Anılarım 16 – Otobüste

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anılarım 16 – Otobüste
Istanbul’a gelmiştim. 10 günlük bir maratondan sonra alışmam zaman aldı biraz. 1 gün dışarı çıkmadım zaten. Murat ve Umut’la konuşuyordum. Umut’la 4 gün sonra buluşacaktım. Murat’la ise yarın buluşacaktım. Giysi almayı da kafama koymuştum. Param vardı. Envai çeşit giysi alacaktım. Ama almak için öncelikle kadın gibi giyinip mağazaya gitmeliydim. Erkek gibi gidip giyinecek halim yoktu orada. Annemin giysilerinden birkaç tanesini aşırdım gene. Çok giysisi olması farketmesini engelliyordu. Ama bunları evde giyemezdim. Yer düşündüm. Arkadaşım evi boştu. Kendisi tatile çıkmıştı sınavlardan sonra ve evinde kimse kalmıyordu. Orası bana 2 hafta boyunca uygundu. Giysileri aldım ve oraya gittim. Eve gittiğimde evin hiç de fena olmadığını gördüm. Buraya Umut ile Murat’ı da getirebilirdim.
Giysilerimi giydim, saçımı yaptım ve çıktım.

Özgüvenliydim artık. Eskisi kadar korkak hareket etmiyordum bu şekilde dışarı çıkarken. Gerçekten de farkedilmiyordum. Saçımı topuz yapmıştım. Üstümde tek parça çiçekli bir elbise vardı. Liseli eteği gibi olduğundan götümü çok iyi kullanamıyordum bu sefer. Altımda ise converse vardı. Ayakkabı aşıramamıştım ama bu da yeterliydi. Diz kapağının 10 santim üstüne kadar miniydi bu etek.
AVM’ye gittim. Her zamanki gibi erkekler tarafından kesiliyordum. Siyah gözlüklerimin altından kaçırmıyordum bakışlarını. Şanssızdılar ama bunlar. Kalçalarımı farkedemiyorlardı. Mağazaya girdim. Sırayla bakmaya başladım. Bir kadın çalışan gelmişti. Biraz hoşbeşten sonra bana bacaklarımın ve kalçalarımın güzelliğinden bahsetti ve ona uygun giysiler almamı söyledi. 2 tane mini etek almıştım. Biri siyah biri kırmızıydı. 2 tane tek parça giysi almıştım. 4 tanga, 2 dantelli külot almıştım. 3 tane tayt almıştım. 2 topuklu ayakkabı da almıştım. 2 tane de dar pantolon aldım. Vücudumu tamamen saran tek parça bir giysiyi giydikten sonra çıktım. Biraz harcama olmuştu ama
gerekliydi. Ellerimdekilerle eve dönemezdim. Onları gizli saklı şekilde eve koymalıydım. Annem 2 gün sonra işe gidecekti zaten. O zaman koyardım. Şimdi o yan evde kalsa olurdu.

Iett’e bindim. Orta kalabalık sayılırdı. Arkalara doğru ilerledim. Arka taraf doluydu biraz. Bu yüzden arka ile orta arasında kaldım. Araba ilerledikçe yeni yolcular geliyor, gittikçe kalabalıklaşıyordu içerisi. Ben zar zor kendimi arka tarafa attım. Ayaktaydım. Ellerimde poşetleri de yere bırakmıştım. Daha da olmaz derken daha da yolcu geliyordu. Biraz sonra nefes alacak yer kalmamıştı gerçekten. Böyle devam ederken arkama birinin temas ettiğini farkettim. Kendimi az biraz öne çektim ama nafileydi. En fazla ne kadar ileri gidebilirdim ki?

Arkamdaki gene bastırmaya başlamıştı. Siki de kalın bir şeydi. Hissettiriyordu. Hiç böyle bir şey yaşayacağım aklıma gelmezdi. Sevmeye de başlamıştım artık. Etrafa baktığımda kimsede bakmıyordu. Yerimden dolayı şanslıydım belki de. Etrafımdakilerin beni görmesi için 180 derece dönmesi gerekiyordu. Bunu da yapmakla uğraşmıyordu kimse o otobüste. Arkamdaki de işine devam ediyordu. Ben de artık akışına bırakmış, çok tahrik olmuştum. Sol elini de atmıştı kalçalarıma. Okşuyor, üsrtünüyor, hatta yavaş yavaş eteğimi de kaldırıyordu. Götümü biraz açığa çıkardıktan sonra devam etmedi. Tangama dokunuyordu. Eliyle biraz daha götümü elledikten sonra boğazımı temizledim. Elini çektim, yüzüne baktım. Yakışıklı sayılırdı çocuk. Inmem gereken yer değildi ama inecektim. 25 dakika yürürdüm. Burda yaşadıklarım hoşuma gitmiş olsa da tehlikeliydi devam ettiremezdim.

Arabadan indim ve yürümeye başladım. Çok heyecanlanmıştım içeride. Zevkliydi bayağı. Aletimi de düzelttim inince zaten. Götümün arasında gidip gelmişti çocuk. Yürürken poşetlerden birini düşürdüm. Onu alırken arkama bakmamla çocuğun da inmiş olduğunu gördüm. Takip ediyordu beni. Şimdi farklı olmuştu işte. Bu sefer o çocuğu istiyordum. Çünkü yakalanabilecek ortam yoktu. Eve giderdik de çok uzaktı orası. Buralarda insanların pek yaşamadığı yerler, binalar vardı. Güzel bir tecrübe olacaktı. Acaba gerçek beni öğrenince ne yapacaktı?

Ona baktığımda beni takip ettiğini gördüm. Ben de bu arada yer arıyordum. Bir bina gözüme çarpmıştı. Fazla kimsenin bakacağı bir yere benzemiyordu. Ona bakarak binaya girdim. Bina gerçekten terk edilmişe benziyordu. Çokta kötü değildi bi de. Tinercisi felan da olmazdı orada. Poşetleri bıraktım ve bekledim onu. Içeri geldiğinde aşağıya gidelim dedim. Alt kata indik. Merdivenlerin altıydı. Ortalık kirliydi biraz ama. Aşağı indik. Poşetleri duvar kenarına indirirken arkamdan yapıştı bana. Elleriyle her tarafımı okşuyordu. Siki de götüme masaj uyguluyordu. Ensemi öpüyordu. Arkamı döndüm ve dudaklarımız birleşti. Elleri götümden ayrılmıyordu. Dudaklarımı dolgun yapmam erkekler üzerinde fazla etkiliydi galiba. Bu arada götüme şaplak atmayı da kaçırmıyordu. Eteğimi kaldırmaya çalıştığında izin vermedim. Hemen görmemesi lazımdı. önce onu başka yeteneklerimle şaşırtmalıydım. Yoksa gidebilirdi. Bu göte pek hayır diyeceğini de zannetmiyordum ama neyse. Dudaklarından yavaşça aşağılara doğru indim. pantolononun üstünden aleti farkediliyordu. Gene lotoyu tutturmuş gibiydim. Orada biraz okşadıktan sonra, kemerini çözdüm. Düğmelerini açtım. Boxer ile kalmıştı karşımda şimdi. Onu da indirdiğimde yine yanılmadığımı farkettim. Orta uzunlukta, kalınca bir alete sahipti. Tabanı kıllıydı biraz. Gözlerinin içine bakarak çok güzel dedim. Orta sertlikteydi ama ben izledikçe de sertleşiyordu. Önce dondurma yalar gibi ucundan bir kez yaladım. Birkaç kez daha bunu yaptıktan sonra ilerleyeme başladım. Dilimle taşaklarını yalıyor ordan da dil ucuyla başa kadar geliyordum. Zevkten ayakları titriyordu arada. Harikasın diyordu. Ben de sikini övüyordum. Biraz daha yaladıktan sonra gelecem dedi. Sikini tuttum ve ağzımın içine nişanladım. Birkaç sıvazlama sonrası ağzımın içine boşalmaya başladı. Boşalması bitince de hepsini yuttum. Yorulmuştu. Pantolonunu giyip merdivene oturdu. Ben de oturdum. Sigara yakıp verdi bana. Sigaramızı içtikten sonra pantolonunu çıkardım tekrar. Yalamaya devam ettim. Yeni boşalmıştı. Biraz uğraştım bu yüzden. Yine sert olunca götümü açığa çıkararak merdiven korkuluklarına domaldım. Bakalım bundan sonra ne olacaktı.

Önce eteğimi kaldırdı. Biraz götümü okşadıktan sonra ve biraz da yaladı. Sonra ise can alıcı noktaya geldik. Tangamı indirdi. Bacaklarımı ayırınca büyük sürprizle karşılaştı. Sen erkek misin diye sorunca başımı evet anlamında salladım. Vay orospu dedi bana. Heralde gider diye düşünüyordum ama sikine tükürdü. Sokacağını anladım. Öncesinde biraz alıştır dedim bende o sokmadan önce. Ne yapacağını bilmiyordu. Ben de bu yüzden kendi parmağıma tükürdüm ve deliğime soktum. 2 parmağımla gidip geliyordum. O da lalkınlığını üstünden attı, parmaklarımı çekti ve 3 parmağını içime daldırdı. Bir ohhh sesi çıktı önce vücudumdan. Parmaklarını sokarken beğendin mi ha orospu diye bağırıyordu? Ben de evet diyor, sik beni diye inliyordum. 4 parmak yaptıktan sonra da biraz gidip geldi ve zamanın geldiğini söyledi. Sikine tükürdü tekrar.

Içime direk sikinin yarısını sokmuştu. Ahhhh diye bağırmıştım. Bunu olabildiğince kadınsı yapmıştım ama acıtmıştı sonuçta. Yaptığı hatanın farkına vardığında biraz bekledi öyle. Sonra hadi dememle yavaş yavaş gidip gelmeye başladı içimde. Ahhh’larımın yerini ohhh’lar almıştı. O da deliğimin darlığından bahsediyordu bu arada. Böyle giyinmesem bile bu göt için sikeceğini söylüyordu. Arada bir sikini çıkarıyor, götüme tükürüyor sonra tekrar sokuyordu. Böyle böyle devam ettikten sonra bu pozisyonda sıkıldığımı söyledim.

Merdivene oturttum onu ve belim ona dönük şekilde üstüne oturdum. Ben öyle sikilirken o da merdivene koymuş belini beni izliyordu. Bir ara ben kaldırdı ve merdivende otururken deliğimi yalamaya başladı. Başta beni sikmeyeceğinden korktuğum bu çocuk neler yapıyordu? Beklemiyordum bunları. Yaladıktan sonra tekrar sikine oturttu ve sikmeye devam etti. Ben boşalmıştım yalamaları esnasında zaten. Merdivende ayağa kaldırdı ve ayakta sikmeye başladı. Elleriyle iki kolumu kitlemiş arkadan giriyordu. Biraz sonra elleri serbest bıraktı ve yumruk gibi girmeye başladı. Bunun nedeni de içime boşalacak olmasıydı. 1 dakika sürmeden içime boşalmaya başladı. içimi ısıtmıştı. Girmeye devam ediyordu bu esnada da. Sikini çıkarınca da içimden dölleriyle beraber çıkmıştı. Numarasını aldım ama numaramı vermedim. Zamanı gelince arayacağımı söyleyince fazla bekletmememi söyledi. Fazla bekletmezdim sanırım. Daha uygun bir ortamda nasıl sikeceğini merak ediyordum doğrusu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyümüzün Amcıkları! (1. B&amp

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyümüzün Amcıkları! (1. B&amp
(ALINTI)
Köyümüzün Amcıkları! (1. Bölüm)

O haftasonu annem, bir akrabamızın düğünü için köye gideceğimizi söylediğinde, canım sıkılmıştı. Gel sen şimdi İzmir’de üniversitede okuyan mini etekli kızları bırak ve köye düğüne git. Oldu mu şimdi bu? Babam da ısrar edince mecbur kaldım onlarla köye gitmeye. Köyde sıkılıyordum. Uzun yıllar önce (Anadolunun bir köyünden) İzmir’e taşınmış olsak ta, bizim köydeki evimiz halen dayalı döşeli durur. Tatillerde köye gidilir, bir iki hafta kalınır, eş dost akraba ziyareti yapılır ve tekrar İzmir’e dönülür. Hele yaz tatilini köyde geçirmek benim için işkenceydi.

