tuba geldi ve koltuğa oturdu hala üzerinde okul kıyafetleri vardı.Koltuğa ayaklarını görebileceğim şekilde uzandı ve konuşmaya başladık. Tuba “ben güzel bir kızmıyım” dedi.Bende “tabiki” dedim.Bu kez “kölesi olunucak kadar güzelmiyim” deyince evet dedim.”O zaman gel buraya” dedi.Yanına gittiğimde “diz çök ve ayaklarımı öp” dedi.”Ne yapıyorsun” değince bir tokat attı ve “internette nerelere girdiğini biliyorum” dedi.”Eğer her dediğimi yapmazsan herkese anlatırım” dedi.Bende mecburen eğilip ayaklarını öptüm. Aslında çokta hoşuma gidiyordu.Kafamı kaldırdığımda saçlarımdan kavradı ve iki sert tokat attı “ben sana dur dedimmi” dedi.Tekrar eğildim ve ayaklarını öpmeye başladım.Bayağı bir süre öptürdükten sonra yeter dedi. Ayağa kalktı ve “şimdi seninle şu resimlerdekileri uyguluyacagız” dedi.”Önce seni oradaki gibi bir köpek haline getirelim” dedi.Odasına gidip üzerine bir şort ve bir t-şört giydi ve gelirken yanında bir kemer getirdi.Kemeri boynuma geçirdi ve ucundan kavrayıp “işte şimdi iyi bir köpek oldun” dedi.Tasmamın ucundan kavrayıp sırtıma oturdu.Odasına kadar onu taşıdıktan sonra bilgisayarın önünde durdu.Resimleri açmaya başladı bu arada hala sırtımda oturuyordu.İlk hoşuna giden resim bir kadının ayagını adamın ağzına sokmasıydı.Üzerimden kalktı ve sandalyeye oturdu. “Karşıma geçip ağzını aç” dedi.Bende Tubanın ayak seviyesinde ağzımı açtım.Tuba ayağını ağzıma sokup itelemeye başladı.İyice soktuktan sonra emmemi istedi.Bende derhal dediğini yapmaya başladım.Sırasıyla resimleri uyguluyorduk. Resimlerin birinde bir kadın ince topuklu terliklerle adamın üzerinde duruyor fakat hiçbirşey yokmuş gibi telefonla konuşuyordu.Tuba bunu yapıcaz dedi.Ayakkabılıktan annesinin ince ve yüksek topuklu terliklerini alıp giydi ve benim telefonun önünde yere uzanmamı emretti.Ben o terliklerin vericeği acıyı düşündükçe yapmaması için yalvarıyordum fakat o yapıcaz diyordu.Mecburen yere uzandım.Tuba gelip göysüme dikkatlice çıktı.Dengesini sağladıktan sonra telefonu eline aldı ve numaraları çevirmeye başladı.Arkadaşını arıyordu.Sohbet etmeye başladılar.Bu arada bende ayaklarının altında acı çekmekle meşkuldüm.Tuba arkadaşına şuan ne yapıyorum biliyormusun “ayaklarımın altında bir kölem var onu eziyorum” dedi.Arkadaşı inanmamış olucakki “bak sana sesini dinleteyim” dedi.Bana dönüp telefonu yaklaştırdı ve “ses çıkar” dedi.Ben ne sesi diye düşünürken tüm ağırlığını topuklara vermesiyle acıyla bağırdım.Arkadaşına bu nasıl dedi.Arkadaşı inanmamış olucakki bana telefonu yeniden uzattı ve “kölem olduğunu söyle” dedi.Hayır dediğimde bu kez topuğunun birini etime batırdı ve “şimdi” dedi.Bende telefona mecburen “ben Tubanın kölesi ve köpeğiğim şu anda onun ayaklarının altındayım” dedim.Tuba arkadaşıyla bir süre gülüştükten sonra ertesi gün erken saatte evlerine çağırdı.Çünkü amcamlar aramış ve yarın akşam gelicez demişti.Buda benim için çok kötüydü.O gece boyunca tubanın istekleri hiç bitmedi.Nihayet gece saat 2 civarı yatmaya karar verdi.Beni yatağın ayak ucuna getirdi.Kafamı ayak ucundan karyolasının parmaklıklarının içine soktu.Yüzüm tam olarak ayak ucundaydı.Tuba uzanınca ayakları yüzümü kaplıyordu.Tuba da uzanıp ayaklarını yüzüme dayadı ve “iyi geceler köpekcik” dedi.Bütün gece o şekilde kaldım.Bu arada Tuba hareket ettikçe yüzümü tekmeliyordu ve ben sürekli Tubanın ayaklarının bir kısmını yüzümde buluyordum.

