turbanlı hastasıyım

turbanlı hastasıyım
Apartmanın son katına tesettürlü, biraz kilolu, oldukça güzel ve seksi bir bayan taşınmıştı. Yaklaşık 26-27 yaşlarındaydı. Adı Gülfidandı. Antepten gelmiş, burada(Maraş) özel bir okulda matematik öğretmenliği yapıyormuş. tabi bunları sonradan öğrendim. İlk günler pek muhatap olmuyor sadece sipariş verirken konuşuyordu. Sesi çok iç gıcıklayıcı idi. tesettürlü olmasına rağmen makyaj yapıyordu. Konuşurken gözlerimin içine bakıyor beni mahfediyordu. Önceleri sipariş verirken kapıyı az açarak ve kapı arkasına gelerek sipariş veriyordu. Fakat holdeki aynadan görünüyordu. Birkaç defa dikkat ettim ya bornozlu oluyor yada çok açık şeyler giyiyordu tesettürlü gülfidan öğretmen. Onu arzulamaya başlamıştım. Bu kadını sikmeyi kafama koydum
Bir g ün apartman kapısında dururken gülfidan öğretmen geldi. Merhaba ahmet efendi(gerçek ismim değil) bana şunları alırmısın dedi. Sipariş kağıdı uzattı. Tabi dedim. O merdivenlerden çıkarken arkasından baktım kalçaları müthişti.Benim baktığımı o da anladı. Hafiften gülümsedi. Siparişleri hemen alıp geldim. Zile basınca kapıyı epeyce açtı. Aldıklarımı verdim. Sucuğu kangal degilde büfe usulü istediğini söyledi. hemen gidip değiştirdim. Sucuğu eline alıp sik okşar gibi yaparak bu daha çok hoşuma gidiyor dedi. birşeyler ima ettiğini anladım. tamam hep böyle getiririm gülfidan hanım dedim, gülümsedi. Aradan bir kaç gün geçti. telefon çaldı baktım gülfidan öğretmendi. Ahmet efendi lavobo su kaçırıyor tamir edermisin dedi. tabi dedim. Aksam işlerim bitince gittim. Kapıyı açtı. Tesettürlüydü ama makyaj yapmıştı. üzerinde iri göğüslerini çok belli eden penye bir tişört vardı. Aşırı heyecanlandım. ben mutfaktaki bozuk lavobonun altına eğilip tamir etmeye çalışırken aramızda kalacaksa san a birşey söyleyeceğim dedi. Bana güven deyince aslında kocasının olduğunu fakat şehir dışında çalıştığını söyledi. Ayda bir geldiğini fakat bu kez geçiktiğini anlattı. Ben yani deyinçe yani erkeksiz yapamıyorum senden yardım istiyorum dedi. Ben yardıma hazırım dedim. Öyleyse içeri gel dedi ve salona doğru gitti. Bende arkasından gittim. birde ne göreyim gülfidan öğretmen koltuga yaslanmış eteğini yukarı çekerek bacaklarını açmış hadi amımı yala dedi. Hemen yumuldum. Vücudu harikaydı. Bembeyaz baldırları ve etli bir amı vardı. Külodunu yana çekerek amını yalamaya başladım. Gözlerini kapatmış inliyordu. Hadi daha çok daha çok yala diyordu. ben iyice azdım, sikim taş gibi olmuştu. Bir süre amını yaladıktan sonra dur iyice soyunalım dedi.Ben eşarbını çıkarma dedim. Soyundu, sadece kilodu, sütyeni ve eşarbı kaldı. hemen sikime eğildi ve emmeye başladı. Yutacak gibi emiyordu. Sütyenini çıkardım gögüsleri çok büyüktü ama taş gibiydi. Sikimi gögüslerinin arasına aldı. Hadi sik artık beni dedi yere uzandı. amı müthiş sulanmıştı. sikimi tutup amına yerleştirdi. Parçala beni 2 aydır sik görmüyorum dedi bende dibine kadar kökledim. Kendinden geçmiş eşarbı kaymıştı. bir süre çılgınlar gibi sikiştik. Kasılarak ve bagırarak boşalmaya başladı. Bana, içime boşalma hamile kalmayayım dedi. Sikimi amından çıkarıp ağzına boşaldım. Bütün menilerimi yuttu. Öylece 15 dakika kadar yattık. Sonra gülfidan öğretmen kalktı. Bak ahmet efendi sana güveniyorum. Bu yaptığımız aramızda kalırsa devam ederiz. Yoksa bir daha beni bulamazsın dedi. Tamam dedim. O günden sonra 1-2 haftada bir beraber olup sikişmeye başladık. Bir gün bana yarın kocam gelecek lütfen yanlış bir şey yapma dedi. Ertsi gün kocası geldi. O gün okula gitmedi. 4 gün falan kaldı kocası. Kocası gidince akşam yanına gittim bugün yapmayalım çok yorgunum yarın yapalım dedi. Artık kocası geldiği günlerde dikkat ediyordum. Kocası gidince yine gülfidan öğretmeni saatlerce sikiyordum. Fakat karşı komşusu bazı şeylerde n şüphelenmiş herhalde sene sonuna doğru pek yüz vermedi. Yazın memleketi Adanaya gitti. tatil ortasında geldi. artık görüşemeyeceğiz önümüzdeki yıl Malatyada çalışacağım dedi. Çok üzüldüm. sana son bir güzellik yapayım dedi ve son kez sikiştik Gülfidan öğretmeni taşındıktan sonra hiç görmedim. sadece bir kaç defa telofonlaştık. Galiba evlenmiş. Pek çok kadın tanıdım ama tesettürlü gülfidan öğretmen gibisini görmedim

KAYNIM KÖYDE KAYDI BANA.

KAYNIM KÖYDE KAYDI BANA.
“Yengecim, geçmiş olsun” dedi Erdal. Kahvaltı sofrasındaydık. Kocamı işe göndermiştim. Ben de bir yandan kahvaltı hazırlığı, bir yandan Erdal ile, kaynımla yani, ikimiz beraber yirmi günlük tatil için kayınvalidemlere, köye gideceğimizden giysi, çanta hazırlama telaşı derdindeydim. Kocam bizi almaya gelecekti son hafta… Kaynımın sözleri karşısında şaşırdım bir an,

“Ne geçmiş olsunu Erdal? Hasta değilim ki oğlum, kafayı mı yedin sabah sabah?” dedim gülerek. O da güldü. Gülüşünü görünce içim eridi yine… Yakışıklı oğlandı kerata… Uzun sarı saçlar, mavi gözler, üniversiteye başlayalı bıraktığı sakallar, geniş omuzlar, tişörtünün kolunu şişiren pazular… Manalı manalı bakıyordu yüzüme o maviş gözleriyle,

“Ne?” dedim. “Ne var oğlum, ne o bakışlar? Niye geçmiş olsun?” Omuzlarını silkti muzipçe, sırıtarak cevap verdi,

“Ne bileyim yengem… Sabaha kadar inlemelerini dinledim. Eyvah, yengem hasta, köye gidemicez diye üzülmüştüm. Onun için geçmiş olsun dileklerimi ileteyim dedim…”

Yanaklarım kızarıverdi. Hay allah… Elimi ıslak saçlarıma götürdüm. Sabah banyo yapmıştım, hala kurumamıştı saçlarım… Ah şu azgın kocam… Son gecemiz diye ille tutturmuş, sikişmek istemişti. Her gece normalde sevişirdik tabi, ama dün gece kardeşi Erdal var diye pek istememiştim sevişmeyi… Kendimi tutamıyordum çünkü, orgazm olurken ortalığı yıkıyordum.

Kocam yatakta uzanırken ben yatağını hazırlamak için girdiğim Erdal’ın odasında yarım saat kadar sohbet edip gülüştük. Yastık, örtü çıkardım, yatağını hazırladım. Eşofmanlarını çıkardım. O da bir yandan yanımda soyunup eşofman giyerken, bir yandan okuldan, kızlardan anlatıp durdu. İyi geceler diyerek çıktım, yatak odasına gittim. Kocam uyumamış, beni bekliyordu,

“Gel ulan orospu…” dedi, yatağa attı beni… “Boşalırken ağzını kapatırım ben senin… Sikmeden göndermem. Onbeş gün amsız kalıcam. Bir avans alayım” diyerek ikna etti. Bir yarım saat Erdal uyusun diye beklerken ön sevişme yaptık sessizce, sonra da hızlandı. İki posta attırmadan bırakmadı.

O kadar söylememe rağmen yine kendimi kaybettim altında… Hunharca sikti beni bacaklarımı ayırıp… Olan oldu yine… Ne kadar sürdüğünü bilmiyorum sevişmenin ama, kocam iki posta attı, ben kaç attım bilmiyorum. Sırtını tırnaklaya tırnaklaya orgazm oldum kaç kez… Kocam içimde gelip gittikçe zevkten deliye döndürdü, kalınca yarağını sokup çıkardıkça inleye inleye, dişlerimi sıka sıka boşaldım.

Kaynım da kahvaltı masasında işi şakaya vurmuş, gece sevişirken çıkardığım inleme seslerimi ima ediyordu bana… Güldüm ben de… Eve gelin geldiğimde yeni ergenliğe adım atıyordu Erdal… Elimde büyümüştü diyebilirim nerdeyse… Lise döneminde bizim yanımızda kalmıştı. Yengeyim ama, yaşım genç, yirmisekiz yaşında gencecik kadınım ben de… Onunla yaşıtı gibi arkadaş olmaya, evinden ayrı olduğunu hissettirmemeye çalıştım.

Aramızda kaç göç yok yani… Şakalaşır, gülüşür, kızlardan, üstü kapalı cinsellikten konuşuruz, dertleşiriz. Şimdi de aynı şakacı tavrını sürdürüyordu. Tam gider ayak saatlerce sevişmenin yorgunluğu göz altlarıma vurmuştu. Banyoyu sabaha bırakmıştım, ıslak saçlarım omuzlarıma yapışmış durumdaydı. Tam gece sevişmiş ev kadını halleri yani… Güldüm ben de Erdal’ın laf sokmalarına…

“Amman Erdaal… Kuduruk abini bilmiyor musun? Yaptı gene yapacağını işte…” dedim.

“Ya, tamam yenge de… İnsan biraz bize de acır… Sabaha kadar yataklar gıcırdadı, inleme seslerin durmadı. Bu oğlan sevgilisinden yeni ayrılmış, canı çeker diyen yok. Olanı var olmayanı var, di mi?”

“Hadi hadi, abartma sen de kerata… Sabaha kadarmış… O kadar canın çektiyse, evlendirelim seni oğlum. Gece karını halledersin, gündüz okulda arkandan koşan kızları… Canın çekmez hiç bizi dinleyince… Hadi dalgacı Mahmut, bitir kahvaltını da çıkalım artık. Otobüse geç kalmayalım.”

“Korkma yengem, yetişiriz.” dedi ama hiç acele etmiyor, beni suç üstü yapmanın tadını çıkarıyordu. “Fakat iyi bağırdın ama yenge… Önce porno falan seyrediyorsunuz zannettim. Sonra baktım, senin sesinmiş…”

“Aman Erdal, utandırma beni… Eee… Abin bu… Üstat… Neremden ne ses çıkaracağını biliyor namussuz… Ben de dayanamıyorum işte…”

“Eh, bari bana da öğretiversen yenge, kızların neresinden ses çıkıyor, nerenize basınca bağırıyorsunuz, bana da faydası olsun bari… Senin bağırdığının yarısı kadar inletsem bana yeter valla…” Kahkahayla güldüm,

“Hadi ordan şeytan tüyü… Aynı fabrikanın malısınız siz, öğrenecek bir şeyin kalmamıştır senin kızlara basa basa… Hadi bırak beni utandırıp durmayı da, eşyalarını topla. Benim hazırlık bitti, makyajımı yapayım, çıkalım.”

Toparlandık, çıktık. Kaynım pehlivan gibi delikanlı, valizimi, kendi çantasını yüklendi, minibüse bindik. Güle konuşa yola koyulduk. Köye geldiğimizde inerken bir el kalçalarıma sürttü. Huylandım, başımı çevirdiğimde baktım, Erdal… Güldü,

“Pardon ya, o kadar büyük kalçaların var ki, elim istemeden çarptı” dedi. Ben de güldüm,

“Delisin sen…” dedim, eve doğru yola koyulduk. Eve geldiğimizde Erdal odasına çekildi, ben de kayınvaldeme yardım ettim. Bahçede yemek yedik. Tazecik domatesler, köy ekmeği, keçi peyniri, organik meyveler… Özlemişim.

Böyle böyle aradan iki hafta geçti. Kocamın siniri, kavgalarımız, münakaşalarımız bir yana, özlemiştim pezevengi… O şikayet ettiğim inlete inlete sevişmelerini aramaya başlamıştım. İyice azmış durumdaydım. Gece yalnız başıma yattığım yatakta kendimi okşuyordum. Gündüz alık alık dolaşıyordum. Hiç aklımdan çıkmıyordu ki…

O gün de tuvalette otururken aklıma geldi yine… Vajinamın içleri kaşınıyordu. İçime sokacak yarak olsa da kaşısam diye düşünürken klitorisimi okşadım biraz… Öbür elimle sütyeni indirip mememi avuçladım, ucunu sıktım. Fakat daha kötü oldum. Amımı sulandırmaktan başka bir işe yaramadı okşamalarım… Zaten dışarıda sesler, tıkırtılar olunca bıraktım, sütyenimi külodumu toparlayıp çıktım çaresizce…

Baktım salonda Erdal vardı. Bahçeden gelmiş herhalde… Masaya eğilmiş, gazeteye bakıyordu. Muzipliğim tuttu, parmak uçlarımda sessizce yaklaşıp boynunu üfleyiverdim şakadan… Birden irkilip geri döndü, elimi tuttu. Beni duvara dayadı. Yüz yüze durduk, gözleri parlıyordu. Tepkisinden şaşırmış, ne yapacak diye beklerken eğildi, boynumla omuzumun birleştiği bölgeye, öpmekle emmek arası bir öpücük kondurdu.

Öpmekle kalmadı, aynı anda bedenime de daldı. Bütün vücuduyla beni duvara yaslayıp hareketsiz bırakmış vaziyetteyken, kalçamdan tutup kendine çekti, önündeki kabarıklığı bana hissettirirken bacağımı okşadı. Bir an içinde olup bitti her şey… Tepki bile veremedim bir anda… Ellerimi bıraktı sonra, arkasını dönüp gitti. Odasına girip kapıyı vurarak kapattı.

Donup kalmıştım öylece… Kıpırdayamıyordum. Hareketsiz duruyordum. Çünkü inanılmaz ama, orgazm oluyordum. Bacaklarım, ellerim felç inmiş gibi sertleşip kalmış, kasıklarım ürpererek, titreyerek boşalıyordum. Bağırmak, inlemek istiyordum ama yapamazdım, kayınvaldemler dışarıda oturuyorlardı. Genç kaynımın bir öpücüğü, yeni yetme ergenler gibi beni kendimden geçirebilmişti, inanamıyordum kendime…

Bir beş dakika sonra toparlanabildim ancak… Sırtım duvara dayalı, duvardan destek alarak ayakta kalabilmiştim. Neden sonra bacaklarımın arasının ıslaklığını hissettim. Odama koştum. Baktım, külodum sırılsıklam olmuş, çıkarıp sularımı sildim, külot değiştirdim.

Bir kaç dakika yatağın kenarında oturup kaldım. Neler oluyordu bana böyle? Azmış, kudurmuştum. Canım yarak istiyordu, sikilmek istiyordum. Vajinam kaşınıp duruyordu. Tek ilacım da odasına çekilen Erdal’dı. Boş gözlerle kapıya baktım. Bu kapının arkasındaydı ilacım… Tek yapmam gereken bu kapıyı açıp onun odasına geçmekti.

Evet, niyeti bozmuştum artık… On yıllık evlilikten sonra bir öpücükle orgazm olacak hale geldiysem, bunun çaresini bulmam gerekiyordu. Ve çare kaynım Erdal’dan başkası değildi.

Kalktım, onun odasına yöneldim. Kapı kapalıydı. Bir iki tıklayıp cevaplamasını beklemeden kapıyı açtım, odasına daldım. Sırtüstü yatağına uzanmış, bir eli başının altında, bir eli önü kabarık şortunun üstünde, tavana bakıp duruyordu. Üstünü çıkarmış, altında bir tek şortla yatıyordu. Ellerini başının altına koyduğunda, kollarının pazuları, yuvarlacık kasları, seyrek tüylerle kaplı geniş göğsü yayla gibi görünüyordu.

Benim geldiğimi görünce şöyle bir başını kaldırıp toparlanmaya çalıştı. Dediğim gibi teklif yoktu aramızda, böyle vakitli vakitsiz dalmak, kakara kikiri yapmak normal şeylerdi.

Gidip başucuna oturdum. Elimle başını tutup kucağıma koydum, sohbet etmeye başladık. Saçlarını karıştırıyordum bir yandan, havadan sudan konuşuyordum abuk subuk… Tek istediğim onun yanında olmak, kokusunu alabilmekti. Bir de, bunca senelik yenge rolünden sonra, nasıl yapacağımı bilmiyordum ama, bir şekilde olayı sekse getirebilmek…Bir ara güldü,

“Niye gülüyorsun yaramaz?” dedim merakla…

“Sen anlatırken yüzüne bakmak istiyorum ama, memelerin o kadar büyük ki, yüzünü göremiyorum.” dedi. “Şunları kenara çek de yüzünü göreyim” diyerek memelerimi bastırır gibi yaptı elleriyle…

Beklemiyordum bu hareketini… İnlercesine içimi çektim. Fırsat bu fırsattı, deminden beri dolandırıp durduğum lafı sokuverdim,

“N’apıyorsun, İkinciye mi uğraşıyorsun yoksa fırsatçı köpek?” dedim. Eli mememde, şaşırarak yüzüme baktı,

“Ne ikincisi? Ne demek o?” diye sordu. Anlattım ben de,

“Demin salonda boynumu öptüğünde boşaldım zaten ayak üstü… Şimdi de öpmeyi bırak, memelerimi elliyorsun” dedim. Göğsümdeki elinin parmakları kasıldı, biraz daha sıktı mememi, canımı acıttı.

“Hadi ya…” dedi. “Demek öpünce orgazm oldun ha? Hadi benim yanımda boşal da, sesini duyayım, nasıl oluyormuş?”

Yakışıklı yüzüne baktım. Dik dik gözlerimin içine bakıyordu. Körpecik, etli dudakları öp diye beni çağırıyordu sanki… Parmağımı uzatıp ucuyla alt dudağına dokundum, okşadım.

“Tamam bebeğim. Nasıl boşaldığımı göstereyim sana.. Ama burası yeri değil.” Gözleri parlamıştı bunu duyunca… Başımı kapıya çevirip baktım, “Babanlar dışarda oturuyor. Biri kalkar gelir şimdi, rahat olmaz. Akşam bizimkiler uyuduğunda odama gel, bu konuyu görüşelim” dedim.

“Nasıl dayanırım bilmem ama, peki yenge, olur…” dedi. Doğruldum, o da doğruldu. Yan yana birbirimize baktık. Kollarının arasına atılmamak için kendimi zor tutuyordum. Biraz daha durursam dayanamayacaktım ben de… Eğilip o güzel dudaklara bir öpücük kondurdum, kalktım.

“Benim için de zor bebeğim. Ama mecburuz. Akşama… Bekliyorum…” diyerek çıktım.

Akşam olmak bilmedi, gece bizimkiler yatmak bilmedi. Sonunda herkes odasına çekildi, el ayak kesildi. Bir süre daha bekledim odamda…Soyunmamıştım bile… Aklıma gelmemişti. Üzerimdeki gömlek, altımdaki kaynanamın hediyesi şalvarla oturuyordum. Alt kattan kayınpederimin horlama sesi yükseldi. Heyecandan geberiyordum. Yeni gelinin damat beklediği gibi bekliyordum kaynımı…

Sonunda kapının hafifçe tıkladığını işittim. Diken üstündeydim zaten, telaşla fırlayıp kapıyı açtım. Kaynımı içeriye alıp arkasından kapıyı kapattım. Işığı yakmamıştım. Pencereler açıktı, tatlı bir esinti kenardaki tülleri savuruyor, ay ışığı odayı aydınlatıyordu.

Loş ışıkta, kapalı kapının önünde birbirimize baktık. Gerçekten heyecandan ölmek üzereydim. O da benden farksızdı. On yıllık evliliğimiz boyunca bakıp beslediğim, büyüttüğüm biricik kaynım… Erdal’ım… Canımdan çok sevdiğim… Kocamın kardeşi… Yakışıklım…

Bu gece o, evin küçük oğlu değildi. İlk aşklarını, ilk heyecanlarını, kızlarla ilk öpüşmelerini, sevişmelerini benimle paylaşan, benimle şakalaşan çocuk yoktu karşımda… Beni isteyen, arzulayan bir erkek vardı. Ergenlikten çıkmış, erkekliğe adım atmış, boyu benden uzun, yakışıklı, yapılı, üçgen vücutlu, kaslı bir erkek…

Heyecandan dudaklarım titriyordu. Aralık dudaklarım öpülmeyi beklercesine ıslak, titrek, nefes almaya çalışıyordum. Hiç konuşmuyorduk ikimiz de… Heyecanla birbirimize bakıp duruyorduk. Sonunda Erdal fısıldayarak perdeyi açtı, omuzlarımdan tutup kendine çekti. Nefesi dudaklarımın üzerindeydi,

“Yenge…” dedi duyulur duyulmaz… Parmağımı dudaklarına götürüp susturdum. Gömleğimin düğmelerini çözmeye başladı. Kollarımdan sıyırıp çıkardı. İri memelerim sütyeni zorluyordu. Nefesi kesilerek onlara baktı, sütyenin üzerinden okşadı.

Kollarımı arkama götürüp sütyenimin kopçasını açtım, omuzlarımı oynatıp aşağıya düşürdüm sütyeni… Kabarmış uçlarıyla çıplak memelerim meydana çıktı. Belden yukarım çıplak, memelerim kaynımın gözlerine meze oluyordu.

Ellerini uzattı. Ateş gibi yanan parmaklarının temasını göğüslerimde hissedince zevkle inledim. Eğilip onları öpmek istedi, yalamak, emmek… Omuzlarından tutup engel oldum.