Dedemin beli kuvvetliymiş. Tam 11 tane halam ve 2 tane de amcam var. Bunlar yaşayanlar, 3 tanesi de doğumdan hemen sonra ölmüş. Ayrıca, ismini bile bilmediğim, hatırlamadığım okadar çok akrabamız var ki köyde, kimin düğünü olduğunu bile sorma gereği hissetmedim. Köye vardık. Evimize yerleştik, eşyaları örten beyaz örtüleri topladık. Elektriği sigortadan, suyu vanadan açtık. Komşularla, akrabalarla hoş beş falan. Akşama düğün evine gidildi. Düğünevi çok kalabalık, mahşer günü gibi. Sanki tüm köy orda. Davul zurna çalıyor, yemekler yeniyor, içkiler içiliyor, tabancalar tüfekler atılıyor. Kadınlar erkekler haremlik selamlık gibi. Etrafta çekirge sürüsü gibi çoluk çocuk koşuşturuyor, bağırıp çağırıyorlar. Ben sevmem kalabalığı. Daral gelir bana. Benim aklım fikrim, flört edilecek kız var mı? Daha doğrusu sikilecek kız var mı?

Etrafa şöyle bir bakıyorum, yetişkin kızların çoğu nişanlı, yada evli. Başlarını örtmelerinden ve kollarındaki bileziklerden belli oluyor bu. Ayrıca etrafta dolanan birkaç palazlanmış kız var, 16-17 yaş gurubunda. O kızlardan birtanesi beni kesiyor sürekli, fırsat buldukça gülümsüyor bana. Sürekli mutfağa girip çıkıyor elinde tepsiyle, boş bardakları falan topluyor masamızdan. Benimle kesişmek için yapıyor bunları. Alıcı gözle bakıyorum kıza, güzel bir kız. İzmir’de olsaydı, kesin sikerdim bunu diye geçiriyorum içimden. Ama köy yerinde imkansız gibi geliyor bu iş bana. Üstelik daha kızın kim olduğunu bile bilmiyorum.

Sigara içmek için kalkıyorum, bahçe duvarının dışına çıkıyorum. Etrafta koşuşturan çocuklardan birini çağırıp, uzaktan o kızı gösteriyorum, kzın kim olduğunu soruyorum. Kim olduğunu öğrenince de şaşırıyorum. Kesiştiğim kız, Kadriye halamın kızı Fidan imiş. Fidan. En son taa bilmem kaç sene önce çocukken görmüştüm, Sümüklü Fidan derdi herkes ona. Onlar da seneler önce köyden (ismini hatırlamadığım) bir şehire taşınmışlardı. Fidan şimdi, ismine yakışır bir kız olmuştu, fidan gibiydi. Sigaramı içerken, (Halamın kızı falan, ama ne sikilir!) diye düşündüm. İlik gibi olmuştu. Ben bunları düşünürken, Fidan, yanında iri yarı, 20’li yaşlarda bir genç kızla birlikte yanımda bitiverdi.

Selamlaşıp tokalaşırken, yanındaki kızın kim olduğunu çıkarmaya çalışıyordum ki, Fidan, “Biz de Zeynep ablayla birer sigara içelim dedik, sigaran var dimi?” diyerek farkında olmadan hatırlatmıştı. (Zeynep de Şehriban halamın kızıydı. Zeynebi de bilmem kaç yıldır görmemiştim. İri yarı bir genç kız olmuştu. Memeleri resmen kafam kadar olmuş, beyaz gömleğinin düğmelerini patlatcak gibi duruyordu. Fidan’ın açık saçlarının aksine, Zeynep başını parlak pullarla nakışlı bir tülbentle bağlamıştı. Kolunda da 8-10 tane burma bilezik vardı. Geçen sene final sınavım olduğu için, Zeynebin nişanına gitmemiştim. Zaten sınavım olmasa da gitmek istemezdim. Annemlerden duyduğum kadarıyla, Kuşadası’ndan bir otelciyle nişanlanmıştı.)

Birer sigara verdim bunlara. Sigaralarını yaktım. Onlar da benim gibi ailelerinden gizli içiyorlardı sigarayı. Ama tiryaki değillerdi, sigaraları acemice tutuşlarından belliydi. Fidan bir iki fırt çektikten sonra, “Ohh, sigara iyi geldi valla, sabahtan beri ilk sigaramız! Ahh, şimdi yanında bir de buz gibi bir bira olacaktı ki…” dedi. Ben hemen atıldım, “Hadi ozaman bizim eve gidelim, ben bakkaldan bira alırım!” dedim. Fidan hemen, “Ayy süper olur, hadi gidelim!” derken, Zeynep, “Gitmeyelim ya, bir gören falan olursa köylünün diline düşerim, biliyorsun ben nişanlıyım…” dedi. Ama Fidan’ın ısrarlarına boyun eğmek zorunda kaldı. Fidan hemen halamı aradı, “Anne, Zeynep ablayla birlikte Zeynep ablalara kadar gidip geleceğiz!” dedi. Bizim evin anahtarını verdim bunlara, önden gitsinler diye. Ben de bir koşu bakkala varıp, 3 şişe bira aldım, eve gittim.

İkisi de koridorda dikiliyordu. Salona geçtik. TV’nin karşısındaki üçlü koltuğu gösterip, “Otursanıza!” dedim. TV’de bir müzik kanalı buldum. Biraların kapaklarını açıp verdim ellerine. Birer de sigara yaktık. “Azıcık yer açın da, köyün en güzel iki kızının arasına oturayım!” dedim. Bu isteğim Zeynebin pek hoşuna gitmemişti galiba. Ama Fidan gülümseyerek hemen kenara kayıp bana yer açtı. İkisinin arasına oturdum. Elimizde biralar, sigaralar, TV’de müzik klipleri izliyoruz. Fidan’ın neşesi yerinde, fakat Zeynep huzursuz biraz.

Sigaralarımız bitince, biramı da iki dikişte bitirip, şişeyi sehpaya koydum ve geriye yaslandım, bir kolumu Zeynebin omzuna, diğerini de Fidan’ın omzuna koydum, ikisini de kendime doğru çektim. Fidan hemen kolumun altına sokulurken, Zeynep yavaşça elimi tutup indirdi omzundan. Bu hareketi yaparken Fidan’a çaktırmak istemiyordu, sanıyordu ki ben sadece kendisinin omzuna attım elimi. Oysa o anda diğer elim çoktan Fidan’ın omzundan koltuk altına inmiş ve ordan da tişörtünün üstünden göğsünü okşamakla meşguldü bile. Fidan da, “Ayy bu şarkı çok güzel… Bundan önceki klibinde saçlarını kızıla boyamıştı…” gibisinden Zeynebin dikkatini TV’ye çekmek için öylesine konuşup duruyordu. Ama Zeynep adeta heykel gibi oturuyor ve elindeki birasını bile içmiyordu. Belli ki, deminki hareketimden rahatsız olmuştu.

Bu arada Fidan’ın tişörtünün üstünden göğsünü okşayan elimi tişörtünün altından içeriye soktum. Şimdi elim çıplak teninde geziniyordu. Göbek çevresini, bazen de sütyeninin etrafını okşuyordum. Yarağım da sertleşmiş, pantolonumun önünü kabartmıştı. Halalarımın kızları arasında olmam beni iyice azdırmıştı. Gerçi Zeynep pas vermemişti, hatta olumsuz tepki vermişti de denebilirdi. Ama o anda nedense, ikisine karşı da içimde tarif edemediğim bir arzu vardı. Hep iki kızla seks yapmak süslemiştir fantazilerimi. Bu yüzden birdaha denemeye karar verdim. Bu sefer sol elimi Zeynebin omzuna değil de, direkt kolunun altından sokup, o kafam gibi memesini avuçladım. Yine nazikçe elimi tutup memesinden çekti. Zeynebin, bu ikinci girişimimi de savuşturması canımı sıkmıştı. Ama yüzsüzlüğüm tuttu, birkaç saniye sonra aynı hareketi tekrarladım…

Zeynep bu sefer elimi sertçe tutup memesinden uzaklaştırdı ve kulağıma, “Böyle birşey yapmaya utanmıyormusun sen? Ben senin halanın kızıyım! Üstelik nişanlı olduğumu da biliyorsun!” diye fısıldadı. O an anladım ki, Zeynep, benim Fidan’ı da aynı anda okşadığımı bilmiyordu. Zeynebin bu soğuk tavrına karşın ben de elimi çektim ve yalnızca Fidan’la ilgilenmeye karar verdim, eldeki tek kuş, daldaki iki kuştan daha iyidir diye düşünerek. Az sonra da Fidan’a, “Gelsene sen benle bir dakika!” dedim ve ayağa kalktım. Fidan gözlerime (Niye?) diye sorarcasına bakıp ayağa kalkınca, birşey demeden elinden tutup odama götürdüm. Zeynep oturduğu yerde sap gibi kalakalmıştı öylece.

Odama girince kapıyı kilitledim ve Fidan’ın dudaklarına yapıştım. Birbirimizin dudaklarını kemirircesine öpüşüyorduk. Bir elimi beline dolamıştım, diğer elim kot pantolonunun üzerinden o biçimli götünü avuçlayıp, yoğuruyordu. Biraz daha öpüşüp, Fidan’ı yavaşça yatağıma uzattım ve pantolonun düğmesini açıp, fermuarını indirdim, pantolonunu dizlerine kadar sıyırdım. Fidan korku ve telaşla, “Ne yapacaksın? Ben bakireyim!” dedi. “Birşey yapmayacağım, amını biraz öpüp koklayacağım!” dedim ve yüzümü külodunun üzerinden amına yapıştırdım. Terlemiş am kokusunu içime çektim. Külodun üzerinden öptüm biraz amını. Yalamak istiyordum, ama külodu engel oluyordu.

Tüm itirazına rağmen külodunu da indirdim aşağıya. Amı hafif kıllıydı. Islak dilimi küçücük pembe am dudaklarına değdirdiğimde irkildi. Amını yalamaya başladığımda, Fidan gözlerini kapamış, dudaklarını ısrarak, kafasını sağa sola savuruyordu. Evet hiç şüphesiz, bizim bakire hala kızının amı ilk defa yalanıyordu. Ben de amını deli gibi yalıyordum. Dilimi amının deliğine sokup çıkarıyordum, am dudaklarını dudaklarımın arasına hapsedip sündürüyordum, klitorisini dilliyordum. Ağzıma amının zevk sıvısı gelmeye başlamıştı bile. Klitorisini parmağımla uyarıp, aynı zamanda da amını yalamayı hızlandırdım. Fidan kasılmaya başlamıştı. Ellerini şimdi saçlarıma geçirmiş, kafamı amına bastırıyor ve kısık sesle inliyordu. Az sonra kasılması titremeye dönüştü ve sarsıla sarsıla orgazm oldu, boşaldı. Amının suları, ağzıma yüzüme bulaşmıştı.

Yalamayı bırakıp sakinleşmesini bekledim. Birkaç saniye sonra beni yukarı çekerek dudaklarımı öpmeye başladı. Fidan boşalmıştı, ama benim durumum berbattı. Yarağım öyle bir zonkluyordu ki, böyle giderse küloduma boşalacaktım. Dudaklarımı dudaklarından kurtarıp ayağa kalktım. Fidan’in meraklı bakışları eşliğinde bir çırpıda pantolonumu ve boxerımı indirdim dizime kadar. Fidan yine telaşlandı, “Ne yapacaksın?” diyerek hemen külodunu çekti yukarı, amını kapadı. “Korkma, kızlığına bir zarar vermeyeceğim, arkanı dön!” dedim. Büyümüş gözlerle, “Arkadan mı yapacaksın?” diye sordu busefer, yine telaşla. “Sen dön arkanı, birşey yapmayacağım, götüne sürteceğim sadece!” diyerek bunu zorla yüzüstü dönderdim.

Sonra da belinden tutup yatağın kenarına kadar çektim. Domalmış gibi yüzüstü yatıyordu şimdi, ayakları yere değiyordu. Pantolonu halen dizlerindeydi. Külodunun arkasını sıyrıdım aşağı, bembeyaz göt yanaklarını serbest kaldı. Yarağımı göt yanaklarının arasına yerleştirip, üzerine uzandım. Sikiyormuşum gibi, göt yanakları arasında yukarı aşağı kayıyordum. Amacım sürtünerek boşalmaktı. Ama son anda fikir değiştirip doğruldum, yarağımın başını göt deliğine denk getirip biraz yüklendim. Bastırıyordum, fakat giremiyordum daracık götüne. Girmeyim diye kendisini kasıyordu. Azıcık girer gibi olunca da çırpınmaya başlıyordu. Elimi uzatıp ağzını kapadım ve olanca gücümle yüklendim götüne. Şimdi olmuştu. Ama yarağım götüne girince, Fidan duyduğu acıdan elimi ısırdı.

Elimi ısırsa da, çırpınsa da, artık geri dönüş yoktu. Yarağım götüne girmişken sikmeden bırakmayacaktım Fidan’ın götünü. Tüm çırpınışlarına rağmen götünde gidip gelmeye başladım. Elimi ağzından çekmeden. Elimi çeksem, biliyordum kesin bağıracaktı. Daracık götü sımsıcaktı, yarağımı mengene gibi kıstırıyordu. Götüne sokup çıkarırken yarağım da acıyordu, yüzlerce iğne batırılmış gibi. Buna rağmen birkaç kez çok seri şekilde pompaladım ve fazla dayanamadım, götünün içine boşaldım, oluk oluk. Müthiş rahatlamıştım boşalınca. Elim halen ağzını kapatıyordu, bağırmasın diye.

