Kilolu Kadinlarin Fantezisi

Kilolu Kadinlarin Fantezisi
Merhaba Normal ilişkilerim güzel partnerlerim olmasına rağmen ben . şişman kadınların daha seksi daha doğal ve ateşli olduğunu düşünmekteyim .sizlere başımdan geçen bir hikayeyi anlatmak istiyorum .internetten bir kadınla tanıştım .47 yaşında kumral 168 boyunda ve 88 kiloydu.benim için muhteşem bir kadındı .internetten uzun süre sohbetlerimiz oldu kendisi evliydi ama cinsel açıdan aç biriydi.eşiyle ilişkileri olmasına rağmen tekdüzelikten öteye gidemiyorlardı.ismi nihal olan bu hanımla zamanla birbirimize güvendik ve daha samimi konuşmalarımız olmaya başladı aslında hiçbirşey için acelemiz yoktu çünkü her ikimizinde içinde bulunduğu statütüyü tehlikeye atmaya niyetimiz yoktu .ilk başlarda webcam ile sanal seks yapmaya başladık .

Büyük gıdısı kalın kolları bile beni çıldırtmaya yeterken nihalin vücudunu daha fazla merak etmeye başladım ve zamanla wecamde soyunmaya başladık .onun göbeğini vücudunu kalçalarını gördükçe çıldırıyordum ve buluşmaya karar verdik .sözleştiğimiz bir yerde buluşup eve geldik. onun üzerinde bol bir elbise vardı yüzü birçok insan için güzel sayılmazdı.ve çok şişmandı ama benim için bir ilaheydi önce bir iki kadeh şarap içip sohbet ettik gözlerimi ondan alamıyordum kalın bacakları kolları kolunu kaldırdığında üst tarafından sarkması ve dolgun koltuk altı beni deliye çevirmeye başlamıştı yavaşça yanına oturdum ve duudaklarından öpmeye başladım sanki öpüşmüyor birbirimize karışıyorduk çıkardığı dilini ağzımın içine alıyor ve emiyordum tadı muhteşemdi elbisesinin üzerinden kocaman memelerini okşamaya başladım aynı anda hem onun dilini emiyor hem kendi dilimi dudaklarında boynunda dolgun gıdısında gezdiriyordum elbisesi inceydi ve üzerinden göbeğini okşadım o yumuşaklıl büyüklük gerçekten çok hoştu görebilmek öpebilmek için çıldırıyordum elimi elbisesinin içinden sokup amına doğru götürdüm ama göbeği amının üzerine sarkmış muhteşem his veriyordu ellerime külodunun üzerinden amını okşamaya başladım zamanla ıslaklığını hissedebiliyordum kilodu amının muhteşem suyuyla ıslanmıştı.

Ayağa kalkıp elbisesini çıkardı üzerinde sütyen ve büyük pamuklu bir kilot vardı ve tam arzuladığım gibi kacaman ve sarkık bir göbeği göbeğindeki çatlaklar poposundaki bacaklarındaki selülitler çok insan için kötü görünsede bana verdiği zevk inanılmazdıonu daha fazla soymadan apış arası ıslak kilodundan okşamayua devam ettim bacak beyaz tenli olmasına rağmen apış arası sürtünmekten dolayı hafif kararmıştı mühteşem bir görüntüydü. sonra o kocaman memelrini özgürlüğüne kavuşturup uçlarında dilimi gezdirmeye ağzımın içine alıp emmeye başladım bir elimlede ıslak olan kilodunu daha fazla ıslatmakla meşguldüm sonra karşısına oturdum ondan biraz uzaklaştım ve kilodunu çıkarıp bana uzatmasını istedim .ne yapacağımı merakla bekleyerek kilodu bana uzattı ben onu ve harikulade vücudunu izlerken o büyük kilodu alıp ağ kısmını ıslanmış olan iç tarafını ayarlayıp gözlerinin içine bakarak kokladım derin derin içime çektim ve dilimi o ıslaklığın üzerinde gezdirdim yaladım muhteşem anlatamayacağım bir tadı vardı amının tadına ilk önce kilodundan bakmak istemiştim.

Sonra bacaklarını ayırıp olabildiğince yukarıya kaldırmasının istedim ve hafif kararmış ama sırılsıklam amını yalamaya başladım inanılmaz tatlıydı dilimi amınıniçine kadar sokmak amındaki tüm suyu içmek istiyordum kana kana ama sadece amını değil arka deliğinide yaladım dilimle arkasından becermeye başladım bu o kadar uzun sürdü ki zevk çığlıklarını duymak beni iyice kamçılıyordu bir kadının boşalmasını zevk aldığını duymayı hissetmeyi çok seviyordum sevişmeyi içine girip çıkmak olarak değil delice svişmek olarak görüyordum saaatlerce yalamak isterdim yere uzanım ağzıma tuvaletet oturu gibi oturmasını ve amını ağzıma dayamasını istedim ve hiç bıkmadan dakikalarca yaladım dha fazlaısnı sonra yazmak istiyorum .ama buradan gerçekten kilolu bir bayan arkadaş aradığımı belirtmek istiyorum hiçbirşey için acelem yok önce arkadaş olmak dertleşmek bana ve bende ona güvendikten sonra ilişki nereye götürürse oraya kadar gitmek istiyorum .

Kendi vücudunu beğenmeyen biriyse ona kendini bir manken gibi dünyanın en arzulanır en ateşli kadını hissettirmek istiyorum lütfen dikkate alın sadece beni tanıyın . arkadaş olalım yukarıda adresimi yazdım mail atarsanız yada eklerseniz sevinirim .ilişk**e içine girip çıkmak boşalmak gibi bir takıntım yok sadece beni kullanmasını istiyorum bana tadını sunması defalarca boşalmsını hissetmek duymak istiyorum sadece karşı tarafın aldığı zevk bana zevk veriyor Ben buradan sohbet edebileceğim zamanla güvendikçe belki görüşebileceğim değişik fantezilerden hoşlanan sırılsıklam bir ilişki arayan bayanla tanışmak isterim . İnstagramda : onurblksr olarak aratırsaniz bulabilirsiniz adresimi mesajlarinizi bekliyorum

Eşime masaj ile Karım siktirdim ilk grup sex tecrü

Eşime masaj ile Karım siktirdim ilk grup sex tecrü
Evleneli iki yıl olmuştu çocukta olunca karım iyice ev hanımı ve anne rolüne girmişti tek eğlencemiz alışveriş merkezine gitmek arada bir kaffede oturmaktı. Karımın ne o sexy giyimi kalmıştı ki aldığı kiloları verememiş balık etli bir kadın olmuştu ve hiç özen göstermiyordu ama ben her gün sevişmek istiyor biraz daha heyecan istiyordum. Karıma birkaç dekolte elbise aldım yazın giyer diye beni ve kendin ide şevke getirir umuduyla ama beğenmemişti ve giyinmedi. Kendisine açıkça hadi biraz heyecan yaşayalım nadiren sevişmelerimizde biraz fantezi yapalım desem de tık yoktu baskılarımın tek etkisi “neden dışarı çıkmıyoruz” oldu bir gün Nişan taşına gidelim bir şeyler yer içeriz dedim oda hemen çok güzel olur dedi ben leventteki ofisimden oraya geçtim ve atiye sokakta bir kaffede oturarak gelmesini beklerken bir genç kız dikkatimi çekti gayet şık giyinmiş harika teni olan son derece sexy bir kadın o kadar derin yırtmacı vardı ki elbisesinin ki yırtmacı da aslında yırtmaç da değil üst üste gelen bir kumaş bacağını her açışta güzel bacaklarından sonra iç çamaşırı gayet net görünüyordu geldi tam önümde durdu yanına bir kadın daha geldi durdu arkadan gelen iki çocuğu beklerken gözüm ondaydı bu sırada karım çıka geldi ve bu kadın karımı görünce sarıldılar öpüştüler ne oluyor dedim kim acaba bu kadın diye merakım artırmıştı arkadan gelen iki adamda karımla öpüştüler karımın evlenmeden önce çalıştığı iş yerinden arkadaşlarıymış bende hemen tanışmak için yanlarına gittim karımla öpüştüm önce sonra karım eşim dedi ve beni tanıştırdı. Şahsanem adındaki bu kız ve erkek arkadaşları bir davete katılacklarımış erken gelerek biraz takılırız demişler karımda gelin birlikte oturalım diye masamıza davet etti. Birlikte oturduk ben zaten bira içiyordum karım ve kızlar şarap istedi çocuklarda bira istedi içmeye ve sohbete başladık bu arada bu yürüyen sex abidesi de bu çocuklardan biriyle yeni evlenmiş ve sohbet evlilik nasıl bizim çocuğun resimleri v.s. derken ilerledi ve bende adamla konuşurken nasıl geçti bu kısa zaman v.s. diye sordum çocuk bizim evlik hep güzel geçer biz bekar gibi yaşıyoruz zaten dedi ben nasıl dediğimde uzun süre çocuk düşünmediklerini bekarken nasıl ise öyle yaşadıklarını eşinin arkadaşlarıyla onunda kendi arkadaşlarıyla tatile gittiğini heyecanı her daim yüksek tutaklarını anlatıyorlardı karımda” ay ne güzel “demezimi sanki kadına biz yapmayalım dedik kendi kendini kapatıp başkasından bunu duyunca nasıl da hevesle bakıyorlar Şahsenem karımın yanında oturuyordu karım elbisen çok güzelmiş dedi sonra bacaklarına iltifatda bulununca karım hiç selülit yok negüzel dedi sonra spor yapıyormusun diye Şahsenem hayır maalesef ama haftada 3 gün masörüm geliyor onun cildime ve selülitlerime çok faydası var dedi. Karım bana dönerek bizde çağıralım aşkım dedi. Kocasının gözlerin bakarak verme dermiş gibi bir işaret yaptığını yakaladım kadında bir soralım müsaitse seni arar numarasını veririm dedi ben çok meraklamıştım.

Sohbet ilerleken ilginç bir şey oldu herkesin telefonu masanın üzerinde ve neredeyse aynı olduğundan gelen whatsap p mesajı bana diye elime aldığım teleonda masör emre diye birinden mesaj gelmişti geçe geç saat randevunuz geçerlimi diye. Pardon diyerek telefonu bıraktım ve bu notu aklımda tutmaya çalıştım. İçkilerle çakırkeyif olup sohbet samimilleştikce kayanştık sonra onlar davetlerine gitti biz yemek yedik birazda kafımız yerine gelince eve geçtik eve girince karımı duvara dayadım ve öperek amını okşamaya başladım karım biraz müsaade et duşa gireyim terledim dedi bende tamam diyerek bu fırsat bildim ve bilgisayarı açarak masör emre diye aratım. Birkaç farklı şeye ulaştım ama bir sex hikayesinden massage for wife diye bir siteden ve masör emreden inanılmaz heyecanlı hiç aklımda olmayan ama karımada banada heyecan katacak bir haikeydi karım çıkana kadar hiakyeyi okudum ve sikim dim dik olmuştu bu site ile ilgili bir çok haikeye daha vardı ama karım çıkmış bana sesleniyordu odaya girdiğimde karım beni şaşırtı sexy iç geceliğini girmiş beni bekliyordu hemen ona sarıldım öpüşmeye başladık sonra göğüslerini yalamaya başladım ve hiç istemediği bir şey için kafamı aşağı bastırdı bende şaşırdım hayırdır ne oluyor sana dedim hadi aşkım bugun karar verdim istediğin gibi olmamız lazım dedi şaşırmıştım yatağa uzatım ve amını yalamaya başladım amını yalıyordum sonra sikimi ona döndüm oda ağzına alıp hiç emmediği gibi emeye başladı ki bunuda evlendiğimizden bugune en çok 2 kere yapmıştır beklide sonra karımın en çok sevdiği pozuyonda kalca sı bana dönük şekilde yatağa uzatım ve amından ve götünden sikmeye başldım bir amına bir götüne giriyordum karımın en güzel tarafı bu sanırım am veya göt hiçbir zaman sorun yapmadı ve benden önceki ilişkililerinde sadece ön sevişmeleri olmuştu öpüşme elme bana böyle söylemişti en azından ben ortamı değerlendimek istedim karıma aşkım sende masaj istermisin diye sordum heyecanla cevap verdi aşkım süper olur benimde düzenli masörüm olsun deyine ama masör erkek seni çırılçıplak soyup her yerini elleyecek deyince ozaman olmaz değilimi diye soru soran bir ifade ile beni yokladı bende hayır olur neden olmasın heyecanlıda olur hem cinsel isteğin daha çok artar ama nasıl olur aşkım kıskanırsın sonra dedi bende olsun seni kıskanmak güzel aşkım dedim yoksa okadar dekolteli kıyafetleri sana alırmıydım dedim. Oda evet hiç kıskanmıyormusun beni sevmiyormusun dedi bende çok kıskanıyorum ve seviyorum ki bunları normal karışılıyorum aşkım hem ne çabuk unutun bekarken giyimini dedim oda evet haklısın çok özledim öyle giyinemyi ama çok kilo adlım deyince bende cearet vermek için balık etli halin ayrı sexy ve en kısa zamanda zayıflayacak iradeye sahipsin dedim. Sonra bu sohbeten heyecanlı sohbete geçmek için mesela masör sana masaj yaptıtan sonra sevişsek nekadar güzel olur değimli dedim karım masör ne olacak dedi ben abartarak oda bizi izler hata o sırada belki sırtına masajda yapar karım gerçekten kıskanmazmısın dedi evet dedim ya deyince biliyormusun dedi bugun masadaki çocuklardan biri benim eski sevgilimdi dedi. Açıkcası tuaf oldum ama toparladım çocuk senden çok gençti dedim evet ama çok yakışıklıydı aramızda 5 yaş vardı sadece dedi. Bende sana bakışlarından anlamalıydım dediğimde nasıl bakıyorduki aşkım dedi sanki sikecekmiş gibi dedim karım iyice ıslanmış vıcık vıcık olmuştu evet çok istemişti ama sadece öpüşmüştük birde kıyafet üstünden kalçalarıma çok sürtmüştü dedi. Ben bunlardan bana hiç bahsetmedin dedim karımda aşkım nasıl bahsedeyim sen hiç böyle açık davranmadın ki dedi.. bu arada karımın üzerinde hzılanmaya başladım karım hadi pompala aşkım ne oldu sana böyle beni başkalarıyla düşünmekmi azdırdı dedi bende evet aşkım çok sexysin bir tablo gibi seni izlemekte sikmek kadar zevkli dedim karım aşkım seni seviyorum dedi bende devam ettim bu genç sevgilinde olsa şimdi dedim bu güzel kalçalarını özlemiştir dedim karım “saçmalama dedi” ben neden aşkım sonuçta benim karımısın ve sen memnun olduktan sonra benim hoşuma giderdi dedim karımda bir hımm sesi çıktı ve aslında bende o büyük sikini içime almayı denemek istedim biliyormusun dedi bu lafın üzerine ben daha hızlı ve sert pompalamaya başlayınca karım aşkım harikasın dedi ve evet oda gelsin beni siksin hadi çağıralım gelsin ama sende izle içime girişine bak dedi karım gaza geldikce ben daha hızlandım ve 2 senedir hiç boşalmayan karım titreyerek boşaldı arkasından ben sonra sarıldık öpüşerek konuşmaya devam ettik karım harikasın aşkım dedi bende konuşmaya devam ettim aşkım sana masör çağıracağım yarına ne dersin dedim karım gözlerini açtı gerçektenmi aşkım bak aslında heyecan bende var ama sen çıkarmayı bilmiyormuşsun dedi. Bende senin arkadaşlarından feyz aldım diye cevap verdim. Karım duş almak için kalktı bende bilgisayarın başına gittim ve masöre yazdım sabah ofise gittiğimde cevap gelmişti ben masöre haftada 1 kere çağırmak istediğimizi kendi sitili şeklinde değilde ilk masajın normal sonrakilerde ilerleme olabileceğini söyledim masörde şartlarını söyledi ve anlaştık ilk randevu için akşam anlaştık karıma müjdeli haberi verdim çok sevindi akşam eve gitim karımla sanki ilişkimiz yeni başlamış gibiydi öpüştük yemek v.s. derken karım gerçekten gelcekmi masör anlaştınızmı dedi bende evet haftada bir gelecek dedim. Telefonum çaldı masör gelmişti her şeyi zaten önceden planmaıştık masörle birkaç dk oturduk konuştuk karım masöre selülitlerime iyi gelirmi v.s. soraken masör gayet net cevap veriyordu masaja geçlim dedi masör karım yatak odamız olurmu dedi oda evet deyince birlikte yatak odasına geçtik masör eşime lütfen soyunun ve hazırlanın yüz üstü uzanın selülit masajı olacağınadn iç çamaşırı kalmasın üzerinizde sadece bir havlu örtün üzerinize dedi. Sonra yağlı masaj olacağından benimde üstüm çıplak olacak ve alta sadece şort olacak dedi karıma eşim sesini çıkarmadı. Sonra masör profosyonelce ben çıkayım siz soyunun seslenin dedi masör çıkınca karımla baş başa kaldık karım soyundu tangası kalmıştı bunudamı çıkarayım dedi evet dedim çıkardı ve uzandı bir banyo favlusu ile poposunu örtüm sonra karıma ben çıkıyorum aşkım masörünü yolluyorum dedim odadan çıktım ve masöre karım hazır dedim masörde üstünü çıkarmış altında sadece boxer kalmıştı bu çok hoşuma gitmişti. Masör içeri geçerken ben karıma seslendim aşkım ben bir markete kadar gidip geleceğim dedim. Çıktım ve baya oyalandım sonra eve geldim zaten 30 dk dan fazla olmuştu içeriden ımhım sesleri geliyordu araladım kapıyı masör gayet normal güzel kasıklarına girerek masaj yapıyordu bu birkaç dakika sonra karıma dönmesini söyledi karımda döndü oda ne ne rahat dönme karımın göğüsler ortada karım gevşemiş dönerken havlu açılmış açılmammış umrunda değil masör yinede usulce karımın amının üzerini kapatarak göğüslerini açık bıraktı ve masajını yapmaya başladı kasıklara doğru ilerledikce karım dudaklarını ısırıyordu bende kapıyı çalarak içeri girdim karım beni görünce havluyu göğsüne çekmek istdi ben elinden usulca tutarak rahatmısın aşkım diye kalabileceği konusunda onay verdim su v.s. bir ihtiyacınız varmı diye sormak için girdim dedim karım bir bardak su iyi olur dedi masörde zaten 10 dk sonra bitmiş olur dedi. Masör o gün masajı bitirdi ve gitti. Gider gitmez yatakda mayışmış kalmış karımın odasına girdim ve hemen amına yumularak yalamaya başldı oda ne amı vcık vıcık resmen sular akıyordu. Karıma ne oldu dedim karım aşkım masör okdar iyi dokunuyorduki birde çok hasas noktalara iyi dokunuyor tamam amıma yaklaşıyor geri çekiliyor elleri çok tahrik oldum ve çok rahatladım hadi sik beni sende rahatlat beni dedi karımın yine üzerine çıktım ve sikmeye başladım ve yine karıma seni kim siksin isterdin genç eski sevgilinmi bı masörümü karım gayet cüretkar aşkım aslında ikisinide isterim ama eski sevgilim olmaz çok boşboğzdır o deyince karımın bu işe cddi yaklaştığını hiss ettim ve çidetle pompalamaya başldım eşim ahh işte bu diye inlemeye başladı bilsem bukadar iyi sikicen masör buradayken senin yanında verirdim demeye başladı ve butun hafta masör fantezilerimizle doyasıya sikiştik bir sonraki masajımıza 2 gün vardı ve karıma akşam sana bir şey göstermek istiyorum dedim ve massageforwife.com sitesini gösterdim masörün sitesiyidi biraz incele dedim karımın ingilizceside iyidir. Bu bizim masörümü diye tekrarladı çünkü eşlere kocalarının önünde şehvetli masaj yapıyor isterlerse sikiyordu. Birtanede hikaye okutum karım sen buradaki adam gibi yapamasın ama dedi çunkü adam kendi elleriyle masörün sikini karısına sokuyor sonra içine boşaldığı spermleri emiyordu bende aşkım sen istermiydin diye sordum karımda aslında çok sexy durudu ve senin bana böyle hizmet etme fikrin beni çok tahrik etti dedi. Bende ozaman bende yaparım aşkım dedim karım zaten bunları gördükten sonra masöre ben artık daha farklı bakarım sorun olmasın aşkım dedi bende karıcığım bende sana bunu söyleyecektim yarın istediğin sexy elbiseyi al istediğin masrafı yap masörü öyle karşıla fantezilerimizi deneyelim eğer olmasa kimse bizi zorlamıyor zaten dedim karımda kucağıma oturarak olur aşkım zaten 2 kilo zayıfladım dedi sonrada cüzdanımı istedi ben bugün alışverişteyim yarın akşamda masör geldiğinde aldıklarımı görürsün dedi. Bir gün zor geçmişti ogün işe giderken karım beni öptü ve sakın geç kalmayın masörüde ara unutumasın dedi. Dediğini yaptım masörü aradım ve artık ilerleyebileceğimizi söyledim. Akşam olmuştu eve gittim kapıyı karım değil bir afet açtı sanki dehşet güzel ve dekolte bir yazlık elbise ve muhtşem bir bakım aşkım sen böyle olursan ben hergün seni böyle görmek isterim dedim oda bende hergün böyle olurum kocacığım dedi sonra ekledi ha birde spora yazdırdım ikimizde dedi. Spora hergün gelemem ama sana eşlik etmeye çalışrım aşkım dedim ve masörümüz gelene kadar bir şeyler yedik içtik masörümüz aradı ve geldiğini söyledi kapıyı eşim açtı ve masörü öperek içeri aldı biraz oturduk biz viski içiyordum masörede teklif ettik sadece su istedi karım masörün karşısında öyle oturmuştuki Nişantaşı atiye sokakta tanıştığımız arkadaşı aklıma geldi aslında yanlış olmasa onun müiterisi olup olmadığını soracaktım sıkıntı olabilir diye sormadım. Masör Emre masaja geçelimi dedi ve yatak odamıza geçtik masör bu sefer bana dönerek lütfen karınızı yavaş yavaş ve öğerek siz soyun dedi. Karım “demek orijinal masaj sitiliniz böyleydi” dedi masör Emre istenilen masaj türüne göre değişiyor dedi. Sonra karım ekledi “Bu masajdan sonra yine her hafta selülit masajı için gelin lütfen spora da başladım dedi” Masörde tabi diyerek bana döndü ve lütfen siz eşinizle öpüşerek ve onu okşayarak soyun dedi. Bende denileni yaptım usulce bu sırada masör emrede soyunmaya başlamıştı ki hikayeyi okuyan karım 1 dk lütfen boxerını çıkaracak mısın dedi Masör de isterseniz dedi ozaman kocam çıkarabilirimi diye sordu masörde tabi dedi karım bana baktı hadi dedi usulce masör ermenin boxerını çıkardım çıplak bir adam kendi ellerimle soyduğum kadın ve ben aynı odadaydık bu çok heycanlıydı masör emre karıma uzanmasını söyledi. Ve banada oturup izleyebileceğimi söyledi denileni yaptım ve masör karımın ayağından masaja başladı sonra yavaş yavaş yukarı doğru masaja başladı kalçasına geldiğinde artık hiçbir engel olmadan amına masaj yapıp parmağını amına soktukta çarım çıldırıyordu inliyordu benim sikim kalkmış pantolonumu delecekti neredeyse sonra diğer ayağına geçti ve aynı işlemi yaptı kalçasına geldiğinde yine karımı boşaltana kadar amına masaj yaptı ve kalçasına oturarak daşakları ve siki kalça arasına gelecek şekilde sırtına masaj yapmaya başladı karım inliyor kalçasını kaldırıyordu sonra karımı çevirdi biraz bacaklarını okşadıktan sonra karımın bacakları arasına girdi ve amını yalamaya başladı karım inliyor çıldırıyordu masör bana dönerek lütfen karınızın yanına oturun ve onunla öpüşün sevginizi söyleyin dedi denileni yaptım karımla öpüşüyor birbirimize aşkımızı dile getirirken karım masörün amını yalamasından dolayı kucağımda inliyor zevkten çıldırıyordu sonra karım hadisene dedi kulağıma döndüm karıma senin içinde ne kadın varmış dedim çünkü dediğini anlamıştım. Masörün sikini tutum ve amına sokmamı beklerken masörü karımın ağzına doğru çektim önce bir tadına bak aşkım dedim karımda olur kocacım ama sen ellerine tut ben tadarken sende sıvazla dedi denileni yaparken karım masör Emre’nin sikini bana yapmadığı gibi emiyordu bu birkaç dk sürdü ve masör geri çekilerek hadi biraz karınızı öpün dedi masörün karımın dudaklarındaki sikinin sıvılarıyla karımla öpüşüyorduk bu öpüşme ilk öpüşmemizden çok daha ateşliydi masörün sik**e tam dibimizdeydi karım biz öpüşürken masörün kalçasından bastırarak ikimizin dudaklarının arasına penisini sokmasını sağladı masörün siki karımın ve benim dudaklarımın arasındaydı bunu yapacağım ve zevk alacağım aklıma gelmezi bu birkaç dk sürdü sonra masör karımın bacak arasına girdi bende masörün sikini tutarak karımın amına yerleştirdim ve bastırmasını söyledim artık masör karımı sikiyordu yatağın başına geçtim ve karımın kafasını dizme koydum masör pompaladıkça bütün gel gitleri üzerimde his ediyordum bu muhtiş bir histi karısını seven tutucu muhafazakar veya açık fikirli her koca bunu en az bir kere yaşamalı 5 dakika sonra masör nerye boşalayım dedi karımda göğüslerime dedi ve masör karımın göğüslerine boşaldı sonra karım bana dönerek hadi temizle bizi aşkım dedi karımın yanına uzanan masörün sikini elimle kavrayarak iyice sıkarak ve sıvazlayarak bütün spermleri çıkarırken bir yandanda karımın üzerindeki spermleri yalıyordum ilk kez sperm yalıyordum oldukça tuzlu bir şeydi ama bundan büyük zevk alıyordum. Sonra masörümüzün ücretini ödeyip teşekkür ederek yolladık sonraki hafta randevusunu da karım teyit ettikten sonra tabiî ki. Masör gittikten sonra deliler gibi defalarca seviştik artık sanki hergün yeni evli gibiyiz.