“Benim nasıl boşaldığımı görmek istiyordun. Hadi boşalt beni şimdi… Sadece boşalt. Sonra da git bir tanem…”

Ellerini önüme götürdü. Ayağımdaki şalvarın lastiğini tuttu, santim santim açığa çıkan kalçalarımı, etimi okşaya okşaya aşağı indirmeye çalıştı. Dayanamadım. Şalvarın lastiğini tutup kalçalarımı kıvıra kıvıra aşağıya indirdim, ayaklarıma düşürdüm. Altımda bir minik külot kalmıştı şimdi… Beni kendine çekip sımsıkı sarıldı, dudaklarıma yumuldu.

Öpüştük. Hırsla, koparırcasına, dudaklarımızı yercesine… Dilimle okşadım körpe dudaklarını… Elleri memelerimdeydi. Boynumu, omuzlarımı öpüyordu durmadan… Kollarının arasında kendimden geçmiştim. Meme uçlarımı kıstırıyor, parmaklarının arasında canımı yakarak ovalıyor, beni inletiyordu.

“Duyacaklar yengem… Bağırtma beni bebeğim…” diye fısıldadım.

Meme uçlarımı, memelerimi bırakıp sarıldı, kendine çekti, külodumun üzerinden kalçalarımı avuçlayıp sıkmaya başladı. Kalçalarım parmaklarının arasında sıkışırken, iri memelerim şimdi onun göğsünde eziliyor, uçları tişörtüne sürtünüp duruyordu. Tişörtün eteğini tuttum, yukarıya çekmeye çalışırken,

“Çıkar şu üstündekini aşkım…“ diye inledim. “Çıplaklığını hissedeyim. Güçlü erkeğim benim…”

Tişörtü bir anda çıkarıp fırlattı. Tekrar sarıldı. Ohhh… İkimiz de üstümüz çıplak vaziyette birbirimize sarıldık. Öyle güzeldi ki… Kendimden geçtim sanki… Başım göğsünün hizasına geliyordu devenin… Geniş, tüylü göğsüne öpücükler yağdırdım, dudaklarımı minik meme uçlarında gezdirdim. Öptüm, öptüm… O da her yerimi okşayıp duruyordu. Elini aramıza sokup karnımı, göbeğimi okşadı. Aşağıya iniyordu. Elini tuttum.

“Ohh… Hayır yengem… Oraya dokunma… Sadece boşalt beni, ama oramı elleme sakın…” Çekti elini ama, biraz sonra yine eli oramdaydı. Külodumun üzerinden amımı avuçladı, sıktı. Yine inledim,

“Ohhh… Yapma köpek çocuk… Yapma dedim sana… Delirtme beni…”

“Yapmazsam nasıl boşalacaksın peki yengecim?” dedi işine devam ederken…

Aptal kafam işte… Doğru söylüyordu bebeğim. Amıma dokunmadan ne yapmasını bekliyordum ki… Dokundu o da… Hem de ne dokunma… Susamış amcığımı parmaklarıyla yoğurdu adeta…

Bir yandan amımı avuçluyor, bir eliyle memelerimi yoğuruyor, bir yandan da öpüyordu. Ben de dayanamadım artık, elimi uzatıp kaynımın aletine ulaşmaya çalıştım. Şortunun lastiğinden elimi sokup sertliğini parmaklarımın arasında tuttum.

Onsekiz yaşında oğlanın siki abisinden daha büyüktü. Şortunun önünü kabartan şey şimdi elimdeydi. Sıktım, kan hücum etmiş, şişmiş aletin damarlarını parmaklarımda hissettim. Öyle büyük, öyle kalın geldi ki elime, sevişmeyi falan bıraktım, geri çekilip ona baktım.

Harika görünüyordu. Zaptedilmesi zor, yerinde duramayan aygır gibi bıraksam içime dalacak, parçalayacak gibi görünüyordu. Ama kararlıydım, ne olursa olsun alacaktım onu içime…

Önünde diz çöktüm elimden bırakmadan, şortunu aşağıya sıyırarak… Ağzıma zorlukla aldım başını… Ama sadece başı sığdı ağzıma… Dilimin ucuyla ağzımın içinde yaladım. Pembecik taşaklarını okşadım alttan parmaklarımla… İnlemeye başladı o da…

Kalktım, sikinin belinden tutup çektim, yatağa doğru götürdüm erkeğimi… Köyde boğayı çiftleştirirken yaptıkları gibi yularından tutar gibi tutuyordum kalkmış sikini… Yatağa yatırdım. Külodumu çıkarıp attım, kaynımın üzerine çıktım. Tam başını amıma dayamıştım ki, alev alev yanan amımın sıcaklığını sikinin ucunda duyan oğlan titremeye başladı, kasıldı,

“Geliyorum yenge” diyebildi, spermlerini boşaltmaya başladı.

Zavallım, o da benim gibi dolmuştu herhalde… Daha içime girmeye bile fırsat bulamamıştı. Yerden eteğimi aldım hemen, ucundan döller fışkıran sikine tuttum yere akmasın diye… Sikindeki dölleri silip temizledim.

Nerdeyse bir bardak döl boşaltmıştı. Ağzımı dayadım, geri kalanları da ben emdim. Dilime kekremsi sperm tadı geldi. Spermlerin tadı, kokusu beni iyice azdırdı. Genç çocuk, boşalmasına rağmen dilimin de katkısıyla yumuşamamıştı hiç…

Tekrar doğrulup yarım kalan işimi tamamladım, bu kez elimi çabuk tutup içime aldım aletini… Yavaş yavaş içime alıyordum. Fakat biber gibi yanıyordu amımın içi… Daha yarısını alabilmiştim ki, kaynım belimden tuttu, birden beni aşağı çekip, kazığa oturtur gibi sikinin üstüne oturttu beni… Dudaklarımı ısırıp kısık bir çığlık attım ilk anda… Sonra oturup kalkmaya başladım. Acı yerini tarifsiz bir zevke bırakmıştı.

Ben daha tam olarak tadını çıkaramadan sikini içimden çıkardı ve bana domalmamı söyledi. Telaşla, heyecanla dediğini yaptım. Arkamdan yaklaşıp tekrar içime soktu aletini, pompalamaya başladı. Yaklaşık on dakika da bu şekilde sikti beni…

Bense, o arkamda sert hareketlerle gidip gelirken darbeleriyle kıvranıyor, sarsılıyordum. İri memelerim öne arkaya gidip geliyordu. Arka arkaya boşalmaktan dizlerim titriyordu. Başım yastığa gömülü, götüm havada sikilip duruyordum. Artık halim kalmamıştı. Bir süre sonra tekrar,

“Geliyorum…” dedi.

“Durma, içime boşal” dedim yastığı ısırırken… “Korunuyorum aşkım, içime boşalt hepsini…”

Daha lafım bitmeden belimi tutup kendine çekti, kalın sikini amcığımın dibine kadar kökledi, titreyerek ta derinlerime püskürtmeye başladı döllerini… Bitirdiğinde kendimi yüzü koyun yatağa bıraktım…

Erdal da yanıma uzandı. Sanki bir saattir beni siken o değildi, zımba gibiydi hala… Elini uzatıyor, saçlarımı, sırtımı, belimi, kalçalarımı okşayıp duruyordu.

“Yapma artık yaramaz… Bitirdin beni, bırak dinleneyim” dedim yorgun argın…

Bırakmadı, okşamalarına devam etti. Bıkmadan, usanmadan kedi sever gibi okşadı beni… Tekrar kalkan sikini bacaklarıma sürüyor, kalkıp arkamdan bacaklarımın arasına sokmaya çalışıyor, beni delirtiyordu. Sonunda beni de azdırdı. Canım istemeye başladı yine… Yattığım yerde döndüm, sırt üstü yatıp bacaklarımı araladım,

“Gel buraya azgın köpek… Beni de istettirdin işte… Sik bakalım bir daha yengeni… Ceza olarak bir posta daha atacaksın bana…” diyerek elinden tuttum, bacaklarımın arasına çektim oğlanı…

Benimki zevkten dört köşe oldu tabi, hemen geldi. Sikilmiş, dölleri ve sularımla ıslanmış amıma bir kez daha soktu koca sikini… Şınav çeker gibi başımın iki yanına yumruklarını koyup, üstümde gidip gelmeye başladı.

Ben altında bacaklarım ikiye ayrılmış vaziyette yatıyordum. Tek temas eden yerimiz cinsel organlarımızdı. Yılan gibi amıma girip çıkıyordu koca yarak… Öyle zevk veriyordu ki, delirtiyordu beni…

Sonunda delirdim zaten… Boynuna sımsıkı sarılıp kendime çektim. Bütün ağırlığıyla üstümde, memelerimi, beni ezerken bacaklarımı beline doladım. İkimiz de inliyerek son orgazm dalgasını yaşamaya başladık. Sıcak döllerini amımda hissederken ben de kasılıyor, sarsılıyor, deliriyordum. İçimde musluk açık kalmış gibi oluk oluk boşalıyordu içime…

Bıraksam sabaha kadar sikecekti beni namussuz… Bense bitmiştim artık. Hurdahaş olmuş, yatakta orgazm sarhoşu, bitap yatıyordum. Kaynım hala beni okşama, memelerimi emme peşindeydi. Mememi avuçlayan eline vurup güldüm,

“Yeter artık Erdal’ım… Bitirdin beni piç… Hadi siktir git odana da uyuyalım, dinlenelim biraz… Daha bunun yarını da var. Yengen burda, amcığı kaçmıyor. İstediğin zaman istediğin kadar sikersin yengeni bebeğim….” dedim.

“Ne yapayım yenge? Doyamıyorum sana… Okşamaya, sikmeye doyamıyorum bir türlü…“ dedi dudaklarımı öperken… Ben de sarılıp sevgiyle öptüm kaynımı…

“Hadi git artık… Bırak beni, yoksa babanlar namaza kalktığında seni burda yakalayacak. Hadi Erdal’ım, hadi aşkım… Erkeğim benim… Boğam… Güçlü erkeğim…”

Sonunda giyinip gitti. Benim halim kalmamıştı, örtüyü üzerime çekip uykuya bıraktım kendimi… Sabah uyandığımda baktım, gece amımdan akan spermler yatağı göl gibi yapmış. Kimse görmeden kalkıp çarşafları çıkardım, makineye attım. Duşumu alıp temizlendim. Kahvaltı masasını hazırladım. Kayınvaldemler bahçeye gitmişlerdi, akşama ancak gelirlerdi. Koca evde kaynımla ikimiz yalnızdık.

Erdal’ın odasına gittim. O kadar gürültüme rağmen hala uyuyordu. Uzun sarı saçları yastığa serilmiş, beline kadar çarşaf örtülü vaziyette, üstü çıplak yatıyordu. ,Geniş göğsü inip kalkıyordu. Sevgiyle uyumasını seyrettim bir süre… Öyle güzel uyuyordu ki…

İçimdeki orospu da uyandı erkeğimi seyrederken… Üstümde ne varsa çıkardım. Çırılçıplak, yılan gibi yatağa süzüldüm, ayak ucundan çarşafın altına, bacaklarının arasına girdim. Kerata, altına da bir şey giymemiş, öylesine çıplak, dal taşak yatıvermişti. O da benim gibi çırılçıplak uyuyordu azgın şey…

Çarşafın altında, aralık duran bacaklarının arasında mevzi aldım. Uyuyup duran küçük Erdal’ı okşaya okşaya uykusundan uyandırdım. Baş kaldıran sikinin başını ağzımın içinde emerken ufaklık da sertleşti, son şekliyle akşamki büyük halini aldı. Kan damarları şiştiğinde kaynım da uyanmış, kıpırdanmaya başlamıştı. Ben sikini emerken çarşafı kaldırıp bana baktı…

Gözleri şaşkın şaşkın açılmıştı. Bakıştık. İçimden gülmek geldi, gülmedim. Onun maviş gözlerinin içine baka baka işime, sikini yalayıp emmeye devam ettim. Ben emdikçe karın kasları dalgalanıyordu adeta…

Arada sikini ağzımdan çıkarıyor, tükürükleyip avucumun içinde sıvazlıyor, otuzbir çektiriyordum. Sonunda taşaklarını okşayıp yalarken, ıslak parmağımla arka deliğini zorlarken kasılmaya başladı. Sikinin başını hapsedip ne varsa yuttum hepsini… Bitene kadar…

Boşalması bittiğinde üstüne tırmandım. Spermli dudaklarımla dudaklarını öptüm…

“Günaydın aşkım…” dedim mutlulukla… “Ben kahvaltımı yaptım.” Sarılıp yana devrildim, kaynımı üstüme çektim. Bacaklarımı aralayıp başını kasıklarıma bastırdım.

“Sıra sende bebişim… Ben de sana suyumdan içireyim… Sonra menüde neler var, bakarız beraber, olur mu?”

Kaynımın dili amımı okşamaya başladığında zevkle içimi çektim. Mutluluk bu olsa gerek diye düşündüm. Gerçek kahvaltıyı bir iki saat sonra yapabildik. O gün akşam büyükler gelene kadar durup durup seviştik kaynımla… Durup dinlenip odalarda, çıkıp dolaşıp tenhalarda seviştik. Kocam köye, bizi almaya gelene kadar ne samanlık bıraktık, ne dere kenarı… Birbirimizi doyurduk.

Şimdiyse ben yine abisinin yatağındayım, Erdal yine peşinden koşan kızların gönlünü yapıyor. Zaten normalde olması gerektiği gibi… Arada bir fırsat bulabilirsek, yengesini de iyi ediveriyor.

Fakat o köyde yaşadığımız sikişin tadı hala damağımda… Bayram seyran olsa da köye gitsek, dağ bayır gezip çimenlerin üstünde, su kenarında doya doya, bağıra çağıra, feryatlarımız dağlarda yankılanarak sikişsek diye bekliyorum.

Damla’nın Hatıra Defteri

Damla’nın Hatıra Defteri
Yaz tatili gelip çatmıştı. Benim yıllık iznim gelmiş kocam ise çalışmak durumundaydı. Geçen sene aldığımız yazlıkta biraz tadilat yapmamız gerekiyordu. O yüzden kocamla konuşarak yazlığa önceden gitmeye karar vermiştim. Ustaların başında duracak işten kaytarmamalarını ve işlerini iyi yapmalarını sağlayacaktım.

– Tamam karıcım sen arabayı da alıp git. Benim izne ne zaman çıkacağım tam olarak belli değil.

– Sen ayarladın değil mi işçileri?

– aradım necat ustayı o birilerini gönderecekmiş.

– ne kadar sürermiş yaklaşık olarak?

– en geç 4-5 gün içerisinde bitireceklerini söylediler canım.

– tamam hayatım o zaman ben birazdan çıkarım yola.

Damla ile Halil birbirlerine sarıldılar, Halil işe gitmeden önce. 5 yıl önce evlenmişlerdi. Damla 26 Halil ise 28 yaşındaydı. İkisi de varlıklı sayılırlardı. İkisinin de arabası vardı ayrı ayrı bir evleri ve bir de yeni aldıkları yazlıkları vardı. Çeşme’den almışlardı yazlığı. Damla yabancı sermayeli bir firma’da çalıştığı için sosyal hakları daha çoktu. Halil ise yönetici pozisyonunda olduğu için iş çıkış saatleri ve tatil haklarını tam net kullanamıyordu. Damla ve Halil önceden konuşup aynı zamana izin aldıkları halde Halil’in işinde sıkıntı olmuş ve damla yazlıktaki işler için yalnız gitmek durumunda kalmıştı. Damla sarışın 1.65 boyunda alımlı bir bayandı. Kocası da esmer yakışıklı sayılırdı o da 1.77 boyundaydı.

Damla kocası gittikten sonra yatak odasına geçmiş valizini hazırlamaya koyulmuştu. İzmir çok sıcaktı fakat çeşme de fena sayılmazdı. Yeni aldığı bikinilerini gece elbiselerini çamaşırlarını pijamalarını v.s her şeyini valize koymuştu. Valizi hazırdı. Banyoya geçip duş aldı. Yorucu iş koşuşturmasından sonra dinlenip kafasını toplayacaktı damla. Buna ruhen de hazırlanıyordu. Üzerine sardığı havluyla ıslak saçlarını arkaya atarak yatak odasına geçti. Biraz kurulandıktan sonra ne giysem diye düşündü. Çekmeceden sarı bir g-string çıkardı ve bunu giymeliyim diye düşündü. Aslında pek de normal iç çamaşırı yoktu damlanın. Erotik ve çekici olmayı seviyordu. Ve hep bu tarz şeyler alıyordu. Eşinin de sevdiğini biliyor ve onu bu tarz şeylerle baştan çıkarıyordu. Mini şortunu buldu daha sonra. Bacaklarının neredeyse tamamını açıkta bırakıyordu. Sadece kalçalarını kapatabiliyordu bu şort.

Aynı zamanda sıkıydı ve hatlarını belli ediyordu. Aynada baktı kendine bir an poposunu elledi ve güzel olduğuna kanaat getirdi. Kendini aynada izlemeyi seviyordu. Kendini beğenmeyi seviyordu. Daha sonra siyah bir sütyen buldu göğüslerinin çoğunluğunu açıkta bırakan. Göğüsleri çok iri sayılmazdı ancak ufak da değildi. Yaklaşık seksen civarındaydı. Beli çok ince değildi ama göbeği yoktu. Hafif bir çıkıntısı vardı ama o da artık her kadında vardı. Kalçaları ise dolgundu şort tam oturmuştu sıkı sıkıyaydı. Daha sonrada askılı bir body giydi. Makyajını yapmak için aynanın karşısına geçti. Ne kadar da alımlı olduğunu düşünüyordu içinden. Keşke Halil de olsaydı diye iç geçirdi. Makyajını bitirdikten sonra valizini de alıp çıkmak üzereydi. Topuklu ayakkabılarını giydi. Onlarsız yapamıyordu o kadar alışmıştı ki onlara tatile gidiyor olmasına karşın onlardan vazgeçmiyordu. Kapının yanındaki boy aynasında kendini izledi. Şort tamamdı body tamamdı saç makyaj her şey tamamdı. Topuklu ayakkabılar poposunu dik gösteriyordu belki de ondan seviyordu arkasını döndü baktı tekrar tekrar ve sokak kapısını açtı valizini aldı ve asansörü beklemeye başladı. Asansör dördüncü katta durdu ve damla kapıyı açtı. İçeride kapıcı hasan vardı. Hasan’ın gözler faltaşı gibi açıldı damlayı karşısında bu şekilde görünce. Damlanın selamıyla hasan’ın şaşkınlığı geçti. Ve damla asansöre bindi.

-merhaba hasan iyi günler.

+iyi günler damla hanım. Nasılsınız?

-teşekkürler, ya sen?

+ben de iyiyim teşekkürler.

-hasan ben çeşme’ye gidiyorum. Halil evde o daha sonra gelecek. Sen eve göz kulak ol tamam mı ben yokken.

+tabi ki damla hanım. Sizin içiniz rahat olsun. Güvenlik kamerası var zaten.

-olsun bak geçenlerde yan bloğa hırsız girmiş. Orada da kamera vardı ama yakalayamamışlar adamları. İren çıkan belli değil sen gözünü dört aç.

Gelmişlerdi giriş katını hasan hemen yardımcı oldu damla’ya. Valizini arabaya kadar taşıdı bagajına koydu. Damla arabasına bindi ama nasıl biniş hasan’ın içini de alıp götürmüştü resmen. Bacakları ortadaydı ve parıltısı hasan’ın gözlerinin önünden gitmiyordu. Damla gaza basıp tatil yoluna koyulurken hasan arkasından bakakalmıştı.

*******

Damla yorucu bir yolculuktan sonra çeşmedeki yazlıklarına gelmişti. Arabadan inip şöyle bir gerindi tüm seksiliği ile beraber. Bagajdan valizini indiriyordu ki arkasından gelen bir ses duydu.

-Ooo damla hanım hoş geldiniz.

+Hoşbulduk Mustafa bey nasılsınız?

-Teşekkürler damla hanım sizi gördüm daha iyi oldum. Halil bey yok mu?

+maalesef Mustafa bey o arkadan gelecek. Yazlığın tamiratı için önden geldim ben.

-biz de kuzenimle geldik. Sizi tanıştırmayı unuttum pardon. Mert kuzenim.

– memnun oldum mert bey.

+ben de çok memnun oldum damla hanım.

-neyse sizi tutmayalım damla hanım valizini taşıyalım hemen yorgunsunuzdur siz.

+ay evet biraz yoruldum. Ya hiç zahmet etmeyin taşırım ben.

-ne olacak damla hanım.

Mustafa, damla ile Halil’in çaprazındaki yazlıkta kalıyordu. Daha doğrusu bu küçük bir siteydi 10 villadan oluşan. Damlalar ve Mustafa komşuydular. Tabi dibi düşmüştü kuzeniyle beraber damlayı o halde görünce. Valizini bıraktıktan sonra damla teşekkür etti. Bir şey lazım olursa çekinmeden söylemesini söyledi Mustafa ona. Yanından ayrıldıktan sonra mert dayanamayıp.

-oğlum o nasıl bir kadın öyle. Oyşş titredim vallahi.

+lan oğlum sorma afettir de kocasıyla aralarından su sızmaz. İş düşmez yani bize hiç heveslenme ağzının suyunu da sil.

-düşse nasıl tutarım biliyor musun ben onu.

+hadi kes şimdi piyasa turu yapalım biraz.

Damla kapıyı açıp içeri girdi. İlk işi elektrik ve su tesisatını açmak oldu. Daha sonra camları açtı. İçerisini havalandırmak istiyordu. Şansına da çeşmeden rüzgar vardı. Gerçi dalyan genelde eserdi. Halil’i aradı geldiğini söyledi. Ona işlerin nasıl gittiğini sorduğunda daha belli olmadığını ne zaman geleceğini kestiremediğini söyledi. Lavaboya gitti yüzünü yıkadı. Terlemişti. Odasına çıktı valizini boşaltıp yerleşmeye koyuldu. Eşyalarını yerleştirdikten sonra banyoya girmeliyim diye düşündü. Mini şortunu çıkardı evvel. Bacakları parıldıyordu. Terden g-string üzerine iyice yapışmış daha da seksi ve çekici duruyordu. Daha sonra bodysini çıkardı ve bornozunu alıp banyoya gitti.