Elimi tekrar ısırınca, elimi çektim ağzından. Hemen bağırmaya başladı, “Hani birşey yapmayacaktın! Kalk üstümden!” diye. Anında ağzını tekrar kapadım elimle ve “Tamam, kalkıyorum, bağırma!” dedim. Yarağımı götünden çıkarırken de acı duyacaktı büyük bir olasılıkla. Ağzını sımsıkı tutarak yarağımı çektim, çıkardım götünden. Ağzı kapalı olduğu için anlaşılmaz sesler çıkarıyordu. Eğildim, yanağına bir öpücük kondurdum ve “Seni seviyorum!” dedim. O sırada Zeynep kapının kolunu birkaç kere yokladı, kilitli olduğunu anlayınca da kapıya sertçe vurmaya başladı. Zeynep kapıyı açmak için zorlarken, biryandan da, “Açın kapıyı! Napıyorsunuz içerde? Fidan, iyimisin? Harun aç kapıyı!” diye bağırıyordu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evinde kaldığım kadının çamaşırları

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Misafir olarak kalıyordum hemde adamın dükkanında ona yardım ilaveten.
info ediyordum yazı böyle geçirecektim hemde bana emeğimin karşılığını veriyordu sabahları arabasıyla beraber işe gidiyorduk sabah arabaya bindik bu bana cüzdan evde kalmış koş git al gel dedi bende hemen eve geri döndüm

İşimiz bu günlük bitti sayılırdı ve eve gittik herkes şahsi temizliğini yapmakla meşguldü.
  Yemekler hazırdı, yedik ve herkes odalarına çekildi.
  Yorgundum, ham vücut bütün kaslarım ağrıyordu, gece su içmeye kalkmıştım ki odama geçerken sesler duydum, yengem bir şeyler söylüyordu ki birden sesler daha yüksek oldu.
Yengem dayıma hadi yapalım  diyordu, dayım çok yoruldum hayır diyordu.
Odama gittim, yattım zor bela, sabah iş için hazırlanıyordum ki dayım ben çarşıya gidiyorum siz bu gün istirahat edin escort bayan dedi.
Yengem ile birlikte kahvaltı yaptık cay demledi, güzeldi çayı, sürekli dün gördüklerimi düşünüyordum aklımı alıyordu.
Eskiden yengem benimle güreşirdi, ufaktım tabi beni yenerdi, fırsat bu fırsat deyip eskiyi açtım konu olarak ve özellikle bu konuyu.
Yengeme “yenge eskiden ne güreşirdik şimdi büyüdüm yenilmekten korkuyorsun herhalde” dedim yengemde “ artık kocaman oldun artık başka birini bul” dedi.
Bende ısrarla “ama hadi sen bir defa daha yen beni” dedikten sonra gülerek hazırlan dedi.
Arkasına geçerdim kafam götüne geliyordu şimdi ise sikim götüne geliyor arada fark böyle oldu.

Kocaman kalçalarına kendimi  bastırıyordum ve yengemi yatırdım sonunda, yanlışlıkla olmuş görükle escort gibi penisimi çıkardım donumdan.
Yengem bunu görünce yeter artık yoruldum dedi, kusura bakma yenge özür dilerim fermuarım bozuldu galiba dedikten sonra, olsun çıkar pantolonunu ben tamir edeyim demez mi.
Donla kalmıştım ve sikim acayip kalkmıştı, yengem hem fermuarımı yapıyordu ama aynı zamanda gözünü bendeki şişlikten alamıyordu.
Gördüm ve hemen fırsatı kaçırmadım, yengeme birden “yenge aksam dayım hayırdır sana niye bağırdı” diye sordum, yengem bana bakarak birde aşağıya bakarak “anla işte dayın artık iş görmez oldu” dedi.
“Kızmazsan ben varım yenge” dedim.
Bir tokat yedim, “olmaz öyle şey dedi” bende donumu indirdim sinirden “bak hem benimki nasıl kalkıyor” dedim, yengem sıkımı görünce hayretle “o ne bursa escort oğlum, dayını ki bunun yarısı bile değil üstelik kaldıramıyorum” dedi.

Yengemin elindeki pantolonumu bıraktırdım, yavaşça elini penisime dokundurdum, çekine çekine elledi.
“Dayının ki acıtıyordu bir zamanlar bu her halde parçalar beni” dedi.
Dayımın çarşıdan gelmesine epey vakit vardı, “yenge dayın kahveye de gitmiştir, gelmeden yapalım mı?”  “ilk ve son olursa” dedi, tamam dedim ve yengeme yalattım.
 Başlarda yakıyordu dişlerini acayip sürttü sikime, dayanamadım ve hemen boşaldım.
Yengem fena kızdı “bu kadar mi?” dedi, “ilk daha yeni başlıyoruz” dedim ve yengemi soydum, deli olduğum memeleri ve kalçaları karşımda idi.
“Bekleme ne yapacaksan çabuk ol” dedi ve yavaşça amına girmeye başladım.
Zor girdim ne kadar iri olsa da amı biraz dardı.
“bırak olmuyor acıyor” dedi,  ben bütün gücümle zorladım ve hepsini soktum yengem inanılmaz zevk oluyordu hatta bağırdı bile, sesleri bile beni tahrik ediyordu yine çabuk boşaldım ama doyamamıştım.
Bir kez daha yapacaktım ki dayımın sesi geldi.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kadına rahat seks pozisyonlarını

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Erkeği ile son zamanlarda seks yapamıyorlardı buda onları geriyordu ilaveten.
info evde sorunlar başlamıştı sürekli tartışıyorlardı kadında soluğu bizde alıyordu ben artık ne olduğunu biliyordum kadınımla sürekli dertleştiği için bizim ki ona fikir veriyordu ama uygulamaya korkuyorlarmış birgün bizim ki evde bunu yanıma bırakıp gidince ona rahat seks pozisyonları uygulamalı gsterdim

baldızı gözetlemeye gittim hava sıcak olduğu görükle escort için üzerine örtü almamış giydiği elbisenin eteğide yukarı doğru sıyrılmıştı.
bacaklarının görüntüsüne dayanamadım ve yanına sokulup bacaklarını okşamaya başladım.
ben bacakların okşayarak yukarı doğru çıkınca buda bacaklarını aralamaya başladı ve elimi amına getirdim kilotunun üzerinden okşamaya başladım artık bu bana yetmiyordu.

escort bursa elimim içine soktum amını parmaklamaya başalyınca baldızım uyandı.
bu enişte yapma hamileyim biliyorsun diye söyledi.
baldızım 4 aylık hamileydi.
korkuyordu bişey olur diye.
bende korkmaması gerektiğini söyledim.
onunkarnında ki bebe hiç zarar vermeden sikeceğimi sevişebileceğimizi söyledim.
ve kilotunu yana çekerek amını yalamaya bursa escort bayan başladım.
ben yaladıkça başımı amına doğru bastırıyordu.
kıvamına geldiğini anlayınca başımı baçaklarının arasından çıkardımartık yerimim almalıydım.
sonra üzerimi çıkararak sikimi yalamsı için ağzına verdim.

harika yalıyordu.
sikimi yeterince ıslayınca baldızım Özgem’in bacaklarınını arasındaki yerimi aldım.
üzerine tam uzanamıyordum ama gitgellere başladım.
bi 5-10 dk böyle gidip geldikten sonraiçine boşaldım.
ama doymamıştım baldızm Özgem de doymamıştı.
Tekrardan sikimi yalayarak kaldırdı ve baldızımı üztüme çıkardım yüzü bana dönük şekilde üzerime oturmasını istedim oda yavaş yavaş oturmaya başladı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mum’a püf de (Alıntı)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mum’a püf de (Alıntı)
Evliyim ve Ankarada 4 katlı bir apartmanda oturuyoruz. Kocam da ben de bankacıyız. O gece kocam geç gelecekti. O aralar müfettişler şubeyi denetliyordu ve kocam birkaç gecedir gecikiyordu. Ben sıkkın bir halde televizyon izliyor ve gelişini bekliyordum. Bir anda elektrikler kesildi. Dışarıya baktığımda diğer apartmanlarda ışıkların yandığını fark ettim. Muhtemelen sigortalar atmıştı. Sigortaları kaldırdım ama elektrikler gelmedi. Benim anlayamayacağım bir arıza olmuştu. Kocamın gelmesi daha uzun sürebilirdi. Biraz mum ışığında oturduktan sonra evde tek başıma ürperdiğimi hissettim ve aşağıya inip kapıcımızı çağırdım. Kapıcımız Çetin oldukça sessiz, evli, yaklaşık benimle ve kocamla aynı yaşlarda bir adamdı. Çok sert yüz hatları vardı ve birkaç kez bana arkamdan baktığını hissetmiş, rahatsız olmuştum. Ama böyle bir durumda hiç tereddüt etmeden sigortalara bakması için yukarı çağırdım.

Birkaç dakika sonra yukarı geldi, sigortalara baktı ve tamir edebileceğini söyledi. Takım çantasını aşağıdan alıp geri geldi. Sigortalar sokak kapısının hemen arkasında olduğundan kapıyı kapattı ve merdivenin tepesinde mum ışığında çalışmaya başladı. Ben de elimdeki mumla onu seyrediyordum. Oldukça ağır bir rakı kokusu geliyordu Çetinden. Bu mesafeden bile midem bulanmıştı. Biraz çalıştıktan sonra konuşmaya başladık. Çok garip bakışları vardı. Sanki karşısındakini öldürmek istermiş gibi bakıyordu. Karanlıkda bir yandan, bu adamdan iyice korkuyordum. Birşeyler anlatıyordu ama ben onu dinlemiyordum. Bir an önce bitirip gitmesini istiyordum. Daha sonra kocamın nerede olduğunu sordu ve ben de hayatımın hatasını yapıp bu gece çok geç geleceğini söyledim. Biraz daha uğraştıktan sonra bir anda bakışlarını yine bana çevirdi. Sonra önündeki mumu üfleyerek söndürdü. Ben ne oldu bitti mi diye sorarken bir anda yanımda belirdi. Elinde bir tornavida vardı.

Beni ensemden tutup kendine doğru çekti. Korkudan elimdeki mumu düşürdüm. Sesim kesilmişti, boğazım düğümlendi. Beni kendine yaklaştırıp sessiz olmamı yoksa beni öldüreceğini söyledi. Karısı 1 haftalığına köye gitmişti ve onun burada olduğunu bilen kimse yoktu. Bir eliyle tornavidayı boğazıma dayadı. Diğer eliyle de kalçalarımı elliyordu. Ben hala korkudan titriyordum, gözlerimi kapatmıştım. Elini kazağımın altından soktu ve göğüslerimi okşamaya başladı. Ve daha sonra eşofmanımın içinden amımı tuttu. Sıkıca bastırıyordu. Ben hala gözlerimi açamıyordum. Birden eliyle ensemi arkadan kavradı ve beni salona götürdü. Koltuğun üzerine doğru domalttı. Eşofmanımı ve kilodumu sıyırdı. Bir yandan da tornavidayı hala boynumda tutuyordu. Götümü koparırcasına sıkıyor, amımla oynuyor, klitorisime bastırıyordu. Derken orta parmağını amımdan içeri soktu. Parmağıyla deliği iyice alıştırdı. Ben sadece korkuyordum.

Orada öyle götüm yukarı dikilmiş vaziyette bekliyordum. Biraz sonra amımın etrafında sımsıcak bir kazık hissettim. Aman tanrım adamın yarrağı kocamınkinin iki misli vardı. Oldukça acılı olacaktı. Çetin hiç konuşmuyor ama hızlı hızlı soluyordu. Nefesi rakı kokuyordu. Birden amımı yırtılırcasına dolduğunu hissettim. O ilk hamleyle birlikte nefesim boğazımda takılmış, öksürmeye başlamıştım. Çetin şimdi beni feci şekilde sikiyordu. Sikinin büyüklüğünü hissediyordum ama gözümde canlandıramıyordum. Öksürüğüm kesilmişti. Çetinin geliş gidişleri sırasında içimde garip bir zevk duygusu hissetmeye başladım. Ama bir yandan kendimden çok utanıyordum. Böyle bir durumda nasıl zevk alabilirdim. Ama korkuyla karışık sikilmek ve Çetinin o inanılmaz yarrağı içimde fıtınalar koparıyordu. Ama bunu Çetine belli edemezdim.