O geceyi Tubanın ayaklarının dibinde ve altını seyrederek geçirdim.sabaha karşı sızmışım.Sabah suratıma yediğim sert bir tekme ile kendime geldim, ardından ikinci tekme tam burnuma gelmişti.Burnum kanamaya başlayınca Tuba da biraz korktu fakat kırılmadığını anlayınca rahatladı.Ayaklarını burun deliklerime yaklaştırdı ve burnumdan akan kana sürdü.Ardından da ayaklarını bana yalattı.Yalama işlemi bitince tuba kafamı oradan çıkartmama izin verdi.Oradan çıktım ve yine köpek gibi Tubanın yanına gittim.Tuba gidip kahvaltı getirmemi istedi.Derhal mutfağa yöneldim.Kahvaltıyı hazırladım.Oda bu arada giyinmişti.Kahvaltıyı getirip yatağa koyacaktım ki Tuba “bir sehpa lazım” dedi.Tepsiyi Tuba aldı.Bende sehpa olarak yatağın yanına geçtim.Tuba tepsiyi sırtına koydu ve kahvaltısını yapmaya başladı.Bu arada bacak bacak üstüne attığından ayağının biri tam yüz hizama geliyordu.Bende zaman zaman oynattığı ayaklarını öpüyordum.Bu sırada telefon çaldı.Arıyan gece konuştuğu kızdı.Kızla konuşurken bir ara “gelirken bulabilirsen bir kırbaç getirsene” dedi.Konuşma ilerledikçe yeni biri daha çıktı ortaya.Kız gelirken yanında birini getirip getiremiyeceğini sorunca Tuba da “ne önemi var getir tabiki” dedi.Ardından kıza “gelince ne kadar pislik çamur bulursanız basıp gelin, nasıl olsa burada ayakkabılarınızı temizliyecek köpeğimiz var” dedi.Kısa bir gülüşmenin ardından vedalaştılar ve telefonu kapattı.Kahvaltısını bitirince “korkma sanada ayırıcam” dedi.Tabaklardaki artıkları bir tabağa topladı ve tabağı alıp yanına koydu.Tepsiyi alıp bana verdi “git yerlerine koy” dedi.Odaya döndüğümde Tuba kalkmıştı ve ben hemen yatağını toplayıp düzelttim.Tuba bana ayırdığı tabağı aldı ve bana uzatıp geri çekti.Tabağı yüzüne yaklaştırdı ve “bunun sosu yok” dedi.Ardındanda balgamlı bir tükürük tabağa düştü.Ardarda birkaç kez daha tükürdükten sonra bana uzattı “şimdi yiyebilirsin” dedi.Hepsini bitirmek zorundaydım ve bitirdimde.Sonra salona geçtik.Salonda Tubanın ayak pufu konumunda 45 dakika bekledikten sonra kapı çaldı.Tuba “işte efendilerin geldi.Bugün çok güzel olucak” dedi. Tasmamdan çekerek beni kapı girişine götürdü.Kapıyı açınca kızlar şok geçirdi.Çünkü ne kadar bilselerde bu şaşırtıcı bir durumdu.Kızlarla selamlaşırken bana döndü ve “ne duruyorsun hoşeldin desene” dedi.Bende daha önceden bana söylediği gibi kızların ayaklarını birer kez öpüp birer kezde havladıktan sonra ayakkabılarını itinayla çıkardım.Kızlardan biri bir kot pantolon giymişti ve ayaklarında spor bir çorap ile siyah deri topuklu çizmeler vardı.Diğerinde ise dar bir etek, kalın külotlu çorap ve kahverengi kalın tabanlı ayakkabılar vardı.Kızlar içeriye geçince Tubada tasmamdan kavrayıp salona geçti.Tuba koltuğa oturdu bende ayaklarının dibinde yüzüm ayaklarının altında kalıcak şekilde yere uzandım.Kızlar sohbet etmeye başladılar.Benim halimi konuşuyor ve gülüşüyorlardı.Tuba bir süre sonra kalktı.Kameralarını alıp içine bir kaset koydu ve “hadi başlıyalım” dedi. Kamerayı önce etekli kız(Sezen) aldı.Tuba “tam karşıma geç” dedi.Karşısına geçince diğer kızı(Nazan) sırtıma otuttu.Ardından ayaklarını yüzüme sürtmeye başladı.Bu arada Sezen de kayıta başlamıştı.Tuba bir süre devam ettikten sonra ayağının birini dudaklarıma sürtmeye başlayınca derhal ağzımı açtım.Tuba ayağını sokabildiği kadar ağzıma soktuktan sonra emmemi emretti.Bende ayaklarını iştahla emdim.Sonrada iki ayağınında tamamını bana yalattı.Ardından Nazanla yer değiştiler.Bu kez ağzımdaki ayaklar Nazanındı.Onunkileride emip yaladım.Tabiki önce çorapları dişlerimle çıkarttıktan sonra.Ardından Tuba bu kez kamerayı aldı ve Sezen bu kez karşıma geçti.Sezen önce çoraplarla nasıl olucak diye düşünürken Tuba “öylece sok birşey olmaz” dedi.Sezen de öylece çoraplarıyla ağzıma soktu.Onunkileride yaladım.Bu kez Tuba salonun ortasında yere uzanmamı emretti.Uzanır uzanmaz da gelip karnıma tekmeyi attı.O acıyla “orospu” değince Tuba çok kızdı .Bu sırada aklına kırbaç geldi.Kızlara “getirdiniz mi?” dedi.Sezen getirdikleri çantadan bir kısa kırbaç çıkarttı ve Tubaya verdi.Tuba bana “derhal soyun üzerinde birşey kalmasın” dedi.Bende soyundum.Ardından beni tekrar 4 ayak pozisyonuna getirip kırbaçlamaya başladı.