karşı komşumla

karşı komşumla

BU OLAY 2008 YILINDA BAŞIMA GELDİ .25 YAŞINDAYDIM KARŞI APARTMAN DAİRESİNE YENİ KOMŞULAR TAŞINDI .2 KIZLARI VARDI BİRİ 18 DİĞERİ 19.ÖNCE PEK İLGİMİ ÇEKMEDİLER.BİRGÜN EVE GELİRKEN 18 YAŞINDA OLAN YANİ ZEHRA NIN BAN DİKKATLİ BAKTIĞINI GÖRDÜM.EVE GİRDİM PENCERDEN BAKTIM HALLA ORDA BİZİM EVİ GÖZETLİYORDU.KIZ KARDEŞİNİ GEZDİRME AMACIYLA BİZİM EVİN ÖÜNE GELDİ PENCERDEN GİZLİCE ZESLEDİM TANIŞTIK ARKADAŞ OLDU.ABLASINA SÖYLEMİŞ ONLADA TANIŞTIK KNUŞMAK İSTEDİĞİNDE ABLASIYLA HABER GÖNDERİYORDU YAN KOMŞU AKRABAMIZDI ONLARIN BAHÇESİ GÜNDÜZLERİ BOŞ OLUYORDU KARI KOCA ÇALIŞÇTIKLARI İÇİN. BİR GÜN ABLASI YİNE HABER GETİRDİ YANİ SERAP BU KEZ AKRABAMIZIN EVİNE GÖTÜRDÜM AKŞAM ÜSTÜYDÜ BİRİ GELİYOR DİYE İÇERİ ATTIM ANAHTARIN YERİNİ BİLİYORDUM .SIKŞTIRDIM GÖĞÜSLERİNİ ELLEMEYE BAŞLADIM YAPMA DEDİ ELİMİ İÇİNE SOKTUM AVUCUMDAYDI GÖĞÜSLERİ ÇIKRDIM ZORLA YALAMAAY BAŞLADIM YAPMA DİYORDU DİĞER ELLİMİ AMMINA ATTIM KORKTU OKŞADIM ALIŞTI UZANDI YERE.BİRZ SÜRRTÜM AMMINA KIZ OLDUĞU İÇİN BIRAKTIM .ERTESİ GÜN ÜNİVERSİTE ARKADAŞLARINI EVİNE DAVET ETİM.GELİRİM DEDİ.SABAH OLDU BULUŞTUK VE GİTİK ARKADAŞLARIN EVİNE ARKADAŞLAR NE OLACAĞINI BİLİYOR BİZ ODAYA GEÇTİK ODANIN KÜÇÜK PENCERESİ MUTFAĞA BAKIYORDU .NEYSE BİZ SERAPLA KONUŞMAYA BAŞLADIK ODADA BEN DUDUAKLARINA SARILDIM YAVAŞCA SOYMAYA BAŞLADIM .ÇIRIL ÇIPLAK KALDIK ÖPÜLMEDİK YALANMADIK YER BIRAKMADIM TAZE VÜCÜT GÖĞÜSLER SÜPER AMMI BALL AKIYOR NEYSE BİR BAKTIM PENCERDEN ARKADAŞLAR KAMERAYA ÇEKİYOR HEMEN GİYİNDİM ÇAKTIRMADIM SERAPA ARKADAŞLARIN ELİNDEN ALDIM GÖRÜNTÜYÜ KENDİME ATTIKTAN SONRA SİLDİM.ARKADAŞLARIDA EVDEN ÇIKARDIM.TEKRAR SEVİŞMEYE BAŞLADIK ÖNDDEN VEREMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ ARKDAN OLUR DEDİ BENDE TAMAM DEDİM.SIRT ÜSTÜUZANDI ALTINA YASTIK KOYDUM BACAKLARIINI KALDIRDIM KREM ALDIM İYİCE KREMLERİM DAYADIM SERAPIN GÖTÜNE BENİMKİNİ ÖNCE ZORLANDI ALAMADI DAYANAMADIM ÇILDIRACAKTIM YAVAŞCA BENİMKİNİN BAŞINI SOKMAYA BAŞLADIM YAVAŞCA GİRDİ.İNLİYORDU ALTIMDA ALIŞTI ACINI YERİNİ ZEVK ALMAYA BAŞLADI .KALDIRDIM 4 AYAK POZİSYONU ALDIRDIM ARKADAN TEKRAR 1 GEÇİRDİM BAĞIRDI İYİCE COŞMUŞTUK BOŞALDIK İKİMİZDE BU ŞEKİLDE 2 KEZ YAPTIK AYNI GÜN.SONRA GİYİNDİK O EVE BEN OKULA.BAŞKA HİKAYE LERİMDE VAR TABİ YAZMAMI İSTERSENİZ MESAJLARI BEKLİYORUM. vurucutim_02@windowslive.com

Tatlı Kaçamaklar – 2

Tatlı Kaçamaklar – 2
Uluslararası bir firmada satış pazarlama müdürüm. Sarışın, 170 boylarında ve 55 kiloyum. Çalışma hayatımın yanında spora da fazlasıyla önem vermem sayesinde güzel bir vücuda sahibim. İşim gereği fazla seyahat etmem gerekse bile yediklerime ve formda kalmaya özen gösteririm.

Yeni bir ürünün daha önceden de müşterimiz olan bir şirkete tanıtımı için Almanya’ya gitmem gerekiyordu. Ben müşterilerle ilgilenirken birisinin de sunumlarla ürünü anlatması için kendisi hem yakışıklı hem de çalışkan bir çalışanım olduğu için Ahmet’i programa dahil ettim. O da benim gibi bekardı ve ani planlanan iş gezilerine ayak uydurabiliyordu.

Sabah kalkıp duşumu aldıktan sonra vücut losyonumu sürdüm ve makyajımı tamamladım. Bacaklarımı ön planda tutmak için etek giymeyi tercih ettim. Vücudumun güzel olması sayesinde giyme konusunda pek zorlanmıyordum. Üstüme de bir beyaz gömlek giyip havalimanına biraz erken gittim. Kahvemi içerken Ahmet’in yaklaştığını gördüm ve ayağa kalkıp kendisiyle selamlaştım. Ahmet’in vücudumu süzmesi giyinme konusunda doğru tercih yaptığımı onayladı. Biraz da hoşuma gitmişti utangaç ve kaçamak bakışlarla bana bakması.

Uçağa bindiğimizde biraz sohbet ettik. Sonrasında Ahmet’in uyuduğunu gördüm ve sıkılmamak için dergi açıp okumaya başladım. Dergi Almanya’daki oteller, turistlik yapılar ve bunun gibi bir çok reklamla doluydu. Sıkılmıştım ve kahve içtiğim için uyuyamıyordum. Sıkıntıdan Ahmet’i hafif süzmeye başladım. Kendisini biraz utandırmak için kolumu koluna temas edecek şekilde yaklaştırdım. Beklediğim tepkiyi alamayınca biraz daha yakınlaşmak için camı kapatmaya ters kolumla uzandım ve göğüslerimi omzuna doğru bastırdım. Kendisine bu kadar yakın olmam beni heyecanlandırsa da yöneticisi olduğumu hatırlayıp hemen yerime yaslandım. Birden hareketlenmesi dikkatimi çekti ve önündeki kabarıklığı fark ettim. Ahmet’in sikinin böyle büyük görünmesi beni fazlasıyla heyecanlandırdı. İstemsiz dudağımı ısırmam ile kendimi toparlamam bir oldu. Uyuyormuş gibi gözlerimi kapattım ve Almanya’ya varana kadar sikini düşünerek ses çıkartmadım.

Sabah erken kalktığım ve kahvenin etkisiyle uyuyamadığım için otele varınca direk yatıp uyumak istedim. Şirket daha önceden otelin ödemesini yapmıştı ve Ahmet ile beraber giriş yaptığımız için odalarımız yan yanaydı. Ahmet ile sabah buluşma planını yapıp hemen odama geçtim. Üst tarafı dantelli saten geceliğimi giyip yatağa attım kendimi. Henüz gündüz olmamasına rağmen sesler duyarak uyandım. Yan masa ışığını açıp yatakta doğruldum ve ne olduğunu anlamaya çalıştım. Birden Ahmet’in odasından inleme seslerinin geldiğini fark ettim. Ahmet’in hemen birisiyle sevişmesine şaşırmaktan çok heyecanlanmıştım. Dinlerken kendimden geçmiş şekilde bacaklarımı aralamış geceliğimin altından amımı okşuyordum. İnleme sesleri ile benim inlemem karışmış iç çamaşırım sırılsıklam olmuştu. Daha fazla dayanamayıp geceliğim ile külotumu çıkarttım. Yandaki yastığı aldım ve amıma iyice dayadım. Sanki Ahmet’in üstüne çıkmış gibi hayal edip yastığa sürtünüyordum. Bir yandan da uçakta gördüğüm o kabarıklığı hayal ediyor amımı sürttüğümü düşlüyordum. İnlemeler devam ederken ben çoktan boşalmıştım ve kendimi yüzüstü bıraktım yatağa.

Boşalmam azgınlığımı hiç azaltmamıştı. Amım hala yanıyor, canım sevişmek istiyordu. Resepsiyonu bir bahane ile aramayı düşündüm ama şirketin adı geçtiği için kendimi riske atmaya cesaret edemedim. Birden aklıma gelen bir fikir ile geceliğimi giydim ve yalın ayak odamdan çıktım. Odaların kapısını dinleyerek bir kaç oda ilerledim. Birinden televizyon sesini duyunca kapıyı çaldım ve bir kadın çıktı. Almanca arkadaşımın odası zannettiğimi söyleyip özür diledim ve koridorda devam ettim. Sonra başka bir kapıyı çaldım ve içeriden uzun yapılı bir erkek çıktı. Beni güzel bir süzüp hafif gülümsemeyle kibarca ne olduğunu sordu. Kendisine Almanca kapıyı yanlışlıkla kapattığımı ve resepsiyonu arayıp yedek anahtar isteyebilmek için oda telefonunu kullanma izin istedim.

Odaya girince etrafı hızlıca bir süzüp adamın yalnız olduğundan emin oldum. Kendisi telefonun yerini bana gösterince götümü bilerek sürterek yanından geçtim ve telefonu elime aldım. Vermek istediğim mesajı anlamış olmalı ki resepsiyonun numarasını bilip bilmediğimi sorma bahanesiyle arkadan iyice dayadı bana. Henüz kalkmamış olan sikini hissetmemle azgınlığımın birleşmesi sonucu birden istemsiz hafif bir inledim. Bunun üzerine telefonu elimden alıp yerine koydu ve göğüslerimi okşamaya başladı. Ben de kollarımı boynuna dolayıp götümle sikine masaj yapmaya başladım. Bir yandan da boynumu açmış öpüp emmesine izin veriyordum.

Siki sertleştikçe okşamaları daha çok hızlanıyordu. Geceliğimi yırtarcasına elini sokup çıkartırken bir yandan sikiyle ileri geri darbeler vurmaya başlamıştı. Geceliğim yırtılmasından korkup bir an için ileri geçip biraz uzaklaştım. Alttan geceliğimi yukarı doğru sıyırdım ve yatağa dizlerimle tırmandım. Kendisinin hızla soyunduğunu ve heyecanla bir şeyler mırıldandığını duydum. Ne dediğini anlamaya çalışırken birden amımda sert sikini hissettim. Kalçamdan tutup kendine çekmesiyle sikini amıma sürtmeye başlaması bir oldu. Siki uzun olmamasına rağmen çok kalındı. Sürttükçe deliriyordum ve amımdan su aktığını hissediyordum. İçime girmesini sert şekilde emrettim. Birden amım zorlanmaya başladı ve sikini hafif hafif içimde hissediyordum. Her ilerleyişinde acı ve zevk duygularım birbirine karışıyordu. O kadar ıslanmama rağmen hala acıtıyor olması beni şaşırtmıştı ama umrumda da değildi. Sikini tamamen içime soktuğunda acının yerini tamamen zevke bırakacağını biliyordum ve öyle de oldu.

İlk tamamen sokuşunda sertçe inledi ve sokup çıkartmaya başladı. Sokup çıkarttıkça götüm onun vücuduna çarpıyor ve sert bir ses çıkartıyordu. O ses ve teninin bana çarpmasıyla oluşan sıcaklıkla alevlendim ve bana vurmasını söyledim. Hiç düşünmeden eliyle götümü tokatlıyor, o tempoyla sikmeye devam ediyordu. Sikmeye devam ettikçe kontrolümü kaybetmeye başladım. İnlemelerim yerini kasılmalara, kasılmalar yerini titremelere bıraktı. Titreye titreye boşalıyordum ve kendisi durmak bilmiyordu. Boşalmam bittiğimde kendisinin hala beni sikmeye devam etmesiyle onun da boşalmaya yaklaştığını fark ettim. Hafif inlemeye başladı ve içime boşalmaması için kendisini uyardım.

Sikini çıkartıp götümün üstünde mastürbasyon yapmaya başladı ve inlemesi daha da yoğunlaştı. Birden belimde bir sıcaklık hissetmemle boşalmaya başladığını fark ettim. Sonrasında daha da ileri attırmış boynuma kadar gelmişti. Ondan sonralarında sadece kalçamda sıcaklık ve ıslaklık hissettim. Boşalması bittiğinde hala arkamda durmuş beni belimden okşuyordu. Siki de küçülmüş götümün üstünde duruyordu.

Kalkıp lavaboya gittim ve üstümü peçetelerle temizledim. O da arkamdan gelip beni öpmeye ve ne kadar zevk aldığından, güzelliğimden bahsetmeye başladı. Ben rahatladığım için pek dinlemiyor, gülümseyerek kafa sallıyordum. Bu sefer gerçekten telefonu kullandım ve resepsiyonu arayıp anahtar istedim. Daha sonra Almanı öpüp gece için teşekkür ettim. Bu gecemin otelde son gecem olduğu yalanını söyleyip odadan çıktım ve kapımda anahtarımın gelmesini bekledim.

Sabah uyanır uyanmaz duş alıp kurulandım. Müşterilerle görüşeceğim için sadeden ziyade iddialı bir makyaj yaptım. Ahmet ile buluşmak için lobiye indim ve koltuklarda beklemeye başladım.