Bir ara kendimi tutamayıp inledim. Çetin inlememi duydu ve daha hızlı köklemeye başladı. Seni orospu demek zevk aldın ha diye fısıldıyordu. Ben cevap veremiyordum, boğazım hala düğümlüydü ama isteğim dışı inlemeler çıkıyordu ağzımdan. Biraz sonra feci bir titremeyle boşaldım. Bu orgazmı hayatım boyunca hiç unutamayacağım. Çetin de boşaldığımı fark etti. Sanki öfkelenmişti. Gidiş geliş ritmi yavaşladı. Birşeyler homurdanıyordu. Ben hiç birşey söyleyemiyor ama sürekli inliyordum. Biraz sonra Çetin madem çok zevk aldın bi de bunu deneyelim bakalım dedi ve yarrağını amımdan çıkardı. Sanki bu işin bitmesini hiç istemiyor gibiydim. Resmen tecavüze uğramıştım ve garip bir şekilde inanılmaz zevk almıştım. İçim zangır zangır titriyordu. Çetinin sırılsıklam olmuş yarrağını biraz sonra götümde hissetim. İşte şimdi ölecektim. Daha önce hiç arkadan almamıştım. Son bir çabayla boğazımı ıslattım ve lütfen yapma diyebildim.

Çetin ise ne o, biraz önce çok hoşuna gidiyordu ama diye cevap verdi. Anlaşılan tecavüz esas şimdi başlıyordu. Gerçekten de Çetin zorlaya zorlaya o koca yarağını götüme soktu. Biraz öncekinden çok daha delice sikiyor, benim zevk inlemelerimi de acı çığlıklarına çeviriyordu. Gerçekten iç organlarım yırtılacak gibi hissediyordum. Artık çığlıklarım oldukça yüksek seli olmuştu. Çetin tornavidayı boğazıma bastırıyor ama ben kendimi engelliyemiyordum. Çetin daha fazla dayanamadı ve götümün içine boşaldı. Saatime baktım. Çetini çağırmak için aşağıya ineli tam 1 saat olmuştu. Yaklaşık 45 dakikadır tecavüz ediliyordum. Çetin beni de peşinden sürükleyerek banyoya girdi ve temizlendi. Ben ise oracıkta yere yığılmıştım, ayağa kalkacak halim yoktu

. Çetin eğer bunu kimseye anlatırsam beni ve kocamı öldüreceğini söyledi. Zaten hiç birşey kanıtlayamazmışım. Giderken sigortalara dokundu ve elektrikler yeniden geldi. Ben hala yerde yatıyordum. Sonra kalktım ve duş aldım. Götüm kanamamıştı ama çok acıyordu. Ben duş alırken hala yaşadığım orgazmı düşünüyordum. Çok düşündüm ve bu olayı kimselere anlatmadım. Kocamı başka bir semte taşınma konusunda ikna ettim ve birkaç hafta sonra taşındık. Çetini bir daha hiç görmedim. Ama hala mastürbasyon yaparken onu düşünüyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karımı siktirdim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karımı siktirdim
anlatacagım bu olay 14 agustos 2014 te antalya tekirovada bir otelde oldu… 15 yıllık evliyim eşimin fizigi halen ilk günkü gibi yolda yürürken erkekler tarafından süzülmesi hoşuma gidiyor tabiki bu zamanla bende eşimi bir başaksı nasıl siker diye merak oldu yatak fantezim artık karımı iki kişi sikerkendi karım bundan sexs sırasında hoşlanıyor ama boşalınca veya normal zamanda aklından bile gecirme diyordu.bu yıl erken rezarvosyondan antalya tekirovada bir otelde yer ayırttırdık niyetim otelde ki garsonlardan birine karımı siktirecektim bunu kafaya koydugum icin eczacı arkadaşımdan (bana iyi bir uyku ilacı vermesini eşimi otelde uyutup capkınlıga kacacagımı söyledim)sagolsun ayarladı ve verdi nihayet oteldeki 3.günümüz ve ben bardaki garsonu gözüme kestirmiştim akşam yemeginden sonra eşime barda takılmayı teklif ettim (fazla icmez)beni kırmadı kabul etti ben rakı eşim bira söyledi niyetim birasına ilacı atıp uykusu gelip erkenden odaya cıkmak sonrada garsunu bir bahane ile cagırmaktı karıma istersen makyajını tazele canım dedim ve lavobaya gitmesini saglagım anda ilacı biranın icine attım cok az köpürdü ama eşim anlamadı bile bu arada 30 yaşlarında birinin karımı kacamak bakışlarla süzdügünü farkettim karım daha bira bitmeden sanki başım agrıyor demeye başlamıştı bende 1 er kadeh icer kalkarız dedim ama karım resmen artık esnemeye başladı ben karıma bir bira söyleyip lavobaya gittim 5 dk sonra geri döndüğümde karımın yanında 2 tane garson ve onu kesen bey vardı karım başını zor tutuyordu ben sakin olun eşim alkole fazla dayanamaz odasına cıkartır yatırım dedigimde adını hakan oldugunu söyleyen bey isterseniz size asansöre kadar yardım edebilirim dediginde hemen teşşekür edip kabul ettim asansöre geldigimizde eşim artık kendinden gecmişti hakan beye odamıza kadar yardım ederse cok memnun olacagımı söyledim bu arada hakan bey resmen karımı belinden kavramıştı odamızın kapısına geldigimize ben kapıyı acarken karım tamamen hakan beyin ellerindeydi içeriye gecip hakan bey zahmet olacak ama yatagına uzatalım dedim ve bu arada kapıyı kapatmıştım neyse karım artık yataktaydı ve baygın bir şekilde uyuyordu hakan beye cok teşekkür ettim ama üzerini cıkartısam daha rahat uyur eşim deyip yardım istedim o anda adamın bakışlarını görmeliydiniz ben eşimin kot pantolonun düğmesini cözüp hakan beyden ayaklarından cekmesini istedim ve bu arada bilerek eşimin kilotunu sıyırdım hakan bey bakışlarını kacırmaya calıştı nihayet eşim artık kilot ve sütyenle kalmıştı her şey yolunda gidiyordu hakan bey eşime bakıyordu karım oldugunu fizigini nasıl buldugunu sordumtitrek bir sesle sadece süper yaaa dedi ve ben istersen dokunup okşayabilirsin dedigimde tamamen şaşırmıştıben 2 dakika içinde asıl niyetimin ne oldugunu acıkladım ve hakan bey rahalamıştı eşimi tamamen soyup direk amını yalamaya başlamıştı bende mini bardaki votkayı acıp birer kadeh doldurdum ve bir sigara yaktım ben izin vermeden asla sokma dedim sadece sev dedim hakan bey karımın her yerini yalıyordu karımsa hiç bir şeyden habersiz uyuyordu sigaram bitince yanlarına gittim ve hakan beyin sikini elime alıp okşadım bir 5 dk kadar oral yaptım ve artık karımı sikebilirsin dedim aradan 2 saat gecmişti hakan bey 3. postaya sikini kaldırmış bense karımın götünü kremliyordum zaten alışık olan karım zorlanmadan aldı saat 4 olmuştu hakan beye teşekkür edip odadan ugurladım inanılmaz bir geceydi sabah 11 gibi eşim kendine gelmişti ne oldu akşam yaa dediginde bende sarhoş oldun aşkım bende seni odaya cıkardım sabah kadar siktim dedigimde bana koluma sert bir cimdik atarak insan ne yapar eder uyandırır dedi bilseki onu kimin siktigini ….. bunu tekrar yapacagım ama nasıl ve ne zaman bilmiyorum…[

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Dracula’nın Oyuncağı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Dracula’nın Oyuncağı
1897 senesinin kışıydı. Bir iş seyahati nedeniyle Avrupa’nın doğusunda daha önce hiç duymadığım bir ülkeyi ziyaret edecektim. Uzun bir gemi ve bir de tren yolculuğundan sonra nihayet karlarla kaplı dağlık bir bölge olan Transilvanya’ya ulaşmıştım. Biraz dinlenip karnımı doyurmak için bir öğleden sonra ulaşmam gereken şatoya yakın sayılabilecek bir orman köyünde küçük bir hana girdim. Ben dindar biri değildim ama o köyde böylesine tutucu insanlarla karşılaşacağım da aklıma hiç gelmemişti. Handa neredeyse herkesin boynundan sarkan gümüş haçlar yetmiyormuş gibi bir de kapı ve duvarlara asılmış olan tahtadan haçlar ve ikonalar vardı. Bir hana mı yoksa küçük bir kiliseye mi girdiğime emin olamamıştım. Ayrıca bu tuhaf insanların hepsinin de gözü de üzerimdeydi, sanki orada olmamdan hiç memnun değillermiş izlenimi veriyordu bu bakışlar. Ziyaret edeceğim müşterim soylu bir beyefendi olduğundan ve ziyaretime uygun bir kılıkla karşısına çıkmak istediğimden giyimime azami özen göstermiştim. Günün modasına uygun giyimimle o köyde birden bire ortaya çıkmış olmam da tuhaf karşılanmış olabilirdi. Üzerimdeki bakışlara aldırmadan bir masaya oturup yiyip içecek bir şeyler söyledim kendime.

Siparişimi az sonra getirip masama bırakan han sahibi, “Köyümüzü ziyaret etme amacınızı sorabilir miyim bayım?”, diye sordu bana. Bana biraz küstahça gelmişti bu. Ziyaret edeceğim müşterim her şeyin gizlilik içerisinde yapılmasını istediğinden bir şeyler uydurmam gerekiyordu: “Ben tarihçiyim, ülkenizde bulunan tarihi şatolar ilgimi çekiyor. Bunları görüp resimlerini yapmak için burada bulunuyorum”. Yanımdaki kıymetli evrak çantasını bir resim dosyası sanması da işime gelirdi. Fakat adamın yüzünde korku dolu bir ifade oluştu: “Hangi şatodan söz ediyorsunuz?…”, diye sordu. “Yakınlarda bir tane olduğunu duymuştum. Beni oraya götürebilecek bir arabacı bulabilir misiniz?…”, diye sorduğumda hana bir sessizlik çökmüştü. Han sahibi: “Bakın bayım”, dedi, “Bahsettiğiniz bölge çok tehlikeli bir yerdir, hem neredeyse akşam oluyor. Sizi bu saatte oraya götürebilecek kimseyi bulamazsınız. Özellikle de gün battıktan sonra o civarda dolaşmasanız sizin için daha iyi olur”. Merakla neden böyle söylediğini sordum. Adam bir süre lafı geveledikten sonra: “Bu gece inananlar için dini bir gecedir, denir ki bu kutsal gecede her tür kötülük ortaya çıkar ve dışarıda olan hiç kimse güvende değildir. Bizler de evimizde kalıp bütün gece bizleri kötülüklerden koruması için azizlere dua ederiz…”

Ona böyle hurafelere inanmadığımı söylediğimde, han sahibi: “Hayır bayım hayır, bunlar hurafe değil, gerçeklerdir. Bunu sakın boynunuzdan çıkarmayın”, diyerek cebinden çıkardığı gümüş bir haçı boynuma takmaya çalıştı. Ben adamı kırmamak, biraz da çevremde oturan kalabalığı inançsızlığımla kışkırtmamak için teşekkür ederek buna razı oldum ama beni bir an evvel şatoya götürecek kimse olmaması da canımı sıkmıştı. Çünkü işimi bitirip bir an önce Londra’ya, nişanlımın yanına dönmek istiyordum. Yerimden doğrulup yüksek bir sesle, “Bu akşam beni yakınlardaki şatoya götürecek olan bir arabacı varsa ona yüklü bir fiyat ödemeye hazırım”, dedim korkusuzca ama çıt çıkmıyordu. Han sahibi, “Bayım, gelin bu gece burada kalın, yarın gün ışığında yolculuk yaparsınız. Hem gideceğiniz yol uçurumlarla dolu tehlikeli bir dağ yoludur, bu karanlıkta herhangi bir kaza yaşamanızı istemeyiz”, diyerek beni o gece handa kalmaya ikna etti. Yemekten sonra bana odamı gösteren adam bana iyi geceler diledikten sonra odadan çıkmadan evvel pencereleri kontrol edip bir tahta haçı da pencerenin koluna asıverdi.