Camları havalandırmak için açmıştı rüzgarda vardı çaprazda balkonda oturan Mustafa ve mert etrafa göz gezdirirken rüzgardan uçuşan perdenin ardında damlayı o şekilde görünce adeta dillerini yutmuşlardı ikisi de bir birbirlerine bakıyordu bir de damlanın olduğu yere. Damla banyoya girip kapıyı kapatınca ancak kendilerine gelebilmişlerdi. Mert:

-oğlum bence bu fırsatı kaçırmamalıyız. Bak kocası da gelmemiş.

+ya bilmiyorum ki bir şey olur mu ki boş yere gitmesin hem komşumuz.

-bırak oğlum komşu ayaklarını boşver. Hem bak yoldan yeni gelmiş yorgun. Hadi kalk bir şeyler hazırlayalım akşam yemeği için de onu çağıralım. Hadi hadi hızlı ol biraz.

Mert niyeti bozmuştu onu sikmek için yanıp tutuşuyordu adeta. Mustafa da ise biraz tedirginlik vardı. Akşam yemeği için işe koyuldular bir şeyler söylemek için mert telefon açarken Mustafa evdeki durumu kolaçan ediyordu. Bu akşam gençler için hayal kırıklığı mı yoksa muhteşem bir gece mi olacaktı.

****

Kapı çaldı, damla uzandığı yerden kalkıp kapıya yöneldi. Karşısında Mustafa ve mert vardı. İkisi de sırıtıyordu. Damla bir içim su gibiydi adeta üzerinde mini kot etek üzerine ise göbeğini hafif açıkta bırakan göğüs dekolteli askılı body vardı. Mustafa lafa atıldı hemen.

– Damla hanım yol yorgunusunuzdur siz şimdi düşündük ki bir şey yapamazsınız evde yemek için. Biz mertle bir şeyler hazırladık. Eğer gelirseniz akşam yemeğini hep beraber yiyelim.

– Mustafa bey niye zahmet ettiniz ben ekmek arası bir şeyler yerdim.

– Zahmet ne demek damla hanım komşuluk görevimiz bu. Sizi bekliyoruz o halde. Sofrayı kurduk biz.

– Tamam o zaman siz geçin ben birazdan geliyorum.

Mustafa ve mert bir zafer kazanmış edasıyla mutluluk içerisinde evlerine döndüler. Beş dakika sonrasında damla gelmişti.

– Siz ne yaptınız böyle. Bu kadar yemeği kim yiyecek.

– Hep beraber yeriz damla hanım ne olacak ki. Hem size sıradan sofra yakışır mıydı?

– Mahcup ediyorsunuz beni Mustafa bey. Çok teşekkür ederim sofra gerçekten güzel olmuş.

Sofraya oturup yemeğe koyuldular. Mert damlanın yanına oturmuştu. Damla bacak bacak üstüne attığı andan itibaren gözleriyle yiyordu adeta. Eteğe kasıklarına kadar sıyrılmıştı. Eğildiğinde de g — stringi görünüyordu. Mert çadırı çoktan kurmuştu. Oradan buradan sohbetle geçildi yemek. Daha sonra villanın bahçesinde akşam sefasına koyuldular. Mert içeriden içkileri getirmişti. Damla tepki verdi birden.

– Ya ben içmesem olur mu? Yol yorgunluğu var sızıp kalabilirim.

Mert lafa atladı hemen.

– Aa olur mu öyle şey hiç açılış partisi yapıyoruz burada damla.

Mert samimiyeti artırmak için hızlı gidiyordu. Hanımı kaldırmıştı çoktan. Karşı tepki olarak damla da ona mert diye seslenmeye başladı.

Mert ve Mustafa damla’nın karşısına oturmuş zevkle izliyorlardı onu.sikleri çoktan kalkmıştı. Damlanın her ağzını açışında dudaklarına yumulmak için bir şans diliyorlardı. Damla ise çakır keyif olmuş şen kahkahalar atmaya başlamıştı. Birbirleriyle şakalaşıyorlar el temasında bulunuyorlardı. Mustafa ve mert damlanın bacaklarını şaka bahaneleriyle okşuyorlar yanağından makas alıyorlardı. Damla başına gelebileceklerinin farkında değildi. Bu ikisi onu hiç acımadan sikebilirlerdi. Tek tek aynı anda kim bilir nasıl yaparlardı. Damla oturduğu yerden kalktı ve birden tuvalete gitmek istediğini söyledi. İç yapılar aynı olduğu için sorma gereksinimi duymadı damla direk içeri geçti. Kendine gelmek için yüzüne bol bol su serpti. Çok içtim galiba diye düşündü. Dağılmıştı saçlarını toparladı. Mustafaların sesi geliyordu bahçede tam onların yanına çıkacaktı ki içerideki bir odada lap top da açık bir şeyler gördü. Karasızlık içerisinde en sonunda bakmak için odaya girdi. Bir video açıktı. Bir kadın iki erkeğin yanına yaklaştı ve birde öpüşmeye başladılar ama nasıl öpüşmek. Kadın kendinden geçmiş gibiydi. Daha sonra kadın aşağıya eğildi ve adamların siklerini yalamaya başladı. Adamların arasında deli gibi sikiliyordu kadın. Ağzını am gibi sikiyorlardı. Daha sonra aralarında tost olmuştu.

– Aman allahım nasıl sikiyorlar kadını. Offff çok iyi. Böyle sikilmek nasıl bir şey acaba.

Elini amına attığında ıslandığını fark etti. Çok azmıştı belki içkinin de etkisi vardı ama izlediği film onu çok etkilemişti. Kendini zor attı odadan dışarı üstünü toparladı. Fark edebilirlerdi çünkü. Odada bu şekilde yakalanmak istemezdi. Ne azgın şey bunlar diye düşündü. Tam kapıya yaklaşmıştı ki kendi adını duydu konuşmalar arasında.

– Oğlum karıyı görmedin mi tam kıvama geldi.

– Nasıl geldi lan? Damla’yı tanırım öyle biri değildir. O tarz bir şeyini görmedim.

– Lan bırak damla damla sikeriz onu. Bizim iliğimizi bile kurutur aklın şaşar.

– Sen ağzını sikersin ben arkadan girerim. Her türlüsünü yaparız.

Damlanın aklı uçmuştu.

– Aman allahım bunlar beni sikecekler.

Garip duygular içerisindeydi. Korkması gerekiyordu ama aksine heyecan kapladı içini. Belki az önceki film aklını çelmişti. Ne yapacağını bilemedi. Bunca zamandır kocasından başka hiçbir erkeği düşünmemişti. Düşlememişti de ancak bu sefer canı istiyor gibiydi. İki sik yemek nasıl bir şeydi acaba. O kadın gibi zevk alır mıydı. Amının ıslanması gittikçe artyordu. Derken bahçeye çıkıverdi birden.

Damla eve nasıl geldiğini bilememişti az kalsın iki erkek arasında ezile ezile sikiliyordu. Bunun farkındaydı ve bu onu çok tahrik ediyordu. Aklı da kalmıştı orada ama şu an için rahattı. Derin bir ohh çekti. Ama elini amından alamıyordu koltuğun üzerine uzanıp kendini tatmin etmeye başladı. Hayalinde iki erkek arasındaki sikilişi vardı. Tanrım bir film bu kadar etkileyebilir miydi? Ahhhlar ohhhhlar içerisinde boşalmıştı damla. Bu rahatlıkla güzel bir uyku çekebilirdi şimdi. Sabah ustalar gelecekti. Erken kalkmalıydı. Büyük bir rahatlamışlıkla derin bir uykuya dalmıştı.

Sabah sekizde kapı çalmıştı. Damla saate bakıp çalan kapıya doğru hareketlendi. Kapıyı açtığında karşısında dört tane azman sayılabilecek adam vardı, iri kıyımlardı, kaslı olanı da vardı dev gibi olanı da ve damlayı gördükleri anda şoke olmuş konuşamamışlardı. Damlanın üzerinde mini bir gecelik vardı göğüsleri bacakları meydandaydı. Saten ince askılı bir gecelikti ve damla onun içerisinde adeta bir içim suydu.

– Abla bizi Halil abi gönderdi. Biraz erken geldik sanırım ama kusura bakma.

– Önemli değil. Geçin içeri ben size yerleri göstereyim.

Damla işçilere tadilat yapacakları yeri gösterip üst kata çıktı. Bodrum katında izolasyon ve mobilya dizaynı vardı. İşçiler hazırlıklara başlayıp hemen işe koyuldular. Damla ise odasına çıkmış üstüne çeki düzen vermişti. Daha sonra kahvaltı yapmak için mutfağa girmişti. Ev tripleksti. Daha doğrusu villaydı. Mutfak ise orta katta ve işçilere yakındı. Enim konum bir sofra hazırlamıştı damla. Odaya çıkıp geceliğini değiştirmişti. Üstünde mini bir etek vardı ve bir straplez body vardı. Damla sofraya oturmuş bacak bacak üstüne atmıştı. İşçilerden biri alt kattan merdivenlerden çıkarken damlayı o halde görünce duraksadı. Elini aletine götürüp şortunun üzerinden okşamaya başladı. Damlanın poposu neredeyse ortadaydı. Göğüsleri ise neredeyse gözükecek giydi. Adam birden hareketlendi ve damlanın yanına çıktı. Tuvaletin nerede olduğunu sordu. Ancak damla adamın önündeki kabartıya bakakalmıştı. Tanrım ne kadar büyük diye düşündü. Damla adama yol göstermek için üst kata çıktı. Adam damlanın ardından merdivenleri çıkmaya başladı ama gözleri damlanın meydanda olan poposundaydı. Tangasını net bir şekilde görebiliyordu. Elini cebine atıp oradan okşamaya devam etti adam. Damlanın aklı hala dün geceki videodaydı. Bir yandan içi gitmişti sevişmek için ama sonra duraksayıp eve kaçmıştı. Eve gelip kendini tatmin etmek zorunda kalmış defalarca da beli gelmişti. Aklında hep o sahneler vardı. Pişmanlık hissediyordu ara ara. Keşke orada kalıp tadını çıkarsaydı. Neyse dedi içinden geçti gitti. Damla adama tuvaleti gösterdiğinde adamın aletinin daha da kabardığını gördü ve şaşırdı. Tekrar canlanmıştı o sahne aklında. Tahrik olmuştu. Yabancı biri ona bakıp, etkilenip tahrik olmuştu. Adam açık sözlü davranıp lafa başladı.

– Kusura bakmayın. Sizin güzelliğiniz karşısında istemsiz oluyor.

Damla şaşırmıştı böyle bir şey beklemiyordu. Hem utandı hem de azdı.

– Yok ya sadece gözüm takıldı. Büyükmüş epey. Bu kadar pek görmemiştim.

Damla söylediklerine hayret ediyordu. Böyle şeyleri bir yabancıya nasıl söyleyebilirdi. Adam hemen şortunu indirip kalkmış aletini ortaya çıkardı. Eliyle de sıvazlıyordu bir yandan.

– Daha yakından bakabilirsin.

Damla bir süre kararsız kaldıktan sonra adamın aletini eline alıp ona 31 çekmeye başladı. Adamın gözleri buğulanmaya başlamıştı bile. Damla ise şaşkınlık içerisinde boşta kalan elinin işaret parmağını dişlerinin arasına alıp sıkıştırmıştı. Adam elini birde damlanın eteğinin altına soktu ve bızırını okşamaya başladı. Damlanın da aklı gitmişti artık. Bir süre duraksız bir zevk çemberinin içerisinde birbirlerini okşayıp durdular. Damla adamın elleriyle ilk zevkini yaşamış ve belini getirmişti bile. Adam başından tutup aşağı doğru bastırdı damlayı. Damla ne yapması gerektiğini anlamıştı. Hiç ikiletmedi. Damla büyük bir hırsla yalamaya başladı.

– “Offf allahım nasıl bir şey bu böyle beynimi sikiyor resmen.” Diye düşünüyordu damla.

– Beni sikmek mi istiyorsun? Söyle hadi beni sikecek misin?

– Ağzına verdim hadi konuşma. Seni sokak orospuları gibi sikicem. Bir daha yemek için yalvaracaksın.

– Ohhh hadi artık sik beni erkeğim. Hadi sik beni, sik bu orospuyu.

İşçilerin argo konuşması onu daha da tahrik etmişti. O da onlar gibi argo konuşmaya başladı. Artık yaptıklarına şaşırmıyordu. Olayın akışında kaybolmuştu resmen.

Damla adamı sikinden tuta tuta yatak odasına kadar götürdü. Mini eteğini çıkardı nefis kalçaları meydandaydı. Tangası daha da seksi gösteriyordu. Üstündekileri de çıkardı göğüsleri ortada kalmıştı.

– Nerede büyüttün bu siki?

– Senin gibi güzellere soka soka büyüttüm. Hepsi emip emip uzattılar sikimi.

– Ohhhh bu orospun da onu büyütecek.

Adamın kafasını bacak arasına doğru eğdi yatağa uzandı. Emdiği anda kendinden geçmişti. Gözleri kaymıştı. Aklı gidecek gibi oluyordu. Adam işini iyi yapıyordu. Onu nasıl emmek öyle, resmen yiyordu kadını.

– Hadi artık sok şu sikini. Hadi sok, becer beni erkeğim.

Adam davete daha fazla dayamadı ve damlanın derinlerine kökledi.

– Ohhhhh nasıl da güzel soktun öyle devam et sevgilim durma hadi.

Damla bir orospuya dönmüştü adeta. Bir anda nasıl da değişivermişti. Yarağın altında kıvranıyordu resmen. Adamı altına aldı onun üstüne çıktı. Ata biner gibi zıplıyordu. Adam memelerini avuçluyordu büyük bir hırsla. Damla ise saçlarını savuruyor zevk nidaları ile odayı inletiyordu. Birden poposuna değen bir çift elle irkildi. Dönüp arkasına baktığında şok olmuştu. Diğer 3 işçi de gelmiş siklerini sıvazlıyorlardı. Birisi de poposunda gezdiriyordu ellerini.

– Biz de Osman nerede diye bakınıyorduk. Meğer burada hatunu götürüyormuş çatır çatır.

– Dayanamadım Hamdi abi. Hadi gelin size de yer çok burada.

Damla çarşafı çekmişti üstüne olanları izliyordu. Az önce zevk aldığı adam arkadaşlarını davet ediyordu. Odayı terk etmeye çalıştı ama adamların arasında kaldı.

– Dur bakalım küçük orospu nereye gidiyorsun. Herkese şapur şupur bize yarabbi şükür. Yok hadi eğil bakalım.

Damla çaresizce eğildi, üç adamın siklerini yalamaya başladı. Az önce sikiştiği adam da onlara baka baka 31 çekiyordu. Birini bırakıp birini yalıyordu offf çok da zevkliydi aslında. Mustafalarda izlediği film geldi aklına. Orospuluğu tuttu tekrar. Ayağa kalkıp üçünü de sırayla dudaklarından öptü. Yatakta 31 çeken Osman’ın yanına gitti. Osman’ın sikini tekrar ağzına aldı ama götünü bu sefer üç tane yarma gibi adama dikti. Oynatıyordu onlara karşı apaçık bir davetti. Bir yandan da göz ucuyla bakıyordu.

– Hadi erkeklerim bu orospu sizi bekliyor. Yoksa beni o yaraklarınızdan mahrum mu bırakacaksınız?

Hamdi sikini tükürükleyip sikini bir çırpıda amına sokmuştu. Diğerleri ise eline vermişti bir yandan da göğüslerini okşuyorlardı. Damla tamamiyle çalışıyordu. Amında bir sik onu sikerken ağzı am gibi olmuş dolduruluyordu. Elleriyle iki adama da otuzbir çekiyordu. Offf daha fazla dayanamadı ve beli geldi. Osman geliyorum dedi. Başını kaldırmaya çalıştı ama damla engel oldu. Ağzının içinden karşıladı tüm spermleri. İlk defa başka birinin spermlerini yiyordu acayip tahrik olmuştu.

– Oh sevgilim çok güzeldi. Onları yutması çok zevkliydi.

Sömürmeye devam ediyordu. Tertemiz yapmıştı sikini. Derken Hamdi dayanamadı. O da geliyordu.

– Sakın çıkma içimden erkeğim hepsini istiyorum. Son damlasına kadar istiyorum. Sikicim benim hadi durma sik beni.

Ufalana kadar içinden çıkmadı. Daha sonra Hamdi ve Osman tekli koltuğa geçip dinlenmeye başladı. Ama damlanın dinlenmeye niyeti yoktu. Adamların birini kadınlığına aldı ve üstüne çıktı diğerini ağzıyla sömürüyordu. Ağzı da am gibiydi ve feci sikiliyordu. Derken adam parmağıyla götünü yoklamaya başlamıştı. Damla anlamıştı neler olabileceklerini ama zevkin doruklarındaydı şu anda. Hiçbir şeye karşı koyamıyordu. Derken adam ağzında çıkıp yavaşça götünü zorladı.

– Dur ne olur yapma. Oradan hiç yapmadım.

– Bir daha başka yerden yapmak istemeyeceksin hep oraya isteyeceksin.

– Ne olur hepsini alamam yapma.

– Sen daha neler alırsın seni küçük fahişe.

Ve adam sonuna kadar kökledi.

– Ahhhhhhh.

– Kasma rahat bırak kendini.

– Ohhhh evet evet erkeğim ohhhhh

– İşte böyle.

– Hadi sikin durmayın tüm deliklerimi doldurun. Hem amımdan hem götümden sikin beni sikicilerim.

İki adamın arasında tost olmuş inliyordu damla. Diğerleri ise ona hayran hayran bakıyordu. Zevk almaya başlamıştı artık önce acı verdi ama şimdi delice istiyordu. Hamdi ve Osman’ın siki yavaştan hareketlenmeye başlamış damlanın yanına geçmişlerdi. Diğer iki işçi ise boşlamak nedir bilmeden damlayı sikmeye devam ediyordu. Damla iki yarakla pestil gibi olmuştu. Hamdi önüne gelip sikini ona doğru uzattığında dudaklarını ısırmış ve gözleri hafif kaymıştı zevkten. Üçüncü siki de yiyordu şimdi ağzından hem de. Iımmmmmhh diye ses çıkardı. Hamdi ağzından sikmeye başlamıştı, öyle ki gırtlağına kadar sokup çıkarıyordu. Osman ise onlara bakıp 31 çekiyor bir yandan da damlanın göğüslerini okşuyordu. Sik ağzından çıktığı zamanlar zevk çığlıkları atıyordu.

– Bunca zaman tek yarakla nasıl doymuşum ben?

– Seni yarağa doyuracağız. Her yerde sikeceğiz.

– Ohhhh. Evet erkeklerim sikin beni. Yarağa doyurun. Onsuz bırakmayın beni. Onsuzluk ne demek bilemezsiniz.

Derken önce diğer iki işçi boşlamak üzereydi damlanın içinden çıkıp göğüslerine boşaldılar. Kaç zamandır boşalmıyor gibilerdi. Oluk oluk akıttılar. Bunu görüp dayanamayan Osman da damlanın göbeğine doğru boşaldı. Ağzında kalmıştı Hamdi o da kökledikçe köklüyordu. Vantuz gibi emiyordu sikini. Ağzından çıkmadı Hamdi. Damlanın başına tuttu ve döllerini ağzına akıtmaya başladı. İlk salvosu boğazında patladı. Önce hoşlanmadı daha sonra içinde bulunduğu zevk ortamı sayesinde yuttuğu döllerin tadı damağında kalmıştı. Beşi de bir yere yığılmış aynı oda içerisinde çırılçıplak yatıyorlardı. Damla ilik gibiydi adeta. Yerde seks tanrıçası gibi yatıyordu. İşçilerin sikleri inmiş yana devrilmişti. Sabah olmak üzereydi neredeyse. Bodrum katındaki işler ise hala bitmemişti. Bu durum işçilerin iş yavaşlatması sonucu 10 gün daha böyle süredurdu. 10 gün boyunca işçiler evlerine hiç gitmediler. Damlayla her pozisyonda sikiştiler. Damla 10 gün boyunca 4 erkeği aslanlar gibi idare etti. İşçiler iş bittikten sonra hiç ayrılmak istemeseler de damla yeni yaraklara çoktan yelken açmıştı bile. Artık daha cesur ve daha iştahlıydı.

seks

seks

En Son Eklenen & | & En Çok Okunan & | & En Çok Beğenilen

komsu kızıni siktim
Yazar :Gizli Hit : 952
Selam arkadaşlar ben kerem..Bizim bi komşu kızı var avril paris yanında ezme kalır.neyse hergün özlemle okul çıkışı beraber eve giderdik bazen ben arkadaşlarla giderdim.özlem eteği acayip çok kısa giyerdi.Hergece o götü koca götünü düşünerek 31 çekerdim.birgün yine okul çıkışı çıktık evde annesi yoktu annesi rahatsızlanmış ailece gitmişlerdi.yarında yazılımız vardı.özlem tabi okulu olduğu için hiç biryere gidemezdi.ben eve çıkıyordum kerem gelsene yarın zaten yazılı var çalışalım evdede kimse yok dedi.Ben bu laıf duyar duymaz hergün o 31 çekerek hayal ettim götün artık sikimde olucağını düşündüm.Sikin dimdik oldu pantolunumdan taşçaktı nerdeyse.Neyse eve girdik odasına gittik.çok sıcak olduğu için özlem gömleyinin düğmelerini açmış bende o güzel memelerini dikizliyordum.sonra ayağa kalktı ben cok susadım sende içicekmisin diye sordu.Bende olur tamam dedim.Ayağa kalktı götünü sallaya sallaya mutfağa gitti.bende yavasca arkasından gittim.su doldururken bardağı kırmıştı.kırıkları toplayım derken o hayal ettim göt önüme domalmıştı.Bende artık dayanamadım ne güzel götün varmış senin dedim ve hemen mutfak çekmecesinde bıçağı aldım.eğer sesini çıkarırırsan yemin billah öldürürüm dedim.bugun o göt sikime giricek kaçışın yok dedim ağlamak serbest ama çığlık atmıcaksın dedim.attığın an ölürsün dedim.Şimdi odaya yürü sesini çıkarmadan dedim.Kız çaresizdi yürüdü ben ise 16 yaşında komşu kızına tecavüz etmenin zevkini yaşayacağım için kuduruyordum.Yat yatağa dedim götünü dön bana sırt ütü yattı.Ben hemen üstünü çıktım eteğini çıkarmadan biraz götünü okşadım.bu ağlayarak nolur bırak yapma filan ama nafile o göt benim olucaktı.bende 16 yaşında sikilmek nasıl bir duyguymus hemde tecavüz nasıl bir duyguymus tadıcaksın birazdan dedim.pantolonumun düğmelerini açtım ve çıkardım.gömleyimide çıkardım.sonra kilotlu corabını aşağıya çektim.gömleyini çıkarttım.Eteğinide çıkarttım.Baksırımı indirdim südyenini ve külodunu çıkardım.Memelerini okşadım yoğurdum o ise nolur yapma bırak derken ben daha çok azıyordum.Gel yala şu yarrağımı dedim.İlk bas zorluk çıkardı ölmek mi istiyon lan dedim.Yalamaya basladı komsu kızı artık yarragımı yalıyordu.Sonra seni en çok domaltarak sikmeyi hayal ettim domal hadi dedim.16 yaşındaki komşu kızı önüme domalmıştı.İşte o hayal ettim göte artık giricem dedim.o ise tir tir titriyor ağlıyordu.sokmaya başladım.Ah göte bak be oahh inle yoksa öldürürüm sahtedende olsa inle dedim.İnlemeye balşadı.Götünü vurdukça memeleri sallanıyordu.Hem kızın götünü sikiyordum hemde bi yandan memelerlini yoğuruyordum.nolur bırak artık alıcağını aldın bırak vijdansız dedi.o öyle dedikce ben daha çok köklüyordum göte.en sonunda götüne boşaldım.Ama ben bununlada kalmak istemedim.Gel otur bakayım su kucamada dedim.Zorla kucama oturttum kızı.Amın sikime girerken gözlerimin içine bakacaksın senin benden utanarak sikişmen daha çok hoş oluyor dedim.Gözlerini çevirirsen bir an bile ölürsün dedim.Zıplamaya basladı gözlerime bkıyordu bende onnlarınkne bkıyrdm.Artık zevke gelmiştim boşaldım amına…O gün birgün birdaha sikmedim ve hep içinde bir buruk sevinç yaşıyordu

Asker Karımı Sikerken İzledim

Asker Karımı Sikerken İzledim
Merhaba, sizlere Çorumdan yazıyorum. Burası küçük bir yer olduğu için derdimi kimseyle paylaşamıyorum, umarım sizler dert ortağım olursunuz. Adım Bahtiyar, kendi halinde mütevazi yaşayan, memurluk yapan, mutahasıp bir ailenin ferdiyim.