FARKLI BİR HİKAYE

FARKLI BİR HİKAYE

Karımla yaklaşık üç yıldır evliyim. Bu süre içinde çok tutkulu ve romantik bir ilişkimiz oldu. Lisede çok yakın arkadaştık. Benim çok istememe rağmen ancak Üniversitedeyken çıkmaya başladık. Ve okul bitmeden de evlendik. İkimizin de seks hayatı evlenene kadar olmamıştı. Ben evlenmeden önce birkaç kadınla birlikte olmuştum ama evlendikten sonra başka bir kadınla yatmadım. Ben karım Hülya’nın ilk erkeğiydim. Buna rağmen yatakta muhteşemdi. Gerçi kimi zaman beklenmedik şeyler yapar ama biraz tutucu tarafı vardır. Şimdi anlatacağım olay, üniversitede flört ederken bu yana yaptığımız bir istisna olaydır.
Hülya, ben ve liseden bir erkek arkadaşımızla, üçlü seks yapma isteğimize boyun eğmek zorunda kalmıştır. Bu eylem yılda bir defa mutlaka gerçekleşir. İşte şimdi size bu özel hikayenin nasıl başladığını ve eğer izniniz olursa daha başka seks partilerimizin öykülerini sizlere anlatacağım.
Hülya ile okullarımız birbirinden çok uzaktaydı ve ancak her sömestride iki defa görüşebiliyorduk. Dolayısıyla da bu kısa görüşmelerimizde vaktimizin çoğunu yatakta geçiriyorduk.
Bu buluşmaların birinde, çılgınca geçen bir seks gecesinin sabahında, yatağımıza uzanmış, konuşup oynaşıyorduk. Uzun siyah saçlarının arasına parmaklarımı sokup okşarken, her nasılsa fantezilerimizden bahsetmeye başladık. Kim neden hoşlanır, karşıdakinden ne ister konusuna gelince Hülya her zamanki gibi utangaç haliyle, benim önce başlamamı istedi. Ben de ondan üç şey isteyeceğimi söyleyerek, önce onu mastürbasyon yaparken seyretmek istediğimi, sonra onu götünden sikmek istediğimi, üçüncü ve son olarak da, başka bir erkek tarafından sikilirken onları izlemek istediğimi söyledim.
Kulağıma burnunu sürterek, fısıltıyla, bu fantezilerimin hepsini gerçekleştireceğini söyledi. Bu açık sözlülüğü karşısında şok olmuştum. Bu söylediğini unutturmamak, yatağımıza bir başka erkeği alma sözünü gerçekleştirmek niyetindeydim. Uzanıp nemli klitorisini ve aralanmış amcık dudaklarını okşamaya başladım. Hülya onunla yatmasını istediğim bir kişinin aklımda olup olmadığını merak ediyordu. Benim aklımdan ise ev arkadaşım ve en yakın dostum Rahmi geçiyordu. Ona söyledim. Hülya da onu çekici bulduğu ama böyle bir şey için onu nasıl ikna edebileceğimizi bilemediğini söyledi. Zaten bu işi bu hafta sonu yapamazdık. Bunun için kafamda bir de plan kurdum.
Bir yada iki ay sonra Hülya beni yeniden ziyarete geldi. En yakın arkadaşımla onu sikişe bilmeleri için yalnız bırakacaktım. Bu düşünce beni her şeyden daha çok tahrik ediyordu. Olabilecek her şeyi yapmaya karar verdim. Arkadaşım Rahmi, sevgilim Hülya’yı ilk tanıdığında çok hoş bir kadın demişti. O nedenle onu ikna etmekte sorun çıkmayacağına emindim. Size de Hülya’yı biraz tarif edeyim; 1.78 boyunda, siyah uzun saçlı, ince belli bir kadın. Memeleri iri ve dik uçları uçuk pembe ve etrafı kahverengidir. (Ben meme düşkünü bir adam olduğumdan Hülya bana ben de Hülya’ya hep çekici gelmişizdir.) Amının kılları koyu renkli ve oldukça sıktır. Onları biçimli olarak keser ve bikini yada külotunun kenarından görünmesini engeller. Açık renkli teni vardır.
Hülya’nın okula döneceği sabah ben de planımı uygulamaya koydum. Rahmi mutfakta kendine kahvaltı hazırlıyordu. Bu iş ya şimdi olurdu yada bir daha asla olmazdı. Hülya yatağa bağlanıp sevişilmesinden hoşlanırdı. O nedenle onun geceliğini ve külotunu çıkarıp, gözlerini bağlayarak, yatağa ellerini bağlamam onun için sürpriz olmamıştı. Sonra bana sikmem içip küfredip yalvarana kadar, dilimi ve parmaklarımı kullanarak üç beş kez orgazm etmiştim. Sikmem için yalvarıyordu. İşte tam sırası geldi diye düşünüyordum. Şu anda başka bir erkeğe hiç hazır olmadığı kadar hazırdı.
Ateşli bir öpücük verip, biraz sabırlı olmasını onun için bir sürprizim olduğunu söyledim. Sonra mutfağa geçtim. Rahmi mutfak masasında, bornozuyla oturuyor, gazetesini okuyarak kahvaltı yapıyordu. Ben buzdolabına gidip çilek reçeli kavanozunu alırken gözleri hafifçe kaldırıp bana gülümsedi. Ona reçeli Hülya’ya yedirmeme yardım etmesini söyleyince afalladı. Şok olmuştu. Ama şaka yapmadığımı anlayınca odasından bir masaj aleti alıp, pis pis sırıtarak peşimden yatak odasına geldi. Açıkça yakaladığı Hülya’yı sikme şansını kaybetmek istemiyordu.
Hülya hala benim dilim ve parmaklarımla yaptığım eylemin etkisiyle hızla soluk alıp vermeye devam ediyordu. Hülya’nın yatağa bağlı çıplak vücudunu Rahmi ile seyrediyorduk. Adeta çıplak vücudunu ilk kez görüyormuşçasına heyecanlanmıştım. Her nefes alıp vermesinde memeleri kalkıp iniyor, şişmiş tamamen sertleşmiş ve koyu pembe bir renk almış meme uçları iyice belirginleşiyordu. Bacakları, elimle amını okşamaya başladığım andan beri hala ayrık duruyorlardı. Amının dudakları adeta birazdan olacakları önceden sezmiş gibi iyice ayrılmış ve ıslaklıktan dolayı parlıyorlardı.
Rahmi aval aval bakarken, ben yatağın sağ tarafına gidip, dudağından, memelerine kadar öpmeye başladım. Ardından elimin birini uzatarak iki parmağımla amını okşamaya başladım. Sonra Rahmi’nin görebilmesi için iki parmağımla amını dudaklarını kenara doğru bastırıp araladım. Kız arkadaşımın ateş gibi yanan dişiliğini, şişmiş koca yarrağı bornozunun önünden belli olan şehvetli ev arkadaşıma sunuyordum.
Benden aldığı olumlu bir göz işaretiyle, yatağın ayak ucunda diz çöküp, Hülya’nın davetkar amına bakarak, ayak parmaklarını emmeye başladı. Şimdi sadaket zamanıydı. Hülya yerinden hızla fırladı ama Rahmi ve ben yatağa onu nazikçe bastırdık ve okşamaya devam ettik. Hülya sakinleşip rahatlamış, yüzüne gülümseme yayılmıştı. Muzipçe “Günaydın Rahmi” dedi. O da oldukça utanarak “Günaydın Hülya” diye karşılık verdi.
Ardından parmağa biraz reçel sürüp, Hülyanın ağzına götürdüm. Hülya parmağımı yalayarak, şehvetle “Mmmmm” diye inledi. Sonra rahmiyle birlikte memelerine ve göbeğine reçel sürüp yavaş yavaş yalamaya başladık. Vücuduna sürdüğümüz kırmızı reçelle beyaz teni kontrast oluşturuyor ve muhteşem görünüyordu. Ama çok lezzeti olduğundan bu görüntü çok fazla sürmedi… İkimiz de reçelle kaplı dikleşmiş meme uçlarını yalarken, bir yandan da amının dudaklarına biraz daha reçel sürüyorduk. Rahmi aşağıya Hülya’nın bacaklarının arasına kayıp iştahla reçelle kaplı amcığını yalamaya başladı. Sırayla, dilini bir amının derinliklerine sokuyor bir iyice şişmiş klitorisini yalıyordu. Bense memelerden yukarıya kayarak dudaklarına yumulmuş ateşli öpmeye başlamıştım. Nefes alamaz olmuş bu da iyice tutku ve vahşi bir hava katmıştı. Bu akıl almaz deneyimde Hülya elleri bağlı çaresiz, arzularının esiri olmuş sadece o anı, zevk anını yaşıyordu. Elleri bağlı olduğundan dolayı yaşanan olaylardan sorumlu değildi ve dolayısıyla bağlanmamış olmaktan daha da özgürdü..!
Hülya’nın, Rahmi’nin dil darbelerine coşkuyla karşılık vermesi ve başka bir adam tarafından orgazma ulaştırılması benim arzularımı iyice kamçılamıştı. Bu anın tadını daha da çıkarmalıydı. Dudaklarımı Hülya’nın dudaklarından çekip arkaya yaslanıp şovu izlemeye başladım.
Rahmi ellerini kullanarak mümkün olduğu kadar kalçalarını ayırıp, hiç engel olmadan sıcak kadınlığına ulaşmayı başarıyordu. Hülya, bağlı ellerini aşağı bastırıp gererek Rahmi’nin eforuna müthiş inleme ve çığlıklarla karşılık veriyordu.
“Çöz beni” diye yalvarmaya başlamıştı. Çözdüm. Artık onu durduracak bir şey yoktu. Ne yapacağını merak ederek onu izlemeye başladım. Elleri serbest kalır kalmaz, Rahmi’nin kafasından yakalayıp ağzını iyice amına bastırdı. Arkadaşım dili ve ağzı, iyice kızışmış amına daha da yakınlaşsın diye, belini yukarı kaldırıp, kalçalarını mümkün olduğunca ayırdı. Gözlerini kapamış, başını yastığın üzerinde sağa sola sallıyor, siyah uzun saçları adeta dans ediyordu. Rahmi, sevgilim Hülyanın şehvetini doyurabildiği için oldukça mutlu görünüyor, dilini daha da bir önemle amının içerisine sokup çekiyor, onu yalıyordu. Birden bire, Hülya uzun bir inlemeyle birlikte, kalçalarını yukarı doğru kaldırarak iyice açılmış amını havaya kaldırıp iyice ortaya çıkardı. Rahmi kafasını Hülya’nın koyu kıvırcık kılları arasına gömmüş vahşice klitorisini yalamaya devam ediyordu. Hülya’nın bacakları titriyordu. Uzun orgazm sonrası kalçaları yeniden yatağa yapışmıştı. Rahmi kafasını Hülya’nın amından kaldırdı. Hülya bacaklarını kapatacak gücü bile kendinde bulamadan yatağa yapışıp kalmıştı. Amından akan sularla, Rahmi’nin ağzından bulaşan salyalar amının üzerini kaplamış, muhteşem görüntüsüyle gözümüzün önüne serilmişti.
Hülya, orgazmın verdiği rehavetten kurtulunca, Rahmi ile ben iki tarafına geçip, bütün vücudunu, öpüp okşamaya başladık. Rahmi, ağzında hala Hülya’nın diğer memesini okşuyordu. Hülya, şehvetli bir arzuyla ağzını açmış, birkaç dakika önce amının derinliklerinde olan Rahmi’nin diline karşılık veriyordu. Hülya, kendini Rahmi’ye doğru kaydırdı, onu da kendisine çekip iyice yakınlaştı. Rahmi sevgilim Hülya’yı dillerken, bir yandan da bornozunu sıyırıp üstünden attı. Altında, sertleşmiş sikiyle gerilmiş külotu vardı. Külotunun önü sikinden akan sıvıyla lekelenmişti. Ben Hülya’nın elini tutup, Rahmi’nin sikini üzerine koydum. Arzulu bir acelecilikle yarrağını dışarıdan okşamaya başladı. Rahmi Hülya’nın melerini okşayıp emerken, Hülya bana fısıltıyla yapamayacağını söyledi. Fakat ben durmamasını, Rahmi’nin taş gibi olmuş yarrağını okşamaya devam etmesini işaret ettim. Tereddütünü yenmek için benim onayıma ihtiyacı olduğu anlaşılıyordu. Ben yapabilirsin deyince, hemen Rahmi’nin külotunu aşağı sıyırıp, zonklayan, şişmiş yarrağını serbest bıraktı. Rahmi’nin siki abartılacak kadar iri değildi. Benimkinden biraz daha ince ve kalkmış hali 17 santim civarında olan yarrak, mosmor ve başı tamamen ıslanmış durumdaydı. Benimki ise 15 santim kadar ama Rahmi’ninkinden biraz daha kalındı. Hülya, parmaklarıyla Rahmi’nin sikini kavrayıp başında birikmiş sıvıyı avucuna ve yarrağın gövdesine iyice sıvadı. Sonra elini sikin üzerinde aşağı yukarı kaydırarak sıvazlamaya başladı. Ben Rahmi’nin Hülya’nın amının içi yerine vücuduna boşalacağını düşünerek, korktum. Ama rahmi uzanıp onun ellerini nazikçe tutup durdurdu.
Hülya ve Rahmi, tam bizim kurduğumuz fanteziye kendilerini kaptırmışlardı. Yataktan aşağı inip duvara yaslanıp oturdum. Sikim biraz sonra şahit olacağımı düşündüğüm olay nedeniyle arzuyla zonklamaya başlamıştı. Rahmi bir prezervatif çıkarmıştı ki, Hülya doğum kontrol hapı kullandığını ona gerek olmadığını söyleyerek elinden prezervatifi kapıp fırlattı. Sonra arasına girebilsin diye bacaklarını iyice ayırıp, Rahmi’yi üzerine çekti. Rahmi bu durumdan iyice tahrik olmuştu. Derhal sikinin başını amının dudaklarına dayayıp bastırdı. Yerdeki pozisyonumdan Hülya’nın amının parıldayan dudakları muhteşem görüntü veriyordu. Dudaklar, Rahmi’nin sikinin baskısıyla adeta gönüllü olarak esnemiş, iyice açılıp erkekliği şehvetle içine çekip yutmaya başlamıştı. Rahmi kalçalarını ileri doğru iterek, tekbir harekette sikini amın derinliklerine kadar soktu. Dudakları ihtiraslı bir şekilde birbirine kilitlendi, şehvetli bir uyumla kalçalarını birbirine vurmaya başladılar. Rahmi’nin yarrağı hızla girdiğinde taşakları da her defasında Hülya’nın amının içine giriyordu. Birleşmeleri sırasında Hülya’nın amının suyu her ikisinin de cinsel organını ıslatmıştı. Bu ıslaklık uyum içerinde şiddetli bir ses çıkmasına neden oluyordu. Rahmi gittikçe artan hız ve şiddetle Hülya’nın amını tokmaklamaya devam ediyor, her girişinde taşakları götüne çarpıyordu. Hülya, bu yeni ve içine muhteşem şekilde ta deriliklerine kadar giren yarrağın saldırısına hoş geldin derken, kollarını Rahmi’nin omzuna dolamış, onun boynunu emiyordu. Rahmi’nin her vuruşunda memeleri titriyordu. Derken Hülya kalçalarını çılgınca ileri ve yukarı doğru itmeye başladı. Sanırım daha fazla dayanamayacaktı. Son vuruşla birlikte Hülya’nın üzerinde, Rahmi, titreyerek nefes nefese kalmıştı. Hülya onu sıkıca kavrarken, Rahmi kalçalarını onunkine tamamen dayayıp içine ta derinliklerine fışkırtmaya başladı.
Benim aletim de kendi kendine boşalmak üzereydi. Rahmi dönüp bakınca benim bu acil durumumu gördü ve yumuşamış sikini Hülya’nın amından çıkardı. Ben de yatağın üzerine yeniden çıktım. Aralanmış bacaklarının arasına diz çöküp, birkaç dakika aşağı bakıp, yeni sikişten sonra ki durumunu gözledim. Vücudunda terden ve salyalardan oluşan bir parlaklık vardı ve bu memelerini her zamankinden daha çekici gösteriyordu. Bizim ateşli öpücük ve ısırıklarımızdan dolayı, boynundan uyluklarına kadar küçük kızarıklıklar görünüyordu. Fakat en çekici hazinesi kenarlara doğru iyice açılmış bacaklarının arasındaydı. Az önce Rahmi’nin sikini saldırısı altındaki amının kıvırcık kılları, salya ve meniyle kaplanmıştı, amının dudakları şişmiş ve kızarmıştı. Az önceki kuvvetli sikiş sonrası amının deliği genişlemiş ve hala öylece duruyordu. İçinden dışarıya doğru spermden adeta bir nehir akıyordu. Bu durum da amın içinin pembe rengi gözlerimin önündeydi. Bu görüntüye daha fazla dayanamayıp, Hülya’nın bacaklarımı omzuma koyup, hiç zorlanmadan, bu kayganlaşmış amcığa sikimi kaydırdım. Az önce sikilmiş olduğundan amcık zaten genişti. Amının içindeki Rahmi’nin spermleri benim yarrağımın etrafından dışarıya sızıyordu. Spermle dolu amcığının içine yarrağımı kaydırmak hayatımda yaşadığım en muhteşem deneyimdi. Ve eminim ki bundan sonra da böyle muhteşem bir şey yaşayamam. Ardık dayanamıyordum ve hızla girip çıkmaya başladım. Her vuruşumda ıslak sesler çıkıyordu amından.
“Amına iki siki almaktan hoşlanıyor musun bebeğim?” diye sordum. “Evveeet” diye boğuk bir sesle fısıldadı. Her vuruşun darbesi altında vücudu titriyordu. Birkaç dakika önce Rahmi’nin siktiği amı sikiyor olma düşüncesi beni daha da tahrik ediyor, vuruş şiddetimi daha da artırıyordum. Aldığım zevkin seviyesini anlatamam… Her çekip sokmamada Rahmi’nin spermlerini sikimin etrafına iyice bulaştığını hissediyordum. Hülya’nın suyuyla karışmıştı spermler. Hülya bana şimdi tam bir orospu gibi görünüyordu. Az önce benim çok değerli ve özel şeylerimi en iyi arkadaşıma vermişti. Şimdi, olabildiğince sert şekilde kirlenmiş amını pompalayarak, o verdiklerini onun vücudundan adeta geri alıyordum.Bu duygularla iyice tahrik olduğumdan, yarrağımın zonklayarak, içinde birikmiş olan spermleri amına, Rahmi’nin spermleriyle dolu amına fışkırtmaya başladım. Benim ve Rahmi’nin spermleriyle Hülya’nın şehvet suları birleşmişti.

Üzerine yığılıp kaldım. Yumuşamış sikimi, spermle dolu sıcak nemli amından çıkarırken, yavaşça öpüşmeye başlamıştık.

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI ( 3 )

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI ( 3 )
Ertesi sabah kuş cıvıltılarıyla uyandı Ayça. Kendini epeydir hissetmediği kadar iyi hissediyordu. 12 saatlik derin bir uyku çekmişti; dinlenmiş, her şeye hazır hissediyordu kendini. Bir süre yataktan çıkmadı. Beyaz çarşafların üzerinde çırılçıplak uzandı. Gece yarısı Mahmut’un gidişini hayal meyal anımsıyordu.

“Hayret” diye düşündü; “Bir kereyle yetindi. Sadık da yeniden gelmedi. Şansım varmış. Daha fazla seks yapacak halim kalmamıştı. Pestilimi çıkardı hayvanlar!” Kadınlık organı ve arka deliği hafif hafif sızlıyorlardı.

Yarım saat sonra duşunu almış, üzerine eşofmanlarını giymiş, kahvaltı salonunda çayını yudumlarken olanları düşünüyordu. Henüz bir kaç gün önce Piraye’yle birlikte çıkacakları tatilin planlarını yapıyorlardı. Hatta Piraye tatilde tanışmayı umduğu erkeklerden bahsettiğinde, ona ne kadar da kızmış, “tatile erkekler için mi çıkıyoruz?” diye takılmıştı. Güzel bir kadın olduğundan her zaman için erkeklerin ilgisini çekmiş, ve bundan keyif duymuştu. Asla hafif bir kadın olmamıştı ve bir ilişki içindeyken partnerini hiç aldatmamıştı; ne fiziksel ne de zihinsel olarak.

Son 2 günde olanlara inanamıyordu. Tolga’yla evliydi ve onu bir bakıma aldatmıştı. Her ne kadar yaşadıkları tecavüz gibi başlamışsa da sonunda zevk aldığı, hem de inanılmaz zevk aldığı ortadaydı.

“Tolga’ya sanırım biraz haksızlık ettim” diye düşündü, “Erkekler çok daha kolay tahrik olurlar. Ben Sadık ve Mahmut gibi iki hayvandan zevk alabildiysem, Tolga’nın Mirey’in baştan çıkarmalarına karşı koyması şaşılacak bir şey değil.”

İstanbul’a dönünce Tolga’yla bir kez daha konuşmaya karar verdi. Eğer yaptığından pişmanlık duyduğuna inanırsa, onu affedecekti. Kahvaltıdan sonra odasına çıkıp bavullarını aldı, lobiye indi ve otelden çıkışını yaptı. 1 saat sonra kalkacak otobüsle Antalya’ya, Piraye’nin kaldığı tatil köyüne gidecekti. Resepsiyondan kendisine bir taksi çağırmalarını istedi. Kapıya doğru ilerlerken, bir anda nereden çıktıysa Mahmut yanında belirdi.

– “Günaydın Ayça.”

– “…”

– “Küs müsün bana? Yapma ama. Ne güzel vakit geçirdik işte, fena mı oldu yani?”

– “Seninle konuşmak istemiyorum.”

– “Dün gece başka türlü konuşuyordun. Daha doğrusu konuşmuyordun da, inliyordun…”

– “Adileşme lütfen.”

– “Tamam tamam. Ben de seninle sohbete meraklı değilim. Nereye gidiyorsun?”

– “Sana hesap verecek değilim. Toplantı bitti.”

– “Evet, ama birlikte bir kaç gün daha geçirebiliriz diye düşünmüştüm. Kocana telefon edip, toplantının iki gün daha süreceğini söyleyebilirsin.”

– “Ne münasebet! Neden seninle iki gün daha kalacakmışım ki?”

– “Çünkü birlikte çok iyi vakit geçirdik. Ve daha yapacaklarımız bitmedi. Duyduğuma göre Sadık’a götten vermişsin. Bunu ben de denemek isterim.”

Ayça konuşamadı, boğazına bir şey gelip oturdu. Gözleri doldu ve ağlamamak için kendini güçlükle tutarak taksiye yürüdü.

– “İstediğin gibi olsun. Ama bu dediğimi mutlaka yapacağız, göreceksin. Senin de çok hoşuna gidecek. Ben Sadık’tan daha iyiyimdir. Ha ha ha….”

Ayça kendini taksiye attı ve şoföre terminale gideceğini söyledi. Mahmut’un söyledikleri kadınlık gururunu incitmişti. Elinden gelse onu öldürebilirdi…

Bir saat sonra Antalya otobüsünde, ortam değişikliği ve klimanın tatlı serinliği Ayça’nın daha soğukkanlı düşünmesini sağlamıştı. “Herşey bitti”, diye kendini avuttu. “Bir daha Sadık’ı da, Mahmut’u da görmeyeceğim. Benzer bir toplantı olursa bir bahane bulup katılmayacağım. Gerekirse Erman bey’e beni taciz ettiklerini söylerim. Bu serserilerden çekinecek değilim.”

O akşam tatil köyünün açık hava restoranında şaraplarını içerken, Ayça Adana’da başından geçenlerin hepsini çok fazla ayrıntıya girmeden Piraye’ye anlattı. Ayça’yı sonuna dek yorum yapmadan dinleyen Piraye,

– “Başına böyle şeyler gelmesine hem üzüldüm, hem sevindim. Sana fiziki zarar vermediklerine göre kaybedilmiş bişey yok. Aksine, yıllardır sürdürdüğün anlamsız bakire hayatına son vermiş olman çok iyi. Bundan sonra canının istediğiyle birlikte olabilirsin. Hem önemli bir ders aldın; Çirkin erkeklerden de öğrenilecek çok şey vardır. Çünkü onlar kadına daha çok ilgi gösterir ve ellerinden gelenin en iyisini yaparlar” dedi.

– “Sana inanmıyorum Piraye! İki gün boyunca tecavüze uğradım. Seninse şu söylediklerine bak!”

– “Hemen kızma! Anladığım kadarıyla olanlarda senin de kısmen sorumluluğun var. Bara gittiğiniz gece çok fazla içip, adamları resmen azdırmışsın.”

– “Fazla içtiğim doğru ama onları tahrik etmeye çalışmadım.”

– “Olabilir. Bazen insan farkında olmadan çok şeyler yapabilir. Neyse canım, seninle tartışmak istemiyorum. Tatilin tadını çıkaralım. Ama göreceksin, eğer biraz otokontrolünü gevşetirsen muhteşem bir hayat yaşayabilirsin. Hahaha! Bu arada Tolga’yı düşünüyorum da, senin onu 2-1 yendiğini bilse ne hissederdi acaba?”

– “Piraye, lütfen. Bunları konuşmayalım şimdi.”

– “Ok. Bak sana anlatacaklarım var. Sen yokken burada Sinan diye biriyle tanıştım. Çok tatlı bir adam. Yanında da bir arkadaşı var. Adı Tamer. O da yakışıklı bir çocuk. Bunlar İstanbul’da yabancı bir şirketin pazarlama bölümünde çalışıyorlarmış. Sinan evli, Tamer bekarmış. Biri karısını, diğeri sevgilisini İstanbul’da bırakıp tatile gelmişler. 2 gündür sahilde birlikte oturuyoruz. Beni çok güldürüyorlar. Sinan sanırım bana yazılıyor.”

– “Adam evliymiş. Bence yüz verme.”

– “Nedenmiş o? Bana ne evliliğinden? O kadar muhabbet kuşu olsalar, buraya tek başına tatile gelmezdi.”

– “Sen bilirsin. Yine de söylemedi deme.”

– “Seni de Tamer’le tanıştıracağım. Yarın dördümüz birlikte takılırız.”

– “Olmaz. Bütün bu olanlardan sonra bir ilişki istemiyorum.”

– “Sana ilişkiye gir diyen yok ki. Sadece biraz eğleniriz. İnsana tatilde arkadaşlar lazım.”

– ….