Hancı kapıdan neredeyse çıkar çıkmaz biraz da öfkeyle astığı tahta haçı oradan indirdim ve içeriye biraz temiz dağ havasının dolması için penceremi araladım. Karanlık bastırmak üzereydi. Potinlerimi, çoraplarımı ve buruşmaması için giysilerimi çıkarıp içliğimle yatağa uzandım, yatak oldukça rahat sayılırdı. Uzun yolculuğumun bütün yorgunluğu sanki aniden üzerime çökmüş gibi hissederek uykuya daldım. Gözlerim kapanırken odanın bir köşesinde beliren uzun boylu bir gölgenin yatağıma doğru yaklaştığını hissettim ama kolumu kaldıramayacak kadar güçsüz ve uykulu idim. Gölge ayak ucuma yanaşarak çömeldi ve ayak parmaklarımın arasında kocaman sıcak bir dilin dolaştığını hissettim. Ayak parmaklarımı emip yalayarak üzerimde yukarı doğru sürünen gölge, bacaklarımı, cinsel organımı, göbeğimi ve göğüslerimi okşayarak üzerime binmişti. Hiçbir uzvumu kımıldatamıyordum ama aynı zamanda üzerimdeki bu ağırlık hoşuma gidiyordu. Nişanlımla evlenmediğimiz için hiçbir cinsellik yaşamamıştık, sadece kulaktan dolma bazı bilgilere sahiptim o kadar. Gölge boynuma kadar ulaştığında aniden hırçın bir kedi gibi tısladı ve tıpkı geldiği gibi ama hızla üzerimden çekilip kayboldu. Pencerenin çarpma sesiyle uyandım. Odadaki mum da sönmüştü. Dışarıda hava bozmuş olmalıydı.

Kalkıp pencereyi kapattım, yatağıma dönmek üzereyken kapıda bir tıkırtı duydum. “Bayım, konuşabilir miyiz?”, diyordu bir adam. Açıkçası oldukça geç bir saatte kapıma gelen bu kişinin belki de boğazımı kesip vaat ettiğim paraları almak için gelmiş bir hırsız olabileceğini düşündüm. Ama adam, “Sizi istediğiniz yerin yakınına götürebilirim”, deyince bunun benim için bir fırsat olduğunu düşünerek kapıyı araladım. “Hemen şimdi mi?”, diye sordum. “Evet, kimse uyanmadan gitmemiz gerek yoksa ikimizin de gitmesine izin vermezler”. Sessizce giyinip aşağıya indim. Aşağıda iki atın çektiği küçük bir fayton beni hazır bekliyordu. “Bayım, önce ücreti alabilir miyim?”, diyordu adam. “Önce yarısını veririm, oraya varınca da diğer yarısını alırsın”, dedim, pek mutlu olmamış gibiydi ama mecburen kabul etti. Az sonra ulu ağaçlarla çevrili karlı bir orman yolunda ilerliyorduk.

Faytonun penceresinden dışarı baktığımda sanki uçsuz bucaksız bir karanlığın içine düşüyormuşuz hissini yaşıyordum. Ortalık önceleri son derece sessizdi, derken kurt ulumaları işitmeye başladım. Az sonra sürücü aniden atlı arabayı durdurdu ve “Bayım, yolun bundan sonrasını yaya olarak devam etmelisiniz”, dedi elime bir yağ lambası tutuşturarak. Arabadan indiğimde gerçekten ıssızlığın ortasında olduğumu gördüm, etrafta ağaçlar ve kardan başka bir şey yoktu. “Ne tarafa yürüyeceğim”, diye sordum. Adam zifiri karanlığa doğru eliniz uzattı, “Oraya”, dedi korkuyla. “Ben ortada şato filan görmüyorum, ya beni kandırıyorsan?…”, dediğimde kurt ulumaları daha da yakından duyulmaya başlamıştı. Biraz uzakta insana benzeyen ama daha uzun boylu bir figür görür gibi oldum ama gözlerimi açıp kapattığımda orada değildi. Adam aniden yüzü bembeyaz olmuş bir şekilde, “Paranı istemiyorum, dediğim yoldan ilerle, azizler seni korusun!”, diyerek arabasını geldiğimiz yöne doğru sürerek kısa sürede gözden kayboldu. Artık tek başımaydım.

Bana saatlerce sürmüş gibi gelen bir yürüyüşün ardından uzaklarda ağaçların ve aniden bastıran sisin arasından yükselen, şatoya benzer bir yapı gözüme çarpmaya başlamıştı. Yaklaştıkça bunun terk edilmiş, yıkık dökük bir tarihi kalıntı olduğunu fark edecektim. Kar aniden lapa lapa yağmaya başladı, gökyüzünde beliren kapkara fırtına bulutları felaket habercisi gibiydiler. Kar yağışının artmasıyla görüş mesafemin giderek kötüleşmesiyle ormanda kaybolmaktan korkarak servi ve porsuk ağaçlarından oluşan küçük bir koruya sığındım. Bulutlar aniden sihirli bir el değmişçesine açıldı ve aralarından doğan koskocaman bir dolunay bulunduğum küçük koruyu aydınlattı. O zaman mezar taşlarının arasında durduğumu fark ettim. Hepsinin de ortasına demir birer kazık batırılmıştı. Tam karşımda mermerden yapılmış büyük bir mozale duruyordu. Mozalenin demir parmaklıklı kapısının ardındaki karanlık zeminde mermer kapaklı üç mezar bulunuyordu. Mozalenin girişinde Romence “Ölüler hızlı seyahat eder”, yazıyordu. O anda daha önce hissetmediğim soğuğu hissetmeye başlamıştım. Tek başıma böylesi ürkütücü bir yerde lapa lapa yağan kar yüzünden o karanlık mozalenin girişine sığınmak zorunda kaldığım için kendime kızıyordum.

Gökyüzünde her yeri aydınlatan şimşekler çakmaya başladığında mozalenin kapısı gıcırdayarak ardına kadar açıldı. O ses içimi korkuyla doldurmaya yetmişti fakat dahası da vardı. Mozalenin zeminindeki demir kapaklar yavaşça açılarak içlerinden birbirinden güzel çırılçıplak üç kadın çıktı. Üçü de, günün modasına uygun kat kat giydiği giysilerinin altını henüz görme şerefine ulaşamadığım nişanlımla kıyaslanamayacak kadar güzel ve seksiydiler. Dolgun göğüsleri dipdiri, kalçaları yusyuvarlak, dudakları kan kırmızısıydı. Tenleri süt beyazıydı ve ay ışığında üzerine kristal tozu serpilmişçesine parlıyorlardı. Yerimde taş kesilmiş gibiydim, hareket edemiyordum. Dışarıda fırtına şiddetlenirken, kadınlar beni ismimle çağırarak ihtirasla dudaklarını yalıyordu. Sivri dişlerini o zaman farkettim. Yanıma kadar sokulup bütün vücudumu okşamaya başladılar. Birden yer ayaklarımın altından çekilmiş gibi hissettim, mozalenin zemininde uzanmış bir halde buldum kendimi. Üç kadın da üzerime çökmüştü.

Kızıl saçlı olan sağ elimin işaret parmağını şehvelte emip yalıyordu. Sarışın olan ise elimi apış arasına götürmüş cinsel organının dudaklarına sürtüyordu. Bu sırada esmer olan bacaklarımın arasına uzanıp pantolonumun düğmelerini açtı. Cinsel organımı yalarken, ben de diğer iki kadının göğüslerini okşuyordum. Cinsel organım heykel gibi sertleşmişti, daha önce hiç almadığım bir zevki tadıyordum. Cinsel organımın kafası esmer kadının kıpkırmızı dolgun dudakları arasında bir görünüp bir kaybolurken, diğerleri de gömleğimin düğmelerini çözmüş göğüs uçlarımı hafif hafif ısırarak emiyorlardı. Canım yanıyordu ama aldığım zevkin yanında bu çok önemsizdi. Yanımdaki sarışına baktığımda göz bebeklerinin tıpkı ayna gibi beni yansıttığını, içlerinin boş olduğunu gördüm. Bu sırada esmer olan cinsel organımın başını sertçe emerken, diğerleri de hayalarımı aralarında bölüşmüşlerdi. Penisimin üzerinde hareket eden üç ağzın verdiği zevkle boşalmak üzereydim.

Tam bu sırada yer gök yerinden oynamışçasına bir patırtı koptu. Üzerimdeki üç kadın da fırtınaya kapılmış gibi çığlıklar içinde dört bir yana savruldular. Başımı kaldırabildiğimde karşımda ormanda gördüğüm o uzun boylu figüre benzeyen uzun boylu, sakallı ve bıyıklı, esmer bir adam duruyordu. Uzun tırnaklı elleri pençeleri andıran bu adamın da ağzında sivri dişler sıralanmıştı. “Benim olana dokunmaya nasıl cüret edersiniz!!!”, diye kükredi. Kadınlar korkuyla köşeye sıkıştırılmış birer hayvan gibi inliyor, bedenleri insan dışı biçimlerde kıvrılıp bükülerek benden daha da uzaklaşıyorlardı. İçlerinden esmer olan kadın biraz daha cesaretle: “Siz sevgi nedir biliyor musunuz? Hiç sevmediniz ki…”, dedi. “DEFOL!!!”, diye bağırdı efendileri, “Üçünüzü de bir daha görürsem paramparça ederim!”. Kadınlar açık olan mezarlarına girerek mermer kapakları kendi üzerlerine kapattılar.

Bedenimdeki uyuşma geçer gibi olmuştu, tam toparlanıp üzerimi giyinmeye niyetlendiğimde göbeğimden göğsüme yayılan, oradan da boynuma kadar çıkan bir sıcaklık hissettim. Bu tıpkı handaki yatağımda uzanırken hissettiğim gibi kocaman, nemli ve sıcak bir dildi. Bunun az önce karşımda duran adama ait olduğunu biliyordum, hissettiğim tiksinti bir yana dehşetle zevk alıyordum. O sıcak ıslaklık yeniden boynumdan kasıklarıma kadar indi. Korkudan gözlerimi kapatmıştım ama bu korkunç adamın benim kaskatı olmuş cinsel organımı sivri tırnaklı elleriyle kavradığını hissediyordum. Göz kapaklarımı hafifçe araladığımda gözleri kan çanağı gibi olan devasa bir kurdun penisimi ısırarak emdiğini görüyordum. Daha fazla dayanamadım ve şiddetle boşalmaya başladım. Kurt diliyle menilerimi yalayıp yutarken kendimden geçtim.

Gözlerimi açtığımda üç kollu bir şamdanla aydınlatılmış yüksek tavanlı bir odada buldum kendimi. Hava hala aydınlanmamıştı. Pencereye güve yeniği eski perdeler asılmıştı, duvarlarda da lime lime olmuş duvar halıları bulunuyordu. Üzerinde yattığım eski karyolanın örtüsü de delik deşik ve toz içindeydi. Yataktan kalkıp bir elime evrak çantamı, diğer elime ise şamdanı alarak odadan çıktım. Yaşadıklarımın bir rüya olduğuna neredeyse emindim. Taş merdivenlerden inerek önüme çıkan kapıları tek tek açmaya çalıştım ama açmayı denediğim kapılardan hiçbiri yerinden oynamıyordu. Önüme çıkan merdivenlerden birkaç kat daha aşağı indim, sanki aşağıda derinlerde beni çağıran bir şey varmış gibiydi. Merdivenlerin bittiği yerde dar bir koridor ve ona açılan büyükçe bir salon vardı. Tam bu sırada duvarda oynaşan gölgeleri farkettim. Dev gibi bir kurt gölgesi yansıyordu duvara, kurt yürümeye ve gölgesi giderek bir insana benzemeye başladı fakat başımı sağa sola çevirdiğim halde etrafta hiçbir şey göremiyordum.

Duvardaki meşaleleri elimdeki şamdanla tutuşturup bulunduğum yeri daha da aydınlatmaya karar verdim. Henüz birkaç meşaleyi tutuşturmuşken karanlıkta gür ve aksanlı bir ses yankılandı: “Bu kadar ışık yeterli, fazlası gözlerimi rahatsız ediyor”. Bu sırada gözlerim karanlığa daha alışmış olmalıydı ki ileride hayal meyal de olsa uzunca bir ahşap masanın başında ayakta duran gölgeyi farkettim. “Ben Kont 3. Vlad Dracula, siz de bay Jonathan Harker olmalısınız. Bu kötü hava şartlarında sizi buraya kadar yormuş olmaktan ötürü gerçekten üzgünüm”, dedi, “Ama umarım sizi rahat ve güvende hissettirebilmişimdir”. Artık gördüklerimin tamamen çarpık rüyalardan ibaret olduğundan emin olan ben, “Teşekkür ederim Kontum”, dedim, “Evrakları inceleyip imzalamak isterseniz…”. Elini havaya kaldırarak, “Henüz değil”, dedi. “Size bir şeyler ikram etmeme izin verin”.