Eşim Canan benden 10 yaş küçük. O da memur bir bayandır. 1 yıllık evliyiz. Ben hatayı çok geç yaşta evlenmekle yaptım, eşimle aynı yerde çalıştığım için flört ederek evlendik. Ama zaten geçkin yaşım gereği çok seçme şansım yoktu. Sonuçta Canan da genç kız değildi, birkaç kez evliliğin eşiğinden dönmüş. Yani dürüst olmak gerekirse, sikilip sikilip bırakılmış, fakat oldukça bakımlı hoş bir bayandı. Bana da, “Bak Bahtiyar, normalde tipim değilsin, ama Çorumda yaşıyoruz, adım çıkacak, beni hep evlenme vaadiyle fazlasıyla siktiler. Bunları yalayıp yutup kabulleneceksen birlikte olalım, evlenelim. Yakışıklı değilsin, işyerinde senin için, ‘Kim bakar bu tipsize?’ diyorlar. Evlenirsek hem sikin am görür, hem de itibarın artar!” dedi. Çaresizce kabul ettim. Aynı dairede çalıştığımız arkadaşlarımdan bazıları, “Ya Bahtiyar kusura bakma, içimizden karını sikenler oldu, ama artık yeng3miz!” diyerek moral vermeye çalıştılar.

Gel zaman git zaman, sıkıntılarımız ortaya çıkmaya başladı. Karım Canan bende önce çok sağlam sikişmiş, her türlü yarrağı almış, amı götü hep yanan bir kadındı. Oysa ben karımın cinsel ihtiyaçlarını karşılayamıyordum. Aferdersiniz ereksiyon olamıyorum, sikim pek kalkmıyor. Ayda yılda bir kalksada, karımı iyi sikemiyorum, çok erken boşalıyorum. Çok erken derken, daha karımın amına sokar sokmaz boşalıyorum! Yani 1 dakika bile dayanamıyorum. Ve boşaldıktan sonra sikim birdaha haftalarca kalkmıyor. Bir de karım götünden sikilmek istiyor, onu hiç beceremiyorum. Sikim daha karımın götüne dediği an boşalıyorum. Daha karımın götüne hiç sokmamadım bile. Üstüne üstlük, spermlerim de çok az ve çocuk yapmak için yeterli değil.

Canan bu durumdan rahatsız olduğunu ve evliliğimizin biteceğini söylemeye başlayınca panik oldum. Canım karım Canancığım beni terkederse biterdim. Karım bana, “Bahtiyar, adam gibi sikilmek istiyorum, çocuk istiyorum! Ama daireden biriyle sikişmek istemiyorum, adın çıkar, zaten sana boynuzlu diyorlar! Mutlaka sikilmem lazım, ya bana sen birini bul, yada sonuçlarına katlan! Yan masamdaki Kemal bey, ‘Gel Cananım, en az 4 postan garanti, zevkten ağlatacam seni!’ diyor. Az kalsın geçenlerde veriyordum, zor tuttum kendimi!” deyince, işin ciddiyetini anlamıştım. Göt Kemal bana da, “Çok güzel karın var, tüm gözler üstünde! Daire orospu çoçuklarıyla dolu, dikkat et sikmesinler! Ama bana güvenebilirsin!” demişti geçenlerde. Çorum göt kadar yer.

Ne yapsam, kimsenin diline düşmeden bu işi nasıl halletsem derken, aklıma yan kasabadaki Askeri Birlik geldi. Haftasonları çarşı iznine çıkan Askerler için, Orospu karıların ayak üstü sikişe gittiklerini duymuştum. Canana, “Karıcığım orda bizi tanımazlar, birileri görsede Asker ziyaretine geldik deriz. Ben senin Pezevenginmiş gibi davranırım, sen de canının çektiği gibi sikişirsin. Sonra birdaha kim kimi nerde görecek?” diyerek planımı anlattım. Canan boynuma atlayarak, “Canım kocam, bende senden boşanmaycam! Hatta aklına yanlış birşey gelmesin, beni sikecek şanslı askere Pezom hep yanımda kalacak diyeyim, sende izlersin. Amacım sadece her tarafımdan iyice sikilmek, yoksa seni aldatmak değil, bunu ispat etmiş olacağım sana!” dedi.

Heyecanla haftasonunu bekledik. Karım o gün çok seksi bir elbise, kırmızı topuklu ayakkabı ve muhteşem makyajıyla; ben de yinede ne olur olmaz deyip güneş gözlüğü ve bir Fötr şapka takarak yola koyulduk. Kasabaya gelince Askeri Birliğin yakınına arabayı çektim. Dolmuş duraklarının önünde Askerlerin çarşı iznine çıkışlarını bekliyorduk. Birlikten çıkan Askerler dolmuşlara binip gidecekleri için en iyi yerde tezgahı kurmuştum. Zaten tüm günübirlik Orospular da ordaydı. Orospular karımı görünce, “Ooo yeni mi düştün? Pezon bu mu? Çok ta güzelmişsin! Biz 50 kağıttan aşşağı almıyoruz, piyasayı kırma!” gibi takılmalara maruz kaldık.

Askerler öbek öbek geliyorlar, Orospuları süzüp, “Muamele var mı? Kaç postası kaça? Grup uyar mı?” gibi sorular soruyorlardı. Bazıları da, “Bıktık parasızlıktan Elizabet yapmaya, bedava yokmu Orospular? Benimki 21 cm, hanginiz alıyor? Arkadan alan var mı? Hastayım göt sikmeye!” diye nağralar atıyorlardı. O sırada Orospular Askerlere, “Bir sigaran var mı? Bir dakka bakarmısın? Kocacım gelsene, sakso saatim geldi!” diyerek, müşteri avlamaya çalışıyorlardı. Askerler sikecekleri Orospuları alıp alıp götürürlerken, Cananı gören Askerler, “Çok havalı orospu! Buna paramız yetmez! Çok süslü, muamele çekmez!” diye bizi pas geçiyorlardı.

Tam ümidimiz kesilmişken, kısa boylu, birazda tipsiz bir Asker yanımıza gelip, “Abi, bu Orospunun Pezosu sen misin? Kaça olur?” dedi. Karımla göz göze geldik, “50 kağıt!” dedik. Asker, “Kaç posta abi?” dedi. Ben de, “Sana kalmış, sik sikebildiğin kadar! Ama ben başında duracam sermayemin!” dedim. Anlaşmıştık. Canancığımın yüzü gülüyordu. Ben Askerle sohbet etmeye başladım. Adı Halilmiş, Askerliğinin bitmesine az kalmış. Çok mahçup bir çocuktu. “Nerde sikeceksin?” diye sordum. “Ağbi ilerde baraj yolu var, orda boş bir baraka var, devriye gezerken görmüştüm, orda sikişiriz. Hem sen de sigaranı yakar, sermayeni seyredersin!” dedi. Arabaya bindik, 25 dakika sonra söylediği yerdeydik. Fakat oraya varınca Halil, “Ağbi param yok, kaç aydır memleketten param gelmiyor, çok abazayım, yap bir kıyak, beni burdan amsız yollama!” dedi. Hemen söze Canan atıldı, “Bana bak çulsuz, benim gibi karıyı beleşe mi sikeceksin? Ayı git 31 çek! Sikin çatlasa da, bende indiremezsin! Hem senin küçük sikin bana yetmez!” dedi. Çok şaşırmıştım, canım karım tam bir Orospu gibi konuşuyor, ama Halili tahrik etmek, kızdırmak, kudurtmak istiyordu, anlamıştım. Halil bağırarak, “Ne lan, bir delikanlı adamı aşşalıyon? Orospu al da sik gör!” diyerek yarağını çıkardı. Gerçekten kocaman, kapkalın, kıllı mı kıllı, nerdeyse patlıyacak gibi koca başı olan yarağını görünce, karım adına çok sevindim. Ben de rolümü iyi oynamalıydım, güzel karıma, “Sus orospu! Aslan gibi delikanlıyı niye bozuyorsun? Bu seferlik parasız vereceksin, her tür muameleyi de çekeceksin, o kadar!” dedim. Halile de, “Tamam koçum, sen bu orospunun dediklerine bakma, madem paran gelmemiş, buseferlik beleş olsun, al tepe tepe sik orospuyu, harca bitir!” dedim. Halil, “Sağol Pezo ağbicim benim!” diyerek hemen soyunmaya başladı.

Çok heyecanlıydım. Halil cırılçıplak kalmıştı, karıma da, “Soyun Orospu!” diye emretti. Canan da, “Peki Komandom!” diyerek birkaç dakikada Halilin emrine girmişti bile. Abaza Halilin damarları şişmiş yarağını tutan karım, “Off ateş gibi yanıyor, dur ilk boşalmanı ağzımla yapayım!” diyerek, koca yarağı ağzıyla yuttu. Halil, “Ohhh, ilkkez bi karıya emdiriyoom, ölüyoom!” diye hırıltılı sesler çıkarıyordu. Canan, tam Halil gelecekken, yarağını ağzından çıkarıp, taşaklara doğru iniyor, sonra kıllı kasıklarını yalıyordu. Halilin yarağının koca başını küçük ısırıklarla kıpkırmızı yapan karıcığımın dudaklarının etrafı da taşak kıllarıyla dolmuştu. O sırada Halil tüm döllerini boşalttı karımın ağzına. Her ikisinin de gözleri kaymıştı. Cananım kıllarla birlikte tüm spermleri yuttu. 1 yıldır ilk kez dolu dolu Spermin tadına bakıyor, Halilin yarağını emdikçe emiyor, hiç bırakmak istemiyordu. Dakikalarca daha emdi. Emerken de, “Ohhh! Hasret kaldım yarağa, Sperme! Ohhh canım, ver yarağı, affetme, sok ağzıma, daha da yuttur!” diye inliyordu. Halil, “Numara yapma lan Kaltak!” diye karşılık verdi. Ben de Halile, “Yok yiğidim numara değil, iyi sikemeyen kocası var, o yüzden sermaye oldu!” dedim. Halil de, “Vayy Gavat! Kimmiş bu Godoş? Böyle karı sikilmez mi? İyi olmuş yavşağa! Dur şimdi daha da kızdım, çok kötü sikecem!” diyerek karımı kucağına oturttu.

Canan tam istediği gibi, doya doya sikiliyordu. Askerin abaza sikinde zıpladıkça, uzun saçları sağa sola dağılıyordu. Az sonra Halil, “Gelecem galiba, evliymişsin, içine akıtmayım istersen?” dedi. Canan zevkten kaymış gözleriyle bana yalvarırcasına baktı. İsteği belliydi. Karımı gerçekten çok seviyor ve kaybetmek istemiyordum, başımı ‘Tamam’ anlamında salladım. Bunun üzerine Cananım Halile, “İçime boşal Halilim! Amım sayende yarak gördü! Kocam yapamıyor, sen bari dölle beni! Döllerini akıt içime! Orospu oldum diye hakir görme beni, ver döllerini!” diye haykırdı. Abaza asker, nara ata ata, “Al! Ohh, All hepsini! Götoş kocana ders olsun!” diyerek gözümün önünde canım karımın amına tohumlarını ekti. İkisi de yığılmıştı. Halil dinlenirken bir sigara yaktı. 10 dakika sonra Canan, “Hadi Komandom, götümü boş bırakma, götten de sik beni!” diye yalvardı.

Bir kadının götü bu kadar mı güzel sikilir dostlar? Valla helal olsun Halile, inlete inlete karıcığımın götünün hakkını fazlasıyla verdi. 1 yıldır yarak yüzü görmemiş karımın götü, Halilin yarağıyla parçalanırcasına yağmalandı. Tam bitti derken, Halil, “Dur bakalım işimizi sağlama alalım, madem Gavat kocan seni buraya kadar düşürmüş, şu amını bi da dölleyim ki, boş geldin yüklü git!” diyerek, karımı bacak omuza yaparak, amına sağlam bir dölleme daha yaptı.

Karım diye söylemiyorum, Cananım da onun daha iyi boşalması için taşaklarına masaja kadar her şeyi yaptı. Dönüş yolunda Halil karıma arka koltukta sikini emdire emdire doyurdu. Ellemeye kıyamadığım karıma bir asker neler neler yapmıştı. İşimiz bitmiş, eve dönmüştük. Canan boynuma sarılıyor, “Sağol canım kocacığım, seni çok seviyorum, bak amacımı gördün, seni aldatmayı düşünmediğimi anladın, dimi?” dedi. Canan yarağı yiyince morali düzelmişti.

Derken 2-3 ay sonra ekilen döl tohumları filizlenmiş, canım karımın karnı şişmeye başlamıştı. Dairedekiler bana, “Ooo Bahtiyar efendi, hiç beklemezdik senden, ne sikici çıktın! Canan gibi bir karıyı gebe bıraktın ya, helal olsun sana!” diyerek itibarımı iade ettiler. Bunları okuyan arkadaşlar, lütfen bana kızmayın, evliliğimin devam etmesi ve karımın mutluluğu için ne gerekirse yaparım…

baldızı yedim

baldızı yedim
(alıntı)
Merhaba, değerli vipsexhikayeleri okurları başımdan geçen bu çılgın olayı sizlere anlatmak istiyorum adım veli yaş 32 182 boy esmer iri yapılı kaslı biriyim 10 yıllıkta evliyim anlatacağım hikaye daha 1 ay öncesinde oldu baldızım meral 165 boylarında balık etli kalın dudaklı iri popolu göğsü kendinden önde giden biri meralla benim aram okadar iyki anlatamam meral benle yaşıt kocası ise meraldan 18 yaş büyük kocasını beğenmez devamlı bana keser benle şakalaşır gülüşür hatta dövüşür boğuşur bu derece muhabbetimiz koyu bigün baldızım bizim ordayken hanım okullar tatil oldu büyük ablamın yanına istanbula gidecem diye tutturdu baldızımda kardeşine destek olacak ya oda üzerime gelmeye başladı kabul ettim ama tek şartla merala sen gelecen akşam yemeğimi yapacan kirlim olursa yıkayacan ütüleyecen ve sayre dedim kabul etti elbette benim herif zaten gece 12 de 1 de kahvede geliyo gelir yaparım dedi 1 hafta sonra hanım gitti baldızım ilk 2 gün geldi dediklerimi
aynen yaptı yemektir elbisedir ütüdür tabi bu ara şakalaşmalar sürtüşmeler muhabbet derken kocasını yine kesmeye başladı bende yaşıt biriyle evleneydin o şimdi seni kucaklayacak takkati bile yokturdur dedim.nerde bildin deyip güldü bi çocuk daha istiyom oğluma kardeş hali okadar yokki inan onu bile alamıyom kendisinde gerçi kahvede eve mi geliyo diye sölendi. gece 1 de gelen biriyle neiş yapa bilirsinki diye sorunca ben zaten götümü dönüp yatıyom dedi bu arada yatak muhabbetine iyce girmiştik bizim hanım devamlı derdi meralın sexe çok düşkün olduğunu bundan dolayıda kocasıyla arası olmadığını. meral üç beş yıl sonra herif iyce çökerse ozaman ne yapacan diye sorduğumda zaten ne yapa biliyoki 51 yaşına girdi diye cevap verince anladımki baldızım uzun zamandır dertli o derdi çözmekte sexe düşkün 1 gün bile yapmadık duramıyan 19cm lik kalınca siki olan bana düşüyodu baldızı alttan üste süzmeye başlamıştım sikim olmuştu bi kazık sikimi düzeltince meral bunu gördü güldü kahkahayla enişte bu ne hal yatakta fazla bahsettik galiba karında yok dedi. onun bu kah kahayı atması beni rahatlatmıştı. he valla ama karımı yollayan sendin biliyon kalkmışın dini imanı olmaz indirmeside sana düşer dedim devamlı gülen baldızım meral oldu kıp kırmızı beklemiyodu böle bişey ufakca kalktı dış kapıya doğru gitti yanına vardım arkadan sarıldım direnmeye çalışınca kucakladım aldım yatak odasına götürdüm yalvarmaya başladı ben seni kardeşim gibi biliyodum sen bunu bana ve bacıma nasıl yaparsın diye söyleniyodu.ben ise soyunarak kendisinin sexe düşkün olduğunu bildiğimi senin sorunun bu diye o kalkmış kobrayı çıkardım merale gönlünle olursa zevk alırsın zoraki olursa kanırta kanırta sikerim dedim baktım direniyo ağzı kuyu yatağa devirdim() üzerindekileri yırta çeke derken çıkardım o kocaman götünün arasında sikimi amına yerleştirdim bi çırpıda kafasını soktum kaçmaya çalışıyosada bi elim göbeğinde diğeri omuzunda kendime doğru çekip sikmeye başladım en az yarım saat 40 dakka boşalamıyan ben 10 dakka merali aynı pozisyonda sikerek daracık amına boşaldım bana direnmesi beni iyce kudurtmuş olmalıki sikimde zerre kadar inme yoktu bidaha sikecektim ama baldızımda istemeliydi bu kezki bişeye yarasın yanına yattım öpmeye koklamaya başladım yalvarırcasına bu aramızda kalacak hem napam sende bu kadar çekici olmasaydın şu güzelliğe bak gel dön devam edek seni istiyom bu isteğin tarifi yok diye meralin kafasını dönderdim göz göze geldik gözünü bende kaçırıyo ama bi yumuşama vardı naptın beğendinmi diyince sarıldım aşkım canım seni istiyom ölürüm sana diye dudağına bi öpücük kondurdum ufakca kalktı üzerini giymek için külotu sütyeni taktı arkadan sarıldım boynuna bi öpücük kondurup devam etmek istemezmisin başkasını düşünme sen ve ben varız bu odada dedim yönünü hafifce bana dönerek istekli bi bakış attı yatağa yatırdım hiç direnmiyo kendini adeta bana bırakmış gibi yattı külotu çıkardım amını o külotla bi güzel sildim yalamaya başladım aımının içindeki pembeyi dilimle çıkarıp emmeye başladım meral inlemeye titremeye yılan gibi vığışlamaya başladı birden kalktı sikimi eline aldı eliyle sıvazlayıp ustaca sikimin kafasını yalamaya başladı sikimin deliğini diliyle aralayıp boğazına kadar emerek beni deli etmişti yatağa uzandım üzerime çıkmasını istedim hemen üzrime ters çıkıp sikimin kafasını gırtlağına kadar alıyo amınıda ağzıma sürtüp beni deli ediyodu sikimin üzerine oturmasını istedim onuda öle ustaca yapıyoduki sanki kırk yıllık fahişe eğitimi almış gibi sikimi tutp amına fırça gibi sürtüp yavaşca delirterek içine almaya başladı sikimi hepsini aldıktan sonra amını tamamen sikimde kurtarıp tekrar sikimi alıyodu içine ama sikimi içine alırken devamlı yatarak memelerini ağzıma yastayıp alıyodu sikimin üstünde dik durmasını istedim tamamı girsin diye dik durupta sikimi almaya başlayınca sikimin yarısını ancak almıştı altta köklediydim kızkın bi demir sokmuşcasına bas bas bağırdı oy öldüm diye yattı yine dudaklarında öpmeye başladıysamda korkmuştu kımıldamıyodu kalktım ve altıma aldım git gel sikiyodum bacağını tuttup omuzuma kaldırdığımda korkarak yavaş diye yalvarıp döşümde beni tutmaya başladı sikimi kökledikce ııı ooo ııı ooo diye nefes bile alamıyodu ama amı olmuştu bi musluk yatağı bile batırmıştı yatakta her tarafıma yaş deyiyo rahatsız ediyodu beni iki bacağını kaldırıp sikimi amına sokup kucağıma alıp kaldırdım ayakta koltuklu odaya götürüyodum tabi götürürkende git gel yapıp sikerek odaya vardığımızda duvara yapıştırıp kucağımda bi süre siktim ve koltuğa oturdum meral üstte kalmıştı korkuyodu sikin tamamını ala olmamıştı domalttım arkasına geçtim arkada sikimi amına kösledikce taşşaklarımın sesiyle amına girerken vıcık vıcık eden ses bir birine karışmıştı tabi göt deliğide karşımda beni sik dercesine duruyodu sordum arkadan yaptınmı hiç diye kafa salladı evet diye ama olmaz bunu alamam diye söyleniyodu. içimde hakaten usta bi fahişe sikiyom ama herşeyi eksik yaşamış bi fahişe diye geçirdim götte sikmiş ama bacanak hiçte yıpratmamış bi iğne deliği gibi göt deliği vardı gerçi amı bile sikememişki herif daracıktı amında su gibi olan sikimi götüne yastadım yalvarıyo nolursun yarısını sok bari diye söz verdim tamam diye ama fırsatını buluncada kökleyecektim sikimin kafasını bile sokamadım birazda kendini sıkıyo kasıyo olmuyodu sikim soyulacak oldu girmiyo rahat bırak kendini nasıl götte sikildin sen diye mırıldandım kızmaya başladım amına sokup ıslatıp çıkarıyom olmadı olmuyo banyoya gitiim sabunladım götüne yerleştirdim rahatlamasını söledim fırsatını bulunca birden sikimin yarıda çoğu girdi meral altta koltuğun derisini yırttı öldüm diye sızlanmaya başladı bi iki git gel yapınca alıştı sanki ama yarıda çoğunu sokmuyodum köklemeye başladım girip çıktıkca götünde akan kan beni yumuşattı sikimi çıkardım amına sokup uzun uğraş sonunda boşaldım sikimi çıkardım yanına yattım meral yerinde kımıldamıyo öldüm öldüm kalkacağım kalmadı diye mırıldanıyodu kafasını göğsüme yastadım öptüm kendini teşekkür ederek beğendinmi diye sorunca kafasını sallayıp böyle bişey yok diye enmiş sikimi kavradı öfelemeye başladı sik yine kalkmıştıki elini hemen çekti bu yine kalktı diyerek.bidaha yapakmı dediğimde valla yok ben bittim bacım senin elinde kan ağlıyodu haksız deilmiş dedi gülüştük yine şakalaşmaya başlamıştık sende gördüğüm en usta kadınsın dediğimde benden başkasıyladamı aldattın bacımı dedi e napam doymuyom kuzum diye sarıldım öptüm içinde en iyisi sensin diye dudağına bi öpücük attım hanım gelene kadar hergün 3 posta siktim geldikten sonrada haftada 2 veya 3 gün en az birer posta sikiyom ne o doyuyo nede ben başka kadınada gerek kalmadı arada bi kaçsamda baldız bana yetiyo canım baldız umarım okumazsın