Öylesine sert vuruyorduki her vuruşta gözümden yaşlar boşalıyordu.Tüm bunları Nazan kaydediyordu.Ardından Tubanın isteği ile kırbacı Sezen aldı ve oda vurmaya başladı.Artık kıçım ve sırtım kıpkırmızıydı.Tuba tekrar beni yere yatırdı ve göysüme çıktı.Sezene tutunarak göysümde zıplamaya tekmelemeye başladı.Ara sırada yüzüme vuruyordu.Bir süre sonra indi. Bu kez sezeni üzerime çıkarttı ve bu kez o zıplıyordu.Sezen bir ara üzerimdeyken ayağını zorluyarak ağzıma soktu.O şekilde kameraya poz verdikten sonra indi.Gidip nazandan kamerayı aldı. Nazan ve Tuba aynı anda üzerime çıktılar.Tuba karnımdaydı.Kalkmış olan sikimi farkedince bir ayağını üzerine yerleştirdi.Yapmaması için yalvarırken üzerine bastı ve 5 saniye üzerinde durdu.Tekrar karnımdaydı.Nazan ise ayağını ağzıma sokmuş dilimle oynuyordu.Nazan bir ayağıyla yüzümü ortaladı ve ani bir hareketle yüzümdeydi.İki ayağıyla hemde.O şekilde 1-2 dakika kaldı.İndiğinde kıvranıyordum.Nazan bu kez kırbacı aldı eline “ben de deniyeyim” dedi.Ama o direkt göysüme vuruyordu.Sezen yakınıma gelmiş hem çekim yapıyor hemde yüzüme koyduğu ayağıyla suratımı eziyordu.Bu şekilde işkenceler bir süre daha devam etti.Ardından Tuba kamerayı kapattı ve üzerindeki taytı ve donunu indirip suratıma oturdu.”Yala” emriyle amını yalamaya başladım.15-20 dakika sonra ağzıma boşaldı.Tüm zevk sularını yutturduktan sonra kalktı.Diğer iki kız her ne kadar çekinsede aramızda kalıcak değince onlarda ağzıma boşaldı.En son Nazan boşalmıştı fakat kalkmadı.”Ağzını iyice aç” dedi.Ardındanda ağzıma işemeye başladı.İğrenç bir tadı vardı ama hepsini yutuyordum.Kızlar artık bana iğrenerek bakıyorlardı.Kızların ayakkabılarınıda yalayıp temizledikten sonra kızlar yüzümden oluşan paspasa ayaklarını silip gittiler.Tuba ise benimde çişim geldi dedi ve oda ağzıma işedi.Ardından ağzımı yıkamama izin verdi.Artık ayaklarını ağzıma sokmaya bile iğreniyordu.Amcamlar gelene kadar Tubanın ayaklarının altında kaldım.Amcamlar geldikten 10 dakika sonra gittim. Giderken beni Tuba yolcu etti ve “dışarıda duran annesimin ayakkabılarınıda kapıyı kapattıktan sonra yalarsın” dedi ve yüzüme tükürüp kapıyı kapattı.15 dakikada onlarıda tertemiz yapıp oradan ayrıldım. Artık Tubaya hiç itiraz edemezdim çünkü elinde kasette herşey belliydi. Devamı 2 de

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Falaka

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Biz 4 kız arkadaş her cumartesi akşamı birimizin evinde buluşup pijama partisi veriyorduk.Yine bir cumartesi akşamı kızlardan birinin evinde buluşmuştuk. Önce biraz muhabbet ettikten sonra videoda erotik bir film izledik. Sonra kızlardan biri kağıt oynamayı teklif etti. İlk buna pek sıcak bakmadık fakat sonra kızlardan biri kaybedeni cezalandıralım dedi. Bu fikir hepimizin hoşuna gitti ve oynamaya başladık. Oynarken, kaybedene verilebilecek cezalar hakkında espriler yapıyorduk. Son el ben kaybettim ve diğer kızlar bana verecekleri cezayı düşünmek için diğer odaya geçtiler. Ben biraz utanıp, başıma neler gelebileceğini kestirmeye çalışıyordum. Kızlardan bir tanesi ile çok samimiydik ve ona bütün sırlarımı anlatıyordum. Ve ona, biri tarafından sıkıca bağlanmanın çok ilginç ve heyecanlı olduğunu söylediğimi hatırladım ve birden ürperdim. O sırada kızlar içeri geldiler. Samimi olduğum arkadaşımın elinde ipi görünce ürperdim ve hemen “hayır bağlanmayı kabul etmem” diyecekken beni karşı koyamadan yere sırt üstü yatırıp ellerimi birbirine sıkıca bağladılar. Debelenmeye başlayınca birbirine bağlı olan ellerimi, yatağın ayaklarına bağladılar. Böylece ellerimi hiçbir şekilde hareket ettiremiyordum. Sonra ayaklarımı da birbirine bileklerimden sıkıca bağladılar. Böylece dizlerimin hemen altına kadar gelen geceliğim ve kısa beyaz çoraplarımla yerde sıkıca bağlı hareketsiz yatıyordum. İçlerinden biri “ eee şimdi ona ne yapacağız? “ diye sordu. Diğer kız “ben iyi bir ceza biliyorum” diyerek diğerlerinin kulaklarına bir şeyler söyledi ve hepsi birden bana gülerek odadan çıktılar.