– “Bu gece yemekten sonra barda buluşacağız. Sonra da hep birlikte diskoya gideriz.”

– “Bilmiyorum. Hem bu gece erken yatmak istiyorum.”

– “Yine sen bilirsin. Ama en azından bara gel de adamlarla tanış. Sonra ne istersen onu yaparsın.”

– “Tamam.”

İki kadın aralarında konuşarak bara girdiler. Henüz ortalık kalabalık değildi. Köşede bir masada oturmuş iki adama doğru ilerlediler.

– “Merhaba çocuklar. Sizi Ayça’yla tanıştırayım.”

– “Merhaba Ayça. Nasılsın?”

– “Merhaba. Tanıştığımıza memnun oldum.”

Böylece içkilerini söyleyip (Ayça sadece sütlü kahve istemişti) havadan sudan sohbete başladılar. Sinan ve Tamer 35-40 yaşlarında, normal boylarda sıradan görünüşlü adamlardı. 5-10 dakika konuştuktan sonra, Ayça bu adamlarla Piraye’nin ne ortak yönü olabilir, çok sevimsizler diye düşünmeye başlamıştı. Sanki aralarında anlaşmışlar gibi, Sinan Piraye’ye, Tamer Ayça’ya ilgi gösteriyordu. Piraye kıkırdayıp duruyor, Sinan’ın saçma sapan muhabbetine çanak tutuyordu.

Tamer ise kırk yıllık dostmuşlar gibi, Ayça’yla hemen senli benli olmuş, Ayça’nın hiç de ilgisini çekmeyen konularda konuşup duruyordu. Böylece neredeyse 1.5 saat oturdular. Bu sürede zarfında Ayça, Sinan ve Tamer’in küçük çaplı bir al-sat şirketinde, satış temsilcisi olduklarını, Sinan’ın 37, Tamer’in 36 yaşında olduğunu, ikisinin de futbol delisi olduklarını, Sinan’ın 6 yıllık evli ve 1 çocuklu olduğunu ama karısıyla kafalarının uyuşmadığını, çocuğun hatırına evliliklerine devam ettiklerini, Tamer’in sarışınlardan çok hoşlandığını, 3 gündür Piraye’yle çok iyi anlaştıklarını, Ayça’nın da katılmasıyla tatilin kalan kısmında süper eğleneceklerini, yarın sabah hep birlikte tekne turuna çıkılmasına oybirliğiyle karar verdiklerini (Ayça bunu ilk kez duyuyordu!), birazdan da diskoya gidip kurtlarını dökeceklerini öğrendi. Bu son bilgi karşısında,

– “Bu gece beni mazur görün. Çok yorgunum. Az sonra yatmaya gideceğim” diyerek onlara katılmayacağını bildirdi.

– “Olmaz ama. Hep birlikte eğleniriz. Yorgunluğun da geçer”, diyen Tamer’i epey bir uğraştıktan sonra ikna eden Ayça,

– “Siz bu gece bensiz gidin. Yarın inşallah ben de size katılırım,” diyerek konuyu kapattı.

Bunun üzerine, diğer üçü Ayça’yı üçüncü kahvesiyle baş başa bırakıp, diskoya yollandılar. Ayça, arkalarından yürüyüşlerini izlerken, Piraye’nin ne kadar güzel bir kadın olduğunu ve hayatından ne kadar mutlu göründüğünü düşündü. Beyaz mini eteği, iyice bronzlaşmış düzgün bacakları ve ayak bileğindeki zarif halhalı, bakımlı ayaklarını sergileyen seksi ayakkabılarıyla pek çok erkeğin başını döndürebilecek bir kadındı Piraye.

İstediği erkekle evlenip, rahat bir yaşam sürebilirdi. Ama o yalnız yaşamayı seçmiş, kendini rüzgara bırakmıştı. Son derece sıkıcı ve sıradan adamlar olan Sinan ve Tamer’in arasında yürürken, çevredeki bakışları üzerine topluyordu.

“Neyse. Ben kendi işime bakayım. Saat 11’i geçiyor. Gidip yatayım, yarın bol bol yüzmek istiyorum.”

Böylece hesabı ödeyen Ayça, tatil köyünü otel kısmındaki odasına giden asansöre bindi. Piraye ile yanyana odalarda kalıyorlardı. Odaları geniş ve konforluydu. İki oda aynı terası paylaşıyordu. Böylesi daha iyiydi. Herkes odasında yalnız kalıp, terasta bir araya gelebilirlerdi. Ayça ılık bir duş alıp, kendini serin çarşaflara bıraktı. Az sonra, tatlı bir uykuya dalmıştı.

Ne kadar uyuduğunu bilmiyordu ama gecenin sessizliğinde birden uyandı Ayça. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Başucundaki lambayı yaktı ve saatini aradı. Saat 4’ü geçiyordu. Hava çok sıcaktı ve klima kapalı olduğundan Ayça epey terlemişti. Sanki 3-4 saatlik uyku ona yetmişti. Yatakta biraz dönüp durduktan sonra, uyuyamayacağını anlayınca kalkıp bir sigara yaktı. Hafif aralık olan balkon kapısından terasa vuran soluk ışığı farketti. “Piraye ışığı açık uyuyor herhalde” diye düşündü.

Biraz hava almak için terasa çıktı. İki odanın paylaştığı teras epey genişti. Uzaktan körfez boyunca hala ışıkları yanan tatil köylerini ve aşağıda iyice aydınlatılmış yüzme havuzunu seyrederek sigarasını tüttüren Ayça, kalan tatilinde çok iyi vakit geçirmeye karar vermişti. Bol bol güneşlenip, yüzecek, her türlü stresten kendini uzak tutacaktı. İstanbul’a dönünce Tolga’yı aramaya kararlıydı. Oturup ilişkilerini konuşmalıydılar. Çok uzun süredir birlikteydiler ve ilişkileri zaman zaman iniş-çıkışlara karşın iyi bir ilişkiydi. Her şeyi bu şekilde bitirmek doğru olmayacaktı. Eğer Tolga yaptığından gerçekten pişman olmuşsa ve bir daha tekrarlamayacağına söz verirse, ona bir şans daha verecekti. Kendi başına gelenleri kesinlikle anlatmayacaktı. Bu yaşananlar bir sır olarak kalacaktı.

Ayça derin düşüncelerinden sıyrılıp odasına dönmek üzere geri döndüğünde Piraye’nin odasından sızan ışığa gözü takıldı. Kapısı kapalıydı. “Herhalde klima çalışıyor, Allah vere de hasta olmasa” diye düşündü Ayça. Sonra pencereden içeri bir göz atma isteği duydu. Sessiz adımlarla balkonun Piraye’nin odası tarafına ilerledi. Pencerenin tülü yarı yarıya açıktı. İçerden gece lambasının ışığı geliyordu…

Ayça aralık tülden içeri baktığında gözlerine inanamadı. Gece lambasının aydınlattığı odada çırılçıplak bir erkek sırtüstü yatıyordu. Çok şaşıran Ayça, Piraye’nin başına bir şey geldiğini sanarak panikledi. Gözleri ışığa alışınca adamın Sinan olduğunu fark etti. Aklı karışmıştı. Peki ama Piraye neredeydi? Bir yandan ne yapacağını düşünürken, bakışları Sinan’ın penisine gitti. Büyüklüğü dikkat çekici boyuttaydı, sertleşmemiş olmasına rağmen. Aylardır temizlenmemiş gibi kıllıydı.

Sinan gözleri kapalı yatıyor, arada sırada komodinin üzerine koyduğu küllükte duran sigarasından bir iki nefes çekiyordu. Sonra banyo tarafına bakıp, birisiyle konuşmaya başladı. Ayça ne söylediğini duyamıyordu, ama iyice meraklanmıştı. Ses çıkarmamak için büyük özen göstererek iyice eğildi ve kiminle konuştuğunu anlamaya çalıştı. Eğer Piraye’nin başına bir şey geldiyse ne yapacağını düşündü. Birden şaşkınlıktan küçük dilini yutacak gibi oldu.

Piraye banyo tarafından odaya girmişti ve çırılçıplaktı. Ayça, en yakın arkadaşını henüz 2 gün önce tanıştığı bir adam karşısında çırılçıplak bulunca bir an hayal gördüğünü sandı. Ne düşüneceğini bilemedi. İzlemeye devam etti. Bu arada Piraye’yi ilk kez anadan doğma gördüğünü fark etti. Kaç yıllık arkadaştılar ama birbirlerini kısmi çıplaklıklar dışında hiç böyle görmemişlerdi. Piraye’nin güzel bir kadın olduğunu hep düşünmüştü, ama bu kadar güzel olduğunu fark etmemişti. Loş odada antik Yunan heykellerinden biri gibi duruyordu. Uzun ve biçimli bacakları, yüksek ve sıkı bir poposu, ince bir beli, dolgun ve dik göğüsleri, omuzlarına inen dalgalı saçları vardı.

Ayça orada kalıp kalmama konusunda kısa bir kararsızlık geçirdi. Orada kalmasının insanların özel hayatına tecavüz olduğunu biliyor, ama merakını ve heyecanını yenemiyordu. Sonunda kalmaya karar verdi. Zaten uykusu da iyice açılmıştı.

Piraye mini bardan aldığı minyatür şarap şişesini açtı, bir dikişte bitirdi. Geniş yatağa ilerledi, yatağın ucuna oturdu ve Sinan’la konuşmaya başladı. Sinan hiç istifini bozmadan arkasına istiflediği yastıklara dayanarak uzanmaya ve sigarasını tüttürmeye devam ediyordu. Bir süre konuşup gülüştükten sonra Piraye dizlerinin üzerinde Sinan’a yaklaştı.

Ayça’yı hayrete düşürecek bir rahatlıkla Sinan’ın yarı-sert, iri penisini bir çırpıda ağzına aldı ve emmeye başladı. Sinan Piraye’nin saçlarıyla oynuyordu. Piraye gitgide büyüyen penisi ağzına sığdırmakta zorlanıyordu. İşini bilen tavırlarla bir süre kocaman olmuş başını yalıyor ve emiyor, ardından dilini boydan boya gövdesinde gezdiriyor, bir yandan da eliyle mastürbasyon yaptırıyordu.

Ayça kendini bir porno film izliyor gibi hissetti. Yaklaşık beş dakikalık bir oral seks seansından sonra Sinan’ın penisi patlamaya hazır bir bomba kıvamına gelmişti. Piraye, yarattığı canavara şöyle bir bakıp Sinan’ın göbeğinden boynuna doğru öpücükler ve dil darbeleriyle ilerledi. Sinan gözlerini kapamış, kendini Piraye’nin becerikli ellerine ve dudaklarına bırakmıştı. Sonunda yüzleri birbirine yaklaştı ve öpüşmeye başladılar.

“Aman tanrım” diye düşündü Ayça, “ne kadar ateşliler, sanki birbirine aşık bir çift gibiler.”

Gerçekten de Piraye ve Sinan öpüşmekten çok adeta birbirlerinin dudaklarını ve dillerini yiyorlardı. Ve birbirlerine inanılmaz derecede sert davranıyorlardı. Sevişmelerinde yumuşaklık, romantizmin zerresi yoktu. Çılgınca ve aceleyle sevişiyorlardı. Birden dilini Piraye’nin dudaklarından kurtaran Sinan, Piraye’yi altına aldı ve göğüslerine yöneldi. Meme uçlarını hızla yalıyor, uzun uzun somuruyordu. Saatlerce aç kalmış bir bebek gibi, göğüs uçlarının birini bırakıyor, diğerini emmeye başlıyordu. Emişleri gitgide şiddetlendi ve sonunda apaçık ısırmaya başladı. Artık sadece uçları değil, göğüslerin her yerini ısırmaya başlamıştı.

Sinan, Piraye’nin iri göğüslerini iki eliyle kavrayıp birbirine yaklaştırmış, dilini bir badana fırçası gibi üzerlerinde gezdiriyordu. Salyalarından Piraye’nin göğüsleri pırıl pırıl parlıyorlardı. Daha sonra tadını çıkara çıkara, göğüslerden aşağı, göbek deliğine indi. Bir süre dilini göbek deliğinde gezdirdikten sonra, daha da aşağılara kaydı ve Piraye’nin vajinasının başlangıç noktasındaki küçük tepeciği emmeye başladı. Bu hareket Piraye’yi çılgına çevirdi. Yüksek sesle inlemeye başladı. Öyle ki, Ayça inlemeleri duyabiliyordu.

Sinan büyük bir sabırla, Piraye’nin vajinasını uzun uzun emdi. Piraye yatakta kıvranıyor, Sinan’ın başına bastırıyor, onu devam etmeye zorluyordu. Biraz daha aşağı ilerleyen Sinan, dilini vajinanın her yerinde gezdirmeye, elleriyle de destek olmaya başladı. Piraye’nin uzun bacaklarını mümkün olduğunca yana açıp, iki eliyle vajinanın kanatlarını ayırıp, dilini ritmik hareketlerle içeri sokup çıkarmaya başladı. Piraye’yi resmen diliyle beceriyordu.

Ayça gördükleri karşısında adeta büyülenmişti. Piraye tüm güzelliğiyle poz verir gibi uzanmıştı ve Sinan inanılmaz bir beceriyle ve sabırla onu kendinden geçirmişti. Ayça bir an içinde yükselen arzuya engel olamayıp, içeri girmemek için kendini zor tuttu.

Sinan’ın Piraye’nin vajinasını yalama işlemi belki 10-15 dakika sürdü. Sonunda becerikli bir hareketle Piraye’yi yüzükoyun çeviren Sinan, önünde sergilenen muhteşem görüntüyü bir süre hayranlıkla seyrettikten sonra, Piraye’nin uzun bacaklarının her santimetrekaresini öperek, yalayarak, koklayarak baldırlarına ilerledi. Nefis baldırları hafif hafif dişleyerek yoluna devam etti ve Piraye’nin topuklarını emmeye başladı.

Piraye gözlerini kapamış, kendini tamamen erkeğine teslim etmişti. Sinan, ince gümüş halhalın ayrı bir güzellik verdiği ayak bileklerini, tabanları, parmak aralarını zevkle yaladı. Sinan, Piraye’nin ayaklarına o kadar uzun zaman ayırdı ki, Ayça, “acaba ayak fetişisti mi?” diye düşünmekten kendini alamadı. Sonunda, güçlükle ayaklardan ayrılan Sinan, diliyle boylu boyunca bacakları yalayarak, Piraye’nin biçimli poposuna yöneldi.

Piraye’nin kaba etlerini ısıra ısıra öpmeye, acımadan dişlerini geçirmeye başladı. Piraye, arzuyla inliyor, Sinan’ı daha da azdırıyordu. Sinan, Piraye’nin poposunun altına yastıkları koyarak popoyu yataktan yükseltti. Şimdi Piraye domalmış bir pozisyonda, kalçalarının tüm güzelliğini Sinan’a ve Ayça’ya sergiliyordu. Bu manzaraya kendini kaptıran Sinan, Piraye’nin poposunu elleriyle ayırarak, yalamaya başladı. Aynı anda hem ön hem arka delikleri yalıyor, Piraye’yi kudurtuyordu.

Piraye o kadar inliyordu ki, Ayça “Herhalde uyuyor olsam da uyanırdım. Birazdan sesten rahatsız olan birileri şikayet ederse şaşırmam” diye düşündü. İki sevgili kendilerinden geçmişlerdi. Nihayet daha fazla dayanamayan ve birleşmek aklına gelen Sinan, hızla doğruldu ve çatlayacak gibi büyümüş penisini Piraye’nin vıcık vıcık olmuş vajinasına tek hamlede soktu. Kocaman penisin dibine kadar içine girmesiyle Piraye bir an için acı çeker gibi inlediyse de bu durum çok kısa sürdü ve tatlı tatlı yaylanarak Sinan’la birlikte gidip gelmeye başladı.

Sinan kendinden geçmiş, müthiş bir hızla Piraye’yi beceriyordu. Başını Piraye’nin saçlarına gömmüş, iki eliyle göğüslerini avuçlamıştı. Bu penetrasyon durumu çok kısa sürdü ve Sinan elektriğe kapılmış gibi sarsılarak Piraye’nin içini doldurmaya başladı. Aynı anda hareketlerinden anlaşıldığı kadarıyla Piraye de orgazm oluyordu. Sinan’ın kasılmaları uzun sürdü. Sonunda ikisi de sakinleştiler.

Sinan Piraye’nin içinden çıkmadan yüzünü kendinden yana çevirdi ve derin derin öpüştüler. Sonra Ayça hala sertliğini kaybetmemiş ve iki sevgilinin seks sıvılarıyla yağlanmış gibi parlayan penisini Piraye’nin vajinasından çıkardı ve dizlerinin üzerinde doğruldu. Bunun üzerine Piraye’nin yaptığı şey Ayça’yı dumura uğrattı.

Piraye hiç iğrenmeden Sinan’ın ıslak penisini ağzına aldı ve uzun uzun emip, yalayarak tertemiz yaptı. Ayça bundan hep iğrenmişti. Hayatı boyunca yalnızca Tolga ve lisedeki sevgilisi Koray’a oral seks yapmıştı. O zamanlar bu işlerden pek anlamadıkları için kendilerini ayarlayamamışlar, Koray kısa sürede Ayça’nın ağzına boşalmıştı. Şimdi bile hatırlayınca Ayça’nın midesini bulandıran şey ise Ayça’nın da boş bulunup, Koray’ın spermlerini yutması olmuştu. Koray iki saat özür dilemiş, Ayça da öğürmekten bir hal olmuştu.

Bir daha asla sperm yutmamıştı Ayça. Oral sekse karşı değildi. Fakat sperm tadı hoşuna gitmemişti. Bunda bir aşağılanma hissediyordu Ayça. Tolga’yla sevişirken her zaman olmasa da oral seks yapıyordu ama Tolga istemesine rağmen asla spermlerinin tadına bakmıyordu. Bu yüzden bir kaç kez hafiften atışmışlardı bile.

Piraye’nin gayet zevk alarak, kendisinin ve Sinan’ın sıvıları karışmış, üzerindeki spermler bu mesafeden bile seçilebilen iri penisini yalayarak temizlemesi Ayça’yı hem iğrendirmiş, hem şaşırtmıştı. Piraye’nin bu kadar istekli, bu kadar pervasız olması Ayça’ya ilginç gelmişti. Kendisi hiç bir zaman az önce tanık olduğu ateşlilikte bir sevişme yaşamamıştı.

Rahatlayan ve yorulan aşıklar arkalarına yaslanıp, birer sigara yaktılar. Ayça sürünerek geri çekildi ve yavaşça odasına döndü. Gördüklerinden çok etkilenmişti. Kafası karışmış, şaşırmış, ne düşüneceğini bilemez olmuştu. O da bir sigara yaktı ve yanında getirdiği kitaptan bişeyler okuyarak aklını başka konulara yöneltmeye çalıştı.

*****

Harika bir yaz sabahıydı. Ayça yatağında doğruldu ve aklına ilk gelen dün gece tanık olduğu inanılmaz aşk sahneleri oldu. Gördüklerinin gerçek mi, yoksa düş mü olduğunu düşündü. Kalktı, kendine gelmek için duşa yöneldi. Duş yaparken de Piraye ile Sinan’ın sevişmeleri aklından çıkmıyordu. Hayatında bu kadar ateşli seks sahneleri görmemişti. Kendi kendine gülümsedi

“Vay be Piraye! Beni çok şaşırttın. Sen neymişsin be kızım?”

Kahvaltı salonunda masalar arasında Piraye’yi arayarak dolaşırken, kendisine yönelen bakışların varlığı Ayça’nın hoşuna gitmişti. Gerçekten de o gün çok çekiciydi. Turkuaz rengi bikinisini giymiş, kısa sarı saçlarını jöle ile geriye yapıştırmıştı. Kıyafetini oldukça dar bir kot şort ve lacivert plaj terlikleri tamamlıyordu.

– “Buradayız Ayça!”

Arkadaşının sesini duyan Ayça, gülümseyerek Piraye ve Sinan’ın oturdukları masaya yöneldi.

– “Günaydın arkadaşlar. Erkencisiniz.”

– “Yoo, şimdi oturduk biz de.”

– “Geceniz nasıldı, diskoda kurtlarınızı döktünüz mü?”

– “Harikaydı. Bunu mutlaka seninle de yapmalıyız.”

Sinan bu son cümleyi hafifçe sırıtarak mı söylemişti, yoksa Ayça’ya mı öyle geliyordu? Her halükarda, Sinan’ın sözleri bir an için Ayça’yı düşündürdü. Kendini Sinan’ın kocaman penisiyle gözünün önüne getirdi ve kıkırdayarak:

– “En kısa zamanda. Son zamanlarda çok yoruldum ve bunaldım. Biraz eğlenmek benim de hakkım.”

Kahvaltı boyunca Tamer ortalarda görünmedi. Acaba gitti mi diye aklından geçiren Ayça, tatilini Piraye ve Sinan’la başbaşa geçirmek istemediğini düşündü. Tamer’e bayılmasa da, en azından dengeleyici olurdu.

Kahvaltıdan sonra üçü birlikte plaja indiler. Şansları yaver gitti. Denize ve bara yakın, gölge bir yer buldular. Ayça ve Piraye eşyalarını gölgede bırakıp, kumlara yanyana uzandılar. Doğrusu Piraye yine çok güzel görünüyordu. Çingene pembesi bikinisiyle kuşkusuz Sinan’ın aklını başından alıyordu. Bu arada Sinan odasından birşey almak için uzaklaşınca, sabahtan beri bu konuyu açmak için fırsat arayan Ayça

– “Ee Piraye, söylesene neler yaptınız akşam. İyi eğlendin mi? Nasıl adamlar bu Sinan’la Tamer?”

– “Süper bir gece geçirdim. Diskoda doyasıya dans ettim. Ortam harikaydı.”

– “Sinan sana asılıyor galiba. Dün akşam lobide gözlerini senden alamıyordu.”

– “Benden etkilendiği doğru. Ben de ondan etkileniyorum. Mükemmel bir tatil aşkı olabilir. Her istediğimi yapıyor ve yatakta da süper!”

– “Yatakta mı? Onunla yattın mı?”

– “Evet. İkimiz de birbirimizden hoşlandığımıza göre neden birlikte olmayalım? Hayat kısa, tatil daha da kısa.”

– “İnanmıyorum sana Piraye! Ne kadar rahatsın. Adam evliymiş.”