Turbanli Komsum

Turbanli Komsum
Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

Bodrum’da Üçlü Aşk – Part 2

Bodrum’da Üçlü Aşk – Part 2
Önce birinci bölümü okumanızı tavsiye ederim. Yorumlarınız bekliyorum. Uzun hikaye sevmeyenler okumasın 🙂

Sabah Mutfağa geldiğimde Serhat, Serpil’le görüşüyordu. Serpil’i kızgın gördüm. Serhat beni görür görmez yanıma geldi. “Dün akşam için kusura bakma. Bir daha olmayacak. Unutalım olanları.” Dedi. Serpill’e de söylemiş. Bana çok ayıp ettiğini. Kendi sevgiline de haksızlık etmişti. Sevgilisi cuma akşamı, hafta sonu kalmak için geliyormuş. Tabii ona söylemiyecektik olanları.

Serpil, Serhat’ın sevgilisi geleceği için bozuktu. Dün gece olanların bir daha olmayacağı kararını da bu yüzden verdiğini iddia ediyordu. Kıskandığı belliydi.

Bu gerginlik içinde gün geçti. Hafta sonu da Serhat’ın sevgilisinin gelmesi başka bir gerginlik getirdi. Buna rağmen gezdik, eğlendik, yedik içtik. Onların baş başa kalmaları her ne kadar Serpil i rahatsız etse de bana biraz nefes alabileceğim ortam sağlamıştı. Serpil benimle hala bir şey yapmıyordu.

Serhat’ın sevgilisi oldukça güzel bir kızdı. Bir birlerini sevdikleri belliydi. Onunla beraberken Serpil’e mesafeli sayılacak şekilde davranıyordu. Ama yeni gelen misafirimiz için yeteri kadar samimi göründüğüne emindim.

Hafta sonu olaysiz bir şekilde bitti. Pazar akşamı Serhat sevgilisini hava alanına bırakıp geldikten sonra Serpil’le araları düzelmeye başladı. Bir iki gün aldı kırgınlığın tamamiyle geçmesi. Ama o geceden söz edilmiyordu. Davranışları yine Fazlasıyla samimiydi ama daha ileri gitmiyordu.

O sabah Serhat’la Bodrum’a alış verişe gidecektik. Serpil evde kalıyordu. Bana turuncu oje ısmarladı. Ama “Sakın Serhat farketmesin aldığını. Ona sürprizim var” dedi. Bodrum’a indiğimizde, Serhat ‘dan bir bahane bulup ayrıldım. Sevgilimin İstediği ojeyi aldım.

Öğlen gibi eve dönmüştük. Serpil odada çalışıyordu. Aldıklarımızı bırakıp İçeri girdiğimde heyecanla “Aldın mı?” Diye sordu. “Evet” dedim. Heyecanla elimden aldı. Pencere kenarınaki kanepeye oturdu. Ayaklarını kaldırıp bana doğru uzattı “Hadi aşkım. Lütfen dikkatli yap. Çok muntazam olmasını istiyorum. Göster ressamlığını.” Kanepenin öteki ucuna oturdum. Yan dönüp ayaklarını bana doğru çevirdi. Ojenin fırçasını çıkartıp baş parmağından başladım sürmeye. Ayaklarının biri kucağımda diğeri elimdeydi. Yüzüme çok yakındı. O kadar güzeldiler ki bakmaya doyamıyorum. Turuncu oje onları şeker gibi yenilesi yapıyordu. Bir sanat eseri üstüne çalışır gibi tek tek boyadım tırnaklarını. “Şimdi de ellerimi” dedi şımarıkca. Onları da tek tek yaptım.

“Hadi şimdi git sen havuza” dedi bana. “Ben de geliyorum birazdan” Öğleden sonraları bir yere gitmezsek havuzun yanında uzanıyorduk. Mayomu giyip çıktım.

Serhat mayosuyla şezlonglardan birine uzanmış kitap okuyordu. “Serpil gelmiyor mu? Diye sordu. “Geliyor” deyip gazetelere bakmaya başladım. Bir hayli vakit geçmişti. Ojelerinin kurumasını bekliyordu her halde. Merdivenlerdeki seslerden, geldiğini anladım. Başımı kaldırdığımda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi. Serpil o yok gibi turuncu ip bikinisini giymiş yüksek tabanlı plaj terliklerinin üstünde kırıktarak bize doğru yürüyordu. Tırnaklarının turuncusu bikinisinin renginin aynisiydi. Bikinisinin üstü o kadar küçüktü ki memelerinin ucunu ancak örtüyor halkaları ise bir iki yerde belli oluyordu. Alt tarafı daha da çıldırtcıydı. Minicik turuncu kumaş parçası o dudaklı amını zar zor kapatıyordu. Biraz daha büyük adım atsa neredeyse dudaklarının arasına kaçacaktı.

Serhat “Aman Allahım! Bu ne böyle?” Dedi uzandığı yerden gözlerini sevgilime dikmiş. “Ne olmuşsun sen böyle. Delirteceksin bizi.”

Serpil “Turuncuyu severim demiştin” dedi gülümseyerek.
Serhat, “Unutmadın demek ki. Turuncuyu severim hele senin üstünde daha da çok severim.” Dedi. Serpil artık bir kaç adım önünde duruyordu onun. “Tarık bu sabah aldı. Gelince de itinayla sürdü tek tek, senin için.” Dedi. Benim hakkımı da vermek istiyordu.

“Bak sen! İkiniz bana sürpriz yaptınız ha! Sizi gidi oyuncular!” Gülerek bana baktı. “Nefis olmuş. Ellerine sağlık, Tarık”
“Kolay olmadı senin Serpil’i beğenmem için bunu yapmak ama yine de beğendiğine sevindim. Uğraşmama değmiş demekki” dedim gülerek.
“Gerçek bir arkaşsın ve gerçek bir sevgili” dedi ayni şekilde gülerek Serhat.

“Dön bakayım şöyle” Serpil arkasını döndü. O yusyuvarlak çıkık kalçalarının arasın kayboluyordu turuncu ip. Çırılçıplak çıplak gibiydi. Ama çıplaktan daha tahrik ediciydi bu haliyle. Karşısındaki için paketlemiş bir hediye gibiydi.

Güzel bacakları ince ayak bilekleri, fosforlu turuncu ojeli ayakları, ince beline sarılıp kalçalarında asılan bikini ipi… Parlak Bodrum güneşi altında gözlerimiz sevgilimin vücudunu tarıyordu. Kendim gibi Serhat’ın da mayosunun altından sertleştiğini farkettim. Ne olacak acaba diye korktum. Ama sevişmiyeceklerdi artık. Aralaralarında böyle şeyler olmuyordu. Sadece filmi konuşuyor, onunla ilgili detaylar olarak yaşıyorduk bunları diye kendimi rahatlattım.

Serhat ” Tarık, al eline fotograf makineni. Kaçırma bu güzelliği” dedi.

“Haklısın” deyip kalktım. Bunu kaydetmeliydim. Film için güzel detaylardı bunlar. Hemen gidip içerden makinamı aldım. Yanlarına gidip sevgilimin fotografını çekmeye başladım. Şimdi Serhat onu vermesi gereken pozlar için yönlendiriyordu. Sevgilim poz veriyor, ben de fotograflıyordum. Serhat ara sıra bana da bak şuradan çek diye yön veriyordu. “Yönetmen olduğun nasıl da belli” diye takıldım? “Sizin gibi bir ekibim olsun Oscar garanti” dedi

İstediği bir pozu Serpil anlamayınca kalktı. Onu tutup istediği şekle sokmaya başladı. Kalçalarını arkaya doğru çıkartıp belini kavislendiriyor, bana gel bu yandan Çek diyordu. Oldukça iyi bir fotograf gözü vardı. Sayesinde çok iyi pozlar yakalıyorduk.

Şu anda sevgilime dokunabilmek onu okşayabilmek için neler vemezdim. Deli oluyordum Serhat sevgilime dokundukça. Bir ayağını şezlonga dayayıp başını bu yana çevirtiyordu. Bunları yaparken onu okşar gibi tutarak idare ediyordu. Bu dokunmalardan sevgilimin etkilenmemesi mümkün değildi. Ben kendimden geçmiş fotograf çekerken. Bu sırada sevgilimin bikinisinin amının arasına sıkıştığını farkettim. Serhat da farketmişti. Dudakları iki yandan dışarıya taşıyordu. Traşlı, kaymak gibi amı tamamıyle ortadaydi. Serhat eğildi. Parmağını bikininin dışarda kalan kısmıyla göbeğinin arasına soktu. Yavaş bir şekilde aşağıya kaydırarak bikininin sevgilimin amından çıkmasını sağladı. Gülerek, “Bu ne böyle? Sırıl sıklam olmuş ” dedi. Serpil de gülümseyerek, “Napayım? Ben de insanım. Böyle yönetmenin dokunmalarına kim dayanabilir ki? ” dedi. Serhat eğildi şimdi iki elinin parmaklarıyla düzelmeye çalışıyordu şimdi Serpil’in bikinisini. Hiç acele etmiyordu. Parmağını bikininin altına da sokup iki yana doğru çekip düzeltiyordu. Serpil mahvoluyor olmaliydi bu dokunmalardan.

Üçümüz de serpil in bacak arasında odaklanmıştık. Hala fotograf çekiyordum. Azgınlığımız son haddindeydi. Ben bile artık Serhat’ın sevgilimi şuracıkta gözlerimin önünde sikmesini istiyordum. Her şey bittikten sonra duyacağım kıskançlık, sevgilimi kaybetme korkusu, bana çektirecekleri acıya rağmen tek istediğim şey ikisinin hayvanlar gibi sikişmesini görmekti önümde. Ben yapamıyordum. Hiç olmazsa Serhat’ın yapmasını seyretmek, onu aldığı zevki yüzünde okuyarak tatmin olmak istiyordum.

Serhat bikiniyi düzelttikten sonra poz verdirmeye devam etti. Ama şimdi ona mankenden çok porno yıldızı gibi pozlar verdiriyordu. Bir kaç poz sonra, sevgilimi ayakta belinden eğdi. Elleriyle şezlongun sırtını tutturdu. “Dur böyle ! ” dedi. Arkasına geçti. Galiba hepimizin deli gibi arzuladığı an gelmişti. Mayosunun sıyırıp ayaklarının üstüne düşürdü. Allahım ne haşmetli bir yarağı vardı. Şimdi gün ışığında damarlarını bile sayabiliyordum. Sevgilimin minicik amina nasıl girmişti bu kocaman yarrak? Şimdi nasıl girecekti? Taşakları tek iri bir top halindeydi. Yarağının deliğinden sızan zevk suyu güneşte parlıyordu. Serpil kımıldamadan bekledi o halde. Yüzünde sevdiği erkek için her şeyi yapmaya hazır liseli bir kız ifadesi vardı. Sarı uzun saçları aşağıya sarkıyordu. Bikinisi yine amının içine kaçmıştı.

Serhat yarağını kavradı. Seviyesini ayarlamak için dizlerini biraz kırdı. Yarağını Serpilin bacaklarının arasına sokup eliyle yukarıya doğru yönlendirdi. Sevgilim minicikti önünde onun. Sonra ileri geri oynattı eliyle. Yarağının başını sevgilimin zevk suyuyla ıslatıyordu. Bir yandan da bikininin yanından içeriye gireceği yolu açıyor olmalıydı.

Bir kaç saniye sonra yarağını bıraktı. Sevgilimin güzel yuvarlacık kalçalarını iki yandan kavradı. Hala yarı kırık dizlerinin üstünde hafifçe yükselmeye başladı. Serpilin yüzünde hayatı boyunca beklediği bir şeye kavuşmuş kadının ifadesi vardı şimdi. “Serhaaaaaaaaat!” Diye soludu dua eder gibi. Serhat sevgilimin içine giriyordu. Benimki mayomun içinde zonkluyordu. Nasıl da zevk alıyordum sevgilimin sikilmesinden.

Serhat sonuna kadar gömdükten sonra kasıklarını aşağı yukarı oynatarak sikmeye başladı. Sevgilimin her seferinde ayakları üstünde yükseldiğini farkettim. “Ohhhh! Serhat, Dolduruyorsun içimi. Senin oluyorum serhat!” Alttan geçirdikce minik sevgilim adeta havalanıyodu. Serhat hızlanıyor, Serpil “Erkeğimsim Serhat” diye bağırıyordu. Bir süre sonra konuşamaz hale geldi. Artık sadece inliyor ve haykırıyordu.

Serhat birazdan içinden çıktı. Perişan haldeki sevgilimi bir çuval gibi çimlerin üstüne attı. Kendisi de dizleri üstüne çöktü. Hoyratça Serpil’i sırtüstü çevirip ayak bileklerinden yakaladığı gibi bacaklarını omuzuna aldı. Terlikleri ayağından fırlamış gitmisti. Yarağını tekrar amına dayandığında Serpil daha kendine gelmemişti. Hiç beklemeden girdi. Ayni tempoyla pompalamaya devam etti. Sevgilim tekrara çığlık çığlığaydı. Gözleri kaymıştı Narin vücudu Serhat’ın altında ikiye katlanmıştı . Bu pozisyonda onun yarağını dibine kadar içine alıyor olmalydı. Allahım, ne kadar güzel sikiyordu Serhat onu. Nasıl bir duygu olmalıydı bir kadına bunları hissettirmek. Serhat’ın erkekliğini kıskandım. Keşke onun gibi biri olabilseydim.

Sevgilimin biraz önce oje sürdüğüm güzel ayakları şimdi Serhat’ın başının iki yanında fırtınadaki yapraklar gibi saklanıyordu. Serhat’ın yüzünde hayvani bir ifade vardı. Bir sevgilimin kaymış gözlerine, bir de girip çıktığı amına bakıyordu. Avını yiyen bir hayvan gibiydi. Serhat’ın terleri Serpil’in üstüne yağmur gibi yağıyordu. Bu sırada sevgilim kontrolsüz bir halde sarsılak gelmeye başladı. Garip sesler çıkartıyordu. Bu Serhat’ı çok tahrik etmiş olmalı ki böğürerek o da boşalmaya başladı. Ikisi ayni anda boşalıyorlardı yine. Biz hiç böyle olamamıştık. Ben sevgilimi sikerken boşaltamıştım bile. Bir kez daha kıskandım. Bu defa ikisini de.

Serhat tamamiyle boşalınca Serpil’in yanına sırtüstü uzandı. Nefes nefeseydi ama sevgilim tamamiyle bitmişti. Bilinçsiz bir halde deli gibi nefes alıp veriyordu.

İçeriye gidip bir büyük bardak soğuk su aldım. Yanlarina doğru yürürken ikisinin çimlerin üstünde yatan terli vücutlarına dikilmişti gözlerim. Serpil hala kendine gelmiş değildi. Serhat’a bardağı uzatip, “Susamışındır Serhat”dedim. Hala nefes nefese hafifçe doğruldu. Bana bakıp “Sağol Tarık. Çok terledik.” dedi. Bakışlarımdan kıskançlığını yanında hayranlığımı da okumuşmuydu acaba. Utanip gözlerimi sevgilime çevirdim. Hala yarı baygındı. Serhat ona doğru dönüp “Biraz su iç canım” dedi. Sevgilim gözlerini araladı. Serhat’ın gözlerinin içine bakıp gülümsedi. “Serhat, seni seviyorum.” Dedi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldüğünü hissettim. ” Hiç kimse bana bu duyguları yaşatmadı. Hep senin kadının olmak istiyorum. Nolursun!” Serhat cevap vermedi. Biraz daha doğrulup Serpilin başını eliyle kaldırıp bardağı dudaklarına uzattı. Serpil kana kana içti benim getirdiğim suyu Serhat’ın elinden. Sessizce ona teşekkür etti. Duraklarından öptü onu usulca. Serhat da kalan suyu içip, boş bardagi bana uzattı. Aldım. Kenara koydum. Tekrar uzandılar. Serpil elini uzatıp serhat’ın elini tuttu. Gözlerini kapatti.

Onlara bakmadan edemiyordum. Gözüm aşağıya kaydı. Serhat’ın yarı inmiş yarağının ucundan beyaz sıvısı çıkıyordu. Sevgilimin sikilmekten kıpkırmızı olmuş amindan da Serhat’ın dölünün dışarı sızmaya başladığını gördüm. Yoğun bir kıvamda çimenlere doğru iniyordu. Turuncu bikinisine bulaşmıştı. Çok güzel bir görüntüydü. Mayomdan fırlamak üzere olan yarağımı gizlemeye çalışarak fotograf çekmeye koyuldum. 31 çekerim buna bakarak diye düşünüyordum.

Sesleri duyunca ikisi de başlarını kaldırıp bana doğru baktılar. Serhat “Ne çekiyorsun yine?” Diye sordu gülerek. “Spermlerin dışarı akmaya başladı Serpil’in içinden. Çok güzel görünüyor. ” dedim. ” Seninkinin ucundan da bem beyaz akıyor. “Serhat kasıklarını serpilin kasıklarına yaklaştırıp bana “Gel daha yakından çek ikisini bir karede” dedi. Ardından “Benimkinin başını Serpil’in amının yanına getirsene” dedi. “Güzel olur.”. “Nasıl yani?” Dedim “Tutarak mı?” Tabii canım nolacak? İstediğin gibi poz verdir. Fotoğrafçı sensin. Serpil’e hediye olarak verebileceğim bir resim Çek.” Serpil “Ay ne kadar yaratıcı bir hediye. Canım benim.” Deyip Serhat’ı dudaklarından öptü. Bana dönüp ” Hadi aşkım göster kendini. Dedi sevinçle. ” Tamam. Bir sanat harikası olacak.” dedim gülerek.

Eğildim. Serhat’ın hala iri, güneş’te parlayan yarağını iki parmağımla çekinerek tuttum. Kaygan olduğu tam hareket etmeye çalışırken için parmaklarımdan kurtuluvermişti. Bu kadar ağır olacağını hesaba katmamıştım. Beni seyrediyorlardı. Olaya üçümüz de güldük. Serpil “Seninkinden çok büyük değil mi aşkım? ” dedi. Utancımı şakayla gizlemeye çalışarak. “Evet ya !” Dedim “Hala kocaman valla. Ne biçim şey bu?” Serpil, o şirin tavrıyla “Ya, ben o koca canavari minicik kutuma alıyorum. Kolay değil. Sen bana sor onu.”dedi. “Kim zorluyor seni almasaydın zorsa.” dedim şakamın içindeki sitemi hissetmişti her halde. Ama Şu an Serpil için önemli olan Serhat’ın duygularıydı. Cevap vermedi.”Hadi çek resmimizi.”

Serhat’ın yarağını bu defa beş parmağımın ucuyla tutup sevgilimin kasıklarına doğru çektim. O da kendi kasıklarını ittirerek yardım etti. Kibarca başının ucundaki döllerini serpilin amının hemen üstüne sürdüm. Kayganlaşmış parmaklarımla fotograf makinesini tutup çekmeye başladım. Serpil’in amına yaklaşıp, dudaklarının arasından artık aşağıya daha da sarkmakta olan dölü, arka fonda Serhat’ın gururla dusan yarağını, ucundan sızan dölü bir arada fotoğraflıyordum. Kokularını duyuyordum. Serhat’ın yarağının deliği bile kocamandı. Nasıl tazyikli fışkırmıştı kimbilir Serpilin içine buradan. Nasıl dövmüştü sevgilimin rahim duvarlarını, kale surlarına çarpan gülleler gibi.