Ben başıma nelerin geleceğini bilmeden yerde iplerden kurtulmaya çalışıyordum. Fakat bu imkansızdı çünkü ipler çok sıkıydı. O sırada içeriye uzun ve kalın bir sopayla girip ayaklarımı bağlamaya başladılar. Ben “ hey siz ne yapıyorsunuz? Bu iş çok uzadı beni çözün” dedim fakat bana “ dur güzelim daha yeni başlıyoruz” dediler. Ayaklarımı sopaya bağlayınca 2 kız sopanın ucundan tutarak havaya kaldırdılar. O sırada diğer kız içeriye elinde ince uzun bir bamboo sopasıyla girdi. O an gözlerim fal taşı gibi açıldı ve “hayır olamaz beni falakaya yatıramazsınız” diye bağırdım. Diğerleri gülerek “ korkma sadece o narin küçük tabanlarını biraz kızartıcağız” dedi. Ayaklarımı kendime doğru çekmeye çalıştım fakat 2 kız sopayı iyice havaya kaldırınca ayaklarımı hareket ettiremez şekilde kalakaldım. İyice korkmuştum. Ne kadar acıtacağını tahmin etmeye çalıştım. Daha önce hiç falakaya yatırılmış birini görmemişken şimdi ben falakaya yatırılmıştım. Diğer kız yavaşça çoraplarımı çıkardı. Böylece 37 numara ince, beyaz tenli ayaklarım ortaya çıktı. “ sopa yemeğe hazır mısın? “ diye sordu ve güldü. Ben gözlerimi kapayarak sopanın ayaklarıma ulaşmasını bekliyordum. O anda “ ssssssppppppphhhhhhhh” diye bir ses duydum ve sopa ayak tabanlarımın tam ortasına gömüldü. Korkunç bir acıydı, ilk defa ayaklarıma biri vuruyordu ve tahmin ettiğimden çok, daha çok acımıştı. Acıyla avazım çıktığı kadar bağırdım “AAHHHHHHHHHHHHHH” o anda tabanlarımın yine tam ortasına 2. sopa geldi “AAAAAHHHHHH ne olur bırakın bu kadar yeter yalvarırım” fakat kız “dur bakalım daha yeni başladık “ dedi. Sopa ayak tabanlarımın her yerine geliyordu ve kız tüm gücüyle vuruyordu. Canım çok ama çok acıyordu. Ayaklarım karıncalanmıştı ve ateş gibi yanıyordu.

Acıdan sürekli bağırıyor, ayaklarımı kurtarmaya çalışıyordum ama imkansızdı. Bileklerimi saran ipler çok sıkıydı ve bileklerimi kesiyordu. Acıdan ağlamaya başladım. Darbeler tüm hızıyla iniyordu. Yalvarmalarımı duymuyor ve vurmaya devam ediyordu. O anda garip bir şey oldu ve ıslanmaya ve zevk başladım bunu anlayınca daha hızlı vurmaya başladı. 50 sopadan sonra durdu ve ayaklarımı yere indirdiler. Gözyaşlarımın arasından ayak tabanlarımın şiştiğini ve kıpkırmızı olduğunu görebiliyordum. Acıdan ağrıyan ayaklarımı ovmaya başladılar. Ben hala daha acıdan bağırıyordum. Daha sonra teker teker ayak tabanlarımı öpmeye ve yalamaya başladılar. Acayip hoşuma gidiyordu yaptıkları ve birkaç kez geldim. Yaklaşık 30 dakika sonra durdular ve ipleri çözdüler. Ayaklarım sızlıyordu ama bir yandan da aldığım zevkten dolayı keyifliydim. Ayağa kalkamaya çalıştım ama hala daha acıyan tabanlarım yüzünden başaramadım. Tabanlarımda derin kırmızı izler vardı. Kızlardan biri “kursa bakma Pelin senin bağlanmaktan hoşlandığını biliyorduk ve bunu daha önce planlamıştık. Ama mükafat olarak ayaklarını sabaha kadar yalayıp öpeceğiz” diyerek beni yatağa yatırıp saatlerce tabanlarımı yalayıp öptüler. Çok ilginç bir haftasonuydu. Tabanlarım 1 günde eski haline döndü. Sonraki günler, utanıp birbirimizin yüzüne bakamadık ama daha sonra bunu aşıp, ayda bir birbirimizi falakaya yatırmaya devam ettik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hayır Diyemedim Onlara