– “Olabilir. Şahane bir evlilikleri olsa buraya tek başına gelmezdi. Zaten yürümeyen bir ilişki için keyfimi kaçıramam.”

– “İlginç kadınsın. Kendi doğruların var ve bildiğin gibi yaşamaktan çekinmiyorsun.”

– “Sana da kendini rahat bırakmanı tavsiye ederim. Düşünsene. Genciz ve güzeliz. Sağlığımız yerinde. Çok değil, 10 yıl sonra istesek de hızlı yaşayamayacağız. O zaman tatillerimde bol bol kitap okurum. Ama şimdi, fırsat varken her şeyin tadını çıkarmak istiyorum.”

– “Belki de haklısın. Yine de benim için alışması ve kabullenmesi zor bir düşünce. Hem ben evli bir kadınım.”

– “Boşversene. Tolga’nın şu anda o sekreter kızın kollarında olmadığını kim biliyor?”

– “Böyle söyleme Piraye. Ben evliliğimizi kurtarmak istiyorum. Herkes bir kez hata yapabilir.”

– “Bravo. Yalnız bence evliliğini İstanbul’a dönünce kurtar. Bu yaz bir daha tatile çıkamayabilirsin. Seneye kim öle, kim kala?”

Bu hararetli sohbet tepelerinde biten Tamer’in araya girmesiyle sona erdi.

– “Merhaba kızlar, muhabbetinizi bölmüyorum ya?”

– “Aa merhaba Tamer, biz de sen nerelerdesin diye meraklanmıştık.”

– “Sabah uyanamadım. Geç kahvaltıya kaldım. Bugün ne kadar sıcak değil mi?”

– “Berbat.”

– “Ben içecek bişeyler alacağım” diyen Piraye yanlarından ayrılınca, Tamer Ayça’nın yanına oturdu.

– “Dün gece keşke sen de bizimle diskoya gelseydin. Çok eğlendik. Hem Sinan’la Piraye o kadar iyi anlaşıyorlar ki, kendimi fena halde yalnız hissettim.”

– “Çok yorgundum dün. Kaç gündür bitmek bilmeyen toplantılar yüzünden pestilim çıktı. Şimdi iyiyim. Bundan sonraki eğlencelerde ben de varım.”

– “Buna çok sevindim. Söylemeden edemeyeceğim, bugün harika görünüyorsun.”

– “Teşekkür ederim.”

– “Bence hemen vücuduna güneş yağı sürmelisin. Sahilde ilk günün ve güneş inanılmaz yakıcı.”

– “Haklısın. Çeneye dalıp, unutmuşum.”

– “Dur sana yardım edeyim. Uzan şöyle.”

– “Bilmem…Boşver, ben yaparım.”

– “Sırtına filan elin uzanmaz. Bana bırak. Çekinmesene benden.”

– “Çekinmiyorum.”

Böylece Ayça yüzükoyun uzandı ve Tamer iki avucuna birden boca ettiği güneş yağını Ayça’nın sırtına ve omuzlarına ağır hareketlerle sürmeye başladı. Ellerini uzun uzun sırtında, belinde dolaştırdı. Ayça gözlerini kapamış, denizin sesini dinliyordu. Kendini epeydir bu kadar huzurlu hissetmemişti. Tamer’in masajı da hoşuna gitmişti. Adamın hareketlerinde bariz bir asılma hissediyordu. Buna aldırmadığına karar verdi. Sadece anın tadını çıkarmaya ihtiyacı vardı.

Tamer’in parmaklarının yanlışlıkla olmuş gibi bikinisinin içine bir an girmesiyle irkildi ama sesini çıkarmadı. Belki de bundan cesaret alan Tamer, ellerini Ayça’nın bacaklarının arkalarına götürdü ve normalde Ayça’nın ellerinin ulaşmakta hiç zorlanmayacağı bölgeleri yoğurmaya başladı. Yumuşak hareketlerle Ayça’nın kalçalarından ayak bileklerine kadar olan bölgeyi yağladı. Adeta her noktanın tadına varıyordu.

– “Oh ne güzel, bizi böyle yağlayan yok!”

Piraye’nin neşeli sesiyle Ayça gözlerini açtı.

– “Eline sağlık Tamer. Gerisini ben hallederim. Sen de kıskanmasana Piraye. İstesen Tamer senin de sırtını yağlar.”

– “Ben sabah odadan çıkmadan o işi hallettim. Bakın Sinan geliyor. Hadi hep birlikte muza binelim.”

Bu teklif herkesin hoşuna gitti ve böylece bizim dörtlü can yeleklerini takıp muza yerleşti. Yaklaşık 20 dakika süren muz macerasında defalarca suya düştüler. Çocuklar gibi eğlendiler. Bu arada muza tekrar çıkma çalışmaları sırasında Ayça’nın Tamer ve hatta Sinan tarafından ellenmeyen yeri kalmadı. Ayça kendine hayret ediyordu. Dün tanıştığı bu iki adama karşı hayatında hiç olmadığı kadar rahat davranıyordu…

Gecenin ilk saatleriydi. Ayça ve Piraye aralarında kıkırdayarak otelin merdivenlerinden lobiye iniyorlardı. Lobide Sinan ve Tamer’le buluşup Antalya’nın içine, şehrin ünlü diskolarından birine gideceklerdi. İkisi de son derece frapan giyinmişlerdi. Ayça; beyaz, vücudunu saran bir jean ve askılı pembe bir bluz, Piraye; dar bir bluejean ve göbeğini açıkta bırakan sarı bir t-shirt. Gerçekten çok alımlıydılar.Sinan ve Tamer kızları uzaktan görünce birbirlerini dürttüler.

– “Oğlum süper olmuşlar. Ayça’nın vücudu da Piraye’den aşağı kalmazmış.”

– “Bu gece sıra bende. Sen dün Piraye’yle uçuşa geçtin, bugün de ben Ayça’yı iyi edeceğim. Bana bak sakın kıza asılma!”

– “Ha ha ha…”

Yarım saat sonra şimdiden tıklım tıklım dolu olan diskonun kapısından girerlerken, Ayça uzun süredir bu tip bir ortama girmediğini düşünüyordu. Bu gece canının istediği gibi eğlenecekti. İçkilerini aldılar, piste biraz uzak, nispeten kuytu bir yere geçip oturdular. Yarım daire şeklindeki kanepenin ortasına denk gelen yerde küçük bir masa vardı. Masanın bir yanına Piraye’yle Sinan, diğer yanında Ayça’la Tamer oturmuşlardı. Müziğin sesinden insan yanındakinden başkasıyla konuşamıyordu.

Gözucuyla Piraye’ye bakan Ayça, onun Sinan’la hararetli bir muhabbete daldığını gördü. Yapabileceği tek şey Tamer’le ilgilenmekti. Böylece Ayça ve Tamer koyu bir sohbete başladılar. İyi de içiyorlardı. 2 saat içinde Tamer içkileri tazelemek için epey bir tur atmak zorunda kaldı. Etraflarındaki herkes kendi halindeydi. Genç çiftler pek de kuytu sayılamayacak yerlerde öpüşüp koklaşıyorlardı. Birden Tamer,

– “Evli olduğunu biliyorum. Piraye söylemişti. Sakıncası yoksa neden tatile yalnız geldiğini merak ettim.”

– “Piraye’nin de ağzında bakla ıslanmaz zaten. Neyse. Söylesene neden merak ediyorsun?”

– “Bilmem. Yalnızca merak işte.”

– “O zaman seni fazla merakta bırakmayayım. Şu anda Tolga ile ayrı yaşıyoruz. O yüzden tatile Piraye’yle çıktım.”

– “Ama neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Gerçekten çok meraklısın Tamer. Herhalde Piraye nedenini de söylemiştir.”

– “Ee…Bir şeyler söyledi, evet. Yine de işin aslını senden duymak istedim.”

– “İşin aslı diye bişey yok. Tolga beni aldattı. Ben de evi terk ettim. Özetle bu işte!”

– “Şaşırdım.”

– “Neden?”

– “İnsan senin gibi bir kadını neden aldatır ki?”

– “Nasıl yani?”

– “Çok güzelsin, her erkeğin başını döndürebilirsin…”

– “Teşekkür ederim. Bugün bana ne çok iltifat ettin. Anlaşılan Tolga böyle düşünmedi.”

– “İltifat değil. Senden çok etkileniyorum. Eşin elindeki hazinenin değerini bilememiş.”

Ayça cevap vermedi. Sadece gülümsedi. İçkisinden büyük bir yudum aldı;

– “Hadi dans edelim. Beni dansa kaldırmayacak mısın?”

Böylece kalabalık dans pistine yöneldiler. İğne atsan yere düşmeyecek kadar doluydu pist. Ayça ve Tamer ritme kendilerini bırakıp, hafif hafif salınmaya başladılar. Kısa süre sonra slow bir parça çalmaya başlayınca, Tamer ellerini Ayça’nın beline doladı ve genç kadını kendine iyice yaklaştırdı. Az sonra Ayça Tamer’in önündeki sertliği hissedebiliyordu. İrkildi. Bu kadar ileri gitmemeliydi.

Kendini biraz geri çekip, etrafını incelemeye başladı. Birden gözleri faltaşı gibi açıldı. Az önce kalktıkları kanepede Piraye ve Sinan sarmaş dolaş olmuş, öpüşüyorlardı. Piraye Sinan’ın kucağına oturmuştu. Sanki çevrede kimse yokmuş gibi rahattılar; dünya umurlarında değildi. Ayça’nın böyle dikkatle bakmasıyla Tamer de başını o tarafa çevirdi ve kumruları gördü.

– “Bizimkiler iyice havaya girmişler.”

– “Evet. Aralarında bişeyler olduğunu bilmiyordum.”

– “Görmüyor musun, birbirlerinden çok hoşlanıyorlar.”

– “Belli oluyor.”

– “Yaz aşkı dedikleri bu olsa gerek. İnsanın aklını başından alıyor.”

Tamer bu son sözleri doğrudan Ayça’nın gözlerinin içine bakarak söylemişti. Ayça gözlerini ayırmadan, ilk defa, Tamer’in hoş bir adam olduğunu düşündü. Kendisi için deli olduğu her halinden belliydi. İçk**en biraz başı dönen Ayça, kendine hakim olmazsa işlerin kontrolünden çıkacağını düşündü. Ne istediğine karar veremiyordu. Birden müzik kesildi. Sahneye çıkan şovmen, sıranın gecenin bilmem ne yarışmasına geldiğini anons etti. Ayça ve Tamer yerlerine döndüler. Piraye ve Sinan çok samimi bir şekilde, adeta kucak kucağa oturuyorlardı. “Saat onikiyi geçti”, dedi Piraye. “Hadi otele dönelim. Kumsalda şarap içeriz. Dün çok yorulmuşum, bu gece dans edecek halim yok.”

– “Ok. Hadi şaraplarımızı alıp kumsalda muhabbet edelim.”

Yaklaşık 1 saat sonra dörtlümüz otelin yan tarafındaki kumsalda, sabaha hazırlık olsun diye bırakılmış şezlonglara oturmuş, koyu bir sohbete dalmışlardı. Piraye ile Sinan diğerlerinin duyamayacağı bir sesle fıkırdıyorlar, sanki Ayça’ya bakarak gülüşüyorlardı. Bunun üzerine Ayça,”Dedikodumu mu yapıyorsunuz bakayım? Ne konuşuyorsunuz öyle fısır fısır?”

– “Hiç canım. Sinan’a senin ne kadar saf bir kız olduğundan söz ediyordum.”

– “Neden saf olayım ki?”

– “Baksana. Seni aldatan kocandan intikam almak aklından bile geçmiyor.”

– “Piraye!”

– “Kızmasana canım. Yalan mı? Hem dünyanın senin gibi insanlara da ihtiyacı var.”

Ayça kendini salak gibi hissediyordu. Sanki liseli mahçup bir kızmış gibi muamele ediyorlardı ona. Şu Piraye’den ne eksiği vardı ki? Nasıl da eğleniyordu haspa!

– “Siz kendi işinize bakın bakayım. Benimle uğraşmayın.”

– “Bakıyoruz zaten. Hadi Sinan biraz yürüyelim.”

Böylece Sinan ve Piraye kumsalın karanlığında uzaklaştılar. Ayça nereye, daha doğrusu ne yapmaya gittiklerini gayet iyi tahmin edebiliyordu. Birden Tamer’in elini omuzlarında hissetti.

– “Üşümüyorsun değil mi? Sanki titredin gibi geldi.”

– “Yok, hayır. Sadece düşünüyordum.”

– “Fazla düşünme canım. Bırak, gecenin tadını çıkar.”

– “Haklısın.”

– “Biraz daha şarap? Serin serin iyi gidiyor.”

– “Peki.”

Ayçayla Tamer şaraplarını içtiler, sohbete devam ettiler. Bir süre sonra Ayça konuşacak bir şey bulamadığından sustu. Sessizliği bozan Tamer oldu

– “Senden çok hoşlanıyorum Ayça. İlk gördüğüm andan beri. Seninle olmak için çok şey feda edebilirim.”

Ayça karışık duygular içindeydi. Bir yandan yeni tanıştığı bu adama fazla yüz vermek istemiyordu. Üstelik İstanbul’a dönünce Tolga’yla barışmak istiyordu. Öte yandan ortamın, içkinin ve Piraye’nin söylediklerinin etkisindeydi. Ne yapacağını bilemiyordu.

Birden Tamer’in elini yanağında hissetti. Herşey çok çabuk oldu. Tamer, bir eliyle Ayça’nın yüzünü kendininkine yaklaştırdı ve dudaklarını genç kadınınkilerle birleştirdi. Yumuşak bir şekilde öpmeye başladı Ayça’yı. Bunu hiç beklemiyordu Ayça. Kendini geri çekmek istedi ama Tamer’in bırakmaya niyeti yoktu. Bir yandan Ayça’yı öpüyor, bir yandan da ellerini saçlarında dolaştırıyordu.

Ayça’nın direnci kırılıyordu. O da Tamer’in öpücüklerine karşılık vermeye başladı. Artık liseli iki sevgili gibi uzun bir öpüşmeye kaptırmışlardı kendilerini. Öpüşmeleri romantik bir tarzdan gitgide tutkulu bir hale dönüştü. Tamer dilini Ayça’nın ağzına sokmuş, partnerinin sıcak ve nemli ağzında derin araştırmalara girişmişti. Ayça kendinden geçmişti. Tamer’in saçlarıyla oynuyor, erkeğin dilini zevkle emiyordu.

Dakikalar süren bu ateşli öpüşmeden sonra nihayet dudakları ve dilleri ayrıldığında ikisi de nefes nefese kalmışlardı. Tamer,

– “Harikasın Ayça. Harika öpüşüyorsun, sana tapıyorum” diyerek yüzünü Ayça’nın boynuna ve çıplak omuzlarına gömdü.

Ayça’nın çıldırtıcı parfümünü içine çekerek, boynunu ve omuzlarını öpmeye, yalamaya girişti. Ayça artık tüm kontrolünü kaybetmek üzereydi. Tamer’in sıcak dudaklarının teması onu çılgına çevirmişti. Başını geriye atarak kendini zevke teslim etmeye hazırlanıyordu ki, aniden gözleri 10 metre kadar ilerdeki bir karaltıya takıldı. Birisi onları gözetliyordu. Hızla toparlandı. Şaşkınlıktan aptallaşan Tamer’e fısıldayarak,

– “Orada biri var. Bizi izliyor” dedi.

– “Kim, nerede?”

– “Bilmiyorum kim olduğunu. İşte orada, bak. Kaçıyor.”

Gerçekten de karaltı farkedildiğini anlayarak hızla karanlığa karıştı. Ama olan Tamer’e olmuştu. Ayça duyduğu tedirginlikle tüm heyecanını kaybetmiş, hatta gitmek için ayaklanmıştı.

– “Ayça, nereye gidiyorsun? Yalvarırım gitme. Beni böyle bırakamazsın.”

– “Özür dilerim Tamer. Bir an kontrolümü kaybetmişim. Birbirimizi yeterince tanımıyoruz. Bu yaptığımız delilik!” diyerek ayağa kalktı, “Gitmem lazım.”

– “Kızdın mı bana? İncittim mi seni?”

– “Hayır. Sadece hazır değilmişim. Yarın görüşürüz. İyi geceler.”

– “İyi geceler Ayça.”

Ve Ayça kumsal boyunca uzaklaşıp, otele yöneldi. Tamer öylesine kalakalmıştı. Bir sigara yaktı.

“Bizdeki şansa bak! Tam işler yoluna girdi derken…”

Ayağa kalkıp denize doğru yürüdü. Uykusu yoktu. Ne yapacağını bilmiyordu. Acaba Ayça’nın peşinden mi gitmeliydi? Hayır, bu hiç birşeyi değiştirmezdi. Kumsalda biraz yürümeye karar verdi.

50 metre kadar yürümüştü ki, solundan bir takım sesler duydu. Gündüzleri insanların gölgesinden yararlandıkları bir kameriye vardı seslerin geldiği tarafta. Yavaşça yaklaştı. Bir ağacı kendine siper ederek kameriyeye baktı. Birden Sinan ve Piraye’yi gördü.

Piraye çırılçıplaktı! Sinan’ın ise pantolonu ve külodu dizlerine inmişti. Piraye Sinan’ın kucağına yüz yüze gelecek şekilde oturmuştu. Hafif hafif yaylanıyordu. Ayışığında kalçaları muhteşem görünüyordu.

“Vay canına” dedi Tamer, kendi kendine. “Resmen sikişiyorlar.”

Kasıklarında yükselen ateş tüm vücuduna yayıldı. Gördükleri aklını başından almıştı. Neredeyse onları izleyerek mastürbasyon yapacaktı. Ancak kendine hakim oldu. Geldiği gibi sessizce oradan ayrıldı. Daha fazla izleyerek moralini bozmak istemiyordu.

“Yarın Ayça’ya karşı başka taktikler uygulayacağım. Onu mutlaka elde etmeliyim. Yoksa…Yoksa ben de Piraye’ye mi yazılsam? Baksana ****** çatır çatır veriyor Sinan’a.”

Bu düşüncelerle otele yürüdü Tamer. Odasına çıktı. Hava çok nemliydi, ateşini söndürmek için duşa girdi. Soğuk su iyi gelmişti. Duştan çıkınca bir sigara yakıp, öylece yatağa uzandı. Ayça’yı ve az önce gördüğü manzarayı düşünmemeye çalışarak sigarasını içti. Az sonra horul horul uyumaya başlamıştı.

Devam edecek…

ŞENLİK BAŞLIYOR 02

ŞENLİK BAŞLIYOR 02
Arkadaşlar buraya şenlik devam ediyor diye başlık yapacaktım ama seri halinde olduğundan dolayı bu başlık oldu.

Bir efsane dolanıyordu ortalıkta. İnanmıyordum çok fazla ama bir fiil tatbik edince anladım. “Sikince, daha çok sikersin” bunu keşfeden adama nobel verilmesi gerekir. Ders kitaplarında okutulmalı o derece önemli bir formül.

Bizim koca memeli hatundan bir süredir haber alamıyordum. O kadar ki face’de yazdıklarıma bile cevap vermiyor, arıyorum açmıyordu. Delirmiştim yine gitti karı diye. Dükkandayım, bizim vitaminsiz birilerine yine bir şeyler satıyor. Bense göbeğimi kaşıyarak klimanın karşısında oturuyordum. Türbanlı bir kadın geldi. Yaş 30’ların başında zayıf normal boylarda bir hatun geldi. Bana doğru geldi. Benim laptobum vardı dedi. Baktım servise girmiş bekliyor. Serviste dedim. Tamam dedi. Sonra anlatmaya başladım işlemleri işte sizin laptoba şu girmiş bu girmiş ondan dolayı temizlik yapıyoruz filan. Muhabbete başladık. Ramazan ayındaydık hatta sonlarıydı yanlış hatırlamıyorsam. Neyse gönderdim bunu gitti ben de çıktım bir sigara içiyorum. Kadın da yakmış sigara içiyordu. Baktı gülümsedi bana. Hemen bittim yanında, ya bilseydim çay filan söylerdim çok ayıp ettim ben oruç tutuyorsunuz zannetmiştim filan dedim. Yok tutmuyorum dedi. Neyse muhabbeti koyulaştırdık. Ya durdu bu bana döndü: “Ben genç yaşta dul kaldım, çok yanlızım” dedi. Bir irkildim. O kadar porno film izledim. Yılan boğup sevişeninden, geri ödeme alamayan müşteriye muamele yüzünden şevişenini gördüm ama. Ayaküstü bu şekilde geleni ilk defa görüyordum. Hani avrupada kızlar teklif ediyordu. Şaşırmama rağmen ben de yalnızım dedim. Telefonlarımızı verdik birbirimize. Faceden ekledik birbirbirimizi.

Eve varır varmaz açtım face’i karıştırdım profilini. Bir arabın profilinde daha az arapça var o derece diyim yani. Yorumlar amin inş.lar almış yürüyor. Girdiğimde online değildi bir süre sonra online oldu başladık konuşmaya. Kadın çevre ilde oturuyormuş. Arada gezmeye geliyormuş şehire. Ailesi ile yaşıyormuş filan. Muhabbet iyice koyulaşınca cinselliğe getirdim konuyu yine. İşte nerede o erkek filan diye konuşmaya başladı. Kadının fantezi dünyası inanılmazdı. Yalamayı yalatmayı seviyorum dedi. Tangadan başka bir şey giymeyi sevmiyorum dedi. Yataktan çıkmayı sevmiyorum dedi. Erkeğin kıllısını seviyorum filan dedim bunların hepsi ben de var gel dedim. Olmaz bir hafta sonra dedi. Tamam dedim.
Bir gün sonra ağdaya gitti. Aradı eve vardığımda,ağdaya gittim kaymak gibi kaldı dedi. Şimdi eline al sikini dedi. Benim için boşal dedi. Deliye dönmüştüm. Ben de şu an senin için boşalıcam dedi. İnlemeleri beni deli ediyor, iç çekişleri kafayı yedirmişti bana. Benim inlemelerim de galiba onu coşturmuş ki o da deliye dönmüştü. Göremiyordum ama hissediyordum karıyı. O boşalana kadar ben iki üç defa boşalmıştım zaten. İşte dedi türbanlı bir kadının farkı dedi. Bizi göremezsiniz ama hissedersiniz dedi. Kemiklerindeyim iliklerindeyim dedi. Orada olmasam da busem sikinin üzerinde vücudum senin altında inledi dedi. Ayağını denk al tadıma bakan bırakamaz dedi. Deliye dönmüştüm zaten. (Ufaktan da karının deli mi yoksa azmasından dolayı kendini mi tatmin ediyor bilemiyorumdum). Nolursa olsun gel ben dayanamıyorum hissetmek de güzel ama tutmak ayrı bir şey dedim.
Boş günümde geldi.(Zamanında gelen kadın en sevdiğim). Dışarıda bir şeyler içelim dedim. Yok, katiyen olmaz dedi. Alkol kullanmadığını bu şekilde öğrenmiş oldum. Neyse kola fanta idare ettik. Vardık eve. Tam atlayacam üzerine “dur” dedi. Soyun dedi. Soyundum. Tuttu elimden götürdü banyoya. Soktu beni. Başladı yıkamaya beni. Bir yandan öpüyor bir yandan sikimi okşuyor. Arada ağzına alıyordu. Deliye döndüm iyice ama bırak dedim kedini.