Serpil nefes alıp verirken üstündeki yarak da inip kalkıyordu. Kafamı kaldırıp onlara baktığımda ikisinin de bana bakıp güldüğünü gördüm. Serhat “Gerçek bir sanatçı işte” dedi Serpil’e “Konusuna odaklanmış. Adeta konusunun Okyanusunda dalgalarla savaşan bir sanatçı.”

“Dalga geçmeyin” dedim şakadan kızarak. ” Kolaymı zannediyorsunuz siz bunları yaparken aklımı kaçırmadan fotograf çekmek?”

Serhat ” Haklısın valla” dedi “Fena olmuşsundur sen ya. Seni hiç
Düşünmedik. Boşalmak istermisin?”

“31 çekerek mi yani?” dedim. Serpil hemen atladı ” Eh! Herhalde bana girecek değilsin” şımarık şımarık.
Serhat, “Yok Tarık’cığım o olmasın tabii. Ama dokunmadan, Serpile bakıp 31 Çek istersen. Dur istersen ilginç bir şey yapalım. Serpilden dışarı taşan sıvı hem benim dölüm hem de Serpilin suyu. Onu yarağına bulaştır. Öyle asıl. ”

“Yok istemem” dedim. Serpil yine şımarık şımarık “Ya öyle yaparsın ya da hiç ! ” deyiverdi.

Serhat “Zorlama çocuğu canım nasıl isterse öyle yapsın.”

Serpil “Böyle değişiklikler açık olmayı öğrensin istiyorum. Bence hayat daha eğlenceli oluyor öyle.”

“Yok yok 31 çekmesem de olur” dedim yarağım mayomun içinde zonklarken. Serhat bana göz kırptı sen çaktırmadan asıl bir ara der gibi. Önemli olmadığını göstermek ister gibi fotograf çekmeye devam ettim. Serpil suçlu hissetmiş olmalı ki “Tamam aşkım istediğin gibi çek. Hadi sen de zevk al.” Ben, “Yok istemiyorum zaten” dedim. Devam ettim fotograf çekmeye. “Hadi aşkım kapris yapma. Bak istersen biraz elleyebilirsin de beni. Ellesin biraz değilmi Serhat.? Kızmazsın değilmi ”

“Bu defalık elle biraz ama fazla ileriye girmeden.

Serpil “Hadi bak Serhat da izin verdi.”

Böyle acıma yüzünden verilmiş bir izinle 31 çekmek ağırıma gitti. “Hayır istemiyorum ” deyip kestirip attım.

Serhat parmağını götürüp Serpil’in amı ve kendi dölleriyle oynamaya başladı. “Bak Tarık, ne güzel şişmiş sikilmekten Serpil’in amı. Sikmek için deli oluyorsun onu değilmi? İçi hala dölümle dolu. Hadi baka baka asıl. Bak üçe kadar sayacağım başlamazsan ondan sonra sadece Serpil’in dediği şekilde çekmene müsaade edeceğiz tamamı? Benim dölümü bulaştırıp yani.” eşek şakasından beterdi şu an Serhat’ın yaptığı. Serpil atıldı. Hızlı bir şekilde ” 1, 2, 3″ diye saydı. “Tamam kaybettin şansını” dedi. Beni kendi istedikleri şekilde 31 çekmeye zorlamalarına çok kızmıştım. Ne yaptıklarını sanıyorlardı. Ben onlara anlayış gösterdikce daha düşüncesizce şakalar yapıyorlardı. Çimlerin üstünde oturup sinirimden ağlamamak için gözlerimi dikip boş bir yere bakmaya başladım.

Serhat konuşmaya devam etti. “Nasıl inliyordu demin sikilirken. Öyle zevk aldım ki sevgilinin içine fışkırtmaktan. Daracık amı sım sıkı sarıyordu yarağımı. Senin sikemediğin amını siktim sevgilinin. Birazdan bir posta daha sikeceğin onu önünde.” Bunları söylemekten sapıkça bir zevk aldığı belliydi sesinden. Gözlerim ara sıra onlara doğru kayıyordu. Yarağının tekrar kalkmaya başladığını farkettim.

Serpil de katıldı bu sapık oyuna. “Aşkım, Serhat beni öyle güzel sikiyorki seni tamamiyle unutuyorum. Yarağını göbeğime kadar hissediyorum. Amım esneye esneye alıyorum içine. Gözlerime baktığında ona ait olduğumu hissediyorum. Hep onun olmak istiyorum.”

Serhat’ın yarağı tamamiyle kalkmıştı artık. Tutup sevgilimin amına sürtmeye başladı. Mos mordu başı. Nasıl şişmişti. Sevgilimin minik amı nasıl alabiliyordu bunu içine. “Bak Tarık Serpil’in amı nasıl açılıp kapanıyor. Nasıl istiyor benimkini.”

Serpil. “Oh! Serhat n’olur gir içime. Gir bir an önce. Bırak Tarıklar uğraşmayı.”

Yaptıkları beni de deli ediyordu. Ne deseler yapacak haldeyim artık. Hissediyordu bunu Serhat. “Dur güzelim. Tarık’ı böyle görmek hoşuma gitti. Ona 31 çektireyim sonra sikeceğim seni.” Sonra bana dönüp “Çıkart mayonu.” Dedi. Oturduğum yerde kalkmadan mayonu çıkarttım. Popomda çimleri hissediyorum. “Aç avcunu” Avcumu açıp ona uzattım. Dört parmağıyla Serpil’in amının içinden ve dışından dölünü ve sevgilimin suyunu toplayıp bana uzattı. Avucumun içine sıvaştırdı. Avucum resmen dolmuştu. “Hadi şimdi 31 çek” dedi.

Hiç bir şey söylemedim. Sol dirseğim üstünde yan dönüp yarağıma bulaştırdım sıvıları. Serhat ” Seyret bak şimdi” dedi. Sevgilimi yüzü bana dönük yan yatırıp arkadan yaslandı. Bir bacağını kendi bacağı üstüne astı. Bu şekilde sevgilime girişini görmemi istiyordu. Yarağını sevgilimin bacak arasından sokup amına getirdi. Dudaklarına sürtmeye başladı. Serpil yalvarıyordu. “Serhat, sik beni. Deli oluyorum ya. Bırak Tarık’la oynamayı.”

Serhat kasıklarını yavaşça ittirerek yarağının sadece ucunu sevgilimin amına yavasca sokuyor sonra çekiyordu. Ben de gözümü oralarına dikmiş yarağımı sıvazlıyordum. Elimde zonkluyordu. Çabuk boşalmamak için sıvazlamaya bıraktım. Serhat tamamiyle sokmayarak hem beni hem Serpil’i deli ediyordu. Bir dakika kadar daha böyle devam ettikten sonra gözlerime bakarak taşaklarına kadar geçirdi. Serpil “Aaaaaaaaaah! ” dedi ardından da çırpınmaya başladı. Geliyordu. Ben de o anda boşalmaya başladım. Sikimi sıvazlamadığım halde boşalıyordum. O kadar azmıştık. Kendimi engelleyemiştim. Avucumda gerilip duran sikimden spermlerim çimlerin üstüne fışkırıyordu. Serhat tek bir hareketiyle beni de sevgilimi de getirmişti. Hoşuna girmişti bunu yapabilmek. Gülüyordu. Ardından önünde debelenen Serpil’e sokup çıkartmaya başladı. Bir eliye alttan sarılmıştı. Diri memelerinden tutuyordu onu. Bir yandan da bacağından tutup kendine çekiyor daha derine ve daha sert girmeye çalışıyordu. Bana ses çıkartmadan sadece dudaklarını okutarak, anlayacağım bir şekilde tek tek, ” Sevgilinin… Amına… Koyuyorum” dedi. Mahfolmuştum. Gözleri benim gözlerime kilitlenmiş halde sevgilimi bir kaç defa getirdi. Serpil yarı baygın haldeyd. Serhat vurdukca sarsılıyor sonra tekrar titreye titreye geliyordu. Elimde küçülmüş pipimle bunu seyrettim. Birbirlerine verdikleri zevke ve bana yaptıklarından dolayı Kıskançlık ve öfke içindeydim ama çekip gidemiyordum.

Sonunda Serhat da boşaldı ve çimlerin üstüne bıraktı kendini. Serpil yine nefes nefese kendinden geçmiş yatıyordu yanında. Uzun süre kıpırdamadan yattık öyle. Önce Serhat doğruldu. Bana bakıp “Nasılsın Tarık dedi. “Nasıl olayım? Kötü hissediyorum çok ” dedim.

“Ya olur böyle şeyler sekste. Yeni duygularımızı, zevklerimizi keşfediyoruz. Bu oyunlar hepimize zevk veriyor baksana.” dedi küçülmüş pipimi göstererek. Serpil’ in ise daha söz söyleyecek hali yoktu.

Günün kalan kısmını benim gönlümü alma ve bu tür şeyleri denemenin ne kadar güzel olduğunu konuşmakla geçti. Kendimizi tanımak açısından böyle deneyimlerin çok önemli olduğunu söylüyordu Serhat. Serpil de özgürlüğü sonuna kadar yaşamalı insan diyordu. Serpil bana karşı daha sevecen, Serhat da daha sıcak ve arkadaşca davranıyordu. Bu yaz hem kendimizi bulduğumuz, hem de iyi bir film çıkarttığımız bir yaz olacaktı. Zaman zaman birimizi ele alıp, duygularını, isteklerini analiz edecek ve bunu filmimize yansıtacaktık.

Akşam yattığımızda, Serpil bana sarıldı. Başımı okşadı. Yanaklarımdan öptü. Beni anlayışlı ve Olgun olduğum için çok sevdiğini söyledi. Hepimizin bu yaz çok daha olgunlaşacagımızı söyledi. Bana iyi uykular dileyip arkasını döndü, uyudu.

Ertesi gün oldukça ilgi gördüm Serpil’den. Gözü Serhat da olmasına rağmen beni ihmal etmiyordu. Sabah film üstüne çalıştık. Çok zevk alıyorduk bundan üçümüz de. Sonra Serhat dün yaptıklarımızı analiz etmeyi teklif etti. Gönüllü oldu önce kendi duygularını açıklamaya. Serpil’in hem fiziğini hem de özgür kişiliğini çok beğendiğini söyledi. “Ama” dedi “İtiraf etmeliyim ki sana karşı bana verdiği üstünlük, ondan aldığım zevki bir kaç katına çıkartıyor. Onu sikerken adeta senin de beynini sikiyorum. Bozulmuyorsun değil mi bunları söylüyorum diye. Açık olmak istiyorum.” Serpil, ben ağzımı açmadan araya girdi ” Açık olman çok güzel Serhat. Tarık bilsin senin aldığın zevki. Ona zor gelebilir ama o zorluğun karşılığında senin zevk aldığını bilmesi eminim onun buna katlanmasına yardımcı olur. Ben de öyle hissediyorum. Ben de bu anlattığın şeylerden kadınca bir zevk alıyorum. Ben sana o zevkleri verirken sevgilime çektirdiklerime değiyor diye düşünüyorum. Tarık’ı daha çok taktir ediyorum. O da bunu bildiği için daha kolay katlanıyor. Sonunda o da çok zevk alıyor. Değilmi aşkım ? Bunu kabul edemeyeceğim için cevap vermedim. Onlar anladılar.

Günlerimiz yeni kabul ettiğimiz bu düzen içinde geçiyordu artık. Normal zamanda üç arkadaş gibiydik. Ben sevgilimle uyuyordum. Günün içinde onlar bazan romantik oluyorlardı ya da bir birlerini istedikleri zaman vahşiye sevişiyorlardı. Başkalarının bunu bilmemesi konusunda hemfikirdik. Çoğu zaman onları seyrederken kendi istediğim gibi 31 çekebiliyordum. Bazan Serhat ya da Serpil benim kendi istedikleri şekilde 31 çekmemi istiyorlardı. Çoğu zaman itiraz etmiyordum onlara çünkü tartışma çıkarmak istemiyordum.

Bir kaç gün sonra kaldığımız evin sahibi, ortak dostlarımız aradılar. Tekneleriyle yakındaki marinaya geleceklerdi. Ertesi gün için bizi teknelerine davet ediyorlardı. Bir gece orada kalacaktık. Sevindik. Ben “lütfen dikkat edelim davranışlarımıza orada. Bir şey anlamasınlar” dedim. Ikisi de, tabii dediler. Serhat,” Siz orada sevgili gibi davranın.” Dedi. Serpil ” Aaaaaa, Serhat’cığım, ben sana kıyamam ama” dedi gülerek. Sonra ” Tabii tabii. Şaka yapıyorum.” Dedi.
Serhat “Ben seni bu gün öyle bir sikerim ki yarın halimiz kalmaz, daha kolay olur arkadaş gibi davranmak.” Gerçektende Serhat serpil’i o gün bir kaç defa acımasızca sikti. Yatağa gittiğimizde Serpil baygın gibi uyuyuverdi hemen.

Tekneyi Marina’da bulmak zor olmadı. Birkaç kamaralı pek de küçük olamayan bir tekneydi. Ama mürettebat gerektirecek büyüklükte değildi. Karı koca bizi sevinçle karşıladılar. Bizden 10 – 15 yaş kadar büyüktüler. Halit Ağbi Borsa’dan zengin olmuştu. Zeynep abla çalışmıyordu. Rahat yaşantıdan ve kendilerine iyi baktıklarından ikiside çok iyi görünüyorlardı. Kısa bir sohbetten sonra Halit Ağbi “Çıkıp bir koya gidelim vakit kaybetmeden. Denize gireriz” dedi.

Öğleden önce sessiz sakin bir koyda demir atmıştık. Dibi gözüken denize teker teker atladığımızda etraftaki tek gürültü bizden geliyordu. Ne güzel bir hayat dedim kendi kendime. Yüzdük. Eğlendik. Açıkmıştık. Teknede hep beraber yemek hazırladık. Tentenin gölgesinde sohbet ederek yemeğimizi yemeğe başladık.

Birlikte bir film üstüne çalıştığımızı söylediğimizde ikiside çok heyecanlandı. Bir araya gelmemiz onların evi yüzünden olduğu için filmde kendilerinin de bir katkısı olduğunu hissediyorlardı. Israr etmelerine rağmen konusunu anlatmıyorduk. Halit ağbi “Çocuklar biz sanatçıları desteklemekten hep gurur duyduk. Bu filmin finansını yapmak isteriz. ” dedi. “Anlatın canım çekinmeyin çalmayacağız konuyu.” Güldü. Bir birbirimize baktık. Söylemememizin nedeni o değildi tabii ki. Ama nasıl olsa sonunda belli olacaktı.
Serhat da saklamak taraftarı değil gibi görünüyordu. Bir sır anlatır gibi anlatmaya başladı. Halit ağbiyle Zeynep abla merakla dinliyorlardı. Anlattıkça hikayenin gerçek duruma benzerliği şüphe uyandıracak hale geliyordu. Serpil yer yer yanında getirdiği dizüstü bilgisayarından bölümler okudu. Yaşadıklarımızın dökümüydü. Halit ağbi bıyık altında gülerek bizi süzmeye başladı. “Güzel hikaye. Çok beğendim. Bunu yaşamanız lazım filmini yapmak için”dedi. Anladığını anlamıştık. Bir süre sessizlik oldu. “Açıkcası ben kişiliklerinizi bildiğim için bu oyuna nasıl iyi uyduğunuzu görebiliyorum.” Durup Zeynep ablaya baktı. O da Gülümsüyordu. Sonra tekrar bize dönüp. “Hoşunuza gidiyor mu?” Diye sordu.

Ben kıpkırmızı olduğumu hissettim. Serhat ve Serpil ise bir şey söylemiyor ama yaramaz çocuklar gibi gülüyorlardı.

Halit ağbi “Bakın biz de size bir şey itiraf edelim ” dedi. Zeynep le biz, Serpil le Tarık’ın tersi bir ilişki içindeyiz. Ben başka kadınlarla beraber oluyorum Zeynep de bundan zevk alıyor ama o sadece benimle oluyor. Bana dönüp, ” Zeynep gibi sen de eşinin arzularını tatmin etmesinden mutlu oluyorsundur eminim.” Evet anlamında hafifçe başımı salladım. “Ayrıca Serhat da bundan çok zevk alıyordur biliyorum çünkü ben de çok tahrik olurum başkasının sevdiğine sahip olmaktan. Erkeği kadınının yanında küçültmekten. Biliyorum bunlar kötü şeyler ama çok zevk alıyorum. Senin gibi bazı erkeklerin buna izin verecek kadar zevk aldığı da bir gerçek.”

Ben “Zevk almıyorum” diye inkar ettim.

Serpil hemen atladı. “Halit Ağbi, bakma sen zevk almıyorum dediğine. Şimdi mayosunu indirse dim dik olmuştur valla”

Halit Ağbi, ” Zevk almadığını ispat etmek istermisin ? ” diye sordu gülerek. Bu gerginlikten dolayı benimki kalktık değildi. O ruh haliyle mayomu indirip minik pipimi gösterdim. Zeynep abla “Ah canım minicik. Ne şirin şey o öyle” dedi gülerek. Tam mayomu çekecektim ki Serhat, “Tut öyle” dedi. Kalkıp Serpil’in yanına gitti. Öpüşmeye başladılar. Bir eliyle de bacaklarını okşuyordu. Haklılardı. Bundan tahrik olmamam mümkün değildi. Pipim kalkmaya başlamıştı bile.

Halit ağbi “Kalkıyor! Kalkıyor!” diyerek bir kahkaha attı. Utanıp mayomu çektim yukarı. Kalkıklığı hala farkediliyordu tabii.

Serhatla Serpil bir süre daha öpüşmeye devam ettiler. Iddialarını ispat etmişlerdi. Bu konuyu konuşmaya devam ettik. Artık herkez daha rahatlamıştı. Ben bile kabul etmeye başlamıştım rolümü.

Halit ağbi Serpile daha samimi davranmaya başlamıştı. Fırsat buldukça dokunuyor iltifat ediyordu. Teknede bikinisinin üstünü giymesine gerek olmadığını söylediğince Serpil hemen kabul etti. Zeynep abla da çıkarttı üstünü. Onun vücudu daha dolgundu. Çaktırmadan bakıyordum. Çok seksiydi o da. Öğleden sonrayı güneşlerek ve yüzerek geçirdik. Iki yarı çıplak kadının böyle ortalıkta dolaşması çok tahrik ediciydi. Halit ağbiyle Serhat istedikleri zaman kadınlarına sahip olabilirlerdi. Zaten sarılıp öpüşüp duruyorlardı. Serpil’i ilk tanıdığım zamana dönmüştüm. O zaman daha çıkmıyorduk. Arkadaşlarla birlikte plaja gittiğimizde onun güzel vücudundan çok tahrik olup tuvalette 31 çekmiştim. Anlaşılan şimdi de ayni durumdaydım.

Onlar iki çift bir birlerine sarılı minderlerin üzerine uzanmış konuşuyorlardı. Ben de yanlarındaydım. Halit Ağbi Serhat’ın kendisine çok benzediğinden bahsediyordu. Serhat’ın kendi kadınını paylaşmadığını ama Serpil gibi başkasına ait bir kadını kullandırmasında bir terslik olmadığını ifade ediyordu. Bu şekilde Serpil’i kullanıp kullanamayacağını anlamaya çalışıyordu. Serhat bu oldukça bariz teklife açık açık cevap verdi. ” Halit Ağbi tabii sana saygım sonsuz. Kesinlikle Serpil’in tadına bakmalısın. Serpil de çok hoşlanır zaten” dedi. Serpil gülümsemeye başlamıştı bile. Serhat onayladığı sürece zevk alacağı belliydi. Halit Ağbi, “Beraber becerelim mi, ne dersin? ” Serhat, “Tamam Ağbi güzel olur” dedi.

Halit Ağbi yerinden kalktı, onların yanına gitti. Elinden tutup serpil’i ayağa kaldırdı ve öpüşmeye başladılar. Beyaz kıllı göğsüne sevgilimin diri göğüslerinin basıldığını gördüğümde içim eridi. Elleri vakit kaybetmeden o guzelim kalçalarına indi. Bikinisinin içinden okşamaya başladı. Sevgilim bu Olgun erkeğin kollarında kendinden geçiyordu. Elini onun mayosunun içine sokup yarağını kavradı. Halit Ağbi mayosunu indirdi aşağıya, ardından da Serpil’in bikinisini. Yarağını görebiliyordum artık. O da Serhat’ın ki gibi Kocamandı. Gerçekten bu iki erkek çok benziyordu bir birine.

Gözümün kenarında Zeynep ablayı farkettim. Elini bikinisinin içine sokmuş kendisiyle oynuyordu. Bende bundan cesaret alıp elimi mayomun içine soktum. Yan yana sevdiklerimizin sevişmesini seyrediyor, kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk. Halit ağbiyle bir an göz göze geldik. Utandım ama duracak halde değildim.

Birazdan Halit Ağbi Serpil’i teknenin arkasındakı geniş oturma yerine götürdü. Minderlerin üstünde domaltıp, önüne geçti. Ağzına verdi. Serpil onun taş gibi olgun yarağını arzuyla emmeye başladı. İleri geri hareket ederek başından tuttuğu Serpil’in ağzını sikiyordu şimdi. Zeynep ablanın “Sik Serpil’i aşkım. Sik küçük yosmayı ” diye soluduğunu duydum. Halit ağbi birazdan eliyle Serhat a işaret etti. Sevgilimin ağzından çıkardı yarağını. Yerini Serhat’a bıraktı. Kendisi de sevgilimin arkasına geçti. Sikecekti. Serhat’ın ki gibi onunki de damarları şişmiş vaziyetteydi. Tutup başını dayadı. Yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sevgilim, Serhat’ın yarağı ağzındayken inledi. Ama iki deliğinin dolmuş olması Serpil’i kendinden geçirmişti. Halit Ağbi “Oldukça dar bu kız”dedi. “Çok hoşuma gitti. Seninkinden cok daha dar Zeynep”. Pompalamaya başlamıştı bile. Her vuruşunda Serpil’in yüzü Serhat’ın kasıklarına yapışıyor yarak görünmez oluyordu. Bir ara göz göze geldiler. Güldüler. Sağ ellerini havada çarptılar. Ayni kadını iki ucundan sikiyor olmanın ortaklığını kutlamak için. Ben ise Zeynep ablayla yan yana onlara bakıp kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk.