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben küçüklüğümden beri vücudu bakımlı bir çocuğum.Erkek sohbetleri bana hiç sıcak gelmezdi. 11-12 yaşlarında kadınların birbirleriyle yaptıkları müstehcen sohbetlerden çok heyecanlanırdım.Bazen konu kocalarını mutlu etmek için aldıkları iç çamaşırlara geldiğinde içimde o çamaşırlara karşı garip duygular belirirdi.Ben çok temiz vücuduna bakımlı bir gencim.17-18 yaşlarında muhasebecilik yaptığım zamanlarda faturalarını almaya gittiğim bir tuhafiyeci mükellefimiz. 5 dakika işi olduğunu ve burada beklememi istedi.Bende dükkanda beklerken raflara göz gezdirirken çok iç gıcıklayıcı bir iç çamaşır dikkatimi çekti.siyah dantelli külotu tanga olan bir takımdı.birden içimden onu satın almak geldi ama adamın hakkımda bazı fikirlere varabileceği beni bundan vazgeçirdi ve hemen o iç çamaşırını raftan aldım çok yer kaplayan kutusun uyartıp içindekileri pantolonumun ön tarafından külotumun yanına sakladım ve kutuyu imha ettim.Akşam oldu eve geldim evde kimse yoktu.Düğüne gitmişlerdi.hemen yemek yiyip yatak odasına geçtim ve o takımı giydim bana çok yakışmıştı.Götüm çok temiz ve pürüzsüzdü.göğsümde hiç kıl yok tenim çok seyrek tüylüydü.

Neyse Gün gelip Çattı ve Askerlik zamanı geldi askerliğimin usta birliği Kıbrısa düştü.Patronumda daha önce orda üniversite okumuştu ve bana ev sahibinin telefonunu verdi ve ararsam çok yardımcı olacağını söyledi.Askerdeyken bir ara Adının Ayşegül olduğunu öğrendiğim evsahibini aramayı düşündüm.Ardım eski patronumun selamının olduğunu söyledim ve o da çok sevindi ve adresini verdi ve mutlaka beklediğini söyledi. Çarşıya Çıktığım Bir gün Ayşegül hanımı görmeye kara verdim.verdiği adrese gittiğimde çok alımlı balık etinde olgun ve daha sonra dul olduğunu öğrendiğim Ayşegül hanımla karşılaştım.Bana çok ilgi gösterdi ve hemen içeri davet etti aç olup olmadığımı.Kıbrısı nasıl bulduğumu sordu bende kahvaltı yapıp geldiğimi kendisini çok merak ettiğim için ilk oraya geldiğimi ve kıbrısı beğendiğimi söyledim. Ama kendisini kırmamak için buzlu bir kola içebileceğimi söyledim.hemen getirdi.Bana çok tatlı ve bir erkek için çok temiz bakımlı ve pürüzsüzsüz temiz bir cilde sahip olduğumu söyledi,biraz mahcup olduğumu görünce üzülme şimdi kızlar peşini bırakmıyordur.Bende hiç kız arkadaşım olmadığını söyledim.Nedenini sorduğumda ben biraz afalladım.bana rahat olmamı kendisini abla gibi görüp kendisine her şekilde açılabileceğimi söyledi.Bende benim küçüklüğümden beri kadınsı duygularımın ön plana çıktığını ve kendimi daha çok bir kadın gibi gördüğümü ama askerdeki arkadaşlarıma vermekten çekindiğimi söyledim.