Çıktık banyodan hatun hala pardesü ile ben çırılçıplak. Geçtik yatakodasına. Pardesüsünü çıkardı. İçinde kırmızı jartiyer. Yumuldum buna. Ama başörtüsünü çıkarmıyordu. önce çıtçıt çoraplarını çıkardım. Ardından var mı yok mu belli olmayan ip tanyayı ve ardından sütyenini. Kadın resmen kaymaktı. Yumuldum amcığına. Önce yanaklarını yaladım. İnlemeler odayı inletiyordu. Sonra klitorise geldim. Yumuldum somuruyordum o da resmen kendinden geçmiş gözleri dönmüştü. Sonra bir an doğruldu yatırdı beni yatağa. Önce bir öpücük koydurdu sikime. Başladı somurmaya. Böyle saksoyu ben sadece travesti pornolarında görmüştüm. Sikimi gırlağına kadar sokuyor ardından çıkartıp üzerine tükürüyor ve devam ediyor. Arada dil darbeleri ile beni inletmişti. Tuttum bunu aldım altıma soktum. İnanılmaz derece sıcak, ıslak ve sıkıydı. Am göt bir arada gibiydi. Başladım gelip gitmeye. Boynumdan öpüp kulağıma hisset beni diye diye inliyordu. Gözleri dönmeye başlayınca, boşaldı. Ben de hemen ardından çıkardım ve vücuduna boşalmıştım. Parmağı ile sikimin üzerinde gezindi ve parmağını bulaşan spermlerini emiyordu. Bunu öyle keyfine yapıyor gibiydi, bir dakika sonra sadece onu izlemeye başlamıştım. Muhteşem bir görüntüydü.

Sigaralar duşlar bildiğiniz muhabbet. Uzandık yatağa. Sarılmıştı bana. Kulağıma noldu cicim bittin mi dedi. Nasıl gaza geldiysem hemen sikim kalkmıştı. Tuttum bunu tekrar yalamaya başlamıştım. Bir süre sonra yalama işlemi 69’a döndü üstte ben altta o. Sömürüyorduk birbirimizi. Ardından domalttım bunu başladım sikmeye. Islak, sıcak ve dar bir am. İnleyen bir hatun ve pompalayan ben. Daşaklarım klitorisine değiyor o daha da kendinden geçiyor, boşalıyordu. Ben sayamadım ama en az 2 kez boşalmıştı pozisyonda 20 dakika filan devam ediyordu. Ben boşalmamak için kendimi tutuyordum. En sonunda boşalacam dedim. Döndü yamuldu sikime. Ağzına bir verişim var ama ağzı benim spermlerimle dolmuştu. Hepsini yuttu geri kalanları kedi gibi teker teker yaladı.

Birlikte yıkandık ama Saçlarını açmamıştı hala. Aç saçlarını da yıka dedim. Yok olmaz dedi. Sır olacak o dedi ki merak et beni. Telefon etti bir yerlere ve bu gece burada kalıyorum dedi. Oturduk muhabbet ettik. Yemek yaptı yedik, uyuduk.
Sabah olunca gitmek için hazırlandık. Kulağıma yanaşıp usulca “Hoşçakal, gelecem yine eğer istersen canım” dedi. Titredim ama mesaiyi kaçırmak istemediğimden bir şey yapamadım. “Tabi ki geleceksin” dedim. Vedalaştık kulağıma “hisset beni” dedi. O otobüs firmasına ben de işe gittim.

İşe vardığımda, kapıda yine bizim koca memeli karı vardı. Usulca “özlettin kendini arada ara canım” dedi.

O kadar yerde çalışmıştım. O kadar karı kızın içindeydim. Böyle bir yerde bir anda iki karı kaldırmak üst üste enteresan gelmişti.

Devamı gelecek….

Annemin Istegi

Annemin Istegi
bu siteleri okurken daha kucukken basimdan gecen bir olayi yazmak istedim.anlamadigim bir sey kafamda hala acaba esk**en esatanmi fakirdi ulkemiz yoksa tum cahilliktenmi geliyordu bilmiyorum cunki koy yerleri daima geriden gelen cahil insanlarla dolu idi cunki isin fazlasini bilmez ticareti bilmez sadece kendi yaginda kavrulan bir toplumduk ama simdi lerde oyle degil herkes uyandi gercegi yasamaya basladi neyse biz hikayemize gelelimozamanlar daha 12 yaslarinda orta okula yeni kaydolmustum bizim koyde orta okul olmadigi icin ilceye okumaya gidipgeliyorduk yaklasik yaya 45 dakika bizim koye tabiki ben okuldan geldim annem camasir yikiyordu babam o zamanlar fransada idi tabiki kis gunu oldugu icin camasiri evde odanin icinde yikiyordu koy yerlerinde ekseri ev icinde basmadan yapilma picamalar giyilirdi annem oglum yemek hazir gec yemegini ye ustunu soyun seni yikayipustunu degistir dedi bende oturdum annemin tam arkasina yemek yemeye basladim tabiki annem comelmis vaziyette camasir yikadigi icin picamasi iyice assagi siyrilmis nerdeyse gotunun yarisi gorunuyordu bende hem ekmek yiyor hemde annemin acilan got yarigina bakiyordum sikim tamamen kalkmis hayalkuuruyor biraz daha acilirmi diye gozumu gotunuden ayirmiyordum tabiki annem bu olayin farkinda degildi ben bu ara iyice heyecanlandim eger korkmasam saldiripsikecektim ben bu sekilde yemegimi bitirdim ve ortaligi toplayip biraz olsun kendime geldim kiz kardesim daha okuldan gelmemisti annem camasiri bitirdi ve bana donerek gel once ben yikanayim sen sirtimi kesele sonra ben seni yikarim dedi bende olur dedim ve benim gozumun onunde ustunu cikardi ve picamasinida cikararak eliyle on tarafini kapatip legen dedigimiz buyuk kabin icine iki dizinin ustune oturdu ve kafasinina su doktu ve sabunlamaya basladi iki dizinin ustune oturdugu icin gotu tamamen ortada kaldi ben tam manasi ile gorebiliyordum bu ara ben arkasinda kaldim ve basi sabunlu oldugu icin beni gormuyor o hala her tarafini sabunlayip kendini temizllemeye calisiyordu bir ara bana al sunu sirtimi iyice sabunla dedi ve keseyi iyice gozleri yumlu halde sabunlayip elime verdi bende omuzlarindan baslayip sirtina dogru keseyi surtuyor bazende gotune karsi iniyordum bu ara annem tamamen one dogru egildi sanki domalir vaziyeti aldi ben hem keseliyor hemde gotune bakiyordum o zaman kucukte olsam sikim kazik gibi oldu ben bu ara iki elimle arkasina gectim hem kese ve hem elimle sirtini surtuyor bazen ciblak elimle got yanaklarina karsi elimi sivazliyarak hareket ediyordum annemde hic ses yok ben boylece hic bitmesin istiyordum ben anneme dedim anne bende soyunayim ikimiz yikanalimmi dedim soyun hemen gelde sende sabunlan dedibende soyundum maksadim acaba sikimi tenine surtebilirmiyim diye ama korkuyordumda cunki gozunu acip baksa sikim kalkikti ama bu ara iyice cesaretlenip kendimden gectim hem sabunluyor hem keseliyorum cunki ben legenin icine girdim ve annemin arkasina gectim ve annemin arkasinda iki dizimin ustune geldim ve keselemeye devam ettim bu ara annem yine one egildi sikim nerde ise got yariginin icine girecektiki ben kendimi geri cektim ama yinede biraz degdi aklim cikti donerde bakar diye ama bakmadi annemin ayak topuklarina dizim iyice degmeye basladi annem onumde iyice egildi ve sirtini keselemeye basladim bana bastir biraz kir ciksin diye seslendi cik omuzlarima dedi bende omuzlarina yetismek icin mecbur anneme yaslanmam lazim geliyordu cunki yetisemiyordum bende biraz yaklasip omuzlarina uzaninca sikim tam annemin got yariigina degdi ben cekildim ama got yarigina girip cikmisti o an oyle heyecanlandimki sanki oldum de dirildim annemden hic bir hareket cikmadi oyle durdu ve assagi yukari iyce sabunla surt diye seslendi bende hem yukari omuzlarina dogru ciktikca sikim got yarigina giriyor cikiyor ve boyle biraz daha keseledikten sonra annem durulanmak iicin su dok diye seslendi ben ne yapacagimi sasirmis vaziyette sikimi saklamaya calisiyordum ve annem kalkti ben hemen legenin icine oturdum annem kurulandi ve basladi beni sabunlamaya ayaga kalk dedi ben onumu kapadim kalktim annem hertarafimi sabunladi hatta sikimi dahi sabunlayip su dokerek temizledi ve kurulanip ciktim ama bu olay bende cok buyuk bir etki yapti aksam yemeklerimizi yedikten sonra yatma zamani geldi zaten ben kardesim ve annem bir arada yatardik yattigimizda hala annemin o gotunun sekli aklimdan gitmiyor dusundukce sikim kalkiyordu annem daima picama ile yatar ben arkasindan sarildim ve sikimi gotune dayamis duruma geldim ve uyur numarasi yaparak iyice yaslandim bu ara annem benim sikica sarildigimi hissedince oda kendini tamamen bana yasladi sikim tam got yarigina yerlesti ama annem daha uyumadi iyice biliyorum ve sol eli ile arkaya dogru elini verdi ve beni iyice yaslamak icin kendine dogru cekti ben bu ara iyice beline sarildim ve oylece kaldim annem biraz daha durdu ve yine elini arkaya atarak beni dahada yapistirdi ben tamamen kendimi kaybetmek uzere idim annem aniden kalkip diasri cikti ben hemen gozumu yumup uyur vaziyeti aldim annem disaridan geldi gece lambasi yanik oldugundan bana bakti ve bu sefer picamayi gotunun yarigina kadar indirdi ve yatti yine bana arkasini donerek eli ile beni iyice yapistirdi ve arkasini bana dogru iyice yasladi ama korkumdan ben hic hareket yapamiyordum biraz daha oyledurdu baktiki sikim yarigina girmedi ve beni uyandirip kalk oglum picamani cikar rahat yat dedi ve ben kalktim ve picamami cikardim ve kilotla yattim ve bana sirtini dondu bu ara picamasini iyice indirmis bana siki saril arkama dedi ve beni iyce kendine yasladi ben kendine sarilirken elimi gotune dogru kaydirdim ve ciblak oldugunun farkina vardim bende kilotumu indirip sikimi ortaya cikardim ve annemin arkasina sarilip sikimi yarigina soktum annem biraz daha kipirdayip sikimi tam gotunun yarigina getirdi ve oyle durdu benim sikim sicakligi duyunca tamamen sertlesti bende cesaret alarak yavas yavas kipirdamaya hareket etmeye basladim annemde hic ses yok sadece sirti donuk oylece kaldi ben biraz daha hareket ederek sikimi iyice yasladim ve sikimi sokacak delik aramaya basladim ben bu ara iyice cesaretlendim ve biraz geri cekilip elimle sikimi amina yerlestiripusulca icine girdim bu ara annem iyice one dogru egilir gibi yaparak iyice egildi ve sikim tamamen aminin icine girdi ve ben yavas yavas gidip gelmeye basladim ve dayanamadim icinden cikip bosaldim ve oylece kaldim annem hic hareket etmedi ben biraz daha durdum ve yine arkasina yapistim bu sekilde biraz bekledim benimki yine uyanmaya basladi ve iyice sertlesti ben yine icine girdim ben hareket etmeye basladim bu ara annem bana donerek ustune cikardi ve hic konusmadan ben yine bosaldim ama icine cunki beni icinden cikarmadi biraz boylece bekledikten sonra ben ustunden indim ve yanina yattim bu ara annem iyce sarildi ve oylece uyuduk sabah kalktigimizda annem suyu isitmis yikanmami soyledi ve ben yikanip tekrar okula gittim bu olay benim kafamda buyuk bir sekil uyandirdi ve okuldan sonra eve geldigimde annem her zamanki gibi ev isleri ile ugrasiyor ben hemen uzerimi soyunup ahira bakmak icin anneme yardima gittim ve annemin yanina sokularak arkadan kucakladim ve yanagindan optum oda bana karsi gotunu surterek ne o yinemi canin cekti yoksa dedi bende sikilarak evet dedim bana donerek sakin kimseler anlatma haaaa diye tembih etti yardim ette su hayvanlari bagliyalim sana yine veririm dedi bende sevincle bir daha optum ve hayvanlari baglamaya basladim hayvanlari bagladik altlarini kuruladik ve ben bu ara hem arkasindan sariliyom hemde is yapiyorum bir ara annem fazlaliklari almak icin egildi ben hemen arkasindan yanastim etegini kaldirdim ve picamasini indirdim bana sabret su is bitsin yapalim dedi bende dinlemedim ve hemen sikimi cikarip arkadan domalli vaziyette iken sikimi amina surtmeye basladim annem durdu hadi bakalim yap dedi ve ben sikimi amina sokupgidip gelmeye basladim sikim amina girdikce bastir daha bastir diye soyleniyordu ben arkasinda biraz daha gidip geldim ve bosaldim ama acelecisin daha bende bir sey yok tam zevke gelecegim zaman sen biitiyorsun dedi bende bir daha yapariz dedim dur o zaman evde yapariz dedi ve hemen eve gittik annem perdeleri cekti kapiyi kilitledi ve soyunmaya basladi ben zaten hemen soyundum altimiza bir yatak serdi ve yatti bende hemen ustune cikarak memelerini ve dudaklarini her tarafini sevmeye basladim tekrar memelerine geldim ve asagilara inerek dilimi amina sokup yalamaya basladim annem sanki kendinden gecmis ucuyordu sanki ben birazdaha emdim ve uste yalayarak ciktim ve dudaklarina yapistim bir ara dur hizli opme morartacaksin sonra el ne der dedi ve yine devam ettik ben sikimi ayarladim ve amina tekrar girdim gidipgelmeye basladim ben anne domalda oyle sikeyim utaniyorum dedim ve domaldi iki elimle got cenetlerinden tuttum ve sikimi yerlestirdim gidip gelmeye basladim arada cikarip sikimi hafif kahverengilesmis got deligine dogru kaydiriyor tekrar amina giriyordum ve bu sekilde icine yine bosaldim onceden hazirladigi bezle o amini temizledi bende sikimi ve giyindik biraz sarildik ve kalktik annem baziisleri yapmak icin cikti bende o gunku derslerimi yaptim bu ara kardesim okuldan geldi yemegini yedi ve halamlara gitmek icin evden cikti ve gitti bende annemin yanina gittim annem bahcede bir sylerleugrasiyordu cunki hava cok guzeldi bahar geliyordu tam aksam gunesinin son zamanlari idi bahceye girdigimde annemi domalli vaziyette gordum arkasindan vardim ve gotunu avucladim bana aman bir goren olur bir daha disarda yapma dedi ve bende olur dedim bu ara aksam oldu biz isleri bitirip annemle birlikte bizde halamlara gittik orada biraz oturduk kardesim halamin kizi ile yatti ben annemle geri eve geldik yataklari yaptik ve yattik ben kilotla yattim annemse picama ile ben hemen yine saldirdim ve opmeye basladim dur o zaman su perdeyi kapatalim belki bir gelippencereye bakan olur dedi ve kalkti perdeyi kapatip picamayi cikardi ve yatti ben yine ustune ciktim ve opmeye basladim memelerine dogru indim ve yavas yavas ope ope amina kadar geldim ve dilimle amina daireler cizip emmeye basladim annem iki eli ile kafami bastiriyor ve kesik kesik soluyordu sanirim boasldi ufffff ufffffff diye ses cikardi ve benim kafami aminin ustune iyice bastirdi ben yine yaliyordum ve elleri gevsedi bende yine sverek yukari dogru ciktim ve sikimi iyce sulanmis amina yerlestirdim gidip gelmiye basladim ben annemin yan tarafina uzanip arkasini bana karsi dondurdum ve arkadan amina girdim birazda boyle yaptiktan sonar domalmasini soyledim ve bacaklarini iyice acarak oyle bir domaldiki ami ve gotu atamen tabak gibi ortaya cikti ben yine amina girdim arkadan vurmaya basladim ben gidipgeldikce iyice yamisiyor arkasini iyce kaldiriyordu bende sag elimin parmagi ile gotune yavas yavas surtuyor bazen icine sokup cikariyordum parmagim gotune girdikce biraz belini dogrultuyor tekrar saliyordu ben gotunu iyice tukrukledim amindan cikarak gotune surtmeye basladim bana usul usul sok birden yuklenme dedi bende aynisini yaptim gotunun icine tamamen girdim ve gidipgelmiye basladim ben annemin gotune soktukca belini asagi iyice indiriyor ve kafasini havaya kaldiriyordu boyle bir ara gidipgeldim ve dunyanin en guzelzevkiyle icine patladim oylece kaldim icinde biraz daha durdum ve yavas yavas icinden ciktim yine amini ve gorunu temizledi dondu benim sikimide temizledi egildi sikimden optu ve yanima yatip sarildi sen olamsa idin ben ne yapardim canim yavrum dedi ve oyle kaldi biraz durduktan sonra kalk giyinde gelen olursa boylegormesin dedi ve ben kilodumu giyip yattim sabah annem once kalmis ve kahvaltiyi hazirlamis cunki gunlerden cumartesi okul yoktu kahvaltimizi yaptik hava cok bulutlu idi birazdan bir yagmur basladi sanki sicimden bosalirgibi yagiyordu annem cama dogru yaslandi disariyi seyrediyordu iki dizinin ustune gelmis domalmis belini ogmis sanki gotu disariya cikmis bir durum almis bende hemen arkasina gectim ve beline sarilip arkasina dayandim hem disari bakiyor hemde bana aman eller gorur su perdeyi kafama kadar cek seni gormesinler dedi bende hemen kalkip peredyi annemin kafasinin hizasina kadar cektim ve arkasinda yine yerimi aldim bir iki surtundum ve sikim yine kalkti etegini kaldirdim ve picamasini indirdim offffff o guzelim got yine karsimda got cenetleri bembeyz tam yariginin orasi hafif kahverngilesmis cok guzel bir goruntu hemen kemerimi cozdum sikimi cikarip hem gotunu hem sikim tukrukledim ve gotune sokmaya basladim arada yavas aciitin diyordu ve tamamen icine girdim ve ellerimi iki yandan tuttum ve sikmeye basladim bir hayli gidipgeldim ve son darbeyi vurdum ve icine bosaldim annem hic kendini bozmadi hemen ben bezi aldim arkasini ve sikimi temizledim ve donunu geri cektim etegini indirdim ve gunlerimiz babam izine gelinceye kadar boyledevam etti daha sonra diger hikayemi yazacagim simdilik hoscakalin

Bir erkeğin gizli dünyası– KIBRIS

Merhaba arkadaşlar,

son anlattığım Kapadokya gezimizin üzerinden yaklaşık altı ay geçmişti.karımla bu süre içerisinde yoğun bir iş temposu içine girmiştik.Akşamları yemeğimizi yerken sohbetler ediyor bilikte film izliyor,normal gündelik yaşamımıza devam ediyorduk.Size daha öncede söylediğim gibi,yaşadıklarımız ne olursa olsun günlük yaşantımıza asla yansıtmıyor ve o konu hakkında bir daha konuşmuyorduk bile.sadece bazı hafta sonları içip seks yaptığımız sırada çok ayrıntıya girmeden bazı olayları hatırladığımızda oluyordu.bu şekilde yaklaşık altı ayı geçirmiştik ve bir gece film izlerken karım yazın yaklaştığını,tatil için düşündüğüm bir yer olup olmadığını sordu.bende hiç düşünmediğimi ayrıca bu yaz yoğun olacağımı söyledim.karım ise valla ben çok sıkıldım Ayen,yazı iple çekiyorum.sakın bu sene tatile gitmeyeceğimizi söyleme demişti bana.Bende, mayıs gibi bir kaç gün izin alabilirim belki. sen uygun biyerlere bak ozaman dedim.karım ise tamam ozaman ona göre bir plan yapayım bende dedi ve o gece bu konuyu kapatmıştık…

bu konuşmanın üzerinden bir kaç gün geçmişti ki,karım birgün işteyken beni aradı.Ayen beş günlük bir tatil ayarlamayı düşünüyorum tarihleride şunlar,bana kesin birşey söyle rezervasyon yaptıracagım.kampanyalı güzel bir otel buldum dedi.Bende neresi diye sormadan olur sen ayarla dedim.akşam eve gittiğimde de rezervasyonu yaptırdığı yerin kıbrısta güzel bir otel olduğunu öğrenmiştim.kıbrısa gidiyoruz yani dedim gülümseyerek:)? karım ise hiç öyle heveslere girme canım,sadece deniz ve güneş! kumar yok dedi..bende bakarız gidince diyerek kapattım konuyu.

ve bu konuşmanın üzerinden de bir ay kadar zaman geçmişti ki tatil zamanımız gelmişti.Türkiyede havalar yağmurlu ve serindi.Ama kıbrısa baktıgımda otuz derece civarı görünüyordu.Bizde ona göre kıyafetler alarak hazırlıklarımızı tamamladık ve havaalanına gittik.