Elimdeki şamdanı alarak masaya koyduğunda oraya daha önce hiç görmediğim kadar güzel bir sofranın kurulu olduğunu fark ettim. “Yemek yiyip gücünüzü toplayın önce”, dedi, “Çok uzun bir yoldan geliyorsunuz, açıkmışsınızdır mutlaka”. Açıkçası handa yediğim şeylerle kıyaslanamayacak kadar lezzetli yemekler süslüyordu masayı, “Lütfen oturun ve yemeye başlayın”. Tabağıma hoşuma giden yiyeceklerden doldurup yemeye başladım. Bu sırada dışarıda kurtlar ulumaya devam ediyordu. “Gecenin çocukları şarkılarını söylüyorlar bay Harker”, dedi Kont, “Onlardan korkmadığınız için şanslısınız. Korkunuzun kokusunu alsalardı buraya kadar varamazdınız”. O sırada aklıma korkudan yüzü bembeyaz olmuş arabacı gemişti ama köye dönüp dönemediğini bilme şansım yoktu. “Keşke köye geldiğinizde bana haber verseydiniz, sizi hizmetkarlarımı gönderir aldırırdım. Sizi bulduğumda kurtlar yüzünden değil ama dondurucu soğuk nedeniyle ölmek üzereydiniz”.

Ona bir mezarlığa sığındığımı hatırladığımı söyledim. “Başka bir şey hatırlıyor musunuz?…”, diye sordu Kont arkama geçip uzun tırnaklı ellerini omuzlarıma koyarak. O sırada rüyamda gördüğüm kurtun boynumu yaladığını hissettiğime yemin edebilirim. Aniden arkamı döndüğümde Kont orada değil, ahşap masanın diğer ucundaydı. Mezarlıktaki yazıyı hatırladım: “Ölüler hızlı seyahat eder”. “Hayır”, dedim, “Üzgünüm ama başka bir şey hatırlamıyorum”. Kont, “Emin misiniz?”, diye sordu ısrarla yeniden. “Evet kesinlikle eminim”, dedim. Biraz öfkelenmiş gibi pencereden dışarıya bakarak, “Artık yataklarımıza çekilip istirahat etme zamanı geldi”, dedi Kont ve ekledi, “Bay Harker, şatom konuklarım için dostluk, muhabbet ve misafirperverlikle dolu olduğu kadar, yaşlı ve sinsi tehlikelerle de doludur. Ben uyanıp da yanınıza gelene kadar odanızdan çıkıp tek başınıza dolaşmaya kalkışmayın… kaybolabilirsiniz”. Handaki garipliklerden sonra Kont’un bu isteği beni çok şaşırtmamıştı. Belki de bu Transilvanya’ya özgü geleneklerdendi.

Beni odama geri götürdü, “İyi dinlenmeler”, diyerek kapıdan çıktıktan sonra kapıyı üzerime kilitlediğini duydum. Muhtemelen güvende olmam veya belki de ortalığı karıştırmamam için bunu yapmıştır diye düşünerek yatağıma uzanmıştım ki dışarıdan gelen bir sürtünme sesi duyarak pencereye koştum. Pencereden aşağı baktığımda, altında kıvrıla kıvrıla bir ırmağın aktığı uçsuz bucaksız bir vadi gördüm önce. Ne kadar yüksekte olduğumu anlamak için başımı dışarı çıkartıp aşağı baktığımda ise korkudan ödüm patladı. Kont Dracula, şatonun taş duvarlarında baş aşağı bir şekilde yaşlı bir örümcek gibi mahzene doğru iniyordu. Az sonra karanlık bir pencereden içeri girerek gözden kayboldu. O anda yaşadıklarımın bir rüya olmadığını anlamıştım. Bu korkunç yerden bir an önce gitmek istiyordum ama odamın kapısını açabilmem imkansızdı.

Güneş doğup batan dek sessizliğin içinde korkuyla Kont’un geri dönmesini bekledim. Saatler adeta geçmek bilmiyordu. Bir plan yapıp Kont geri döndüğünde şatodan kaçmanın bir yolunu bulmalıydım. Beni yeniden bu odaya kilitlemesine izin veremezdim… Akşam çöküp hava iyice karardığında kapıda bir tıkırtı duydum. Hemen yerimden doğruldum ve Kont’un içeri girmesini bekledim ama içeri giren kimse yoktu. Odamın kapısı açtığımda holde de kimseyi göremedim. Önceki gece izlediğim yolu takip ederek Kont’u ilk gördüğüm salona ulaştım. Kont duvardaki bir dünya haritasında Londra’yı bulmuş, uzun tırnaklarını yaşadığım kentin üzerinde gezdiriyordu. Ben işlemleri bir an önce bitirirsek hemen yola çıkmak istediğimi, nişanlımın endişeyle beni beklediğini söyledim. “Oturun Bay Harker”, dedi, “Evraklarınızı imzalayacağım ama bir şartım var. Ama öncelikle içiniz rahat olsun, nişanlınıza bir mektup yolladım ve bir süre daha benim misafirim olacağınızı söyledim”.

Açıkçası buna biraz öfkelenmiştim ama Kont’u kızdırıp işleri sarpa sardırmak da istemiyordum. “Şartınız nedir öğrenebilir miyim?”, diye sordum. “Bunu anlatabilmek güç”, diye söze başladı Kont, “Sizin gibi çok farklı bir kültürden gelmiş birinden bizim buraların yol yordamlarını anlamasını beklemiyorum fakat yine de izah edeceğim. Gördüğünüz gibi burada oldukça sakin bir yaşam sürüyorum ve herkes gibi ben de herşeyi paylaşabileceğim bir dosta ihtiyaç duyuyorum”. Onu anlayabildiğimi söyledim. “Buna sevindim, herşeyi paylaşmak derken, benim kültürümde bazen iki erkeğin paylaşabileceği şeyler sizin kültürünüzdeki erkeklerinkine pek benzemeyebilir…”, dedi Dracula. “Mesela?”, dedim. “Cinsel hazlar da bu paylaşımın bir parçasıdır…”, dedi gözlerimin içine bakarak.

O anda ağzımı açıp buna ölçülü de olsa bir tepki vermek istediğim halde sesimin çıkmadığını fark ettim. “Sözlerimin kesilmesinden hiç hoşlanmam Bay Harker”, dedi Dracula, “Ayrıca sizin bu hazlara yabancı olmadığınızı yakından gördüm ve açıkça söylemem gerekirse gençlik pınarınızın tadına bakmaktan büyük haz duydum”. Utançla kızardığımı hissediyordum ki Kont’un pençeyi andıran ellerini boynumda hissettim. “Bu tür paylaşımların iki erkek arasında kalacağını, soylu ve şerefli bir ailenin kalan tek üyesi olarak size hatırlatmama gerek yoktur sanırım. İşte tek şartım buna izin vermeniz…”, diyerek pençelerini göğsümün üzerinden kucağıma kadar indirdi. Pantolonumun düğmelerini çözdü. Anında kendimi yemek masasına çırılçıplak bir halde sırt üstü uzanmış ve bacaklarım iki yana ayrılmış halde buldum. Kontun dili hayalarımı yalayarak makatıma ulaşmıştı ve deliğimden içeri girip çıktıkça elleri göğüs uçlarımı parmakları arasında hafifçe eziyordu. Aldığım zevk inanılmazdı. Vücudumun tüm kontrolünü ele geçirmişti.

Kont daha sonra hayalarımı tek tek ağzına alarak emdi ve kocaman dili giderek sertleşip başını kaldıran cinsel organımın sapının etrafında yılan gibi kıvrılarak beni yalamaya başladı. Uzun tırnakları göğsümü ve göbeğimi çizip kanatıyordu ama bunlar önemsiz küçük çiziklerdi. Kon zaman zaman parmaklarını ağzına götürerek tırnaklarına bulaşan kanımı yalıyor ve sonra da cinsel organımı emmeye devam ediyordu. Dracula’nın ağzını ve ellerini vücudumun her yanında hissediyor, ben zevkle titreyip kasıldıkça tıpkı büyükçe bir yırtıcı hayvan gibi hırıltılı sesler çıkardığını duyuyordum. Bu sırada cinsel organımı boğazına kadar aldığını, bu sırada da uzun diliyle hayalarımı okşadığını hissedebiliyordum. Bu zevke daha fazla dayanabilmem imkansızdı. Birden menilerimi yeniden fışkırtmaya başladım. Giderek hızlanan iştahlı bir emme sesi duyuyordum sadece, başımı kaldırıp aşağıda neler olduğunu görme şansım yoktu. Zevkten bayılmıştım.

Uyandığımda dev gibi bir karyolanın üzerinde çırılçıplak yatıyordum. Kollarım ve ayaklarım karyolanın dört direğine bağlanmıştı. Odayı sadece birkaç mum aydınlattığı için ne kadar büyük olduğunu göremiyordum. Karyola ve etrafındaki şamdanlar sanki sonsuz bir boşluğun ortasında yüzüyorlardı. Başımı kaldırıp yukarı çevirdiğimde tam üzerimde kanatlarına sarınmış korkunç büyüklükte bir yarasanın baş aşağı uyuduğunu fark ettim. Duyduğum korkuyu tarif edebilmek imkansızdı. İnançlı olmayan ben kurtulabilmek için için Tanrı’ya yalvarıyordum ki yarasa dev kanatlarını açarak çevik bir hareketle yatağın baş ucuna kondu. Artık baş ucumda duran bir yarasa değil, oldukça kıllı, kaslı ve kocaman bir penise sahip olan esmer bir erkekti. Dracula, üzerime ters olarak uzandığında penisi açık olan ağzımdan içeri kaydı. Ben onun cinsel organını emerken, o da kalçalarını oynatarak ağzımın içinde gidip gelmeye başlamıştı. Cinsel organı sertleşmiyordu ama sertleşmemiş haliyle bile oldukça büyüktü.

O gece kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum ama Kont şatosunda geçirdiğim her gece birbirinden değişik pozisyonlar denemekten sıkılmıyor, her yerimi ısırıyor, her boşaldığımda ise menilerimi büyük bir iştahla son damlasına kadar yalayıp yutuyordu. Kont gün doğmadan mahzendeki gizli odasına çekildiğinde, beni bağlayan ipler çözülüyor, odama kadar ulaşan kapılar kendiliğinden açılarak bana yol veriyordu. Odamda beni bekleyen yiyecekler ve meyveler buluyordum ama bunlardan ne kadar yersem yiyeyim karnım asla doymuyordu. Giderek zayıf düşüyordum. Kont geceleri mahzeninden geri döndüğünde ise benimle birlikte olduğu odaya geri dönmek zorundaydım. Bu kısır döngü içinde haftalar, belki de aylar geçmişti. Artık nişanlıma geri dönebilme umudum tükenmek üzereydi. Kont Dracula’nın oyuncağı haline gelmiştim.

Bir gün daha doğduğunda yorgun argın odama döndüm, artık kaçmayı denemek istiyordum. Odadaki kumaşları lime lime yaparak kendime bir halat ördüm ve pencereden sarkıttım. Bu halat şatonun yüksek duvarlarında Kont’un süzülerek içeri girdiği o karanlık pencereye kadar uzanabiliyordu. Halatı yattığım ahşap karyolanın ayağına bağlamıştım ama bu eskimiş odun parçasının ağırlığımı kaldırıp kaldıramayacağını bilmiyordum. Neyse ki bir deri bir kemik haline gelmiş olan vücudum eskisi kadar ağır değildi. Halatla aşağı doğru inmeye başladım. Pencereye varmak üzereydim ki halat aniden kopuverdi. Fakat son anda ellerim pencerenin pervazını yakaladı. Kendimi yukarı çekmek için şatonun taş duvarlarından destek almaya çalıştım ama yosunlu taşlara basan ayaklarım sürekli kayıyordu. Uzunca bir süre uğraştıktan sonra nihayet kendimi pencereden içeriye atabildim.

İçeride aşağıya doğru inen dar bir merdiven vardı, bunu izleyerek şatonun karanlık derinliklerine inmeye başladım. Gözlerim karanlığa alışmaya başlamıştı. Duvarda gördüğüm bir meşaleyi elime aldığımda kendiliğinden tutuşuverdi, şatodaki neredeyse her şey böyle büyülü nesnelerdi. Merdivenlerin sonuna geldiğimde uzun, geniş ve kemerli bir salona girdim. Meşalenin ışığında hol boyunca yerdeki deliklere oturtulan uzun kazıklara geçirilmiş ve artık sadece iskelet halini almış sayısız ceset görüyordum. Salonun bitimindeki taş merdivenlerin sonunda büyükçe bir kapı vardı. Bu kapıdan altından baktığımda çok uzaktan da olsa bir ışık geldiğini görüyordum. Bunun bir tür çıkış olması gerektiğini düşünüyordum. Tam ışığa doğru yürümek üzereydim ki salonun ortasında gösterişli bir tabut gözüme ilişti. Üzerinde Latin harfleriyle, “Vlad III. Tepes Dracula” yazıyordu. Korkuyor ama aynı zamanda da merak ediyordum. Meşalemi duvara asıp, tabutun kapağını yana doğru kaydırdığımda iri açılmış korkunç gözleriyle tavana bakarak hareketsiz yatan Kont Dracula ile karşılaştım.