Tam o sırada Ayşe Hanımın komşusu geldi.Adı Gülerdi.Ben hemen konuyu kapattım.Ayşe hanım gülerle mutfağa gitti güler uzun boylu dolgun göğüslü evli bir kadındı.vücudu çok diriydi. Derken güler gelip tam karşımdaki kanepeye oturdu ve oturuşundan altına külot giymediğini gördüm Ayşegül ablayı sorduğumda tatlı getireceğini söyledi.Birden Ayşegül abla elinde 3 yaş pasta tabağının olduğu bir tepsiyle odaya girdi servis yapıyordu ve tam benim pastamı bırakmak için yanıma yürürken ayağı gülerin ayağına takıldı pasta tişörtümün üstüne oradan pantolonuma döküldü ve üstüm başım battı. Ben Benden çok özür diledi ben önemi yok dedimse de benden elbiseleri çıkarmamı hemen makineye atıp yıkayacağını söyledi.bende çıkardım odada sadece külotla kaldım o sırada üstümde kadın külotu olduğunu görünce sana özür borcumu fazlasıyla ödeyecem ama önce o külodo ver ben giycem ve sen banyoya gireceksin.Sırtın için gerektiğinde çağır beni dedi. Ben külotu çıkarıp ona verdim çırıl çıplak kaldım.banyoya girip duşu açtım vücuduma hayranlıkla bakıyordu Ayşegül abla. Ben keselenmeye başladığımda Ayşegül ablayı çağırdım. Banyoya girdiğinde taş gibi vücuduyla bende hareketlenmeler oldu ve önüme geçip kafamı eğip sırtımı sabunluyordu.göğüsleri ağzıma geliyordu.bana neler olduğunu anlamadım Üzerinde hiçbişey yoktu.elimden süngeri aldı sırtımı temizlerken göğüsleri ağzıma değiyordu.onları emdim. Bana bizim küçük hanım erkekleşmeye başladı dedi ve bundan sonra kontrolü bana bırak dedi ve beni durulayıp yıkadı ve havluya sarıp yatak odasına götürdü.yatakta güler çırılçıplak belindeki dildoyu okşayarak gel küçük fahişe gel seni ikimiz erkek yapcaz dedi ve belindeki dildoyu yalamamı emretti. Bende büyük bir zevkle yaladım. öptüm Ayşegül abla göt deliğimi hem öpüyor hem de yalıyordu.Benim Organın hiçte küçük olmadığını söyledi.ben gülerin bacaklarını,göbeğini ve oradan göğüslerini büyük bir ihtirasla yalamaya başladım oradan dudaklara geçtim,boynunu öptüm kokladım bana benim çok güzel marifetlerim olduğunu söyledi.Dudak dudağa kaldık dillerimiz birbirinin ağzındayken bir acıyla dilimi dışarı çektim. Ayşegül götüme takma bir yarrak sokmuştu ve zevkin sarhoşluğundan hemen fark edemedim.çok acı hissettim.Ayşegül götümde gidip gelirken.ben güleri ayağa kaldırdım yatakta ve dildoyu belinden çıkardım.ve onu sırt üstü yere yatırdım ikimiz 69 pozisyonundayken güler benim aleti yalamaya başladı ve Ayşegül daha hızlı gidip gelmeye başladı canım çok acıyordu.

Güler beni hem yalıyor hem de 31 çektiriyordu,ben gülerin ammından gelen zevk suyunu büyük bir iştahla yaladım içtim.bu arada beni sırt üstü yatırdı güler ve takma yarrağı ayşegülden devraldı beni sırt üstü yatırdılar ve güler bacaklarımı omzuna aldı ve pürüzsüz ve tıraşlı götümün kenarlarını parmaklamaya başladı nefesim sıklaşmıştı.ve götümün yanaklarını ayırarak deliğime girdi. Ayşegülde ammını ağzıma dayamıştı büyük bir iştahla yalıyordum.Ben susadığımı söyledim.Birden ammını ağzımdan çekti ben tam gitmeye çalışırken beni omuzlarımdan tuttu ve ben sana suyunu verecem dedi ve ağzımı açmamı emretti birden ağzıma işemeye başladı sıcak çişi çok hoşuma gitti hepsini içtim daha önce hiç böyle zevk almamıştım.bunu gören güler götümdeki yarrağı çıkardı ve dildoyu kenara bıraktı ve yarağımın üstüne işemeye başladı daha sonra ayağa kalktı iki hatun yüzüme ve vücudumun her yerine işemeye başladı ve güler üzerine işediği yarağımı yalamaya başladı.Ben zevkten çıldırıyordum. Artık karşılaştığım yani şeyler beni şaşırtmıyordu.Ayşegül abla bana ağzımı açık tutmamı emretti o ayakta ben yatakta uzanmış üstümde ve ağzıma tükürüyordu yavaş yavaş tam ağzıma isabet ettirmeye çalışıyor ve ağzıma tükürüyordu.Ben bu zevkler arasında erkekliğimin bana çok zevk verdiğini hissetmeye başladım.Derin bi,r zevk okyanusunda yüzüyordum.Yarağımı yalamaya Ayşegül devam etti ve güler ağzımın üzerine çömelmeye başladı götü tam ağzıma paralel gelmişti ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştım. Götünü yalamak istiyordum ama poposunu yukarda tuttuğu için erişemiyordum götüne bana ağzımı açıp beklememi söyledi ve çılgınlıkların son perdesine geldiğini söyledi ve ben göt deliğine ağzım açık baka kaldım.Birden gülerin götünden Serçe parmağı uzunluğunda 3-4 parça bok ağzımın üstüne ve kenarlarına dökülmeye başladı ve güler birden yataktan inip gitti ve odayı terk etti ve Ayşegül ablayla kaldık ve Ayşegül abla ağzıma ve kenarlarına gelen bokları topladı ve birazını ağzıma dilime birazını vücuduma geri kalanını kendi yüzüne ve diline sürdü ve çılgın bir şekilde ağzımızdaki boklarla ateşli bir dudak dudağa öpüşmesi yaşadım . Çok hoşuma gitmişti hayattaki iğrençliklerin sekste çok cazip bir şekilde zevke dönüştürülebileceğini anladım ve yaşadım her tarafımız bok olmuştu.ve saatler ilerliyor ve benim tabura dönme vaktim yaklaşıyordu.Ayşegül abla birden kalkmış ve sertleşmiş yarrağımın üstüne oturdu bu çok hoşuma gidiyordu ve hayatımda ilk defa bir kadın sikiyordum.dolgun kalçalarından kavrayıp kaldırıp oturtuyordum. Çığlıklar atıyordubenim çılgın sevgilim artık ben senin kölenim beni doyurdiye nidalar atıyordu ve o anda böyle konuşması beni hareketlendirmişti ve dergilerde gördüğüm dört ayak pozisyonunda domalttım ve gidip gelmeye başladımsik beni parçala beni erkeğim oohhh devam et aşkım diye inliyordu ve büyük bir sarsıntıyla içine boşaldım.