Birazdan Halit Ağbi bir işaretle Zeynep’i çağırdı yanına. Biliyordu kocasının ne istediğini. Sırt üstü yatıp kocasının bacak arasına girdi. Alttan taşaklarını yalamaya başladı. Harika bir zevk olmalıydı bu. Hemde sevgilime giriş çıkışını görüyordu burnunun dibinde. Bir yandan da hala kendisyle oynuyordu.

Sevgilim yine sarsılarak titreyerek gelmeye başladı. Gerçekten sevgilim benimleyken kadınlığını yaşamıyormuş diye düşündüm. Hiç bu hale gelmezdi. Normali hâli buydu artık. Bu defa her kez çok azmıştı. Erkeklerde dayanamadılar. Azgın hayvanlar gibi Serpil’e çarpa çarpa boşaldılar. Halit Ağbi “Al yosmam! Al amına benim küçük yosmam” diye haykırıyordu. Taşakları da karısının yüzünü iyi dövmüştü. Sevgilimin ağzında da amından da döller taşıyordu dışarıya.

Ben de boşalmıştım onunla beraber. Zeynep abla deli gibi yalıyordu kocasının döllerini. O da haykırarak geldi. Hepimiz nefes nefeseydik.

Boşaldıktan sonra içimi yine bir utanç duygusu kapladı. Ellerimi mayomun içine sildim. Sanki 31 çekmemiş gibi görünmek istiyordum.

Yavaş yavaş doğruldular. Keyifleri çok yerindeydi. “Hadi denize atlayalım” dedi Halit Ağbi. Çırılçıplak, dibi görünen mas mavi berrak suya attık kendimizi.

Akşam yemeği yine güzel sohbetlerle geçti. Halit ağbi, Serhat’dan Serpil’i akşam için istedi. Zeynep ve Serpil’le tek başına olmak istiyordu. Serhat memnuniyetle dedi. Bana ve Serpil’e sormuyordu bunları. Ama Serpil memnundu olayların gidişinden.

Yemekten sonra Halit ağbi bu iki arzulu dişiyi ellerinden tutup kamarasına götürdü. Iyi geceler çocuklar dedi bize kapıyı kapatmadan.

Serhat la kalan şarabı içip sohbet etmeye başladık. Birazdan denizin üstündeki akşam sessizliği kadın inlemesiyle bozuldu. Serhat “Bu seninkinin inlemesi ” dedi. Haklıydı. Ikimiz de tahrik olmaya başlamıştık. ” Gel kapıya yaklaşalım dedi. Kapının yanında mayosunun üstünden yarağıyla oynamaya başladı. Ben de aynisını yapıyordum. Ses çıkarmamaya çalışıyorduk. Serhat Mayosunu indirdi. Dim dik yarağı ortaya çıktı. Kulağıma yaklaşıp “Ağzına alsana! ” diye fısıldadı. Ensemden kavrayıp başımı aşağıya doğru ittirdi. Direndim. Başımı sallayarak sessizce olmaz dedim. Emir veren bir tonla tekrar fısıldadı kulağıma “Ağzına Al!” Başımı aşağıya ittirdiğinde attık direncim kırılmıştı. Yüzüm o sert, güçlü yarağına çarptı. Ağzımı açıp içime aldım. İtaatkarca emmeye başladım. Bu kadar sert olabileceğini beklemiyordum. Kocaman Başı ağzımın içindeydi iki elimle kalın gövdesini ve iri taşaklarını kavramıştım. Bu gücü hissetmek hoşuma gitmisti. Onu daha çok hissetmek daha çok zevk vermek istiyordum adeta. Dilimle içerden yalamaya başladım. O da kasıklarını oynatıp yarağını daha çok sokmaya çalışıyordu ağzıma. Ama mümkün değildi.

Sertçe kolumu tutup beni yerden kaldırdı. Teknenin arkasına doğru aceleyle yürürken beni de adeta sürüklüyordu. Minderlerin önünde hızlı bir şekilde mayomu çıkartıp attı. Pipim beni utandıracak halde dim dik, zevk aldığımı bağırıyordu. Ardından minderlerin üstüne savurdu. Şaşkınlıkla bakıyordum ona. Taş gibi yarağınla üstümde bir dev gibi duruyordu. Ne yapacağı belliydi. “N’olur ?” Diye fısıldadım yalvaran bakışlarla. Ama beni dinleyecek hali yoktu. Bacaklarından birini kavrayıp yüzükoyun hale getirdi. Ata biner gibi üstüme çıktı. Eliyle kıçımı tükürüklediğini hissettim. Ardından o sert yarağını dayadı deliğime. Ittirmeye başladı. Acıdan haykırdım. Arama durmadı. Abanmaya devam etti. Çok azmıştı. Biliyordum bu halini. Zaten kaçabilecek durumda değildim. Çaresizdim. Bari içerdekilerin haberi olmasın istedim.

Ağzımı kapattım. Çığlık yerine inleme çıkıyordu sadece. Serhat milim milim giriyordu bana. Çok acıyordu. Belimin kalçalarımla birleştiği yerden tutuyordu beni. “Oooooh! ” dediğini duydum. Sonuna kadar girmişti içime. Sımsıkı sarıyordum yarağını acı içindeki büzüğümle. Geri çekip tekrar ittirdi. Ardından tekrar. Tekrar. Artık sikmeye başlamıştı beni. Popom eziliyordu altında. Kocaman yarağını derinliklerinde hissediyordum. İçim dopdoluydu. Serpil’in hissettiklerinin birazını anlayabiliyordum şimdi. Üzerime Uzanıp omuzlarından asılmaya başladı. Artık deli gibi sokup çıkartıyordu. Üzerimde hopluyordu. Acımın yanında zevk de alıyordum artık. Ben de inlemeye başladım. Kulağımın dibinde solumasını duyuyordum. Hiç bir şey demiyorduk ikimizde. Sadece soluyor ve inliyorduk. Serhat bana dakikalarca girip çıkmasının sonunda, ” Boşalıyorum Tarık! ” dedi. Büzüğümde onun kasılmalarını hissettim. Ardından içim sırıl sıklam, kaygan oldu. Üzerime yığıldı. Ben pipim hala kalkık altında yatıyordum. Ilk tepkim ” N’olur bu aramızda kalsın” demek oldu. Serhat baştan savar bir şekilde nefes nefese “Tamam, tamam” dedi. Üstümden kalkarken içim boşaldı. Mayomu giydim. Burada uyuyabilirdim. Serhat kamaralardan birine gittik yattı. Halit Abi’lerin kamarasından gelen seslerin arasında uyudum.

Sabah kalktığımda deliğim hala sızlıyordu. Farkettirmemeye çalışarak yan oturdum masada. Kahvaltı sırasında en önemli konu üçünün yaptığı seksti tabii ki. Ne kadar zevk aldıklarını anlatıp duruyorlardı. Özellikle Halit Ağbi Serpil’e güzelliğine ve yatakdaki arzulu haline övgüler yağdırıyordu.

Serhat’a teşekkür ederken, “Sen akşamı kadınsız zor geçirmişsindir herhalde dedi gülerek” Serhat da, ” Yok canım. Hiç üzülmeyin siz. Sağolsun Tarık elinden geleni yaptı” deyiverdi. Aman allahım hani söylemeyecekti! Ne büyük aptalıktı buna inanmış olmam. Üçü de hayretle bir ona bir bana bakıyorlardı. Zeynep abla ” Nasıl yani? ” diye sordu. Serhat ” Şöyle diyeyim: Tarık kıçı üstüne rahat oturmayacak bu gün.” Yine Zeynep abla ” Neee? Siktinmi çocuğu? Vallahi sen Halit’ten de beterimişsin Serhat” dedi, gülerek. “Sevgilisini sikmen yetmedi mi?” Serpil daha da heyecanlanmıştı. Yerinde duramıyordu. ” Yaaa! Bunu kaçırmam çok kötü. Çok isterdim görmek.” Halit Ağbi Serpil’e dönüp ” Sen hiç üzülme tatlım ben sana gösteririm o zaman ” Ben bütün bu konuşmaları kıpkırmızı bir halde dinliyordum ama artık suskun kalamadım, ” Yok Halit Ağbi. Olmaz hayatta” dedim. Serhat, “Bana da çok direndi ama sonra hoşuna gitti. Değilmi Tarık.” diye güldü. Halit ağbi elimden tutup ayni yere götürdü beni. Serpil hemen yanımıza geldiği. Dur ben indireyim mayonu. Pipim yine kalkıktı. Halit ağbi bana “Sırt üstü yat dedi. Sesimi çıkartmadan yattım. O da soyundu. Bacaklarımı omuzuna aldı. Tam yarağını dayanyacaktı ki Serpil ” Bekle ben tutup sokucaaaam!” Diye uzanıp yarağını tuttu. Ağzına alıp ıslat da fazla acıtmayalım Tarık’ın canını. Serpil ağzına alıp emmeye koyuldu. Bol bo tükürük bırakıyordu üstünde. Tamam dedi Halit ağbi. Sevgilim elleriyle tuttuğu o taş gibi yarağı göt deliğime dayadı. Gülümseyerek Halit ağbiye bakıp. “Hadi sik Tarık’ı ” dedi Halit ağbi ittirmeye başladığında yine o acıyı hissettim deliğimde. “Ağbi nolur yavaş “dedim. Biraz durdu sonra tekrar ittirmeye başladı. Yırtılıyordum adeta. “Ağbi dur! Çok acıyor!” Dedim. Durdu. Serpil susmadı. “Halit ağbi Tarık’ı dinlersen akşama kadar sikemezsin sen onu.” Halit ağbi “Haklısın ” dedi. Bana dönüp “Sık dişini Tarık” deyip yeniden ittirmeye başladı. Yavaş ama kararlıydı bu sefer. Büzüğüm yana yana başını içime aldım. Ardından gövdesinin yarısı girdi içime. Acıyordu. Sonunda bir hamlede kalan yarısını da kökleyiverdi. Allahım ne çok acıyordu. Gözlerimden yaş geldi. “Oldu işte gördünmü?” Dedi. Ben debelenmeyeyim diye bacaklarımdan sım sıkı tutuyordu. Acılı gözlerle Halit ağbinin gözlerine baktım. Dudağında hafif bir gülümseme fark ettim. Serpil elini uzattı. Parmağını Halit ağbinin yarağının dibine deydirdi. O şımarık tavrıyla “Benim tanıdığım Halit ağbi dışarda kalan bir santimi de Tarık’a sokmadan bırakmaz ” dedi. Halit ağbi “Sen ne yaramaz şeysin öyle ya” deyip bir daha abandı. Acıyla “Ahhhh! ” diye haykırdım. Hepsi girmişti bes belli. “Memnun oldun mu? ” dedi Serpil’e. ” Evet” dedi “Çok teşekkür ederim.” Gülüştüler.

Halit ağbi ağır ağır sokup çıkarmaya başladı. Her sokuşunda ben bir “Ah!” Çekiyordum. Zeynep abla hem kocasının vücudunu okşuyor hem de bana girişini seyrediyordu. İnlediğimde de yüzüme bakıyordu. Serpil le Serhat da bir birlerine sarılmış Halit ağbinin beni sikmesini bir show gibi seyrediyorlardı.

Yavaş yavaş aldığım acı zevke dönüşmeye başladı. Hala güçlü darbeyle geçirdiğinde canım yanıyordu ama başka türlü hisler duymaya başlıyordum. Onların önünde sikilidikce küçüldüğümü hissediyordum Çok zavallı görünüyor olmalıydım ayaklarım havada sallanır halde sikilirken. Birden kendimi kaybettim. Halit ağbinin gözerinin içine “Halit Ağbi! Halit Ağbi!” diye soludum. Hiç düşünemeyeceğim bir şey oluyordu. Halit ağbinin güçlü yarağı götümün derinliklerini zorlarken dokunmadığım Pipim kasılmaya başladı. Boşalıyordum. Bir kadın gibi boşalıyordum. Ben hiç bir şey yapmadığım halde Halit ağbi beni sikerek boşaltıyordu. Aldığım zevk beni sarhoş ediyordu.

Kız gibi ince ince sesler çıkartarak altında titriyordum ki, onun kükreyen sesini duydum. Ardından da yarağının içimde kasılmasını hissettim. O da içime geliyordu. Tazyikli dölü vıcık vıcık ediyordu götümün derinlikleri. Yüzüne baktım. Gerilmişti. Sonunda bir “Ohhhhh!”çekti ve durdu. Kalkıp kendini minderlerin üstüne attı.

Onu tatmin etmiş olmak bana da bir tatmin duygusu verdi. Serpil hemen yanında gidip Haşim ağbiyi öpücük yağmuruna tuttu. “Haşim ağbi, inanamiyorum. Nasıl yaptın bunu. Tarık’ı kız gibi ettirdin.” Haşim ağbi gururlu bir gülümsemeyle “Yok canım pipisi kalkık kız olurmuymuş hiç. ” dedi. Serpil bundefa heyecanla koşup Serhat’a sarıldı şımarık şımarık ” N’olursun Tarık’ı bir daha sik şimdi. Pipisi kalkmadan getir onu. N’ooooooooolursun? Kız gibi getir onu.” Serhat gülerek duruyordu cevap vermeden. Ben artık buna dayanacak halde değildim. “Doğrulup kendimi korur bir pozisyon alırken bir yandan da “Yapmayın. Olmaz. Yaptırmam artık diye söyleniyordum. Serpil sakince Yanıma geldi. Bana şefkatle sarıldı. “Tarık’cığım çok istiyorum seni o halde görmek” dedi ” Sana söz, sen boşaldıktan sonra çok seninle sevişeceğim tamam mı?” Başını çevirip Serhat’a baktı onay almak için. Serhat “Pipisi kalkmazsa anlaştık ” dedi.

Daha ben cevap vermeden Serpil beni Sırt üstü yatırdı. Karşı koymadım. Ona sarılmayı onunla sevişmeyi çok istiyordum. Serhatı çağırdı. Yarağı dim dik olmuştu bile. Serhat bacak arama girip ayaklarımı omuzuna aldı. Serpil Serhat’ın yarağını tutup göt deliğime dayadı. Zaten vıcık vıcıktım Haşim Abinin dölleriyle. Oramın hala bir tünel gibi açık olduğunu hissediyordum. Dayatma dayamaz başlı kolayca girdi. Serpil “Hadi canım sok hepsini.” Dedi Serhat’ın vücudunu okşayarak. Serhat tek darbede Kökleri bana. Ince bir “Ihhhh!” Çektim.
Beklemeden pompalamalarına başladı. Kalın yarağı artık alışmış olmama rağmen zorluyordu beni. İçim doluyordu. Pipim bir et parçası gibi sallanıyordu o koydukça. Sertleşmeyeceği belliydi. Bu kadar çabuk zaten sertleşmezdim. Serhat beni siktikce azıyordu. Serpil de çok coşmuştu. Serhat’a “Sik Aşkım! Sik Tarık’ı. Koy götüne. Kız gibi getir onu. Benim için sik sevgilimi. Kız yap onu” diye soluyordu. Diğer ikisinin de eğlendiği bes belliydi. Bu Ateşli dakikaların sonunda yine o garip duyguyu hissetmeye başladım, ama bu defa pipim inikken. Solumalarım değişti. Kendimi kaybettim, Serhat’ın gözlerinin içine baka baka titriyordum. O et parçası halindeki pipimden az da olsa dölüm akmaya başladı. Serpilin Çocukça bir heyecanla “Getirdin onu! Getirdin Aşkım. Tarık’ı kız gibi getirdin” diye bağırdığını duydum. El çırpıp Serhat’a öpücükler yağdırıyordu. Gelirken götümü kastığımdan olmalı o sırada Serhat da içime patladı. Serhat’ın sert darbeleri altında sarsılırken Serpilin mutluluğunu ve Serhat’ın gergin yüzünü seyrediyordum.

Birazdan o da bacak aramdan kalkıp Haşim ağbinin yanına oturdu. Havada ellerini çaktılar gülerek. Kıçımdan ve pipimden döller akarken “Benimle sevişecekmisin gerçekten Serpil?” Diye sordum. Cevap vermedi. Gidip Serhat’ı dudaklarından öptü. “Sevişebilirmiyim Serhat çığım? Söz vermiştik.” Dedi. Serhat gülerek “Olur” dedi, “Zaten erkek sayılmaz artık” Hepsi güldüler. Serpil bikinisinin altını çıkartıp yanıma uzandı. Sarıldım o da bana sarıldı. Dudaklarından öpmeye başladım. Ellerim deli gibi arzuladığım harika vücudunu okşuyordu. Çok mutluydum. Sevecen bir şekilde okşuyordu o da beni. Güzel pürüzsüz sırtından aşağıya kaydırdım ellerimi. Yuvarlacık çıkık poposunu taparcasına okşadım. Bir daha ne zaman elleyebilirdim bilmiyordum. Diri güzel memeleri göğsüme sürtüyordu. Bacakları bacaklarıma. Pipim kadınlığına deyiyordu şimdi. Allah’ım nolur kalksın pipim diye yalvardım içimden. Ama mümkün değildi. Ona girmem imkansızdı. Iki kız gibi sevişiyorduk. Serpilin eli arkama gitti. Deliğimi buldu. İki parmağını kolayca sokuverdi götüme. Kulağıma “Şu hale bak aşkım. Seni kadın yaptılar” dedi. Ben de ” onlar değil sen yaptın aşkım” Dedim. Dudaklarımız birleşti.

Götçü Komşum ve Am Yalama Hastası Karısı!

Götçü Komşum ve Am Yalama Hastası Karısı!
Merhaba arkadaşlar ben Müjgan. İki kocam da götçü çıktı hikayemi okuyanlar hatırlayacaklardır. İkinci kocam Erolla evleneli bir ay olmuştu ve hiç boş günümüz geçmemişti, hergün geceli gündüzlü sikişiyorduk ve sikişsiz geçen yılların acısını çıkartıyorduk. Bu arada kocam beni karşı komşumuz olan Mete bey ve Türkan hanımla ayaküstü tanıştırmıştı, fakat henüz birbirimize gidip gelmiyorduk. Mete bey 42 yaşında, 1.85 boyunda, esmer, karizmatik bir erkek, eşi Türkan ise 37 yaşında, sarışın, balık etli bir kadın. Sonunda bizi yemeğe davet ettiler, gittik…

Vardığımızda ben, Erolun onlarla grup seks yaptığını bildiğim halde, bilmezlikten geliyordum. Yemekte Mete bey bana yiyecekmiş gibi bakıyordu, ben fark ediyordum ama hiç oralı olmuyordum. Yemeğimizi yedikten sonra biz kadınlar masayı topladık ve bulaşıkları yıkamak için mutfağa geçtik. Biz mutfakta iken Mete kocama beni çok sexy bulduğunu, en çokta memelerimi ve götümü beğendiğini söylemiş. Biz de Türkanla mutfakta sohbet ediyorduk. Türkan bana kocam Erolun ne kadar iyi bir komşu olduğunu, yardım sever olduğunu, aralarında gizli saklı birşey olmadığını falan anlattı (benim her şeyi bildiğimden haberi yoktu orusbunun). Bu arada çay demlenmişti, salona götürdük, hep birlikte çaylarımızı içtik. Kafa dengi insanlardı, güldük eğlendik, ısınmıştık birbirimize. Bu ilk seferimiz normal komşu ziyareti oldu ve evimize döndük.

Ama benim aklım Metede ve Metenin yarağında kalmıştı. Yarağı hayli büyük olmalıydı, gece boyunca pantolonunun önü belirgin şekilde kabarık duruyordu. Bu düşünceler içinde yatağa girdim ve kocam Erolla deliler gibi sevişmeye başladım. Aslında kocamın altında ben o an Mete ile seviştiğimi hayal ediyordum, yani canım resmen Meteyi çekiyordu. Kocam amımı yalıyor ve bir yandan da Metenin benim hakkımdaki düşüncelerini anlatıyordu. Metenin beni götümden sikmek istediğini söyleyerek, “Seni Meteye siktireyim mi karıcığım?” diye sordu. Ben de, “Siktir beni boynuzlu kocam!” dedim. Kocam da amımı deli gibi yalayarak boşalttı. Ben de boynuzlu kocamın ağzına boşalırken, saçlarından tutup yüzünü amıma bastırıyordum. Kocamla gecemiz bu şekilde başladı ve sabaha kadar bu şekilde konuşmalar, fantaziler ve sikişlerle sürdü.

Aradan birkaç gün geçmişti ki kocam, “Karıcığım Meteler yarın akşam bizi sikişmeye davet ediyorlar, benim seni ikna etmemi istediler, ne dersin karıcığım gidelim mi?” dedi. Ben de kendimi naza cektim, gerçi canım çıkıyordu Metenin yarağını yemek için, ama ağırdan alıyordum. Biraz mırın kırın ettim, kocam çok ısrarcı olunca, kabul ettim. O gece kocamla heycanla sikiştik ve yattık uyuduk. Ertesi sabah erkenden kalktım ve akşam için hazırlık yapmaya başladım. Amımın götümün kıllarını aldım, kaymak gibi yaptım, amımı kremledim pamuk gibi oldu. Gerçi normalde de amcığım etli ve yumuşaktır. Yani her tarafımı ter temiz yaptım ve Meteye sikilmeye hazırdım.