daha ucaktan iner inmezde yüksek nem ve sıcak hava bir anda kendini hissettirmişti.havaalanından çıktığımız sırada da bizi karşılamak üzere transfer aracı bekliyordu.daha sonrada bir saatlik bir yolculuktan sonra otelimize varmıştık.Gittiğimiz otel de magusa da kaya artemis adında bir oteldi.

daha önce giden arkadaşlar var ise anlattığım olayların geçtiği yerleri hatırlayacaktır eminim ki.

neyse araçtan indik güzel lüks bir otele giriş yaptık.kalacağımız oda da artemis tapınağı adında ana binanın içinde bir yerdi.otelin içi gerçekten çok lüks ve gösterişliydi.bu arada size birşey daha itiraf etmek istiyorum.karım daha sonra bu yazdıklarımı okurken bana kızacaktır eminim ki:) ben karımın rezervasyon yaptırdığı otele gitmeden telefon açtım.şimdi şöyle anlatayım size,otelin iki çeşit müşterisi var.biri aile müşterisi.çoluk çocuk gelip denizinden hizmetlerinden faydalanan birde kumarhane müşterisi.ikisininde rezervasyon sistemi ayrı çalışıyor.karım normal halkla ilişkilerden rezervasyon yaptırmıştı.ben ise kumarhane müş.hizmetlerini arayıp farklı bir rezervasyon yaptırdım.kumarhane hesabıma 5 bin tl yüklenecekti.kumarhane müşterisi olduğum için otelin bütün imkanlarından ücretsiz faydalanabilecektim.masaj,sauna,vip havuz ve sahildeki localar…

mesela sahilde ki locanın günlük kirası bin tl.ama kumarhane müşterisi olursanız bütün hizmetler ücretsiz.ayrıca daha önce bahsettiğim gibi artemis tapınağı isminde ki ana binada kalıyorsunuz.direk altı kumarhane olduğu için.normalde aile müşterisi olarak gittiğinizde sizi ana bina haricinde ki villa tarzı evlerde konaklatıyorlar çünkü.bütün bunları karımdan habersiz yaptım evet.çünkü ona söylemedim bir zamanlar kıbrısa çok gittim diye:) ama kumarhane müşterisiyseniz her zaman daha kaliteli tatil yaparsınız;)

neyse kalacağımız odaya girdikten sonra ben hemen klimayı açtım.kıbrıs yanıyordu resmen.sırt üstü de attım kendimi yatağa.karım ise şu eşyaları boşaltayım da bi çarşıya inelim dedi.ne çarşısı aşkım dedim.ya bikini flan alacağım dedi.ben ise sinirlendim tabi.o işleri niye gelmeden halletmedin,burda nerde bulacaksın mağazayı,gelirken görmedin mi heryer dağ bayır burda dedim.

karımda çok dik kafalıdır.iyi tamam sen yat dinlen ben giderim dedi sinirle.sonrada baktım üstüne şort flan giyiyor hazırlanıyor.oflaya puflaya tamam gidelim dedim mecburen.tribede hiç gelemem:)

ama her zaman kazanan kadınlar tabi…

hazırlandık indik tekrar lobiye.karım üstüne kısa bir kot şort üstünede göbeği açık bi bady,ben ise kot şort, tşort çıkmıştık.tabi inerken de odada ki mini bardan küçük bir şişe viskiyi arka cebime sıkıştırmıştım.ne de olsa tatil başlamıştı:)

lobiden taksi istedik.bir beş dakka sonrada geldi taksimiz.sonra da 45 dakikalık bir yolculuktan sonra merkeze indik.merkez diyorum ama Türkiyede ki gibi mağazalar flan yok orda.böyle tek tük bir kaç mağaza,sonra iki yüz üç yüz mesafede başka bir mağaza.sıcak nem…

taksiden inmeden dedim ki karıma,nerden alacaksan ordan alıp geri dönelim dedim.oda dur internetten bakayım hangi mağaza varmış burda diyerek araştırdı,sonrada taksiciye şuraya gidelim dedi.geldiğimiz yerde lüks büyük bir mağazaydı.böyle dışı ahşap kahverengi ama bayada şık görünüyordu.içeri girdik..yüzlerce bikini iç çamaşırı..tam ortada ise siyah deri yuvarlak bir puf gibi bişe vardı.içerisi baya zevkli döşenmiş bir mağazaydı.beni ilgilendiren ise buz gibi olmasıydı:)

kendimi ortadaki pufun üstüne bıraktım.arka cebimden de viskimi çıkarttım başladım içip etrafa bakmaya.yavru vatan da olsa turist sayılırsınız.ve tatildeydim:)

zaten daha havaalanında iner inmez yurt dışına gelmiş hissine kapılırsınız kıbrısta.insanları o kadar rahat ve vurdumduymaz ama bir o kadar da kibar ve anlayışlı…

karım mağazada tek tek bikinilere bakarken beğendiklerini koluna atıyordu denemek için.bende onu izliyordum arkasından.bu sırada içeri girerken bişe dikkatimi çekmişti.girişte büyük bir banko vardı.ve orda bayanın birisi oturuyordu.ama mağazanın içi bomboştu.ne bir müşteri vardı bizden başka nede yardımcı olacak bir çalışan.hemen Türkiyeyle kıyasladım içimden.şimdi Türkiyede olsak on tane çalışan gelmişti yanımıza.ve içeriside tıklım tıklım olurdu diye geçirdim içimden…

karım bikinilere bakarken bir anda arkasına dönüp bana bakarak sordu.aşkım şunu beğendim ama bedeni küçük.kimse yok mu yardımcı olacak diye..bende sağa sola baktım en son kasadaki bayanla gözgöze gelince,pardon hanımefendi kimse yok mu yardımcı olacak diye sordum.

oda başını yana yatırıp yan tarafa bakarak arkadaşlar yardımcı olur musunuz diye seslendi..

kadının seslendiği yere bakıyorduk bizde karımla..ve tam o sırada bir bayan birde erkek çıktı içerden.ama önden çıkan erkek olduğu için o geldi bize doğru.tam bana soracakken ben elimle karımı işaret ettim.sonra karıma dönüp buyrun nasıl yardımcı olabilirim dedi.karımda sordu bu bikininin bir büyük bedeni var mı diye.bu sırada ben çocuga baktım o sırada.

çocuk diyorum ama yaşı gençti aslında.en fazla yirmi üç yirmi dört ama çocukta bir vucüt var,bildiğin hulk gibi.esmer bakımlı ama tam bir herkül gibi bişeydi.o ilk gördüğüm kıbrıslı erkekti çok şaşırmıştım.ama daha sonra kıbrıslı erkeklerin fitness a ne kadar meraklı olduklarını sonradan öğrenecektim:) neyse çocuk gitti depodan karıma istedigi bikinin bir büyük bedenini getirdi.karımda elinde üç dört bikiniyle kabine girdi.ben ise oturduğum yerden hem viskimi içiyordum hemde adının özgür olduğunu öğrendiğim çocukla sohbet ediyordum.gerçekten çok sıcak kanlı efendi kibar biriydi.

baya bir sohbet ettik onunla.zaten içerdede bizden başka hiç müşteri yoktu o sırada.

derken karım seslendi bana.Ayen bakar mısın bi.gittim perdenin içine başımı sokup efendim aşkım dedim.karım da ya şunu beğendim ama sence nasıl diye sordu.baktım benim çok hoşuma gitmedi.üstü sarı altı siyah sıradan bişeydi.yani sen bilirsin ben pek beğenmedim çok sıradan duruyor dedim.karımda benim öyle dememle ya ayen baksana ben aslında brezilya model bikini istiyordum.

iç çamaşırlarımdan biraz daha kapalı oluyor.vardı burda da emin olamadım ne dersin diye bana sordu.bende sen bilirsin karım dedim.benim öyle dememle de karım tekrar şortunu tşörtünü giyip çıktı kabinden.şunlara bakayım bi eğer beğenmezsem bunu alırım deyip sarı siyah bikiniyi ayırdı kenara.bu sırada bende tekrar yerime oturmuş içmeye devam ediyordum.bu arada sıcaktan mı uzun zamandır içmediğimden mi bilmiyorum küçük şişe beni baya çarpmıştı.son yudumuda alıp şişeyi çöpe atmak için yerimden kalktıgım da yer ayağımın altından kaydı sandım biran.

sonrada ayakta bir süre durup dengemi sağlayıp özgürle gözgöze geldim ve oda anladı çarpıldığımı güldü bana:) bende göz kırparak iyiyim gibisinden gülümsedim ona.

bu sırada canım sigara istemişti.çıkarken karım hala bikini seçiyordu.bende sigara içeceğimi söyleyip kapının önüne çıktım..sigaramın yarısını içmiştim ki içeri doğru baktım bi.karım görünmüyordu.

bikinisini seçti deniyor heralde diye düşündüm.neyse bir iki nefes daha almıştım ki sigaramdan bir gözümde içerdeydi..ortada karımın denediği bikinileri askıya takan özgür bir anda kabine doğru yürümeye başladı.karım denediği bikininin yine küçük veya büyük bedenini isteyecek heralde diye geçirdim aklımdan.

ve o anda da başını kabinin perdesinden çıkartıp özgüre birşeyler söyledi.konuşmaları duyamıyordum ama onları görebiliyordum.tahmin ettiğim gibi bedeni olmadı heralde diye düşünürken…karım tekrar kabine girdi ve daha sonra da özgür perdeyi kenara çekip başını içeri soktu..o anda bir kıskançlık dalgası sardı bütün bedenimi.bir anda içeri girecek gibi oldum ama sonra elimdeki sigaraya bakıp bir nefes daha çekeyim diye bekledim.ama gözüm sürekli içerdeydi.özgürün başı hala perdenin içinde ama arkadan sırtını ise görebiliyordum..bu şekilde yaklaşık 15 20 saniye kadar durdu.sonra da perdeyi kapatıp depoya dogru yürüdü.ben ise o sırada içeri girip kabine doğru yürüdüm.tam perdenin önüne gelince de karıma seslendim.noldu aşkım oldu mu dedim.karım ise sesimi duyunca baksana sence dar mı bu ben kararsız kaldım dedi.perdeyi araladı o sırada.

ben ise bakakaldım karıma.çiçekli morlu siyahlı bi bikiniydi üstünde ki.göğüsleri bikinini içinde sıkışmış nerdeyse fırlayacak gibi duruyordu.altında bişe yoktu önden görünüşüyle.ama arkasını dönünce kalçaları aklımı yerinden alacaktı o an.kalçalarının ortasına kadar çıkıyordu bikinin yanları.karımın iri olan kalçaları dahada iri ve çok seksi görünüyordu.belinin iki yanında fiyonklar vardı.sonra bir anda önüne dönüp nasıl dedi.ben ise gülümsüyordum o an sadece:)

fenaa dedim gülerek.karım ise of ayen ya ciddi soruyorum dedi.bende altı iyi ama üst dar olmuş biraz dedim.karımda bende öyle düşündüm bunlar takım oldugu için alt üst alamıyorum ama bir büyük bedenini deneyeceğim dedi.tamam dene bakalım dediğim sırada özgür gelmiş perdenin yanından karıma bikiniyi uzatmıştı.bu sırada perde açık özgürde bende karımı görüyorduk o şekilde.

derken karım perdeyi kapattı ve diğer bikiniyi denedi.sonrada perdeyi aralayıp bu nasıl olmuş diye sordu.bu sırada özgür kabine yakın olduğu için perde aralanınca direk baktı karıma.sonrada yaklaşıp bu biraz daha iyi görünüyor dedi.ben ise oturduğum yerden hiç kalkmadan o tarafa doğru bakıyordum.karım bir süre özgürle konuştu bikini hakkında.sonra da perdeyi tekrar kapatıp yeni aldığı bikiniyle çıktı kabinden.yanıma gelince de tamam sarıyıda alıyorum bunuda deyip kasaya dogru yürüdük.ben ödemesini yaptıktan sonra da o mağazadan çıkıp tekrar otelimize döndük.odaya girince ben yine attım kendimi yatağa.sonra da sırt üstü uzanmış sigara yaktım bir tane.karıma da aldığın bikinileri giyde birdaha bakayım dedim.oda hevesle aldığı bikiniyi giyip nasıl olmuş diye sordu bana.ben ise karıma o bikiniyi bilerek giydirmiştim tekrar…

kafam çok güzeldi.oda buz gibi.karım ise harika görünüyordu.

kaktım yataktan ve karımın yanına gittim.sana bayılıyorum biliyorsun dimi dedim.karım iltifatlarıma hiç dayanamazdı zaten.kollarını boynuma sardı hemen.beğendin mi diye sordu gözlerime bakarken..

ben ise belli olmuyor mu derken gözümle sikimi gösteriyordum..tam karımın dudaklarına yapışmış öpecektim ki..hımmm özgürde çok beğenmiş dedi…

bir anda durup bende karıma baktım.evet ben dışarıda sigara içerken sen ona soruyordun fikrini dedim.evet sana seslendim gelmeyince ona sordum bende dedi..

ben ise karımı ters çevirip kalçalarını okşarken bunları da gösterdin mi ona dedim..arkamı dönünce gördü tabi dedi…bu sırada ben karımın kalçasını avucumun içine almış sıkıyordum sertçe.

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim…

ımmm biliyorum dedi gülerek..

ama beni kudurtuyorsun deyip bir anda karımın omuzlarından bastırdım yatağa doğru…kolları yatagın üstüne düşünce durdu karım..ben ise arkasında diz çöküp harika kalçalarını iki avucum arasına aldım..karım önümde domalmış altında brezilya modeli bikinisiyle beni çıldırtıyordu…

önce başımı yaklaştırdım..sonra da dişlerimle karımın kalçalarını ısırmaya başladım.ben ısırdıkça karım belini geri itekliyor kalçalarını bana yedirmeye çalışıyordu.ben ise karımın kalçalarını eziyor sıkıyor okşuyor birbirinden ayırıp sonrada dilimi arasına sokuyordum…arada birde sertçe tokatlayıp canını acıtıyordum..karım ayy diye çıglık atınca da bir anda dilimi karımın amına bastırıp acısını alıyordum.bu şekilde ne kadar devam ettik bilmiyorum ama sikim kazık gibi olmuş artık dayanamıyordum.karım ise benden farksızdı.hadi kocam gir içime artık dediği anda bikinisini aşağı sıyırıp karımın sikimi bir anda kalçalarının arasından amına soktum…sırılsıklamdı..bu kadının ıslaklığı beni her zaman delirtmiştir.içi sıcacık ve öyle ıslaktı ki..içine girdikçe kendimden geçiyordum.kalçalarını ellerimle ayırıp daha derinine sokuyordum.ve her girişimde de odada karımın ıslak sesi yankılanıyordu..sonunda dayanamayıp karımın içine bütün spermlerimi doldurdum..uzun zamandır bu kadar azdığımı hatırlamıyordum.kafam çok güzeldi tatile gelmiştik ve uzun zaman sonra karımı kıskanarak sikmiştim tekrar..boşaldıktan sonra yataga çıkıp uzandım ben.karım ise temizlenmek için banyoya girdi..daha sonrada ben girdim ve akşam yemeği için hazırlanmaya başladık…

ben buz mavisi bi kot üstümede beyaz keten gömlek giymiştim.karım ise dizlerine kadar bağcıklı siyah topuklu ayakkabı,üstünede saten siyah tek parça askılı bir elbise giymişti.o küpelerini takarken bende arkadan ona yaklaşıp elimi elbisenin içinden kalçalarına sokup okşamaya başladım.daha kısası yokmuydu bunun dedim gülümseyerek..karım ise öne eğildiğim için o kadar kısa duruyor aşkım ayaktayken değil dedi cilveli ses tonuyla.sonra da eğildiği yerden doğrulup bak şimdi nasıl dedi..

bende elimi tekrar kalçalarına atarak,sakın öne eğilme yemek alırken,çünkü biraz eğilirsen kalçalarının çizgisi görünüyor dedim gülerek.karım ise amaaan ayen görsünler kocam senin hepsi zaten derken dudaklarıma o şehvetli öpücüklerinden birini kondurmuştu..

karım hazırlanmış ve çıkmak üzereydik.dursana bi dedim karıma.noldu diye bana dönünce,şöyle bir defa daha baktım karıma..bu kadın beni öldürecekti yemin ederim..o kadar çekici o kadar baştan çıkarıcı görünüyordu ki..yok bişe hadi çıkalım dedim …karım ise noldu söylesene dedi..

gülümsüyordu bu sırada ve anlamıştı onu ne kadar beğendiğimi..

bende yürü hadi yürü kudurtacaksın beni yine dedim ve çıktık o sırada..

sonra da yemek salonuna indik karımla.aşağısı çok kalabalık değildi.tatile geldiğimiz mevsim henüz sezon olmadığı için otel tamamen dolu değildi.ama çok fazla yabancı müşteri vardı otelde.hatta bir kaç masada Türk görmüştüm sadece.yemeklerimizi yerken karımla konuşmaya başladık.

bana yemekten sonra ne yapalım diye sordu.bende henüz sezon olmadığı için disko flan kapalıdır.istersen alakart restoranta gidip bişeler içelim istersende casinoya inelim dedim.

karımda bi düşündü sonra da casinoyu merak ediyordum hem orda içecek bişeler bulurmuyuz deyince,olmaz mı bin çeşit vardır dedim gülümseyerek..

sonrada yemeklerimizi bitirip casinoya geçtik.Saat dokuza geliyordu ama içerisi tıklım tıklımdı.diğer casinolara göre çok büyük değildi artemis ama elit biyerdi gerçekten.içerdeki tiplerde belli ediyordu hemen kendini.girişte durup kart alacağız burdan dedim.karımda ne kartı diye sorunca,kredi kartı gibi bir kart veriyorlar içine para yüklüyorsun makinalardan bununla oynuyorsun dedim.

sen nerden biliyorsun dedi,giden arkadaşlarım anlatmıştı dedim gülerek:)

sonra onun kartına iki yüz lira yüklettim bana ise rezervasyon yaptırdıgım kartı uzattı bayan.tabi karım o sırada içeriyi süzdüğü için anlamadı bile bana verdikleri kartı.

neyse karımı makinanın birine oturttum anlattım şöyle oynayacaksın diye.bir süre sonra zaten karımın da hoşuna gidip dalmıştı makinaya.yanından ayrılırken söyledim canın sıkılınca şu ilerdeki masaların olduğu yere gel ben black jack oynayacağım dedim.elimlede gösterdim olacağım yeri ve ayrıldım karımın yanından.ortaya kadar yürüyüp masanın birinin yanına geldim.baktım 4 kişi oynuyordu burda.en gençleri 45 yaşlarındaydı ama belli hepside godoman tiplerdi.yeni el dağıtılacağı sırada da kurpiyere söyleyip bende geçtim masaya.dönen oyun el başı 100 dolardı.normalde o kadar yüksek masalara oturmazdım ama artemiste küçük oyun hiç görmedim.rulette bile turu 100 dolardan dönderiyorlardı.neyse bir kaç el oynamıştım ki bi kazanıyorum bir kaybediyorum böyle geçiyordu zaman.arada birde karımın olduğu makinaya doğru bakıp karımı izliyordum.o ise keyfi yerinde takılıyordu.bu sırada üç dört el üstüste kazandım tabi masadakilerlede muhabbet etmeye başlamıştık.ikisi yabancıydı biri Türk biri de Kıbrıslıydı.Türk olanın ismi yalçındı.50 yaşlarında bayada karızmatik bi adamdı.nerden geldiğimi ne iş yaptığımı flan sormuş muhabbeti ilerletmiştik.o sırada saate baktım bir e geliyordu.viskileri deviriyor bazen kazanıp bazen kaybediyordum.derken tam kağıt dağıtılacağı sırada omuzuma bir el dokundu.başımı kaldırınca da karımı olduğunu anladım.noldu tatlım sıkıldın mı diye sordum,yok param bitti kaybettim dedi gülümseyerek.vereyim mi para yüklet istersen kartına deyince yok biraz sizi izleyeyim sıkıldım orda tek başıma dedi.

sonrada başımda durup oyunu izlemeye başladı.tabi ortada dönen parayı görünce de ilk tepkisi ayen yüz tl mi her el yatırdıgın para diye sordu..ben daha cevap vermeden yalçın beyde yok dolar dedi gülerek.karım ise gözlerini iri iri açmış bana bakıyordu bu sırada.ben tam dönüp yalçın beye bişe söyleyecekken onun karıma baktığını farkettim.lafta ağzımda kaldı söyleyemeden.tekrar dönüp oyuna baktım.ama yalçın beyin her yaptığı espiride karımada bakması beni rahatsız etmişti masada.

oyunda ki konsantrasyonum bozulmuştu.karıma dönerek oynayacakmısın yükletelim mi kartına para diye sordum.olur yükletelim dedi oda.tamam al sen şunu yukarda girişte ki bayana ver o yüklüyor zaten dedim.karımda elimdeki parayı alıp yanımızdan ayrıldı.tam bu sırada tekrar oyuna dönmüştüm ki yalçın bey bana müsade arkadaşlar bugünlük yeter benim için diyerek masadan kalktı.banada bol şans dostum diyerek elini omuzuma koyup veda etti.o giderken yeni el dağıtılıyordu.ben ise bir yandan ona diğer yandan da karıma baktım.karım merdivenlerden çıkarken aşağıdan bakan biri kalçalarını bile görebilirdi.ama arkasında kimse yoktu neyse ki..

bu sırada yalçın beye baktım oda makinaların oldugu tarafa yönelince bende tekrar oyuna döndüm.o karmaşada bir kaç elde üstüste kaybetmiştim zaten.bir saat kadar daha oynadım o masada sonrada sıkılmaya başlamıştım.başımı kaldırıp sağa sola bakınca karımı görememiştim.son elide tamamlayıp bende müsade istedim ayrıldım masadan.bu alkolde otururken iyi ama ayağa kalktığında hemen kendini hatırlatıyor.bir anda yine başımın çok döndüğünü farkettim.karımı alıp odaya çıkarız diye düşünürken karımı aramaya başladım.biraz ilerledim ama yoktu.tam sağa sola bakıyordum ki,sondan bir önceki makinada oldugunu gördüm.yanında ise kolunu makinaya yaslamış ayakta duran yalçın bey vardı..biraz dikkatli bakınca karımın oynamadığını farkettim.vücudu yan dönmüş yalçın beyle sohbet ediyorlardı.yanlarına gidip gitmemekten tereddüt ettim biran.aslında gidip gayet normal bir şekilde karıma odamıza çıkalım diyebilirdim ama neden bilmiyorum bir süre daha uzaktan izlemek istedim.ve hemen yanımda ki masaya oturup oynuyormuş gibi yaparak onları izlemeye başladım.