Beni tekrar banyoya götürüp kendi elleriyle yıkadı ve yıkanıp kuruyan elbiselerimi verip giydirdi önümde diz çöktü kotumu indirdi ve yarağıma bir öpücük kondurdu ve üzerine parfüm sıkıp pantolonumu tekrar giydirdi.Ondan Ayrılmak istemiyordum Askerlik benim için bitmesini istemediğim bir görev oldu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Annem Ve Selin 5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evet gece muhteşemdi. selin ve arkadaşları bana muhteşem bir gece yaşatmışlardı. Selinin kalmaları yönünde yaptığı tüm ısrarlara rağmen Ayça ve Müjde gitmekte direttiler. İkisi de aileleriyle yaşıyorlardı ve dönmeleri gerekiyordu. Müjde beni son defa gıgımdan okşadıktan sonra eğildi ve dudaklarımdan öptü. Seninle daha çok karşılaşacağız, çok tatlısın dedikten sonra ayaklarını son bir defa daha yalamama izin verdi. Ayça da yanıma gelip başucumda durdu. Muhteşem ayaklarına son bir öpücük daha kondurdum. O da eğildi. Müjde gibi öpecek sandım ama Ayça daha gaddar çıktı ve ağzıma tükürdükten sonra benden uzaklaştı. Suratım nasıl bir hal almıştı bilmiyorum ama Ayçanın öpecekmiş gibi yapıp tükürmesine içerlemiştim. Bunu fark eden Müjde ah canım canım diyerek yanıma geldi. Kafamı biraz okşadı. Çok tatlısın diyerek de gitti.

Selin arkadaşlarını yolcu ettikten sonra salona geldi. Bende ayağa kalkmıştım. Beni ayağa kalkmış görünce “kim sana ayağa kalkmanı söyledi?” diyerek çıkıştı bana. Tam ben özür dilerim ama diyecek oldum. Şaka yapıyorum canım. Hadi git elini yüzünü yıka ve gel buraya dedi. Ben de banyoya gidip temizlendim. Geri geldiğimde Selini ayaklarını sehpaya uzatmış otururken buldum. Masaj ister misin diye sorduğumda. Yok canım sağ ol gel şöyle yanıma otur cevabını aldım. Yanına oturunca kucağına yatmama izin verdi. Saçlarımı okşamaya başladı. Aferin bu akşam beni hiç mahcup etmedin. Arkadaşlarım da memnun kaldılar senden falan bişeyler söylemeye başladı. Selinden bu övgüleri hiç mi hiç beklemiyordum açıkçası ama mutlu da olmuştum. Ona şey bir daha gelirler di mi diye sorduğumda “mutlaka ben olsam gelirdim cevabını almak hoşuma gitmişti.” Evet bir daha gelmelerini dört gözle bekliyecektim. Selin daha sonra eğilip beni öpmeye başladı. Ben altıma şort giymiştim kızlar gittikten sonra. Elini sikime atıp ohhh.. semsertsin dedi. Bu akşam sürprizlerim bitmedi.. Seni içimde istiyorum. beni sikmeni istiyorum dedi bana. Selin beni şaşırtmaya devam ediyordu. Ben de Selini soymaya başladım. Açığa çıkan vücudunun her bölümünü şehvetle yalıyordum. Bu kız gerçekten muhteşemdi. Yavaş yavaş onu soymaya devam ediyordum. O da ayaklarından birini sikime atmış yavaş yavaş sikimi okşuyordu. Bu arada çok abartı büyük bir sikim yok. 17-17.5 cm civarında. Ama oldukça kalındır.