Korkudan adeta buz kesmiştim fakat yaşadığım panik duygusu dindikten sonra Kont’un orada son derece savunmasız bir halde yattığının farkına vardım. Her ne olursa olsun Kont’u öldürmem gerektiğine karar verdim. Çünkü ben şatodan kaçıp da köye ulaşmaya çalışırken karanlık çökecek, belki de ben yolun yarısına bile gelmemişken dev bir yarasa olarak Kont yine omuzlarıma çökecekti. Bu defa beni sağ bırakmayacağına da emindim. O sırada aklıma geceyarısı mezarlıkta gördüğüm manzara geldi yeniden. Bütün mezarların üzerine saplanmış birer demir kazık vardı, mozalenin kilitli demirli kapısının ardındakilere dokunulamamıştı muhtemelen. O halde bu canavarları yok etmenin tek yolu da buydu. Ne yazık ki etrafımda iskeletlerin üzerinden sarktığı kazıklar tahtadandı, bunları kullanamazdım. Daha fazla zaman kaybetmeden kaçmanın tek şansım olduğuna inanarak elime duvardaki meşaleyi aldığımda bunun demirden yapılmış olduğunu fark ettim.

Kontun tabutunun üzerine toplayabildiğim bütün cesaretimle eğilerek meşaleyi yukarı kaldırdım ve hızla göğsünün ortasına indirdim. Meşaleyi batırdığım yerden oluk oluk fışkıran kanlar her yeri kızıla boyarken Kont’un ağzından çıkan korkunç ve hayvani bir çığlık salonun taş duvarlarında yankılandı. Kont’un gözleri tıpkı giderek sönmeye yüz tutan bir mum alevi gibi canlılığını yitirip donuklaşırken, bütün vücudu kuruyup büzüşerek tıpkı kazıklardan sarkan iskeletler gibi oldu. Merdivenlerden çıkıp kapıyı açtım, gerçekten de tünel gibi uzanan bir koridorun ucunda bir çıkış olduğunu gördüm. Daha fazla vakit kaybetmeden şatoyu terk ettim, köyün nerede olduğu konusunda bir fikrim yoktu ama nehri takip edersem onu bulacağımdan emindim. Böylece yapabildiğim kadar hızlı bir şekilde nehir yatağını izleyerek oradan olabildiğince uzaklaştım. Fakat hiç durup dinlenmeden saatlerce yürüdüğüm için açlıktan ve yorgunluktan daha fazla ilerleyebilecek halim kalmamıştı. Oracıkta bayılmışım. Beni hayvanlarını suya indiren bir köylü bulmuş, uyandığımda nişanlım yanı başımdaydı. O da benden uzun zamandır haber alamayınca peşimden gelip beni aramaya başlamış ve ne büyük şanstı ki o şatoya gelmeden önce ben kaçabilmiştim. Apar topar Londra’ya geri döndük ve tüm olup bitenleri geride bırakıp mutlu yaşamımıza kaldığımız yerden devam ettik.

-SON-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

siyah bmw

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

siyah bmw
benim ismim volkan.isatnbul bakırkoyde yaşıyorum.grafikerim.erkeğim.heteroseksüel bir erkeğim.bekar ve renkli bir cinsel hayatım var.seks için yeteri kadar kadın arkadaşım var.bu bir marifet değil ama böyle işte.ancak herşey bir ancak a dayanıp duruyor.kendi cinsim ile seks aklımın ucundan geçen birşey değildi.anlamda veremezdim buna.yine ancak hayatımın biraz yanlışlaştığı bir dönemdi.yoğun çalışıyor ve seksi sadece 31 çekerek yaşamaya başlamıştım.bir kaç ayı aşan bu dönemde erkek ile seks fantazi halini aldı.herseferinde rahatsızlık veren bu fantazi kendini tekrar etmeye başladığında işten başımı kaldırsam iyi olacak diye düşünmeye başlamıştım.40 yıllarıma girerken artık tekil bir ilişki ve evlilik düşünmeye başlasam iyi olacak şeylerdi.o dönemde bir gece yine erkek fazntazisi ile 31 çekerkekn sinirim bozuldu.durdum.giyinim sahile çıktım.elimde bira sahile yürüyüp betondan ayaklarımı sallandırdım.iyi gelmişti.kendme aptal herif diyordum.biraz arkamda park etmiş arabalar vardı.bakırkoy sahili için sıradan bir durumdur bu.çiftler ve özellikle gençler geceleri araba içinde sevişmeler,oral seksler filan takılır.birazm bitti.eve dönmeye kara verdim.sakinleşmişrtim.satt 03 olmuştu zaten.yürürken başımı öne eğip arbaların önünden ilerledim.kimseyi huzursuz etmak yada tepki almak istemiyordum.herkes baksın keyfine diyerek geçiyordum önlerinden.benimde çokca park ettiğim bir yerdi zaten burası.yadırgamıyordum arabalaın içinde olup bitenleri.yürüyerek parkın geniş cebinin içinden geçip caddeye yönelecekktim ki siyah bir bmw dikaktimi çekti.üst model şahane bir arabaydı.kaldıki ben bir bmw ciyimdir.zaten her araba dolu değildir burda.:)haliyle.arabaya biraz daha yakından bakmak için yaklaştığımda içinde bir adamın olduğunu farkettim.başı arkasında kıvranıyordu.ooo oral varmış diyerek hızla yolumu değiştirdiği sırada göz ucuyla arabya son bir kez göz attığı sırada geçen bir arabanın farından gelen ışıkla fark ettimki adam yalnızdı ve 31 çekiyordu.film karesi gibi dona kaldım.ürükütücü şekilde heycanlanmıştım.öyleki hızla sertleşmeye başladı.yerimde mıhlanmış adamı seyrediyordum.beni fark etmesi uzun sürmedi ama bana aldırmadı.sonra camı aşağı indirdi.adetea büyülenmiş gibi arbaya doğru yürüdüm.açık pencereden adamın 31 çekmesini izlemeye başladım.etkilenmiştim.elim kotumun üzerinden sikime gitti.o anda irkilip uzaklaştım.ama ben uzaklaşırken adam dörtlüleri yakıp söndürdü.istemeden durdum.sanki beni başkası yönetiyordu.tekrar arbaya yaklaştım.ben yaşlarda yakılşıklı spor giyimli bir adamdı.seyretmek istertiyorsan devam et dedi.büyülenmiş gibi adamın 31 çekmesini izliyordum.binsen dedi.sende 31 çek.aptal olmalıydım.dolaşıp diğer kapıdan arbaya bindim.sikim zaten taş kesilmişti.hadi dedi.bende çıkarıp 31 çekmeye başladı.güzel dimi dedi.gıkımı çıkramıyordum.arbayı çalıştırıp yola çıktı ve gaza bastı.bir eliyle 31 çekerken bir yandanda sürüyordu.ben büyülenmiş gibi onu syredip devam ediyordum.benimkine devam etmek istermisin dediğinde kalbim gümbür gümbür atmaya başldı.sessizce uzanıp sikini kavradım.ellerim titiriyor onun sikini okşuyordum.başka bi,r park cebine girip tekrar durdu.azına almak istermisin dedi.siir içinde gözlerine bakıp yutkundum.suratına bir tane patlatmak geçyi içimden.ama elimle devam ediyordum bir yandan.gözlerim yaşardı sinirden.kızmana gerek yok sadece sordum dedi.aslında haklıydı.o gün başka bir gün ve ben başka birisi idim.kucağına eğildim.bana yapılanı taklid ederek sikini öpmeye yalamaya ve emmeye başladım.gözlerimde şimşekler çakıyordu.bie eilimde kendi sikim ve azımda başka bir adamın siki vardı.derin bir ohhh çekerken boşalmaya başladı.başıma bastırarak geri çekilmeme engel olurken yapış yapış azıma doluyordu.kızdığım kadınlar geldi aklıma.hakları varmış derken bende direncime son verim.alini çekti.hala azımda ve hafifi haifi akıyordu.doğruldum.tükürnek istedim ama ytkunmaya başlayınca gırtlağıma aktı.yapış yapış ve yutamıyordum,bir iki tıksırıkla yuttum.azımın etrafında bile adamın sıvısı vardı.tadı rezil di am güzeldi.garip ama öyleydi.ben ise hala serttim.koltuğa yaslanıp 31 çekmeye devam attim.arabayı batıracaksın anlaşılan dedi.biraz doğrulup ona doğru döndüm.az önce azımı siken bu orospuçocuğunun üzerine boşalacaktım.çokta sürmedi,kotuna,kareli göleğine doğru fışkıra fışkıra boşalmaya başladım.çok zevkliydi.üstü başı sperm olmuştu.hafifi bir kahkaha patlatıp,neydi bu intikammıydı dedi.ilk kez konuşuyordum.sinirden ıslanan gözlerimle evet dedim.woww dedi çok sinirlenmişsin sen dedi.ilk kezmi oldu bu dedi.evet dedim tıkandım.belliydi ama iyi bir saksoydu yinede dedi.bu laf beni dahada sinirlendirdi.kallavi bir küfürle koluna yapıştığımda sakin ol yahu dedi.az ilerde bife var ordan bira alıp içelim.sakinleşirsin.hem boğazın temizleir dedi.orospuçocuğu dedim.eğilip koltuğunun altından bir tabanca çıkardı.bu küfrünü ciddiye almıyorum dedi.yoksa boşaltırım bunu üzerine dedi.korktum açıkcası.sonra güldü.bira içelimmi yoksa bşndiğin yere geri götüreyimmi hemen dedi.herikiside dedim.korku sakinleştirmişti beni.biramızı içerlken benim ismim sadi dedi.mütahitim.bazen arbada 31 çekerim ama sen ilk kez geldin başıma dedi.bende heycanlandım açıkcası dedi.ilk kezmi diye şaşırarak sordum.evet dedi ilk.bir fantazi idi benim için ama başıma geleceği hiç aklıma gelmezdi dedi.şaşkılığı daha da arttı.benim içinde durum aynı diyince ikimizde gülmeye başladık.ikimizde birbirimizi inandırmaya çalışıyorduk.ona ısınmaya başlamıştım.bir kart uzattı.bir ara beni ara dedi.bira içeriz dedi.olur dedim ve arabadan indim.yürüken manevra yapıp yanıma yaklaştı.senin adın ne deye seslendi.volkan dedim.tanıştığımıza sevindim diye seslendi.gaza basım ptinaj yaparak uzaklaştı.o gece anladımki hayatımn kalanında bir süre biseksüel bir seks hayatım olacaktı.onu arayacağıma eminim.eğer buna cesaret edebilirsem yaşananları sizede anlatacağım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yengem le doyumsuz sex