yalçın bey karıma kollarını hareket ettirerek bişeler anlatıyor karımda başını yana yatırmış onun anlattıklarına gülerek karşılık veriyordu.ve arada birde yalçın bey karımın omuzuna dokunarak anlatmaya devam ediyordu.ne ara bu kadar samimi oldular diye geçirdim aklımdan ama karım gayet rahat görünüyordu onunla sohbet ederken.aradan bir on dakika daha geçmişti ki yalçın beyin yaslandığı yerden dogruldugunu karımında masadan kalktığını gördüm.beni görmemeleri için ise tamamen makinaya dönüp oturdum bende.bir yandan ekrana bakıyor bir yandan da çaktırmadan göz hapsinde tutuyordum onları.karımla yalçın bey ise arkalarını bana dönüp yürümeye başladılar karşıya doğru.onların sırtı bana dönükken bende onlara doğru dönüp nereye gittiklerini anlamaya çalışıyordum.bu sırada yalçın beyin yürürken karımın çok yakınında oldugunu ve makinaların arasından geçerken de eliyle hafifçe karımın beline dokunup onu yönlendirdiğinide görmüştüm.

ve karım bu yakınlaşmadan hiç rahatsız görünmüyordu..biraz daha yürüdüler ve casinonun restorant kısmına geldiler.sonra da ikili koltugun birine oturdular.ortada küçük cam bir sehpa vardı etrafında iki tanede oturdukları koltuk.casinodan müşteriler çıkmasın diye hazırladıkları küçük kafe tarzı biyerdi orası.bana çok uzaktılar ama çok net bir şekilde görüyordum yinede onları.

bir süre sonrada casino çalışanı yanlarına gelip içeceklerini getirmişti.uzaktan gördüğüm kadarıyla karımla yalçın bey baya koyu bir sohbete girmişlerdi.bazen ciddi bir konuşma içine giriyorlar bazende karım kahkahalarla gülüyordu anlattıklarına.bu sırada elim telefonuma gitti.ve karıma mesaj yazdım.napıyorsun aşkım sıkıldın mı diye sordum.telefonu sehpanın üzerindeydi ve ben elli metreden ışığının yandığını bile görmüştüm ama karım eline almamıştı telini.yalçın bey ne anlatıyorsa pür dikkat onu dinleyip gülüyordu sürekli..yine kıskançlık damarım tutmuştu.evet daha önce çok daha fazla şeyler yaşamıştık karımla ama duygusal yakınlaşmalara asla izin vermem ben ki bundan da çok rahatsızlık duyarım.o an karımın bu adamla bu kadar samimi olmasıda rahatsız etmişti beni.bir mesaj daha attım yine cevap yok.en sonunda çağrı bıraktım.ve telefonu çalınca karım da görüp eline aldı telefonunu.benim oyunum bitmek üzere sen ne yapıyorsun diye sormuştum ikinci mesajımda.karım ise kalkınca kafe nin oraya gel oturuyoruz yazmıştı sadece.kiminle diye yazdım bilmiyormuş gibi..cevap yok!

daha fazla dayanamadım ve kalkıp onlara doğru yürüdüm.karım beni görünce daha yanlarına gelmeden seslendi.ne oldu kocam kazandık mı kaybettik mi diye..

bende sadece zaman geçirdik ne kazandık ne kaybettik dedim ve yandaki masadan koltuğu çekip oturdum yanlarına.ben otururken de ayencim bizde karınla makinada karşılaştık oyundan sıkılmıştı bizde oturup bişeler içelim diye buraya geldik dedi.o konuşurken ben karımın gözüne bakıyordum ama karımın kafası yine bir milyondu o anda anlamıştım.iyi yapmışsınız bende sıkıldım oynamaktan karımı arıyordum odaya geçelim diye dedim.o sırada karım söze girip yalçın beyinde oteli varmış kıbrısta biliyor musun dedi.bende yalçın beye dönüp kendi oteliniz var peki burda ne için bulunuyorsunuz diye sordum.oda artemisin işletmecisinin arkadaşı oldugunu onu görmek için geldiğini adamın işi oluncada casinoda zaman geçirdiğini söyledi.sonra da devam etti,kıbrısı,otel işletmeciliğinin zorluklarını anlatmaya.beni saran bir konu değildi çokta dikkatli dinlemiyordum ama karım dirseğinin birini koltugun kenarına koymuş adamın içine düşecek gibi dikkatle dinliyordu onu.zaten adamında bana bişe anlattığı yoktu karımla muhabbet ediyor gibiydi.ben iyice sıkılmıştım bu durumdan artık.adam lafını bitirince karıma dönüp biz artık müsade isteyelim dedim.karımda ya ayen yalçın bey bu gece bizi otelinde misafir etmek istiyor söylemeyi unuttuk dedi.nasıl yani dedim ben yalçın beye bakarken.oda eşiniz buranın sıkıcı biryer oldugunu söyledi,casinodan başka akşam aktivitesi olmadığından şikayetçi.bizim otelin diskosu açık şuan.isterseniz sizi misafir edeyim hem bizim otelimizide görmüş olursunuz dedi.bu durum iyice canımı sıkmaya başlamıştı.ama karım gidelim mi ayen tatile geldik bu saatte uyumayacağız ya diyordu elimi tutarken…

tam burda size bişe itiraf etmek istiyorum arkadaşlar.bunca şeyi yaşamış biri olarak bu durumun beni neden rahatsız ettiğini paylaşmak istiyorum sizinle.bir defa adam king.ne demek istediğimi anladınız eminim ki.ikinciside evet ben herzaman kendime güvenmişimdir.her ortamı gördüm her yerede uyum sağlarım.kimseyede altımı çaldırmam iş hava civaya gelince.ama dediğim gibi.adam king:)

bizimde altta kalacağımız haddimizi bileceğimiz zaman olur elbet.böyle adamlar tehlikelidir.saadettin saran,yada erdal acar tarzı bir adam.hem king hem şekli yerinde…

bu adamla helede onun çöplüğüne gidersem kontrolü elimde tutamayacağım zamanlar olabilirdi.ve en tehlikeliside kadınların hepsi güçlü erkeklerden etkilenirler.karımında bu adamdan etkilendiğine adım gibi emindim.o yüzden benim biraz başım ağrıyor belki başka bir zaman gideriz.ama yinede teşekkür ederim diyerek kibarca teklifini geri çevirdim..

ve o anda karımın gözlerine baktığımda içten içe hayal kırıklığını görebiliyordum..

karım bişe demedi ama yalçın bey çok fazla kalmazdınız,hem eşinizinde gönlü olurdu çok sıkılmış daha tatilinin ilk gününde dedi.ben ise hiç uzatmadan daha bugün geldik.dinlenme fırsatımız olmadı biz kalkalım artık diyerek ayaklandım.karımda benim peşimden ayaga kalkınca yalçın bey elini uzatıp sizi tanıdığıma sevindim ne zaman isterseniz buyrun gelin misafirim olun dedi.bizde teşekkür edip ayrıldık adamın yanından odamıza çıktık.

odaya girince karım geldi hemen sarıldı boynuma.aşkııım niye gitmedik çok mu kötüydün diye sordu.bende ellerini çözüp başım ağrıyor yatacagım dedim soğuk bir şekilde.karım o an ki tavrımdan anladı hemen.yanıma oturup noldu ayen diye sordu.bende çenesini elime alıp gözüne bakarak,bir daha benim olmadığım yerde başka biriyle oturdugunu görürsem o masayı kafanıza geçiririm dedim.

ne kadar ciddi oldugumu anlayınca da,tamam kocam deyip kalktı üstünü çıkarttı.

yanıma gelip uzanırken de ben seni tanıyamıyorum.ne zaman nerde ne tepki göstereceğini bilmiyorum.bazen çok rahatsın bazen çok kıskançsın.bugün bu kadar kızacak ne vardı anlamadım dedi.geçmişte yaşadıklarımızı ima ederek.bu sırada ben hem onu dinliyor hemde sigara yakıyordum.

sonra konuşmaya başladım.

bak sevgi beni çok iyi dinle.bir daha bu konuşmayı yapmayacağım sana.

biz bunca zaman ne yaşadıysak birlikte yaşadık.birlikte zevk aldık birlikte heyecanlandık.kendi zevkimizi artırdık kendi fantezilerimizi gerçekleştirdik.bana en son erdemin evindeyken ne demiştin?ben seninim kocam.nerde dur dersen orda dururuz ne yaşamak istersen onu yaşarız.şimdi sana soruyorum.sen bu götle otururken ben nerdeydim? neyi benim için yapıyordun? yaptığının hangisi oyun hangisi fantezimizdi? adamın ağzının içine düşüyordun beni mi düşündün o an?

hem şaşırmış hem korkmuş hemde dikkatlice dinliyordu beni karım!

seni ilk ve son defa uyarıyorum.yaşadıklarımızı iyi düşün.neyi neden yaptığımızı düşün.bu sana başka biyerde başka biriyle özgürlük vermez.ha oldu sen yürek yedin..öldürürüm seni!

sana bu kadar dürüst bu kadar açık sözlü bu kadar özgürlükçü davranırken sen bana yanlış bişe yaparsan seni affetmem sevgi haberin olsun dedim.

ve bir yıllık evliliğimizde belk**e ilk defa karım ne kadar ciddi olduğumu anlamıştı bu konuda.

ki o beni tanır.trafikte yada başka biryerde bir anda gözümün dönüp nasıl saldırdığımada şahit olmuştur zaten..

işte size de bir çok yazımda anlatmak istediğim buydu arkadaşlar…hayatınızı paylaştığınız insanla aranıza asla mesafe koymayın.onunla konuşun sevin sayın..ilgi gösterin mutlu edin.yemek yemek nasıl ki ihtiyaçsa sekste öyle ihtiyaçtır.doğru iletişimlerle herşeyi yaşayabilirsiniz.ama kontrol…

her zaman sizde olmalı.ben asla duygusal bir yakınlaşmaya izin vermem.işte ozaman kontrolü kaybedersiniz çünkü.ve hiç bir zaman da karımın yanında kendimi küçük düşürmem.bir kadın önce size saygı duymalı..çünkü kadınların doğasında vardır güce itaat etmek.

karımla bu konuşmamızdan sonra beni çok iyi anladığına emindim o gece..

konuşmam bitince sırtımı dönüp uyumak için yattım.o gece soğuk ve mesafeli olmak istedim.

tam uykuya dalacaktım ki..karım konuşmaya başladı.Ayen ben seni çok seviyorum kocam.seninle o kadar mutluyum ki…bazen evde sana yemek yaparken bu adam benden ayrılırsa ne yaparım diye düşünüyorum biliyor musun.aklımı oynatırım heralde.evet geçmişimde ilişkilerim oldu aşık oldum sevdim.ama seni tanıyana kadar ben mutluluğu aşkı hiç tatmamışım ki..seni çok seviyorum kocam.

ve bende sana bişe itiraf edeyim.birgün beni bırakırsın diye çok korkuyorum.

birgün beni beğenmezsin diye..birgün benden soğursun diye..

sen bana kadın olduğumu hissettirdin.öyle güzel seven bir adamsın ki..

evet belki yanlış bişeler yapabilirim.seni üzebilirim sinirlendirebilirim.ama hiç birini isteyerek yapmıyorum emin ol kocam..

bu gece olan hiç bişeyi planlamadım.geldi ben oyun oynarken selam verdi lafa tuttu beni.bende ayıp olmasın diye oyunu bıraktım sohbet etmeye başladım.hem beni masaya davet edende oydu.

özürdilerim kocam..birdaha yapmam öyle bişe…

ben ise sessizce karımı dinledim.ve sonra da tamam uyu hadi artık.sabaha bu olayı hatırlamak istemiyorum dedim.

bir süre sessizlik oldu..

ve karım yine konuşmaya başladı..

ayennn..ama çok yakışıklı adamdı dimi..

sürekli bacaklarıma göğüslerime bakıyordu konuşurken..

masaya otururken gözüm sikine takıldı.kalkmıştı.çok iri görünüyordu…

bide bi ara masaya otururken telim koltugun yanına düştü.almak için eğildim.doğrulurken ona baktım kalçalarıma bakıyordu.sonradan farkettim kilodumu gördü galiba diye..

ben yerime oturunca bardağındaki içkiyi bir dikişte bitirdi biliyor musun…

kocam bişe sorcam..neden gitmek istemedin onun oteline? beni orda siker diye mi korktun? o yüzden gitmek istemedin dimi..koca sikini içime sokacak diye dimi…iri vücuduyla beni biyerde sıkıştıracak,eteğimi kaldırıp içime girecek diye gitmedin dimi otele..

offf…ayen…düşünsene bi..beni domaltmış masada…elbisemi çıkartmadan arkama geçmiş.kilodumu kenara çekmiş..koca sikini çıkartmış..ve içime sokmaya çalışıyor..ımmm sende karşıda ki koltukta oturuyorsun..gözlerime bakıyorsun…

….

bir anda üstümde ki pikeyi fırlattım karımın üstüne atladım yüz üstü yataga atıp arkasına geçtim.belinden kaldırarak kalçalarını kaldırdım.bir kolum beline sarılıyken sikimi çıkartıp amına soktum hızlıca…karım altımda yılan gibi kıvrılmaya başladı.belini zaptedemiyordum..offf yalcıııınn sok içime sokkkk diye inlemeye başladı.

elimi saçlarına attım.bileğime doladım.canını acıtmak istiyordum.daha cok acıtmak istiyordum..sikimle resmen karımın amını dövmeye başladım.her soktugumda beli kırılacaktı nerdeyse.amına her girdiğimde suları baldırlarına sızıyordu..karım ise bas bas bağırıyor offf yalçııın öldürdün beni daha hızlı sok daha sert girrr acıt canımı sik beniii offfff hadiiii hadiiiii diye bas bas bağırıyordu…

öyle bir azmıştım öyle bir kendimden geçmiştim ki ilk defa karıma bu kadar sert davranıyor ilk defa sikimi midesine kadar sokmaya çalışıyordum..hatta o kadar sert giriyordum ki içine yumurtalarım çarpmanın etkisiyle uyuşmaya bile başlamıştı artık..daha fazla dayanamadım ve son defa bütün gücümle karımın amına sokup kendimi bütün agırlıgımla karımın üstüne bırakmıştım…o altımda titreyerek yatarken ben şelale gibi boşalıyordum karımın amına…tam boşalırken karımın omuzunu nasıl ısırdıysam dişlerimle ayrıldıgımızda mosmor olmuştu..

üstünden kalkarken bana doğru döndü karım..

hayvansın sen ayen..yemin ederim hayvansın..şu halime bak derken saçlarını düzlüyordu..

yataktan kalkarken de,birgün sikerken öldüreceksin beni diye gülümsüyordu..

ben ise hala köpek gibi soluyor yaşadığım zevkin beni ne hale getirdiğini düşünüyordum…

karım banyoda temizlenip geldikten sonra yanıma sokuldu.boynumun içine girip yattı.en sevdiği şeydir bu.boynuma girip uyumak..o sırada bana şunu söyledi.

kocam tekrar özürdilerim.sana anlattıgım herşey gerçekti..ama seksten önce söylediklerim seni kudurtmak içindi:)

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim bende gülerek:)

karım ise,

biliyorum ama senin sürtüğünüm ben sadece dedi..

kıbrısta yaşadıklarımız bununla bitmedi tabi..

kıbrıs 2 yi de yakında yayınlarım..

sağlıcakla kalın..

Eski Sevgilim Cansu – 1

Eski Sevgilim Cansu – 1
Uzun zamandir iletisim kurmamistik, karsilasmiyorduk Cansu’yla. Istanbul’dan tasindiktan sonra da daha karsilasacagimizi dusunmuyordum. Bir aksam telefonuma, kendisinin de Izmir’de oldugunu, otele yaptigi rezervasyonda sikinti ciktigini, sokakta kaldigini, benden baska kimseyi de tanimadigi icin bana ulastigini anlatan bir mesaj geldi. Geceyi bende gecirebilir miydi, ya da ona baska otel onerebilir miydim. Onla ayrildiktan sonra, hayatima baska biri girmisti, ve hala onla beraber oldugumu biliyor olmaliydi. Aradim, dilerse bende kalabilecegini soyledim. Esyalarini biraktiktan sonra, isim yoksa etrafi gezdirip gezdiremeyecegimi sordu, isim yoktu. Kolay kolay hayir diyemeyecegimin farkindaydi.
Biraz etrafi dolastik ve sevdigim barlardan birine oturduk. Olabildigince mesafeli davraniyordum. Bunlarin hepsinin bir kurgu olup olmadigimi kafami kurcalarken, o da boyle hissetmem ihtimaline karsin o da mesafesini koruyordu. Hayattan bahsettik. Gecen zamanda anlatilacak cok sey vardi. Iliskimin devam ettigini bir sekilde ogrenmis oldu. Hemen ayrildiktan hemen sonra hayatima baska birini sokmama sanirim hala sinirliydi. Beni aldattigi icin ayrilmistik. Benden ona bir sevgi kirintisi kalmamisti ama, cinsel bir cekim hep oradaydi. Cok hizli sarhos olurdu. Sarhos oldugunda kontrolden cikabiliyordu. Bu yuzden cok fazla icmesini istemiyordum.
Tuvalete gitmistim, dondugumde bir sekilde yan masa ile muhabbet etmeye baslamislardi. Iki kiz bir erkek oturuyordu, gece ilerledikce kizlar gitti, Emre bizle muhabbet etmeye devam etti. Cocuk piyano caliyordu, ve eski sevgilim de san egitimi almisti. Sesini duymak istedigini soyledi Emre, bizi evine davet etti.
Her sey cok hizli gelisiyordu. Benle ilgili olmadigi surece, benim icin sorun degildi. Cok garip bir durumdu, fakat su anki sevgilime karsi kendimi iyi hissetmemi sagliyordu Cansu’nun Emre’ye ilgisi. Evlerine gittik, salonlarinda biraz oturduk cocuk icecek bir seyler getirdi, biraz oturduktan sonra, calisma odasina gecelim su sesini bir dinleyeyim dedi, ve iceri gectiler. Ben hareketlenmedim. Zaten gelmemiz icin cok israr etmisti, cok kalamayacagimizi bir kac kere tekrar etmistik. Daha fazla bu ekuri ile takilmak istememistim. Cansu’da onlarla gelmemi, korktugunu, bir kac ses egzersizi yapip kacacagini soyledi. Icerdeydiler, oda gercekten bir piyano calan kisinin sahip olmasi gereken bir calisma odasiydi sanirim. Cok fazla bir ses gelmiyordu.
Yaklasik bir on bes dakika sonra, Cansu cikti. Bitirdiysen ickini, gidelim istersen dedi. Daha fazla kalmak istemiyorum dedi. Kapiyi ustumuze kapatip ciktik. Bir taksiye bindik eve geldik. Yolda agzini bicak acmadi. Asansore bindik, konusmadi. Iceri girdik. Kapiyi kapattiktan sonra, ayakta kaldik bir sure. Derin bir sessizlik vardi. Daha sonra, sessizligi bozdu. Sormayacak misin dedi, ne oldu diye. Cevap veremedim. Acikcasi umrumda degil, diyemedim. Umrumda degildi ama, merak da ediyordum ne oldugunu. Sormak istememistim. Sana ne diyebilirdi mesela.
Iceri girdik, biraz egzersiz yaptik, daha sonra da basit seyler soyledik, biraz ovdu, sonra tavsiyeler verdi dedi. Anlattikca da yuruyordu. Arkama suzuldu yavasca, sonra da “cok guzel oldugumu soyleyip bana kur yapmaya basladi, sevismeye basladik dedi mani olamadim, hayvan herif, ustumden gecti” dedi.
Daha sonra, belimden, sarilip, sikime ulasti, pantalonun ustunden kavrayip, “sen neden boyle azdin” peki dedi. Cevap veremedim, etkisine girmistim sanki. “Biz odaya girerken, sertlestigini gordum. Belki de ondan kalkip bizimle gelemedin dedi. Ben sikilmeyeyim diye, o cocuk beni sikmesin diye, beni korumak icin mi pesimizden geldin.” dedi.
Sonra beni kendine cevirdi. Yuz yuze geldik, dudaklarima dogru dogruldi, beni opmeye basladi, karsi koyamiyordum ama, hamle de yapmiyordum. Uzerinde askili bir elbise vardi. Bana sokuldu. Karsilik vermeye basladim. Sikime yaklasmiyordu, ben ona hamle yaptikca kendini geri cekti. Goguslerini acti, opusurken yavas yavas kafami goguslerine dogru yonlendirdi, goguslerini opmeye basladim. “Seni cok ozlemisim. Sen de beni ozledin mi” dedi kulaklarima fisildayarak. Daha sonra yavasca, iki omzumdan beni asagi itmeye basladi. Dizlerimin uzerine cokertti yavasca. Zaman zaman amini yalatirdi bana sevismelerimizde. Baslarda nazikce, ve kontrolu bana birakarak yalatirken. Sonralarinda hosuna giden noktalara yonlendirip, farkli bir yone kafami dogrulttugumda kafama vurmaya kadar gelmisti. Bazen o istemeden, ben baslatiyordum. Su an ise onun kontrolundeydim, ve ne istedigini anliyordum. Elbisesini kaldirdi. Donunu indirdi, ayaklarindan cikardim. Kafami amina hizalayip, yavas yavas agzima vermeye basladi. Klitorisi o kadar buyumustu ki, ami o kadar islanmisti ki, tamamiyle agzimi doldurabiliyordu amiyla.
Saclarimdan tutarak, agzimi cekmemi engelledi. Yut dedi yavas yavas. Yapardin onceden. Gozlerimle onayladim. Hafif hafif belini hareket ettirmeye basladi. Kafami oksuyordu bir yandan. “Hayvan herif, cok uzatti, ama hic zevk alamadim. Bir turlu bosaltamadi beni. Bir de it oglu it icime bosaldi, iki kere” dedi. Gozlerimi kapattim bir an, sonra goz goze geldik. Devam etti agzima vermeye, ben de yutmaya devam ettim. Sonra vucudunu hafif titremeler aldi. Durdu, agzima bosalmaya basladi, inledi, yavasca yere oturdu, yigildi. Ben de yanina uzandim.