Bu bir müddet bu şekilde devam etti. Selinin her yerini yalayıp yuttum. En son olarak da amını dakikalarca yaladım. Bu kızın her yeri beni çıldırtmaya yetiyordu. Parmaklarım da boş durmuyor bir yandan Selinin amını yalarken bir yandan da amını ve götünü parmaklarımla sikiyordum. Selin bu şekilde 2 defa boşaldı. Çok güzeldi çookkkk. Daha sonra Selin yeter bitirdin beni diyerek sikimi eline aldı ve okşamaya başladı. Daha sonra da yalamaya. Yaklaşık 5 dakika kadar yaladıktan sonra geleceğimi söylediğimde ağzına boşalmamı istedi. Nitekim ilk damlalar doğrudan gırtlağından aşağıya gitti. Şiddetli bi orgazm yaşamıştım. Ağzına sığmayan suratında ve göğüslerindeydi. Onu öpmemi istedi. Önce bi afalladım lakin suratında benim döllerim vardı. Ama yine de öpüşmeye başladık oldukça zevkliydi. Bir miktar bu şekilde seviştikten sonra Selin tekrar ağzına alarak beni sertleştirdi. Ve gecenin finalini muhteşem bir sikişle yaptık. Sanırım Selin de memnun kalmıştı. Lakin her yerim onun tırnak izleriyle doluydu. Daha sonra onu banyoya götürüp bir güzel yıkadım. Tabi kendimi de. Kuruladıktan sonra da kucağıma alıp bu muhteşem yaratığı yatağına kadar taşıdım. Selin o gece yanında yatmamı istemişti. Tanrım çok güzeldi ve hemen uyuya kalmıştı. Ben bir süre bu muhteşem yaratığı seyrettim yattığım yerden saçlarını okşayarak. Daha sonra bende uyuya kalmışım. Bu geceden sonra Müjdeyi çok fazla beklememe gerek kalmadı. Üç gün sonra tekrar bizdeydi. Yanında Meltem diye de bir arkadaşını getirmişti bu sefer. Meltem çok güzel bir kızdı. Şöyle diyebilirim Hülya Avşarın bir kopyası. Bunu da bir dahaki hikayeye bırakalım. Çılgın gece ve de geceler yaşamak isteyen bayan ya da çiftler mesaj yazabilirsiniz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hülyanın Çorapları

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir gün iş yerindeyken karşı masada oturan iş arkadaşım Hülya hanım beni yanına çağırdı, topuklu ayakkabısının topuğunun kırıldığını yolun karşısındaki ayakkabıcıya götürmemi söyledi. Ayakkabısını almak için yanına gittiğimde eğildim Hülya Hanımın ince siyah naylon çoraplı ayağının biri birden burnuma değdi. Sanki bilerek yapmış gibiydi. Ayakkabıyı alıp çıktım, daha sonra yanına geldiğimde ayakkabıyı giymesine yardımcı olup olamayacağımı sordu. Hemen kabul ettim. Yanında diz çöktüm, siyah naylon çoraplı ayağını kucağıma dayadı. Ayağını hafifçe oynatıyordu. Birkaç defa yüzüme getirip çektikten sonra ayakkabısını giydirmeyi başardım. Sonra işime devam ederken Hülya Hanım beni tekrar yanına çağırarak külotlu çorabının kaçtığını ve yeni külotlu çorap alıp alamayacağımı sordu. Beni tahrik edercesine “Beğendiğin bir külotlu çorap çeşitli varsa al da gel istersen onu da giydirirsin” dedi. Hemen parlak gri renkte külotlu çorap aldım.

Hülya hanım “Lütfen bu külotlu çorabı bana giydirir misin?” diye rica etti. Ben heyecandan titriyordum. Hülya hanımın ayaklarından başlayarak ona çorabı giydirmeye başladım. Ayakta duruyordu ve düşmemek için başımdan tutuyordu. Ayağının birini kaldırdı. Onun bembeyaz minicik ayağına geçirdim çorabın ucunu. Ayak parmak ucu pamuk gibiydi. Sonra öbür ayağını. Ayak bileklerinden yukarıya doğru hem okşayarak hem giydererek çıktım. Kalçalarına doğru geldiğimde altına külot giymemiş olduğunu fark ettim. Ateş gibi yanıyordum. Kıllı amcığı orada pembe yarık gibi duruyordu. Külotlu çorabı kalçasına oturturken götünün yumuşaklığını hissettim. Külotlu çorap götünü iyice sarıyordu. Kafamla eteğinin altına girmiştim. Amcığı nefesimle ısınıyordu. Başımdan kavrayarak beni amcığına doğru çekti. Külotlu çorabın altından amcığı harika görünüyordu. Dayanamayarak dilimi amcığına değdirdim. Hülya hanım “Ah” diye inledi. Sonra devam ettim. Dilimle külotlu çorabın üzerinden amcığını okşaya okşaya Hülya hanımı boşalttım. Hülya hanımın yeni külotlu çorabı onun am sularından yapış yapış olmuştu. Hülya hanım rahatlamıştı. Bana teşekkür ederek yürüdü. O iş yerinde yürürken iki çoraplı bacakları birbirine sürterek çıkardığı sesi unutamam. Sonra benimle oyun oynadığını bunların gerçek duyguları olmadığını anlatmasına karşılık bu olay beni epey etkilemişti.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32