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yengem le doyumsuz sex
Slm arkadaşlar anlatacagim hikaye gercektir halen devam ediyoruz yengemle .Ben 18 yasindayim yengem 22 sarisin yesil gozlu annesinin tarafi arnavut oldugundan anne tarafina cekmis . abim 23 abim le yengem 1 yildir evli evimiz iki katli ust kati abime verdi babam oraya yerlestiler nerdeyse beraber yasiyoruz sadece gece olunca evlerine gidiyorlar abim okul iş icin askerligini geciktirdi 23 yasinda askere gitti bu yil annem babam emekli ögretmen ankarada yasiyoruz izmirde yazligimiz var babam izmir hastasi ordan gelmek istemez abimi haziranda askere gonderdik ilk defa ayrilik olmustu ailede uzgunduk babam bizi alip yazliga goturdu yengemde bizle geldi tabi .Yengem rahat giyinen sexsi bayandi onu dusunerek cok 31 cekmistim .Biraz deniz gunes falan iyi gelmisti yengemi bikiniyle gördukce aziyordum .sohbet edebilecegi tek kisi ben olunca sohbet etdikce gitdikce koyulasiyor birbirimize gittikce yakinlasiyorduk denizde sakayka karisik ellemeye basladim tepkisini ölcmek icik ya anlamiyor yada oda memnundu birgun abimle telde konustugunu dinledim abimi özledigimi ve azdigini soyluyor sex hakkinda konusuyordu ondan bu lafları duymak beni azdirmisti ogunden sonra ons dahacok yakinlastim sohbet sirasinda konu kiz arkadasim olup olmadigina geldi bende ayrildik 6 ay dir yok dedim ooof sengibi genc biri zor olmali dedi bende ne icin dedim gensin bazi isteklerinnolur dedim bende gulerek malesef dedim ocyonden cok dertliyim dedim gulduk ikimizde ben sizde benden betersiniz dedim yutkundu ses cikarmadi konuyu deyistirdi ogun öyle gecti 1 gun sonra denize gittik annemgil annemgil gelmedi ogun ikimizdik sadece odarahatdi bana karsi farkindaydim gunus kiremini uzatti bir zahmet surermisim dedi ben de seve seve dedim hemen yaavas yavasbasladim masaj yapiyordum oda memnundu dirtina beline yavas yavas surdum bacaklarina istermisin dedim evet dedi ben ayagindan kalcalarina kadar oksaya oksaya surdum sikim taş gibi olmustu cevredeki ler bizi izliyordu farkina vardim sonradan yanina uzandim kalkan sikimi uzerine orterken gördu guldu ama caktirmazlikta geldi birsaat falan guneslendik denize girdik birbirimize sakalar yapiyorduk sikim tasgibi oldu gene bacak larinin arasina kafami sokup onu kaldirip suya atiyordum oda gayet nemnun oluyordu kalcalarini ellemeye basladim tepki vermiyor guluyor eyleniyordu gayet cesaretimi toplayarak sikimi kalcadinin arasina bastirip cekiyor bacak arasina yerlestirdim 10 saniye falan öyle kaldik hic ses cikmadi ikimizden sonra elini sikime atarak .
Balik var burda bak dedi . Evet seni cok istiyormus o dedim .
Evet farkina vardim bende istiyorum aslinda ama ortam uygun deyil dedi biraz sikimi oksadi bende bikininin uzerinden amcugunu oksadim denizden ciktik .
Eve gittik aksam yemek yerken babam bana ankaraya gidip bazi islerimiz var hallet dedi bende istemeyerek tamam olur dedim yengem o sirada babacim bende gidebilirmiyim birazda annemgilde kaliyim hem hakanin yemegini falan yapar ev islerine bakarim arada dedi .Annem iyi olur kizim annengilde kalirsin hem hem de arada evi dolasip toparlar yemek yaparsan iyi olur dedi .sevincden ciglik atmamak icin kendimi zor tuttum .Yengemle birbirimize bakarak gulumsedik o gun gece sabahi zor ettim kahvalti yapip babamm bizi terminala burakti yengemle otobuse bindik yengem oh be sonunda dedi bende ne oldu dedim anlamazliktan gelme iste yanliz bas basa kaldik balik da yemiyordum uzun zamandir dedi sikimi bu konusmasi bile sertlestirmisti birbirimizi oksayarak rlkeyerek ankaraya geldik ben anneme gideyim aksam gelirim eve dedi taksiyle onu annesine buraktim bende babamin söledigi isleri yaptim tel actim yengeme gelebilcekmisin aksama diye aksam 20.00 gibi gelirim dedi .Ben hemen alis veris yaptim biraz bira cerez turleri porno filmler alip eve gidip duş temizlik yapip hazirliklar yaptim aksam dedigi saatte geldi tam merabalastik falan ben geliyorum hemen yemek getirdim onu yeriz dedi dusa gitmem lazim dedi bende o gelesiye terasa masayi hazirladim mumlar falan oda hafif makyaj yapip siyah bir mini etek gayet sexsi vaziyette geldi masayi görunce sasirdi sevindi abimin böyle birsey yapmadigini falan söyledi yemegimizi falan yedik o sirada abim tel acti konustular biraz yanliz oldugumuzu söylemedi annemlerdiyim falan dedi yarim saat falan konustular sonra teli kapatip ohh bunuda atlattik dedi saat yeniden sohbet de basladik bana neyimi beyeniyorsun guzelmiyim falan sorular soruyor bende itifatlar yagcilik falan dizboyu yanina gidip dudagindan öptum sonra geri cekildi sana guvenmelimiyim sir olarak kalcak mi bu arkadas cevrene falan kesinlikle söylenmek yok gibi laflar etti bende tabiki sir olacak seni cok seviyorum istiyorumm ddeyip dudagina yapistim busefer oda karsilik veriyordu dillerimizi emmeye basladik sonra cekildi bekle beni dedi gitti sasirdim ne oldu simdi pismanmi olldu vazmi gecti diye dusunurken
Bana seslendi gelifmisin diye yatak odasina gittigimde karsimda kirmizi gecelikle yataga uzanmis bekliyordu ben uzerimi cikartip yanina uzandim öpusmeye basladik o beni oksuyordu bende onu geceligini cikarttim göguslerini yaladim yavas yavas bacak arasina indim dilimi am dudaklarinin arasina dilimle daireler yapip sokup cikartiyordum cikartiyordum yengemde kafami bastirip inliyor
Ohhhh nasil amim em hadi yala sik beni diye inliyordu
Yeter sok hadi sik beni dedi bende yavasca sikimi amina soktum ami sulu ve sicacikti yengem ohhhhhhhh hadi iste böyle dedikce daha sert pompaliyordum ikimizde bosaldik öpustuk biraz supersin dedim daha bitmedi ama dedim yengem de yeni basladik dedi sikimi yavasca cikartim amindan amindan akan sipermleri peceteyle temizledi dusa gitti temizlenip geldi birer sigara yaktik konustuk falan porno filmi bakalimmi dedim oo super olur bakariz dedi ama sende bir dus al gel dedi bana gittim dus alip geldim filmi actik kadin adamin sikini oyle yaliyorduki offf of dedim yengem hop ne oluyor dedi baksana dedim nasil yaliyordedim daha iyisini yapanlar var dedi eminim ondan dedi sonra adam kadini yalamaya başladı amini yalarken parmagini kadinin gotune sokuyordu sonra kadini domaltip gotunu yaliyor dilini sokup cikartiyor yengem offf bu guzel iste dedi abin arkadan yapar ama yalamaz dedi ben basladim biynundan gogsu nu sonra amini yaladim filmdeki gibi domaltip got deligini yaladim inliyor ucuyordu zevkden oda amini oksuyor du orgazm olmus tu o sirada dogruldu bana sira bende dedi sikimi yalamaya basladi superdi emi yor yaliyor sikim tas gibi oldu sonra sikimin uzerine oturup ziplamaya baslada biraz ikimizde zevkin doruguna vardik sonra uzerimden kalkti domaldi ben arkasina gectim sikimi gotune yavasca bastirdim inlemeye basladi yavas yavas diye kisik sesle tekrarliyor ben ben yavas yavas hepsini soktum yavasca cikartip sikimi tukurukleyip yeniden soktum busefer rahatti yengemde zevk aliyordu yavas yavas sokup cikariyordum sabaha kadar sex yaptik iki hafta yengemle evde rahat rahat sex yaptik sonra annemgil geldi geceleri gizliden yengemin odasina gidip yapiyoruz .Yengem abimle beni ayni anda sikin diyor abimi ikna edecekmis askerlik bitince bende cok istiyorum ama böyle daha guzel istedigimiz zaman yapiyoruz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım Yarrak Hastası Oldu – alıntı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım Yarrak Hastası Oldu – alıntı
slm daha önce beni ve karımı fene becerdi hikayesinde birlikte olmuştuk ben cem namı diğer ala gavat cem izmirli orhandan sonra karım bir kaç kişiyle daha sikişti ama bensiz sahibem beni istemedi ve anlatmadıda ben yine sikişmek için sabırla bekliyordumbir gün sahibem benim elime bir liste verdi ve bunları almamı istedi listede seksi iç çamaşırları vardı renkleri dahi yazılı oluğundan hepsini aldım ve sahibemin emrtği gibi erkenden evde oldum karım evde iç çamaşırı dahi giymediği için bunları ne yapacağını merak ediyordum o tamamiyle çıplak dolaşır bana bunları giymemi istedi meğerse o istediklerini benim için istemiş hemen anladımki akşama sikiş partisi vardı ben hemen giydim hazırlandım ve karımın hangi sevgiisi gelecek diye merak etmeye başladım derken akşam oldu yemeği yedikten sonra ben bulaşıkları yıkamaya başladım karım sigarasını içip tv ye bakarken zil çaldı bana ben açarım diyrek kapıyı açmaya gitti birde ne göreyim gelenler karımın üç amcasını oğulları olmasınmı çok şaşırmış aynı zamanda tedirgin olmuştum gelenler serdar serkan ve selimdi hepsi içeri girerken bana kolay gelsin gavat enişte güzel olmuşsun lan piç karı gibi olmuş amına goyduğumun gavatı diyerek içeri girdiler işin garip yanı karım kapıyı onlara çırıl çıplak açmış ve o şekilde içeri girmişlerdi tabi karımın amını götünü okşayarak ben mutfakta işim bitmişti hemen onların yanına giderek hepsine hoş geldin dedikten sonra bir kenara oturacaktımki karım bana köpek ol lan onun bunun çocuğu ala gavat dedi bende hemen kapının yanına giderek dört ayak oldum karımın amca oğullarından serdar evet sevgili orospumuz bügün farklı olacak demiştin göster marifetini bakalım dedi meğerse karımın bana anlatmadığı sikişlerinde amca oğulları karımı sikmişlerdi karım hareketli bir mezdeke müzik açtı bu arada amca oğlanları hepsi soyunmuş yaraklarını ellerine almışlardı o an bu gecenin uzun olacağını anlamıştım çünki amcaoğlanlarının yarakları inanılmaz büyüktü ve kalındı en küçüğü abartısız 21cm en büyüğü 25cm di çünki karım önceden ölçmüştü karım serda ve serkanı arasına oturup yaraklarını okşamaya başladı bana kalk ve oyna aşşalık köpek diyerek emretti ben hemen kalkıp dansöz gibi karımı sikecek ekekleri eğlendiriyordum selim ben oynarken götümü tokatlıyor serdar ve serkan yaraklarını karıma emdirirken banada oyna lan anasını avradını siktiğimin ala gavatı götünü yırtmaya geldik o. çocuğu diyerek benide havaya soktular serkan karımı hemen domaltıp amcığından sikmeye başladı karım amına hemen hiç zorlanmadan almıştı daha önceden alıştırmışlar serkan karımı sikerken serdarda yarağını emdiriyordu selim yanıma gelerek yarağını ağzıma soktu ve emdirmeye başladı yarağı bir türlü kalkmıyordu meğerse çişi gelmiş ağzıma işemeye başladı bütün sidiklerini yutturdu daha sonra oda karımın yanına gitti hemen pozisyon değiştirerek serdar yere uzandı ve karımın amcığına kökledi selim arkasına geçerek götüne kökledi serkanda ağzına soktu ve değişe değişe karımı iki saat siktiler iki saat bana hiç bir şey demediler yapmadılar karımın amcığı ve gö deliği kocaman açılmıştı en son hepsi yaraklarını karımın ağzına sokarak döllerini ağzına boşalttılar karım adeta döl banyosu yapıyordu daha sonra hepsi yanıma gelerek beni banyoya götürdüler ve ağzıma yüzüme tüm vucuduma işediler sidiklerini içtikten sonra beni yıkadılar ve içeri götürdüler karım bunu öyle bir sikinki karısının akrabaları neymiş öğrensin bu şerefsiz gavat diyerek sanki onlara emir verdi bunun üzerine yaraklarını bana sundular beklediğm an gelmişti hemen selimin yarağını ağzıma alfım ama sığmıyordu en büyük yarak selimdeydi selim ağzımdan çıkardı ve götüme soktu inanılmaz acı çektim bağırdım hemen ağzımı kapattılar adeta selim beni zorla sikiyordu bir süre sonra göt deliğim alıştı ve zevke geldim sonra sırayla götümü siktiler serdar yere uzandı ve yarağının üzerine oturmamı istedi bende hemen oturdum sonra serkan arkam geçti ve serdarın yarağının yanına sokmayabaşladı ama çokuğraştı sokmak için ben acıdan bas bas bağırıyordum karım gelip beni tokatlamaya başladı bu arada serkan çoktan sokmuş serdarla birlikte aynı anda göt deliğimi sikiyorlardı selimde ağzıma sokmuş ağzımı sikiyordu bu şekilde yarım saat siktiler bendeki acı inanılmaz bir zevke dönüşmüştü adeta anıra anıra boşadım sonra hepsi birden boşaldı ben selimin döllerini yutarken serdar ve serkan göt deliğimi dölleriyle doldurmakla meşguldu ve tamamiyle dolmuştu yaraklarını götümden çıkardılar göt deliğim han gibi açılmıştı hemen bir bardak getiren karım bardağı göt deliğime dayadı ve dölleri bardağa akıtıp hepsini bana içirdi büyük bir zevkle içtim daha sonra amca oğulları duşlarını alarak gittiler karım çok memnun kalmıştı ve artık her zaman sikişecekti o günden sonra evimizde mutlaka bir erkek geliyor karımı sikip gidiyordu (amca oğulları) komşulardan biride duymuş yakında karım onada siktirir inanılmaz azgın bir karım var ve onu başka erkek lere siktirmeyi çok seviyorum amca oğulları şu aralar şehir dışındala ve orda kalacaklar gibi o yüzden karım ve ben koca yaraklı bir erkek veye erkekler arıyoruz duyrulur cevaplarınızı yalnız meil olarak gönderin bekliyoruz hepinizin koca yaraklarından öptüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32