Akşam oldu Metelere geçtik. Yemek yedik, biraz da alkol aldık ve kafalarımız çakır keyif oldu. Sonra Türkan Videoya bir sexfilmi taktı ve hep birlikte izlemeye başladık. Film bir grupsex filmi idi. Filmi izlerken Mete resmen bana asılıyordu, kocam da Türkanın eline yarağını vermiş okşattırıyordu. Metenin elleri götümde geziyordu, ben de Meteye yaklaşıyordum. Aradan biraz zaman geçti, Mete kocama, “Ben Müjganla yatak odasına geçiyorum!” dedi. Kocam da, “Rahatınıza bakın!” dedi. Mete elimden tutup beni yatak odasına götürdü. Odaya girer girmez deli gibi öpüşmeye başladık. İzlediğimiz film etkilemişti beni. İkimiz de bir çırpıda soyunduk. Ben tanga külodumla kaldım, Mete ise çırıl çıplaktı ve tahmin ettiğim gibi yarağı epey uzun ve kalındı. Ben hemen Metenin yarağına yapıştım ve yalamaya başladım. Mete beni kucakladığı gibi bir anda 69 pozisyonunda buldum kendimi. Birbirimizi deli gibi yalıyorduk. Mete amcığımı öyle güzel yalıyordu ki, amım su saçıyordu. Arada göt deliğimi de yalıyordu. Ben ise Metenin yarağıyla taşaklarını da yalıyordum…

Artık amım yarak diye yanmaya başlamıştı, o yarağı bir an önce yemeliydim. Mete yatakta sırt üstü yatarken, ata biner gibi amımla yarağın üzerine oturdum ve deli gibi zıplamaya başladım. Sonra pozisyon değiştirdik, Mete beni domalttı. Arkama geçti hem amımı hem götümü yalıyordu. Ben ise, “Yarağını sok şerefsiz!” diye bağırıyordum. Ben küfürler ettikçe Mete amımı götümü daha iştahlı yalıyordu. “Hadi sik artık orospu çocuğu!” deyince, yarağını hem amıma hem götüme aşağı yukarı sürtmeye başladı. Ben resmen kudurmuştum, sokması için yalvarıyordum. Sonunda dayanamadı ve yarağını amıma öyle bir soktu ki, bir seferde kökledi ve pompalamaya başladı. Bu şekilde 10 dakika falan siktikten sonra ben artık ikinci orgazmımı oluyordum. Metenin de hareketlerinden boşalacağını anlamıştım. Yarağını aniden amımdam çıkarıp ağzıma uzattı ve ağzıma boşaldı. Ben de döllerini afiyetle mideye indirdim. Meteyle ilk sikişimiz bu şekilde bitti ve kocamla Türkanın yanına döndük…

Kocam Türkanı domaltmış götünden sikiyordu. Onları öyle görünce Mete hemen inik yarağını karısının ağzına uzattı. Orusbu hem götten sikiliyor, hem yarak yiyordu. Çok geçmeden kocam da Türkanın götüne boşaldı ve dinlenmeye çekildi. Bu arada Metenin yarağı Türkanın ağzında yeniden sertleşmişti. Türkan kalktı ve buzdolaptan yoğurt getirdi. Bana, “Domal!” dedi. Ben şaşırmıştım, “Ne yapacaksın?” dedim. “Soru sorma da domal orusbu!” diyerek beni domalttı. Götümün arasına biraz yoğurt döktü ve götümü yalamaya başladı. Yoğurt amıma doğru akıyordu ve Türkan öyle güzel yalıyordu ki amımı götümü, dilini bazen bazen amıma sokuyor, bazen de götüme sokuyordu. Kocam da dinlenmiş ve yanımıza gelmişti, yarağını yalamam için ağzıma uzattı. Ben kocamın yarağını yalarken, am yalama hastası Türkan da manyaklar gibi amımı götümü yalamaya devam ediyordu…

Türkan kocama yere sırtüstü uzanmasını söyledi. Kocam yere uzanınca bana da, “Kocanın yarağına otur orospu!” dedi. Ben de kocamın üzerine çıktım ve yarağın üzerine oturdum. Kocam alttan amıma pompalamaya başladı. Sonra Türkan kocasını arkama çağırdı, götümü de kocasına siktirecekti. Kocasının yarağını eli ile yerleştirdi götüme. Zaten götten sikilmeye alışık olduğum için hemen kaydı yarak götüme. İnsanın aynı anda hem amdan hem götten sikilmesi kadar güzel birşey olamaz herhalde. Kocam alttan amıma sokarken, Mete yarağını ucuna kadar çekiyor, kocam yarağını çekince Mete götüme köklüyordu. Çok güzel bir duyguydu hem amdan hem götten sikilmek. Mete götüme boşalmıştı ama yine sikmeye devam ediyordu. Beni yarım saat siktiler bu şekilde ve kocam da amıma boşaldı.

Sıra Türkan orusbusuna gelmişti, ama Mete de bitmişti, kocam da. İkisi de koltuklara uzandılar öylece kaldılar. Ben de Türkanı yere domalttım ve onun bana yaptığı gibi götüne yoğurt döküp, götünü amını yalamaya başladım. Türkan zevkten inleyerek, “Getir kız amını, ben de seni yalayacağım!” dedi. Halının üstünde Türkanla 69 olduk, aşağı yukarı yarım saate yakın birbirimizin amını yaladık. Kocalarımız bu Lezbiyen şowumuzu seyrederken, ikisinin de yarakları kalkmış ve yaraklarını sıvazlıyorlardı. Derken kocam kalktı ve Türkanın arkasına geçerek yarağını Türkanın yoğurtlu götüne soktu ve sikmeye başladı. Türkan da götüne yarak girince amcığımı daha sert yalamaya başladı. Kocam Türkanı hem amından hem götünden sikiyordu. Sırayla bir götüne sokuyordu, bir amına. Sonunda Türkanın amına boşaldı. Türkan sırt üstü uzandı ve bana, “Yala amımı orospu, temizle kocanın döllerini!” dedi, ben de yaladım. Türkanın amından kocamın döllerini yalamak çok güzeldi. Amını yalaya yalaya tertemiz yaptım. Mete de Türkanı bir posta siktikten sonra biraz dinlendik ve daha sonra duş aldık sıra ile ve evimize döndük.

Sonraki günlerde daha çok sikişmelerimiz oldu. Bazen Mete benimle sabahlar, kocam da Türkanla. Gündüzleri kocalarımız olmadığında ise Türkanla kadın kadına seks yapıyoruz. Türkan da ben de çok mutluyuz, amımız götümüz bayram ediyor, daha ne isteyelim?

Resmen Yarak Hastası Oldum! (4)

Resmen Yarak Hastası Oldum! (4)
Hamit abiyle iki kere sikişmiştim ve buna ben önayak olmuştum. Muhtemelen hakkımda hiç de iyi şeyler düşünmüyor, beni işini görecek bir orospu gibi kullanıyordu. En azından iki seferde de siktikten sonraki tavırları bunu gösteriyordu. Aslında bu hoşuma gidiyordu, ama sade seks esnasında. Sevişirken istediği gibi aşağılamalı, bana acı vermeliydi, bu beni azdırıyordu, ama normal zamanlarda bana değer vermeli, sevecen olmalıydı. Ben bunu hayal etmiştim, ama o hiç öyle değildi. Uygun bir zamanda onunla konuşacaktım, bu işin aramızda kalmasını ve benimle ilgilenmesini isteyecektim…

Sabah kahvaltılık almak için bakkala gittiğimde, o da bakkaldaydı. İşte fırsat diye düşündüm, hem ona kahvaltı hazırlar, biraz yumuşatır, hem de istediklerimi konuşurdum. Bakkaldan çıkarken, “Hamit abi, dolabın kapağı monte edilecek, işin yoksa ben çıkmadan bir bakabilir misin?” diyerek eve davet ettim. “Tamam, gelmeye çalışırım.” dedi. Ben kahvaltıyı hazırladım beklemeye başladım. Çok geçmeden kapıya vurdu. Gittim açtım. İçeri girince ise, “Her zaman çağırıp durma, benim başımı belaya sokacaksın!” diye çıkıştı. Ona, “Seninle konuşmam lazım…” dedim. Ben bunu der demez, “Lan orospu, önüne gelenle sikişip sikişip, benim başıma mı kalacaksın? Saf mı buldun beni? Demek ki o yüzden yalvarıyordun bana kendini siktirmek için. Belanı sikerim senin!” deyip kapıyı çarparak çıktı gitti.

Donup kalmıştım. Beni hamile zannedip telaşa kapılmış ve sayıp sövüp gitmişti. Onun bu hareketi, ne mal olduğunu ve ona güvenemeyeceğimi göstermişti bana. Kahvaltı masasında uzun uzun düşündüm. Bu adam kendini kurtarmak için bir sürü şey yapabilirdi. Millete benimle ilgili dedikodu yayabilir, karısına olası bir duruma karşı (Ben söylemiştim böyle olduğunu!) demek için olayları kendi istediği gibi anlatayım derken her şeyi berbat edebilirdi. Hem onu susturmak için, hem de eğer birisi öğrenirse diye, daha kimse birşey bilmiyorken bu muhitten uzaklaşmaya karar verdim.

Ev sahibimi arayıp, işyerimden başka şubeye görevlendirildiğimi mazeret göstererek evi boşaltacağımı söyledim. Şimdi sıra ev bulmaktaydı. Ama geçenlerde yaptığım araştırmalara göre ev bulmak öyle kolay olmayacaktı. Yine de biran önce çıkmak istiyordum bu evden. Otel olmazdı, geçici olarak bir pansiyonda mı kalsam diye düşünüp, internetten bulduğum pansiyonları aramaya başladım. Aradıklarım ise ya doluydu, yada fiyatları çok yüksekti. Ama illaki uygun bir pansiyon bulacaktım.

Bu arada erkek arkadaşım Eyüp aradı, “Napıyorsun?” diye. Onu da uzun zamandır ihmal etmiştim, ayrıca aldatmıştım da. Gönlünü almam lazımdı. Biraz muhabbet ettik, ertesi günü buluşmak üzere anlaştık. Eyüp üç arkadaşıyla beraber bir evde kalıyor, hepsiyle tanışıyorum ve muhabbetimiz var. Ogün işe gittim ve o gün öyle geçti. Eve gelince ertesi gün için hazırlanmaya başladım. Amım temizdi, ama yine tıraş ettim, banyoya girip güzelce yıkandım. Yarın Eyüp’ü memnun etmem ve kendimce vicdanımı rahatlatmam lazımdı. Tek parça bir elbise giyecektim, dizimin üstünde bitiyordu. İçime tanga külot ve ince bir sutyen hazırladım. Üstüme parkamı alacaktım zaten. O gece çıplak yattım, iç çamaşırım kokmasın diye.

Sabah kalkınca da güzelce saçlarımı yapıp, parfümümü sıkarak giyindim ve evden çıktım. Bir AVM’de buluşacaktık, ben vardığımda Eyüp gelmişti bile. Vardım sarıldım ve öpücük kondurdum. Bir yerde kahvaltı yaptık, biraz muhabbet ettik. Ben çok neşeli idim, onu mutlu etmek istiyordum. Sinemaya gitmeyi teklif etti, belli ki içerde öpüşür koklaşırız diye düşünüyordu. Kırmadım kabul ettim. Arkalardan bir yer alıp girdik sinemaya…

Biraz sonra elimi tuttu, ben de ona dönüp bir öpücük kondurdum ve öpüşmeye başladık. Eyüp tedirgindi, biri bizi izliyor mu diye etrafı kolaçan ediyordu arada bir. Bense birilerinin bunu bilmesinin tahrik ediciliği ile umursamaz bir şekilde davranıyordum. Eyüp sadece öpüşüyor, daha ileri gitmiyordu, onu cesaretlendirmek için elimi sikine attım. Bir an duraksadı, ama ben devam ettim. O da bana uydu ve elini göğüslerime attı, elbisemin üstünden memelerimi mıncıklıyordu…

Ben tam fermuarını açacaktım ki, film araya girdi. Işıklar açılınca, ne oluyor sana der gibi baktı bana, ben de muzipçe göz kırptım. Amacım onu azdırıp, akşam güzelce sevişip, kendimi siktirmek ve onu mutlu etmekti. Bu sayede, her ne kadar o bilmese de, onu aldatmış olmamdan dolayı vicdanımı rahatlatacaktım…

Ara biter bitmez hemen kaldığım yerden devam ettim ve fermuarını açıp elimi içeri soktum. Bir taraftan Eyüp de bacaklarımı okşuyordu. Ben boxerini de aralayıp sikini elime aldım. Siki kazık gibi olmuştu, sikini sıvazlamaya başladım. O da bana karşılık vermek için elini iyice yukarıya bacak arama getirmeye çalışıyor, ama elbisemin etek kısmı zorluk çıkarıyordu. Ben otobüste yaşadıklarımın etkisiyle daha cüretkardım. Hafif ayağa kalktım ve Eyüp’ün işini kolaylaştırmak için eteğimi belime kadar sıyırdım (otobüste bana yaptıkları gibi) ve tekrar oturdum. Eyüp şaşırdı, benden beklemiyordu bunu. Bense hiç oralı değilmiş gibi dudaklarına yapıştım. O da elini bacak arama attı. Az önce elbisemin eteği yüzünden bacaklarımı zor ellerken, şimdi istediği gibi hareket edebiliyor, tangamın üzerinden amımı okşayabiliyordu…

Bir ara Eyüp birden toparlanır gibi oldu. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Görevlinin biri arada gelip bizi gözlüyor!” dedi. Ben de, “Boş ver, karanlıkta ne görecek ki!” deyip geçiştirdim, tam zevklenmişken yarıda bırakamazdım. Elleşmeye devam ettik. Ama izlendiğimizi duyduğumdan beri bende daha ileri gitme isteği oluşmuştu. Bizi izleyen görevliyi olabildiğince tahrik etmek istiyordum…

Eyüp’ün önüne eğildim ve dışarı çıkardığım sikini emmeye başladım. Eyüp’ün tanıdığı Elif kesinlikle bunları yapmazdı, ama ben kısa sürede çok mesafe kat etmiştim. Eyüp şaşkın şaşkın beni takip ediyor ve bana ayak uydurmaya çalışıyordu. Önceden ben kendimi geri çekerken, şimdi erkek olarak o bana yetişemiyordu. Afallamıştı çocuk. Ben Eyüp’e sakso çekerken, o da elbisemin boynundan elini sokmuş sırtımı okşuyordu…

Ben eğilir durumda olduğumdan, görevli ne kadarını görebiliyordu bilmiyordum, ama görmese bile, mutlaka ne yaptığımın farkındaydı. Daha da ileri gitmeyi kafama koymuştum. Elbisemin eteği belimdeyken doğruldum ve ayağa kalktım. Görevli artık götümü görmüş olmalıydı. Kendi koltuğuma değil de Eyüp’ün kucağına oturdum. Tangamı kenara çekerek sikini içime aldım. Ve ön koltuğa eğilerek kucağında zıplamaya başladım. Eyüp de kendini kaptırmış, arkamdan memelerimi avuçlayıp beni kendine çekiyordu….

İkimiz aynı anda boşaldık. Ben yerime geçtim ve üstümü düzelttim, en son yine Eyüp’ün yanağına bir öpücük kondurdum. Film bitince lavaboya koşup üstümü başımı kontrol ettim, tangam sırılsıklam olmuştu, çıkarıp çantama koydum. Amımı, bacaklarımı güzelce silip çıktım.

Sinemadan sonra AVM’de biraz dolaştık ve Eyüp’e evden çıkma fikrimi anlattım. “Mahallede birkaç sapık var, akşam vakti başıma birşey gelir diye korkuyorum…” diye birkaç sebep saydım. Ama Eyüp, “Ev bulana kadar idare et, istersen seni eve ben getirip götüreyim?” dedi. O an aklıma bir fikir geldi, “Ev bulana kadar sizde idare edebilir miyim?” dedim. Eyüp bu isteğime şaşırmıştı. Ben de, “İstemiyor musun beni?” dedim. “Yok da, arkadaşlar ne der bilmiyorum…” dedi. Ben de, “Merak etme, kiraya ve mutfak masraflarına ortak olurum, yemek falan da yaparım. Hem birbirimize yakın oluruz!” deyip bir öpücük kondurdum ve göz kırptım. Sanırım sonuncu sebep etkili oldu, “Konuşayım arkadaşlarla…” dedi. Orda ayrıldık.

Eyüp gittikten sonra su almak için AVM’nin market bölümüne gittim. Suyu öderken telefonumum olmadığını fark ettim. Kesin sinemada kaybettim. Yeni seans başlamadan bakayım diye koşarak sinemaya gittim. Gişedeki adama durumu anlattım. Adam, “Filme beleşe girmeye çalışmadığını nerden bileyim?” diye ters ters konuştu. Biraz uğraştırdı, ama onunda saldı beni içeri. Salonun kapısına yaklaştığımda, içerden konuşmalar duydum. Bizden bahsediyorlardı. “Aha şurada oturuyorlardı, kız ne azgınmış, hiçbir şeyi umursamadan siktirdi kendini orospu!” dedi birisi. Ötekisi de, “Bir bize denk gelmez böylesi amına koyum!” dedi.

İçeri girip girmemekte kararsız kaldım. Ama onların bana orospu bakışlarını görmek istiyordum. Yine amımla düşünmeye başlamıştım. Girdim içeri. Beni görünce birbirleriyle bakıştılar. Ben, “Affedersiniz, telefonumu kaybettim, ona bakacaktım…” dedim. Biri, “Düşürmüş olabilirsiniz, kendinizi filme çok kaptırmıştınız! Buyrun, bakın!” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim, sesimi çıkarmadan oturduğumuz yere doğru yürüdüm. Aramama yardım etmek amacıyla biri arkamdan gelirken, diğeri de öbür taraftan yürüdü. Nerdeyse aynı anda oturduğumuz yere vardık.

Koltuğun üstünde yoktu. Altına bakmak için eğildiğimde, arkamdaki götümü avuçladı, ben birden irkildim. Tam doğruluyordum ki, önümdeki başımdan bastırdı. Arkamdaki de, “O oğlan seni doyuramaz yavrum, bak biz şimdi seni nasıl doyuracağız!” deyip elini elbisemin altına soktu. Altımda birşey olmadığını fark edince, “Ooo, orospu zaten hazırlanmış gelmiş!” diyerek elbisemi belime kadar sıyırdı. Kabak gibi ortaya çıkmış olan götümü birkaç kez tokatlayıp, sikini pantolonundan çıkardı. Arkadaşı ise, “Önce ben gireyim, senden sonra birşeye benzemez!” diye çıkıştı. Arkamdaki de, “Tamam lan!” deyip önüme geldi ve sikini ağzıma verdi, o zaman diğerinin ne demek istediğini anladım. Siki çok kalındı, ağzımı zorluyordu, ama bu onun umurunda bile değildi, ağzımdan sikmeye başlamıştı bile. Diğeri de vakit kaybetmeden arkama geçip, sikini amıma sokmuş ve gidip gelmeye başlamıştı. Onun siki de ufak değildi, ama ben diğerini nasıl alacağımı düşünüyordum…

Ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum, arkamdaki hızlandı, boşalacaktı galiba. Önümdeki uyardı, “İçine boşalıp batırma, daha ben sikeceğim!” diye. O da elbisemi iyice yukarı sıyırıp belime akıttı döllerini. Hemen diğeri arkama geçti, arkadaşını da kapıya yolladı etrafı kolaçan etsin diye. Sikini amıma dayadı, birden yüklendi. Sırılsıklam olan amımın sularıyla kol gibi yarak taşaklarına kadar amımı yara yara girdi. Ben tabii bastım çığlığı, o ne acıydı öyle, kızlığım bozulduğunda duymadım ben öyle acı. Hemen eliyle ağzımı kapadı. Kapıdaki arkadaşı da gülerek, “Bilmiyon mu bağıracağını, niye kapatmıyorsun ağzını!” dedi. Arkamdaki ise bağırmamam için uyarıp, elini ağzımdan çekti. Ben kısık kısık yalvarıyordum, “Çıkar, çıkar, öleceğim şimdi, nolur çıkar!” diye. Ama belimden öyle kavramış ki, hareket edemiyordum. O da hareket etmeden içimde bekliyordu acım dinsin diye…

Bir müddet sonra, ileri geri yapmadan içimde sikiyle daireler çizmeye başladı, sanki iyice yerleşmek için genişletmeye çalışır gibi. Sonra da ileri geri gidip gelmeye başladı, ama çok yavaş hareket ediyordu. Beni alıştırmaya çalışıyordu, bu bile beni ona karşı minnet duymama sebep olmuştu, beni düşünüyor diye. Çok karmaşık bir ruh halim vardı. Hiç tanımadığım bir adam beni arkadaşıyla beraber bir sinemanın ortasında sikiyordu ve ben adama karşı minnet duyguları besliyordum…

Duyduğum acıya zevk de karışmaya başlayınca, ben de kalçamı oynatmaya ve inlemeye başlamıştım. Arkamdaki, “Kıvama geldin orospu, bu yarrağı tattın ya artık başka sikler seni kesmeyecek, kendi ayaklarınla bana kendini siktirmeye geleceksin, benim orospum oldun artık!” diyerek gidip gelmeye başladı. Ben de, “Sik beni, orospun yap, geçir orospuna köküne kadar, kökle erkeğim!” diye cevap verdim. Sonradan düşünüyorum da, normalde ben bunları imkanı yok söyleyemem, artık nasıl bir zevke gelmişsem. Ama inanın, içimi tamamen dolduruyordu siki…

Zevkten kendimden geçiyordum, boşalmaya başladım, ayaklarım zangır zangır titriyordu. “Ayakta duracak halim kalmadı!” dedim ve ön taraftaki koltukların üstüne doğru eğildim. Götüm yukarıda kabak gibi ortadaydı, sırtıma doğru sıyrılmış elbisem de ta boynuma kadar sıyrıldı indi. Adam sikini tekrar geçirdi amıma ve “Sen de ne orospuymuşsun be yavrum, seni sikmeye doyulur mu!” diyerek pompalamaya başladı. Adam boşalmak bilmiyordu, ben ise yorgunluktan bitmiştim. En sonunda kapıdaki arkadaşı, “Elini çabuk tut!” diye uyarınca, beni siken, “Geliyorum yavrum!” dedi ve içime boşalmaya başladı. Ama ne boşalma, amımın kenarlarından dölleri taşıyordu…

Adam sikini amımdan çıkarıp, toparlandı. Hiç yerimden kıpırdayacak halim yoktu, burada böylece kalıp uyuyabilirdim. “Hadisene orospu!” deyip götüme bir şaplak attı. Ben de doğruldum. Elbisemi aşağı indirdim, saçımı başımı düzelttim. Ama yürüyecek halim yoktu. Kolumdan tutarak beni kapıya kadar yürüttü. Kapıda götümü avuçlayıp, “Canın yarak isterse yine bekleriz!” dedi. Tam çıkıyordum ki aklıma geldi, “Telefonum!” dedim. Kahkahayı bastılar, bir tanesi gidip telefonumu buldu ve getirdi…

Oradan çıktım, taksiye atladığım gibi doğruca eve vardım. Duş almaya bile halim yoktu, direkt yatağıma pelte gibi uzandım…

[Elif]